Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve katılan kurum vekilinin verdiği istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dairece duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul edilen 29/11/2005 tarih, 2005/8-141 esas- 2005/149 karar, 22/12/2009 tarih, 2009/9-99 esas 2009/304 karar, 09/11/2010 tarih, 2010/2-203 esas 2010/218 karar, 14/12/2010 tarih, 2010/11-205 esas- 2010/258 karar, 15/01/2013 tarih, 2012/13-1208 esas 2013/8 karar, 17/12/2013 tarih, 2012/12-1519 esas 2013/613 karar, 14/01/2014 tarih, 2013/12-68 esas 2014/3 karar, 04/11/2014 tarih, 2013/12/373 esas-2014/485 karar, 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 esas, 2015/145 karar, 15/03/2016 tarih, 2014/4-698 esas 2016/135 Sayılı kararlarında belirtildiği üzere;
Anayasanın 141/3, 5271 Sayılı CMK'nın 34/l, 230/1 ve 232 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve İstinaf denetimine olanak verecek biçimde olması, İstinaf'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere dair değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği;
3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 21/3 maddesine göre "derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16. maddesine göre esaslı tadilat, "yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler" şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 Sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanması karşısında somut olayda;
Sanığın 27/01/2016 tarihli emniyet ifadesinde 2013 yılında tadilat yaptırdığını beyan edip, 31/05/2016 tarihli mahkemede verdiği ifadesinde ise tadilat projesi yaptırarak ön balkonda tadilat yaptığını ancak çatıda değişiklik yaptırmadığına dair savunması,
Dairemize aynı siteyle ilgili gelen benzer dava dosyalarında 2008, 2010 ve 2013 tarihlerinde bu siteye dair ek tadilat projelerinin yapıldığının anlaşılması dosya içinde ilk projenin olmayıp 25/08/2010 tarihli tadilat projesinin bulunması;
Mahkeme tarafından 11/06/2016 tarihli keşif sonucunda verilen 15/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda “Yerinde yapılan incelemede onaylı projesine aykırı olarak, yapının birinci kat balkon duvarının yıkıldığı, mimari projesine göre balkon alanı olarak kullanılması gereken alanın oda alanına dahil edilerek PVC malzeme ile kapatıldığı, mimari tadilat projesine göre çatı terasında yer alan oda duvarının yükseltildiği, kapatılan balkonla ilgili olarak Danıştayca verilen karar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, çatı duvarının yükseltilmesi imalatının ise yapı vasfında olup bina niteliğinde bulunmadığın, imar kirliliğine neden olmadığı" nın belirtilip;
Mahkeme gerekçesinde: “Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mahkememizin 11.06.2016 tarihli keşfine istinaden düzenlenen 20.07.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun değerlendirme ve sonuç bölümünde açıkça belirtildiği üzere, birinci kat ön balkonda yapılan tadilatların gömme balkon niteliğinde olduğunu, yerleşik Danıştay kararları gereğince de gömme balkonun alüminyum çerçeve ve cam ile kapatılması suretiyle, taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan kazanılmadığı yapılan tadilatın taşıyıcı unsuru etkilemediği, cephe görünümünde meydana gelen değişikliğin ise ruhsat almayı gerektirmediği, çatı imalatına dair tadilatlar bakımından raporda çatı duvarının yükseltilmesi imalatının bina niteliği taşımadığından, yapı vasfı olarak kaçak eklenti olarak değerlendirilecek kapsamda bir tadilat vasfında olduğu şeklinde düzenlenen rapor hükme esas alınmakla, sanığın iddianamede gösterilen tadilat ve imalatlarının mevcut hali ile imar mevzuatı ve yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu itibarla sanığın eylemlerinin suç oluşturmadığı kanaatine varılmakla beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”nın kabul edilmesi karşısında:
Dava konusu taşınmaza ait proje ve ek tadilat projeleri ile tapu kayıtları getirtilip, yapılan tadilatların imal tarihi ile ilgili olarak komşu taşınmaz sakinleri ile site yöneticilerinin kamu tanığı olarak dinlenerek görgülerinin sorulmasından sonra mahallinde yeniden keşif ve uzman bilirkişi incelemesi yaptırılıp, özellikle kapalı alan PVC’lerinin üretim tarihleri bilirkişiye tespit ettirilip, yapılan imalatlardaki eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını içeren denetime elverişli şekilde bilimsel ve teknik verilere dayalı rapor alınarak çatıda yapılan imalatların niteliğinin ne olduğu, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki bina tanımına uyup uymadığı, taşınmazda bir alan artışı sağlayıp sağlamadığı, duvar yıkılıp yıkılmadığı, yıkılmışsa taşıyıcı unsurları etkileyip etkilemediği, çatı katında yapılan yükseltmenin belediyenin tespit ettiği binanın yükseklik sınırını aşıp aşmadığı, birinci kat ön balkonda yapılan imalatlar sırasında duvarların kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmış ise yapılan tadilat ve imalatın taşıyıcı unsurları etkileyip etkilemediği, idari para cezasını gerektirir projeye aykırı bina içi tadilat niteliğinde olup olmadığı ile yapım tarihleri tespit edildikten ve tüm deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 15/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda balkonla ilgili olarak emsal gösterilen Danıştay dairesinin kararıyla ilgili anlatılan bölümün, mahkemesinin kabulünde davaya konu yerle ilgili tespit yapılmış gibi değerlendirilerek tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediğinin kabulüyle bilirkişi raporunda tespit edilmeyen hususa ve ayrıca bilimsel verilerek dayanılmayan bilirkişi rapor içeriğine göre eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
a-CMK'nın 219/1 maddesine aykırı olarak keşif zaptında katip imza eksikliğinin bulunması,
b-Beraat kararı verilirken balkon ve çatıyla ilgili yapılan inşaai faaliyetin esaslı tadilat niteliğinde olmadığı, taşıyıcı unsurları etkilemediği kabul edildiği takdirde CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan kurum vekilinin istinaf talebi bu sebeple yerinde olduğundan CMK'nun 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere, 28.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)