(5237 S. K. m. 26, 53, 62, 63, 103, 109) (5271 S. K. m. 147, 191, 231, 280, 281, 282, 289) (2659 S. K. m. 7, 23, 31)
Yukarıda açık kimlik bilgileri ve suçları yazılı sanık hakkında açılan kamu davasının TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm vermeye yetkili ve görevli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi'nde yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
"07/04/2017 tarihinde Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığına, Yatağan Anadolu lisesinden gelen ihbar doğrultusunda yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı olan şüpheli hakkında Yatağan Anadolu lisesinde okuyan ve yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı olan mağdur hakkında çocuğun nitelikli cinsel saldırı gerçekleştirdiğinden bahisle başlatılan soruşturma neticesinde mağdurun ifadesinin alındığı, 07/07/2002 doğumlu mağdurun ifadesinde kendisinin Yatağan Anadolu Lisesinde 9/C sınıfında okuduğu, ailesinin aslen Kavaklıdere ilçesinde ikamet ettiğini ancak kendisinin Yatağan ilçesinde okuması nedeniyle 5 arkadaşı ile birlikte kaldığını, cinsel saldırı olayından tahmini bir ay önce facebook sosyal medya hesabından şüphelinin kendisine arkadaşlık isteği gönderdiği, kendisinin bu arkadaşlık isteğini kabul ettiğini ve devamında buluşmak ve mesajlaşmak suretiyle sevgili oldukları, şüphelinin devamlı suretle mağdurun okul çıkışında yanına gittiği ve yürümeye başladıkları, Yatağan'ın küçük bir ilçe olması dolayısıyla dışarda buluşmaları gerçekleştirmemek için şüphelinin abisinin sevgili olan ....'nin evine gidip kaldıkları, bu eve gitme hadisesinin bir çok defa gerçekleştiği, yine olay tarihinde şüphelinin mağdure ile birlikte Yatağan ilçe merkezinde yürümek suretiyle Yeni Mahallede bulunan parkın içerisinden geçerek ....'nin evine gittikleri bu sırada evde hiç kimsenin bulunmadığı, şüphelide evin anahtarının mevcut olduğu, bu anahtarı yukarıda da bahsedildiği üzere şüphelinin ....'den ve ev arkadaşından mağdure ile dışarda konuşmamak için rızaları dahilinde edinildiği, olay günü şüpheli ile mağdurun gitmiş oldukları evde yalnız olmaları dolayısıyla mağdurun şüpheliye hitaben .... ve ev arkadaşının neden evde olmadıklarını sorduğu, şüphelinin de cevaben başka bir yere gitmiş olabileceklerini, bu yüzden hemen dönebileceklerini söylediğini bu şekilde mağdur ile evde yalnız kalma konusunu planladığı ve devamında şüphelinin telefonla ....'yi aradığını ancak mağdurun bu konuşmanın içeriği konusunda bilgi sahibi olmadığı, konuşmanın bitimine müteakip şüphelinin mağdurun bulunduğu odaya geldiği ve mağdurun oturmuş olduğu koltukta yanına oturduğu, oturma neticesinde şüphelinin üzerindeki elbiseleri çıkardığı ve mağdura hitaben kıyafetlerini çıkarmasını söylediği ancak mağdurun buna karşı çıktığı, gitmek için ayaklandığı, bunun üzerine şüphelinin mağdurun sağ kol bileğinden tutmak suretiyle mağduru kendisine çekmek suretiyle cebir uyguladığı ve mağdurun elbiselerini zorla çıkardığı, mağdurun tüm karşı koymalarına rağmen mağduru koltuğa yatırdığı ve vücuda cinsel organını sokmak suretiyle nitelikli olarak çocuğun cinsel istismarını gerçekleştirdiği, yine bu suretle beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu gerçekleştirmiş olduğu, yine aynı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun TCK'nın 109/5 maddesinde ifadesini bulan cinsel amaçla gerçekleştirilmiş olduğu, bahse konu fiil dolayısıyla mağdurun alınan adli tıp raporunda her ne kadar bakire olduğu belirtilmiş ise de cinsel organında çentiklenmenin bulunduğu, bu çentiklenmenin geriye doğru 15 gün içerisinde meydana geldiğinin belirtildiği, bu hususun mağdurun ifadesiyle olayın oluş tarihi birlikte değerlendirildiğinde örtüştüğü, kaldı ki şüphelinin alınan ifadesinde bahse konu ilişkiyi yaşadığını ikrar ettiği, yine şüphelinin alınan savunmasında mağdurun yaşı hakkında mağduru tanımak amaçlı olarak çevreden sorduğunu, iki veya üç kişinin mağdurun yaşının 15 şeklinde olduğunu söylediklerini beyan ettiği ve yine savunmasında mağdura yaşını sorduğunu, mağdurun da cevaben 15 yaşını bitireceğini ve 16'dan gün alacağını söylediğini beyan ettiği, şüphelinin net bir gün istemesi üzerine mağdurun 16 yaşından gün aldığını söylediği şeklindeki savunması hususunda mağdurun alınan ifadesinde şüpheliye 14 yaşını yakında bitireceğini ve 15 yaşına yakında gireceğini beyan ettiği, şüphelinin savunması ve diğer ifadeler değerlendirildiğinde şüphelinin mağdurun 15 yaşını ikmal etmediğini bildiği, mağdurun yaşının küçük olması dolayısıyla müşteki olarak beyanı alınan babanın bahse konu olay dolayısıyla şikayetçi olduğu, şüphelinin üzerine atılı suçu bu şekilde gerçekleştirdiği tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmakla,
Şüphelinin eylemlerinin Türk Ceza Yasasının 103/1-2 maddesinde yazılı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçu ile Türk Ceza Mahkemesi'nin 109/1-3.f bendi, 5. Fıkra maddesinde yazılı Cinsel Amaçlı Çocuğu Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunun yasal unsurlarını oluşturduğu yukarıda yazılı deliller ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Duruşma icrasıyla, şüphelinin mahkemenizde yargılamasının yapılarak, eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilecek cezadan Türk Ceza Yasası 63 maddesi gereğince mahsubuna, hakkında her suç için ayrı ayrı Türk Ceza Yasasının 53/1 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur." şeklinde kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
Sanık .... soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında "Ben 23 Nisan Anadolu ortakolunda 8. Sınıfı bitirdim daha sonra okula devam etmedim. Orada tanışmış olduğum okul arkadaşlarım Lise'ye devam ettiler ve Anadolu Lisesinde okumaya başladılar. Bir arkadaşımın doğum günü vesilesiyle kendisine hediye takdim etmek için okula gittiğimde ....'i gördüm ve kendisinden hoşlandım. Bunun üzerine kendisiyle ilgili yaptığım ufak bir araştırmada kendisinin iyi bir insan olduğunu öğrenince kendisiyle arkadaşlık yapmak istedim ve kendisine sosyal medya haberleşme hesabı üzerinden arkadaşlık isteği gönderdim kendisi de kabul etti. Devamında kendisiyle sürekli olarak mesajlaşmaya başladık. Bu arkadaş olma ve mesajlaşma tahmini olarak 2-2,5 ay önce başladı. Bu tanışmadan sonra hafta sonu .... ailesinin yanına Yeşilköy'e gittiği için o hafta sonu buluşamadık ve ben kendisiyle buluşmak istediğimi söyleyince kendisi kabul etti. Hafta sonundan sonraki pazartesi günü ben çiçek yaptırdım ve okul çıkışına gittim. Çiçeği kendisine sundum daha sonra kendisiyle yürüyerek aşağıya doğru indik. Yatağan merkeze gelip merkezden aşağıya doğru sultan otelin oraya indiğimiz esnada kendisi benim elimi tuttu ve seni seviyorum dedi. Ben bu olaya şaşırdım ancak sesimi çıkarmadım. Ancak devamında niye birden bire elimi tuttuğunu sorunca kendisi bana eski erkek arkadaşı ....'ı gördüğünü bu nedenle benim elimi tuttuğunu söyledi. Yol boyunca birbirimize kendimizden ve ailelerimizden bahsettik ve ben kendisini eve bıraktım. Devamında ben iş yerime döndüm. Ben bay karizma erkek kuaföründe berber olarak çalışırım. Kendisi bana iş yerinde olduğum esnada mesaj attı ve napıyorsun diye sordu. Bende işimin olmadığını oturup sigara içtiğimi söyledim ve kendisine mesaj atmak suretiyle kız arkadaşım olup olmayacağı sordum. Kendisi tam net bir cevap bana veremedi. Ben de kendisine kesin cevap vermesi gerektiğini söyledim. O da kabul etti. Daha sonra birbirimizi sevdiğimizden bahsettik. .... benimle ....'in arkadaş olduğumuzu duyunca aramızda bu hususta kavga oluştu. Bu suretle ....'le arkadaşlığımız devam etti. Tam hatırlamamakla birlikte 20-23 Mart 2017 tarihlerinde yine aynı şekilde ben ....'i okuldan aldım ve yürümeye başladık. Tam tarihini hatırlamıyorum ancak olayın kesinlikle Pazartesi günü olduğundan eminim. Bahsetmiş olduğum bu pazartesi günü ....'le aynı istikametten yürümek suretiyle .... ve ....'nin evine gittik. .... benim abimin kız arkadaşı olur. .... de ....'nin ev arkadaşıdır. Eve gidiş güzergahımız yukarıda bahsetmiş olduğum güzergaha ilaveten yeni mahalle caminin ordan parkın içerisinden geçerek bahse konu eve gittik. .... ve ....'nin ev anahtarını olaydan bir iki gün önce .... ve .... ile aynı ortamda bulunduğumuz bir zamanda önce ....'den istedim. .... de ....'ye sormam gerektiğini söyledi ben de ....'ye sorunca ....'in rızası olup olmadığını sordu bende sorun olmadığını söyledim. Evin anahtarını alıp ....'le birlikte eve gitmemi istememin sebebi ....'in dışarda buluşma dolayısıyla başkalarına görünme ve bunun ailesine haber vermelerinden çekinmesinden kaynaklanmaktadır. ....'le eve gittikten sonra olaydan önceki hafta sonunda Marmaris'e iş görüşmesine gitmem ve daha sonra pazartesi günü yoğun şekilde çalışmam dolayısıyla yorgun düşmüştüm bu nedenle eve girdikten sonra kanepenin üzerine uzandım. Uzandığım kanepe pencerenin altında bulunan kanepeydi. Uzandığım kanepe açık vaziyetteydi. .... ve ....'nin evi bir mutfak ve bir oturma odasından oluşur dolayısıyla kanepeleri aynı zamanda yatmak amacıyla kullanırlar sabah okula gittiklerinden yatakları toplamamışlardı. Ben de içeriye girdiğimde uzandım devamında .... gelip yanıma oturdu. Ben kendisine diğer kanepeye uzanabileceğini söyledim. Ancak kendisini gelip yanıma uzandı. Kendisi yanıma uzanınca şakalaşmak amacıyla ....'in bildiğim tiki vardı oraya dokununca kendisi bana karşılık vermedi. Benim sağ kolumu alarak başının altına koydu. Yatma tarzı itibariyle bizim uzanma şeklimiz kapı tarafına değil de arkada bulunan duvara doğrudur. ....'in en sevmediği şey kulağının öpülmesidir ben de öptüm. Böyle olunca bir an sinirlendi daha sonra siniri geçti şakalaştık ve beni kendisinin üzerine çekti. Ben tam üzerinde olmamakla birlikte göz göze geldik. Kendisi göbek bölgesinden tişörtünü yukarıya doğru belli bir miktar sıyırdı. Ben kendisine gerçekte ilişkiye girip girmeme hususunu isteyip istemediğini sordum kendisi bana beni çok sevdiğini ve istediğini söyledi. Daha sonra kendisi sırt üstü yatığı için tişörtünü çıkaramadı bana çıkarmamı söyledi ben de onun üstünü çıkardım. O da benim üzerimde bulunan gömleği çıkardı. Devamında kendisi üzerindeki pantolonun düğmelerini açtı ancak pantolonu tam anlamıyla çıkarmadı. Bu arada ben pantolonumu çıkarmıştım ancak iç çamaşırım üzerimdeydi. Dar paça giydiği için pantolonunu çıkarmamı istedi. Bende onun pantolonunu çıkardım. Pantolonunu çıkardığım anda iç çamaşırı da pantolonuyla birlikte geldi. Üstündeki iç çamaşırını kendisi çıkarmıştı zaten. Battaniyeyi üzerimize çektik. Battaniyenin altında ben iç çamaşırımı çıkarttım ve kendisiyle ilişkiye girdik. Bu esnada benim kesinlikle herhangi bir zorlamam olmadı. Benim cinsel organım ....'in cinsel organına zuhur etti. Bu ilişki tahmini olarak 10 veya 15 dakika sürdü ilişki bittikten sonra utandığı için benim dışarı çıkmamı söyledi bende lavaboya gittim temizlendim. Benden gelen sıvılar dışarıya aktı bu hususa dikkat etmiştim. Ben ....'e yaşını sorduğumda önce kendisinin 15 yaşında olduğunu yakında 15 yaşını bitireceğini ve 16'dan gün alacağını söyledi. Ben kendisine net bir şeklide yaşını sorunca 15'i bitirip 16'dan gün aldığını söyledi. ....'le arkadaş olmak istediğimde etrafa sorduğumda aynı zamanda yaşı ile ilgilide bilgi sahibi olmuştum ve bana 15 yaşında olduğunu iki veya üç kişi söylemişti. İlişki bitip ben temizlendikten sonra ....'le çay doldurup çay içtik. Biz çay içtiğimiz esnada .... ile .... geldi. Onlarda birşeyler atıştırdılar. ....'in ifadesinde geçen benim kendime ait numaramdan ....'yi aradığım hususu doğru değildir. Ben ....'in telefonundan ....'yi aradım ve .... oradan konuştum. .... konuştuğumda ....'ye hitaben çay koyduğumu kahvaltılık bir şeyler hazırladığımı söyledim gelip gelmeyeceklerini sordum. Kendileri de bana hastanenin arka tarafında olduklarını 5-10 dakika sonra geleceklerini söylediler. .... yapmış olduğumuz konuşma ilişkinin bitimi sonrası çay içtiğimiz esnada olmuştur. Akabinde ben ve .... çay içtiğimiz esnada yanımıza .... ve .... geldi onlarda yukarıda belirttiğim gibi çay içip bir şeyler atıştırdılar. ....'in ifadesinde bahsetmiş olduğu ilişkiden sonra üstünü giyindiği ve dışarıya çıktığı o esnada .... ve ....'nin evde olmayışıyla alakalı olarak ilişkiden yaklaşık bir hafta sonra Perşembe günü akşam okul çıkışı ....'i aldım ve kendisi bana hadi .... evine gidelim diyince gitmiştik. ....'e devamlı olarak mesaj geldiği için ben sinirlenmiştim biraz ve telefonu elinden almaya çalışmıştım. Telefonu elinden aldım ve mesajı atan kişiye kız arkadaşımı rahatsız etmemesini söyledim. Daha sonra telefonu ....'in elinden aldım sinirlendi ağladı ve dışarıya çıktı bu husus böyle gerçekleşmiştir. .... yanlış hatırlamaktadır. 06/04/2017 tarihinde .... bana mesaj atarak benden ayrılmak istediğini söyledi. Ben de kendisine cevap vermeyerek akşam üstü konuşmak amacıyla yanına gittim. Konuştuğumuz zaman yanımızda ... ve ..... vardı. Bu cinsel ilişkiden daha önce hiç kimsenin haberi yoktu ancak bu konuşma esnasında ... ve ..... öğrendi. Ben ....'in elinden tuttum ve aramızda özel bir ilişki olduğu için ... ve .....'nin önünde konuşmak istemediğimi söyledim ne konuşacaksak burada konuşalım dedim. O arada ben sinirlendiğim ve çok sevdiğim için ....'e hitaben "sokaklarda başka bir erkekle gezdiğini görürsem hem seni vururum hem de o erkeği vururum" dedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben ....'in 15 yaşını doldurmuş olduğunu biliyorum kesinlikle zorlama cebir olayı söz konusu değildir." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde alınan savunmasında: "Ben mağdure ..... ile olay tarihinden yaklaşık iki ay kadar önce bir arkadaşım ile görüşmek için okuduğu okula gittiğimde görmüştüm, kim olduğunu arkadaşıma sormuştum, daha sonra mağdure ....'den bana facebooktan arkadaşlık isteği geldi, bende kabul ettim. Facebooktan arkadaş olup görüşmeye başladık. Daha sonra okulun çıkışına gidip kendisiyle buluşuyorduk, beraber yürüyüp kendimizden ve ailemizden bahsedip birbirimize anlatıyorduk. Mağdure bana derslerinin kötü gittiğini söylüyordu, bende ağabeyimin kız arkadaşı olan .... kendisine yardımcı olabileceğini söylemiştim. Bu konuyu .... ile de paylaştığımda o da kabul etmişti. Biz bir kaç kez mağdure ile birlikte ....'nin evine gittik. Ayrıca mağdure benden hariç tek başına da gitmiş. Ancak ben herhangi bir şekilde mağdure ile birlikte .... evinde baş başa yalnız kalmadık, iddia edildiği gibi ben mağdure ile ilişkiye de girmiş değilim, sadece bir kaç kez rıza içinde birbirimizi öptük. Ayrıca ....'nin evindeyken birbirimizle öpüşürken sarılmıştık, bu esnada erkeklik hali olarak benim cinsel organımdan meni geldi, bu oradaki koltuğa sıçradı, bende ev sahibi olan .... görmesin diye bunu silelim dedim, ve ıslak mendille sildik, ancak kıyafetlerimizi çıkarıp bir ilişki yaşanmadı. Ayrıca mağdure bana kendisinin 16 yaşında olduğunu ve lise birinci sınıfta olduğunu söylemişti ancak ben okula geç yazıldığım için onun da okula geç yazıldığını düşünmüştüm ve bu nedenle mağdurenin beyanı gibi lise birde okumasına rağmen 16 yaşında olabileceğini düşünüp beyanını kabul etmiştim. Ayrıca mağdure bana eski erkek arkadaşı .....'ın kendisiyle ilişkiye girmek istediğini ancak kendisinin kabul etmediği söylemişti, bende bunu ailene söyle demiştim, ben mağdure ile katiyen bir ilişki yaşamadım, sadece kendisini korumaya çalıştım, Ben mağdureyi korumak için evlenelim düşüncesiyle bu şekilde beyanda bulunmuştum, ancak bu beyanlarım doğru değildir, şuan mahkemenize verdiğim beyanım dikkate alınmasını talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .... bozma sonrası ilk derece mahkemesinde alınan 19.12.2017 tarihli savunmasında: "Benim bu konu ile ilgili ilk yargılamada yapmış olduğum savunmam doğrudur ve aynen tekrar ederim. Ben suçsuzum, suçsuz yere 10 aydır tutukluyum. Benim mağdur ..... ile aramda hiçbir şey geçmedi. Mağdurun beni kıskanması sonucu benim hakkımda şikayetçi olmuştur. Ben suçsuz yere tutukluyum, ayrıca benim avukatlarım huzurdaki avukatlar .... ve Gülen Bütüner'dir daha önceki avukatım ..... artık avukatlığıma devam etmeyecektir. Hakkında ilerde yapılacak yargılama sonunda toplanan delil durumuna göre suçumun sabit görülmesi ve mahkumiyet hükmü kurulması halinde CMK 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasını kabul ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mağdure ....'ın hazırlık aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında: "Benim ailem Kavaklıdere ilçesinde ikamet etmektedir. Ben Yatağan Anadolu Lisesi 9/C sınıfında okumaktayım. Hafta içi Yatağan ilçesinde toplamda 5 arkadaş ile birlikte evde kalırız. Hafta sonları Kavaklıdere'ye giderim. Ailelerimiz de arada bizi kontrol edip ihtiyaçlarımızı karşılamak için bizim evde kalırlar. Yaklaşık bir ay önce facebook sosyal medya hesabından bana bir arkadaşlık istediğinin geldiğini gördüm. Bana istek gönderen kişi .... isimli sosyal kullanıcıydı. Ben de isteği kabul ettim. Ben isteği kabul ettikten sonra kendisi bana mesaj attı "selam, tanışalım mı?" dedi. Ben de kim olduğunu sordum. Bana kendisinin .... olduğunu söyledi. Belli bir süre sosyal medya hesabından sohbet ettik. Sohbetlerin belli bir kısmını sildim ancak telefonumda .....'le ilgili mesajlarım bulunmaktadır. Telefon mağdurdan rızası dahilinde alındı ve mesajlar bölümüne girildi.06/04/2017 tarihinde sabah saat 07:57'de konuşmanın başlamış olduğu görüldü. Daha önceki mesajların silinmiş olduğunun anlaşıldığı mesajda mağdurun şüpheliye karşı "hayır binmedim". Şüphelinin cevaben "sen niye öyle konuştun aşkım sabah sabah" , Mağdurun "bilmem", şüphelinin cevaben "noldu bir şey mi var". Mağdurun " yok canım" akabinde şüphelinin "tamam canım ben bugün gelmeyeceğim spor salonunu annemin yanına gidicem daha annemin üresi çok yükselmiş (üre böbrek hastalığı ile ilgili bir sorundur) " . Mağdurun cevaben " tamam canım " dediği, Şüphelinin " şimdi .... aradı söyledi" (....'nin söylediği şey annesinin hastalığı ile alakalı). Mağdurun cevaben " tamam " dediği. Şüphelinin cevaben " seni seviyorum aşkı" dediği, mağdurun cevaben " bende seni seviyorum " dediği, Aynı gün 12:35'te ilk mesajın şüpheliden geldiği, ve mağdura karşı "aşkım napıyorsun, nerdesin cevap yok vay be" dediği, mağdurun da " bak seninle ayrılsak iyi olur, çevrem falan kimse seni istemiyor, kendine iyi bak by" dediği, devamında saat 15:40'da şüphelinin mağdura mesaj atmış olduğu mesajda ".... niye ayrılmak istiyor söylermisin ...." dediği, ve yine 17:18'de şüphelinin " sen düşün bir karar ver lütfen senin için düşünüyorum" dediği ve başkada mesaj atmadığı görüldü. Şüpheliye karşı çevrem de bulunan kimse seni istemiyor şeklinde mesaj attığım hususu doğrudur ben bu olayı 06/04/2017 tarihinde şüpheli ile konuştuğumuz esnada yanımda ..... de bulunuyordu o öğrendi. Daha sonra arkadaşlarım ....., ....., ..... öğrenmişti. Bunların bu çocuktan uzak dur sebebiyle bu mesajı yazdım. Mesajlaştığımız zamanlarda ..... bana okula geleceğini orada görüşmek istediğini söyledi ben de tamam dedim. Mart ayının tahmini 5-6 günlerinde okula geldi. Okul çıkışında beni beklediğini gördüm. Konuşmaya başladık. Tahmini 5 dakika bulunduğumuz yerde konuştuktan sonra .....'le birlikte şehir merkezine doğru yürümeye başladık. Şehir merkezine doğru yürürken bana kendisinden bahsetti, ailesinden bahsetti ne iş yaptığını söyledi. Yatağan ilçeside bulunan Bay karizma isimli berberde çalıştığını söyledi daha sonra kendisiyle ayrıldık ve ben eve gittim. Akşam evde bulunduğum esnada kendisi tekrar sosyal medya üzerinden bana mesaj attı. ..... normal bir aramayı hiç yapmadı. Aynı zamanda normal bir mesajda atmadı. Mesajlaşmalarımız sürekli messenger üzerinden oluyordu. Mesajlaşma esnasında bana yaşımı sordu. Ben de 14 yaşımı yakında bitireceğimi 15 yaşıma gireceğimi söyledim. Ancak buna ilişkin mesajları silmiştim. Bu mesajlaşma esnasında ev arkadaşlarım bulunuyordu ancak onlar mesajlaşmalarımızı görmediler. Mesajlaşmaların devamında ailelerimiz hakkında bilgiler edindik. Diğer gün gençlik ve spor bakanlığının yatağan ilçesinde bulunan spor salonunda kaydım olması dolayısıyla voleybol oynamak için orada bulunduğum esnada ..... geldi ve o gün o da oraya kaydını yaptırdı. Akşamında tekrar mesajlaştığımız zamanda kendisi bana arkadaş yani sevgili olmak istediğini söyledi ben de yarın söylerim dedim. Ertesi gün kabul ettiğimi söyledim. Devamında arkadaşlığımız başladı. Tahmini hemen hemen hergün kendisi gelip beni okuldan alıyordu. Belediyenin önünden havuzlu kavşaktan devam ederek Yatağan İlçe Emniyet Merkezinin önünden geçerek Yatağan otogarına kadar bana eşlik ediyordu. Beraber olduğumuz bu zamanlarda kendisi genelde benim elimden tutuyordu. Aramızda şakalaştığımız zamanlarda benim sinirlendiğimi hissettiği zamanlar yanaklarımdan öpüyordu. Bu arkadaşlığımız 30/03/2017 tarihine kadar bu şekilde sürdü. 30/03/2017 tarihinde akşam 15: 30 sıralarında ben okuldan çıktıktan sonra yine aynı şekilde beraber aşağıya doğru indik ve yeni mahallede bulunan caminin yanında olan Cumhuriyet parkına kendisiyle gittik. Parka hiç oturmadan parkın içinden geçerek .....in abisi olan ....'ın kız arkadaş olan ....'nin evine gittik. Gittiğimiz ev parkın hemen yan tarafında bulunan binaların arka tarafında tek katlı bir yer eviydi. .... (soy ismini bilmiyorum) daha önce tanışmışlığımız vardır. Benim eve gitme amacım ....'nin ve ev arkadaşının sınavlarımız dolayısıyla bize yardımcı olmasıydı. Ben ....'nin ve ev arkadaşının evde olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle kendi rızamla gittim. Evde kimsenin olmadığını bilseydim gitmezdim. Olayın yaşandığı gün sabah ..... anahtarı ....'den almış kendisi bana bu şekilde söyledi. Tahmini olarak saat 16:10 gibi eve girdik ben evde kimsenin olmadığını görünce .....'e evde kimsenin olmadığını sorduğumda kendisi bana bir yere kadar gitmişlerdir gelirler dedi. ..... bu şekilde deyince oturduk bekledik. Tahmini 5-10 dakika bekledikten sonra ..... ….. numaralı telefonundan ....'yi ödemeli olarak aradı. ....'nin kullanmış olduğu numarayı bilmiyorum. Konuşma esnasında ..... ....'ye nerede olduklarını sordu ve bulunduğumuz odadan ayrıldı . Başka bir odaya geçti konuşmasına ordan devam etti. Tekrar yanıma geldiğinde konuşmayı bitirmişti. Diğer oda da ne konuştuklarını duymadım. Yanıma geldiğinde ne konuştuklarını sorduğumda biraz daha işlerinin olduğunu ama geleceklerini söyledi ve aynı koltukta hemen yanıma oturdu. Ben kendisinin elinden telefonunu aldım. Telefonla uğraşıyordum. Daha sonra mutfağa gidip su için geldi devamında başka bir odaya gidip tekrar geldi ama ne yaptığını bilmiyorum. Yanıma geldi ve oturdu. Yanımda oturduğu esnada aramızda fazla bir konuşma geçmedi. Kendisi soyunmaya başladı. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda bana hitaben "sorma, sen kıyafetlerini çıkar" dedi. Ben kendisine olmayacağını söyledim ve oradan ayrılmak için ayağa kalktım. Kendisi sağ kol bileğimden tutarak gel şuraya otur dedi ve beni zorla oturttu. Ben kendisine yine de karşı koymaya çalıştım. Bunları yaptığım esnada .....'in üzerinde sadece iç çamaşırı vardı. Devamında benim üzerimdeki elbiselerimi zorla çıkardı. Ben kendisini ittirdim. Karşı koymaya çalıştım ancak ..... bir şey olmaz dedi ve koltuğun üzerine beni zorla yatırarak tecavüz etti. ..... bu eylemi gerçekleştirirken elinde herhangi bir silah, bıçak veya sopa gibi bir şey yoktu. Ayrıca kendisi beni tehditte etmedi. Sadece eliyle zor kullanarak beni koltuğun üzerine yatırdı ve benim bağırmalarıma rağmen beni sırt üstü yatırdı üzerime çıktı ve vajinal yoldan tecavüz etti. Tecavüz ettiği zaman .....'in cinsel organından çıkan meni beni yatırmış olduğu koltuğun üzerine gitti. Beni yatırmış olduğu koltuk giriş itibariyle pencerenin altında bulunan koltuk idi ve benim kafa tarafım kapı tarafında idi. Ancak benim üzerime veya çamaşırlarıma gelmedi. Ayrıca o gün üzerimde olan elbise ve iç çamaşırlarım da yıkanmış vaziyettedir. .....'in bu eylemi olay anında tam hatırlayamamakla birlikte 20-30 dakika sürdü diye hatırlıyorum. Olaydan sonra ben ağlayarak üstümü giyindim ve dışarıya çıktım. Kendisi bana beklememi söyledi. Ben kendisini beklemeyerek gitmeyi düşündüm ancak kendisi bana bekle deyince ben kendisini bekledim daha sonra kendisi beni evime bıraktı. Evime gittiğimde hatırladığım kadarıyla iç çamaşırımda veya üzerimde herhangi bir kan lekesi yoktu. Bu olaydan sonra bu şekilde başka bir olay yaşanmadı ancak ben kendisiyle mesajlaşmaya devam ettim. 06/04/2017 tarihine kadar bu olayı kimseye söylemedim. 06/04/2017 ben voleybol oynamaya gittiğim esnada ..... yanıma tekrar geldi ve benimle konuşmak istediğini söyledi. Ben de kendisiyle konuştum ve kendisiyle bir daha görüşmek istemediğimi söyledim ve arkadaşım .....'e .....'in bana hediye olarak almış olduğu bileklikleri .....'e vermesi için verdiğimde arkadaşım …. bu olayı öğrendi. Bu konuşma esnasında ..... ayrıca bana "sokaklarda başka bir erkekle gezdiğini görürsem hem seni vururum hem de o erkeği vururum" diyerek beni tehdit etti. Bu konuşmalara ..... ve …. şahittir. …. bileklikleri .....'e verirken ....., ….'e hitaben bu bileklikleri bir daha getirme getirirsen seni döverim demiş. .....'le konuşurken aramızdaki ilişkiyi hem .....'in yanımızda bulunan arkadaşı ..... Urfa'lı hem de benim arkadaşım ..... öğrendi. Bu gün yani 07/04/2017 tarihinde sabah saatlerinde arkadaşım …. diğer arkadaşlarım ..... ve ….'ya söyleyince hep birlikte rehberlik öğretmenimiz .....'in yanına giderek olanları anlattık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdure .... bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim. Ben 15 yaşındayım, sanıkla olaydan yaklaşık bir ay önce Facebook'dan yazışmaya başladık ve arkadaş olduk. Yaklaşık bir ay kadar Facebook'dan yazıştık, arada buluşuyorduk. Arada .....'in sevgilisi olan ....'nin evine gidiyorduk. Evde daha önceleri hiç yalnız kalmamıştık, hep arkadaşları da oluyordu. olay günü yine ..... ile buluştuk ve ....'nin evine gittik, ..... anahtarla kapıyı açtı ve eve girdik, ancak eve gittiğimizde kimse yoktu. Ben .....'e niye evde kimsenin olmadığını sorduğumda bir yere kadar gitmişlerdir dedi ve biz biraz evde oturduk. Daha sonra ....., ....'yi aradı ve nerede olduklarını sordu, aralarında başka bir konuşma geçmedi. Daha sonra yanımdan ayrılıp başka bir odaya geçti ve konuşmasına devam etti, ben orada ne konuştuklarını duymadım. ..... daha sonra bana ....'lerin okulda olduğunu ve biraz sonra geleceklerini söyledi. Ben koltukta otururken yanıma geldi ve üstünü çıkarmaya başladı, niye yaptığını sordum, kendisi de bana sende üstündekilerini çıkar dedi. Ben evden gitmek istedim, ayağa kalktım, üzerimdikilerini çıkarmak istemedim, ancak kendisi benim kolumdan zorla tuttu ve beni tekrar koltuğa oturturttu, ben karşı koymaya çalıştım, ancak üzerine beni zorla yatırdı ve tecavüz etti. Kıyafetlerimi tamamen çıkarmıştı, tecavüz ettikten sonra ben üstümü giyindim ve gideceğimi söyledim. Beni kendisinin eve götüreceğini söyledi. Daha sonra beni evime bıraktı. Üzerimde yada kıyafetlerimde bir kan lekesi yoktu. Biz sanıkla konuşurken kendisi bana yaşımı sorduğunda 15-16 yaşlarında olduğumu söyledim. Daha sonra mesajları silmiştim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdure ..... bozma öncesi ilk derece mahkemesinde 08/06/2017 tarihli celsede alınan beyanında: "Benim en son talimatla Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ifademi kabul etmiyorum, çünkü oradaki hakim ifademi yazarken bazı ifadelerimi değiştirdiğini düşünüyorum, ben huzurdaki sanıkla facebooktan tanıştım, daha sonra yüz yüze görüştük, arkadaş olduk ve kendisiyle okul çıkışlarında görüştük, gezmeye gittik, daha sonra sanığın ağabeyinin kız arkadaşı olan .... ile beni tanıştırdı ve bir kaç kez sanıkla birlikte .... evine gittik. En son gittiğimizde ise evde kimse yoktu. Kendi aramızda bir yakınlaşma oldu. Kıyafetlerimizi çıkardık, birbirimizin vücuduna sarıldık ancak aramızda tam bir ilişki olmadı. Daha sonra kıyafetlerimizi giyip evden çıktık, ilişkimiz bu şekilde devam etti, daha sonra ben arkadaşlarıma durumu anlattım, onlarda öğretmene söyle, başına bir şey gelmesin dediler. Bende öğretmenimize aramızda ilişki yaşandı şekilde korkup beyanda bulundum, ancak aramızda bir ilişki yaşanmadı. Mağdurenin Yatağan Asliye Ceza Mahkemesindeki alınan 05/06/2017 tarihli talimat ifadesinde sanıkla zorla ilişkiye girdiğine dair beyanda bulunduğu ayrıca mağdurenin Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığındaki 07/04/2017 tarihli ifadesinde sanığın kendisine zorla tecavüz ettiğini beyan ettiği ve bu ifadesinde sanığa yaşını 14 yaşını yakında bitireceğine dair beyanda bulunduğunu ifade etmiş olması üzerine soruldu. Mağdure beyanında: Benim önceki ifadelerimdeki sanıkla cinsel ilişkiye girdiğim bölümleri doğru değildir, ancak ben sanığa gerçek yaşımı söylemiştim hatta sanık benim nüfus cüzdanımdaki doğrum tarihimi de görmüştü, gerçek yaşımı da biliyordu, ..... ile aramızda yaşananlardan sonra kendisinden ayrılmak istediğimde aramızda çıkan tartışmada ..... yaşananları babana anlatırım dediği için korkup bazı beyanlarda bulundum. Ayrıca ben Marmaris'e sanıkla beraber giderken kimliğimi sanığa göstermiştim, bu evdeki olaydan daha sonraydı, ancak sanık benim 15 yaşımda olduğumu biliyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdure ..... bozma sonrası ilk derece mahkemesinde alınan 19.12.2017 tarihli beyanında: "Ben ilk ifadelerimi ailemden korktuğum için sanıkla ilişkiye girdiğim şeklinde verdim. Mahkemede de talimatla bu şekilde ifadem alındı. Ancak daha sonra ailem ile konuştum, olayın doğrusunu söylemek istedim. Mahkemenizde de bozmadan önce gelip verdiğim ifadede de sanıkla herhangi bir cinsel ilişkiye girmediğimi belirttim. Ben şuanda sanıkla herhangi bir ilişkim olmadığını söylüyorum, sanıktan şikayetçi değilim. Ayrıca ben 27/11/2017 tarihinde Muğla Üni. Hastanesi ATK polikliğine gittim, muayenemi yaptılar. İfademi huzurdaki gibi kabul ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....,'ın bozma sonrası ilk derece mahkemesinde alınan 19.12.2017 tarihli beyanında: "Ben olayı şuan göstermiş olduğunuz 07/04/2017 tarihli Muğla ATK Şubede uzman olarak düzenlediğim rapor nedeniyle hatırlıyorum. Okumuş olduğunuz Muğla ATK adına düzenlemiş olduğum raporum doğrudur, raporumun 2. Maddesinde belirttiğim 4-5 ve 7 hizalarında kaideye kadar varmayan doğuştan tabi çentik yapısının mevcut olduğu, 7 hizasındaki çentiklenme sebebinde ekimozun bulunduğuna dair tespitim bu herhangi bir ilişki sonucu olabileceği gibi herhangi bir cinsel ilişki olmadan da çarpma vb bir travma sonucunda böyle bir ekimoz olabilir, bu ekimozun olması bir cinsel ilişkinin olduğunu ve olmadığını göstermez. Ayrıca sormuş olduğunuz ve benimde şuan okumuş olduğum İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen mağdurenin kızlık zarı yapısının duhule müsaittir, ayrıca fevhasının genişliği ereksiyon halindeki penisin veya benzer cesamette bir cismin girişiyle bozulup bozulmayacağı konularına ilişkin olarak da kızlık yapısı itibariyle mağdure cinsel ilişkiye girse de kızlık zarı bozulmayabilir, bu nedenle yaptığım muayene sonucu mağdurenin yapısı itibariyle cinsel ilişkiye girip girmediğinin tespiti mümkün değildir. Kızlık zarı halk arasında bilinen tabiri ile esnek olduğundan mağdure bir erkek ile cinsel ilişkiye girmiş olsa dahi kızlık zarı bozulmamış olabilir, ber raporumda da mağdurenin bakire olduğunu belirtmiştim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde alınan beyanında:" Ben bu konuda ifade vermiştim aynen tekrar ederim. Ben ev arkadaşım .... Madran ile birlikte aynı evi paylaşmaktayım. .... benim erkek arkadaşımın kardeşi olur. .... kız arkadaşıyla bizim eve bir kaç defa okul çıkışı oturmaya geldiler. Geldikleri zaman da yaklaşık yarım saat kadar oturuyorlardı. ....., ....'den kız arkadaşıyla buluşmak için anahtarı istemiş. .... de anahtarı .....'e verdi. Anahtarı verirken ben de oradaydım. İddianameye konu olaylar yaşandığında ben ve ev arkadaşım .... okuldaydık. Okul çıkışı tekrar eve geldiler. Birlikte çay içtik aykırı bir durum yoktu. Bu olayın ne zaman yaşandığını bilmiyorum. Şüphelenmedim de olayla ilgili tek bildiğim ikisin sevgili oldukları. Ertesi gün polisler bizim eve geldiler ifade için karakola götürdüler. Olay ilgili bilgiyi karakolda öğrendim.
"şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... … bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde alınan beyanında:" Ben bu konuda ifade vermiştim aynen tekrar ederim. ..... benim okuldan ve voleybol kursundan arkadaşım olur. Okulda ben, …, ....., .... oturuyorduk. ...., .....'in kendisinden büyük olduğunu kendisine göre bir insan olmadığından bahsetmişti. Bir gün .... voleybol kursuna gelmedi. Cuma günü beden eğitimi dersinde voleybol oynadığım sırada arkadaşlarım ....., …. ve .... benim yanıma geldiler. ...., ..... ile aralarında cinsel ilişki yaşandığını, ancak zorla olduğunu söyleyince ben de konuyu rehber öğretmenimiz .... hanıma söyleyelim dedik ve öğretmenin yanına gittik. Konuyu öğretmene .... anlattı. Benim bilgim bundan ibarettir. Soruşturmada anahtarı ben verdim dediysem de anahtarı arkadaşım verdi ben de orada olduğum için ben verdim demişim galiba anahtarı arkadaşım vermişti." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde alınan beyanında: "Ben bu konuda ifade vermiştim aynen tekrar ederim. ..... benim okuldan ve voleybol kursundan arkadaşım olur. Okulda ben, ....., ....., .... oturuyorduk. ...., .....'in kendisinden büyük olduğunu kendisine göre bir insan olmadığından bahsetmişti. Bir gün .... voleybol kursuna gelmedi. Cuma günü beden eğitimi dersinde voleybol oynadığım sırada arkadaşlarım ....., ..... ve .... benim yanıma geldiler. ...., ..... ile aralarında cinsel ilişki yaşandığını, ancak zorla olduğunu söyleyince ben de konuyu rehber öğretmenimiz .... hanıma söyleyelim dedik ve öğretmenin yanına gittik. Konuyu öğretmene .... anlattı. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... bozma öncesi ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde alınan beyanında:" Ben bu konuda ifade vermiştim aynen tekrar ederim. Olay tarihinde .... erkek arkadaşı olan .....'ten ayrılmıştı. ..... bu yüzden okula gelip .... ile konuştu. Benim yanımda ....., .... ile ilişkiye girdiklerini söyledi ben de ....'in daha çok küçük olduğunu söyledim. Neden yaptığını sorduğumda "ben zorla hiç bir şey yapmadım, kendi isteğiyle oldu" dedi. ...., .....'in bu sözüne orada itiraz etmedi ..... gidince .... bize .....'in zorla yaptığını söyledi. Fakat .... de zorla olmuş gibi bir psikoloji yoktu yani öyle görünüyordu aşırı bir moral bozukluğu yoktu. Daha sonra durumu rehber öğretmenimize anlattık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce 22.06.2017 tarihli 2017/187 Esas - 2017/208 Karar sayılı kararı ile sanık .... hakkında işlediği iddia edilen nitelikli cinsel istismar ve çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden alıkoyma suçlarını işlediği sabit bulunarak eylemine uyar şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiş, mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi'nin 2017/3199 Esas-2017/2033 Karar sayılı ilamı ile;
".............Şüphelinin üzerindeki elbiseleri çıkardığı ve mağdura hitaben kıyafetlerini çıkarmasını söylediği ancak mağdurun buna karşı çıktığı, gitmek için ayaklandığı, bunun üzerine şüphelinin mağdurun sağ kol bileğinden tutmak suretiyle mağduru kendisine çekmek suretiyle cebir uyguladığı ve mağdurun elbiselerini zorla çıkardığı, mağdurun tüm karşı koymalarına rağmen mağduru koltuğa yatırdığı ve vücuda cinsel organını sokmak suretiyle nitelikli olarak çocuğun cinsel istismarını gerçekleştirdiği.........." belirtilip kamu davası açılıp, mahkemenin gerekçeli kararında "............. sanığın kendisini ruh ve beden yönünden savunamayacak olan mağdureye karşı, isteği ve rızası dışında, zorla, vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği" kabul edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı verilerek hakkında TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden ve bu hususun gerekçede açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 289/1-g maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
1-Katılan mağdurun UYAP üzerinden alınan nüfus kaydına göre halen bekar gözükmesi karşısında, muayenesi yapılmak suretiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 01.10.2013 gün ve 2013/14-519 Esas, 2013/405 sayılı kararı ile 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yüksek Öğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, içerisinde en az bir adli tıp uzmanı ile konunun uzmanı olan kadın doğum uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az beş kişilik bir heyetten mağdurenin kızlık zarının yapısının duhule müsait olup olmadığı, fevhasının genişliği, ereksiyon halindeki penisin veya benzer cesamette bir cismin girişi ile bozulup bozulmayacağı konularında da rapor alındıktan ve gerektiğinde ilk muayeneyi yapan adli tıp uzmanı ....., tanık olarak dinlendikten sonra suçun sübutu ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adli tıp uzmanı ....., tarafından düzenlenen 07.04.2017 tarihli rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklinde gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Usul ve yasaya uygun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi'nin 2017/3199 Esas-2017/2033 Karar sayılı bozma ilamına yapılan yargılama, toplanan ve yukarıda yer verilen ve mahkememizce ayrı ayrı değerlendirilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre Olay tarihinde henüz 15 yaşını ikmal etmemiş olan mağdure ..... ile sanık .....'nun internet ortamında tanışıp duygusal birlikteliklerinin başladığı, dosya kapsamında mevcut mağdurenin öğrenim gördüğü Yatağan Anadolu Lisesi'nden gelen 07.04.2017 tarihli ihbar tutanağında da işaret edildiği üzere olay günü olan 30.03.2017 tarihinde mağdureyi abisinin sevgilisinin evine götürüp onun rızası hilafına, sağ kol bileğinden tutup kendisine cebir uygulayarak organ sokmak sureti ile cinsel ilişkiye girerek nitelikli cinsel istismar suçunu yine bu suretle olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdureye yönelik olarak cinsel amaçlı çocuğu hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı görülmüştür.
Sanık hazırlık aşamasında, savcılık ve sorgu ifadelerinde mağdurenin Yatağan Anadolu Lisesi'nde okuduğunu bildiğini, kendisi ile görüşebilmek maksadı ile okul çıkışına doğru gittiğini, mağdure ile abisinin kız arkadaşının evinde bir kez cinsel ilişkiye girdiklerini ve mağdurenin yaşının 16 olduğunu bildiğini beyan etmiş, mahkememizde ise mağdure ile cinsel ilişkiye girmediklerini, mağdurenin de rızası ile yalnızca birkaç kez öpüştüklerini, evde birbirine sarılıp öpüştükten sonra olayın heyecanı ile cinsel organından meni geldiğini ve fakat çıplak kalarak ilişkiye girmediklerini, mağdureyi koruyabilmek maksadı ile daha önce bu şekilde beyanda bulunduğu yönünde savunmada bulunmuş, hazırlık aşamasındaki beyanlarını ise kabul etmeyerek mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini ifade etmiştir. Mağdure .... hakkında içinde iki adli tıp uzmanı , adli tıp araştırma görevlisi, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve konunun uzmanı olan kadın doğum uzmanının katılımı ile oluşturulan 5 kişilik heyetten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 30.11.2017 tarih 2896 numaralı raporda, küçüğün 27.11.2017 tarihinde yapılan kurul değerlendirmesinde tespit edilen adli-tıbbi görüşme, fiziki ve ruhsal muayene bulgularının küçüğün cinsel davranışla vücut dokunulmazlığının bozulduğunu destekler nitelikte olduğu, yapılan genital muayenesinde vajende eski yırtıklar tespit edildiğine göre; iyileşme süresi olan 10 günden itibaren daha eski bir zamanda vajinal yoldan küçüğün vücuduna organ ya da sair cisim sokulmuş olduğu ancak olayın gerçekleşme zamanının tıbben tespit edilemeyeceği, bununla birlikte olaydan yaklaşık 1 hafta sonra 07.04.2017 tarihinde Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde yapılan muayenesinde; tespit edilen eski yırtıklarla aynı belgelerde (saat 4, 5 ve 7'de) bildirilen doğal çentiklerin muhtemelen küçüğün muayene esnasında çekinmesi nedeniyle himenal bölgenin tam açılamaması sonucu çentik olarak değerlendirildiği, ancak saat 7 hizasında bildirilen ekimozun küçüğün öyküsünde anlattığı cinsel saldırı olayı ile uyumlu olduğunun bildirildiği anlaşılmış; her ne kadar mağdurenin mahkememiz huzurunda, vekil ve sosyolog bilirkişi eşliğinde alınan beyanında sanık ile herhangi bir şekilde cinsel ilişkiye girmediği, korktuğu için bu şekilde beyanda bulunduğunu ifade etmiş ise de bu beyanlarının sanığı kurtarmaya yönelik olduğu ve yine her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de, hazırlık aşamasında mağdure ile bir kez cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin yaşının da 16 olduğunu bildiği yönünde savunmada bulunmasının eylemin sonuçlarının ağırlığı karşısında cezadan kurtulmaya yönelik olarak olduğunun mahkememizce kabulü, bu duruma yönelik tanık anlatımları ve zikredilen raporda saat 7 hizasında bildirilen ekimozun küçüğün öyküsünde anlattığı cinsel saldırı olayı ile uyumlu olduğu hususu ve tanık olaraf ifadesine başvurulan .....,'ın ifadesinde belirttiği "mağdurenin kızlık zarının yapısının duhule müsait olduğuna ilişkin husus anılan diğer hususlar ile bir arada değerlendirildiğinde sanık ile mağdure arasında vajinal yoldan cinsel ilişkiye girildiği hususunda kesin kanaate varılmıştır.
İncelenmesi gereken bir diğer husus, yukarıda açıklanan ve sabit görülen vajinal yoldan gerçekleşen cinsel ilişkinin, sanığın iddia ettiği biçimde mağdurenin yaşının hususunda hataya düşmesi hasebiyle gerçekleşip gerçekleşmediği konusudur. Nitekim sanık iddia ettiği gibi 15 yaşını doldurduğu düşüncesiyle mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkide bulunur ve şikayetçi olmayan mağdurenin yaşı konusundaki hatası esaslı yani kabul edilebilir bir hata olursa bu takdirde sanık 5237 sayılı TCK'nın 30.maddesinin 1.fıkrası uyarınca suçun maddi unsurlarından olan mağdurun yaşına ilişkin bu hatasından yararlanacak, bunun sonucu olarak yüklenen suç açısından sanık kasten hareket etmiş sayılmayacağından ve bu suçun taksirli hali kanunda cezalandırılmadığından sanığın beraatine karar vermek gerekecektir. Ancak, sanığın aşamalarda vermiş olduğu ifadelerinde mağdure ....'in okul çıkışında yanına gittiği, mağdure ile kendisinin de sahip olduğu ortak arkadaşları vasıtası ile mağdureyle tanıştığı, mağdure ile 2 aylık arkadaşlıkları döneminde mağdurenin Lise 9.sınıf öğrencisi olduğunun bildiği ve 9.sınıf öğrencisinin 15 yaşından küçük olduğunu bilebilecek durumda olduğu ayrıca mağdurenin hazırlık aşamasında vermiş olduğu ifadelerinde sanığa yaşının 14 olduğunu söylediğine ilişkin beyanları, mahkememiz heyetince 08.06.2017 tarihli 1.oturumda huzura gelen mağdure ....'in izlenen fiziki durumu itibariyle nüfustaki doğum tarihi ile yaşının uyumlu olduğu ve 14-15 yaş şeklinde gözlemlendiği, ayrıca mağdurenin dosya kapsamında mevcut olan nüfus kayıtlarından anlaşılacağı üzere hastane doğumlu olması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı bulunarak sanığın TCK.30.madde hükmünden yararlanamayacağı hususunda kesin kanaate varılmış; sanığın olay tarihinde 15 yaşını ikmal etmemiş olan mağdure ....'e karşı vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği ve nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği yönünde tam bir vicdani heyet kanaatine varılmış ve bu husus sabit kabul edilmiş; her ne kadar iddianamede sevk maddesi olarak gösterilmiş ise de mağdureye yönelen suça konu olan eylemlerin sanık tarafından cebir, hile veya tehdit kullanılarak yapıldığına dair mağdurenin iddiasının durumunu çevresine mazur gösterme düşüncesinden kaynaklandığı kanaati mahkememizce hasıl olmakla birlikte mağdurenin aşamalarda yapmış olduğu çelişkili beyanları da dikkate alındığında söze konu cinsel istismar eylemlerinin cebir, hile, tehdit yahut iradeyi etkileyen başkaca bir hal altında yapıldığına dair katılan mağdurenin soyut beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı başkaca delil elde edilemediğinden TCK.nın 103/4 maddesi uygulanmadan, sanığın eylemine uyar şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanığın dosyadan izlenen hali neticesinde hakkında takdiri indirim sebepleri takdir edilmiş; ayrıca sanığın olay tarihinde okul çıkışı sonrası 15 yaşından küçük mağdureyi abisinin sevgilisinin evine götürmesi ve evde kimsenin bulunmadığı sırada cinsel istismar eyleminde bulunmak maksadı ile alıkoyması neticesinde üzerine atılı hürriyeti tahdit suçunu işlediğinin sabit olduğu, söze konu eylemin gerçekleştirilmesinde mağdurun rızasının olmasının 5237 sayılı TCK.nın 26/2 maddesi kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilecek ise de 15 yaşından küçük çocukların cinsel amaçlı olarak alıkonulmalarına gösterdikleri rızanın bir hukuka uygunluk nedeni oluşturamayacağı hususu karşısında sanığın eylemine uyar şekilde cezalandırılması cihetine gidilmiş, dosyadan izlenen hali neticesinde hakkında takdiri indirim sebepleri tatbik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
Sanık hakkında verilen bu hükme yönelik olarak süresi içerisinde sanık müdafisi ve katılan Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı vekili özü itibariyle 19/03/2018 tarihli istinaf dilekçesinde: Bozma ilamında belirtilmesine rağmen TCK'nın 103/4 maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
Sanık müdafiilerinin özü itibariyle 14/03/2018 tarihli istinaf dilekçelerinde:
Av. …… istinaf dilekçesinde; Adli Tıp uzman beyanına göre sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek delil bulunmadığı, mağdurenin aralarında tam bir ilişki olmadığına dair beyanı ve sanık savunmasına göre tecavüzün söz konusu olmadığı, cinsel ilişkinin yaşanması durumunun kanıtlanamadığı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.
Av. …… istinaf dilekçesinde; Mahkemenin gerekçe kısmı ile kabulü arasında çelişki bulunduğu, eksik inceleme ile rapor aldırılmadan hüküm kurulduğu, nitelikli cinsel istismar suçunun işlendiğine dair delil bulunmadığını belirtmiştir.
Katılan Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı vekili ve sanık müdafilerinin istinaf talepleri üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dairemizin 2018/1085 esas numarasına kaydı ile yapılan duruşmalı incelemede;
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
İlk derece mahkemesinin kararının niteliği, başvurunun süresinde yapılmış olması ve başvuruların sıfatı birlikte değerlendirilerek istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre katılan Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı vekili ve sanık müdafisinin istinaf dilekçelerinde belirttiği hususlara, sanığın işlediği iddia edilen suçların sübutu ve delillerin değerlendirilmesi ile suç vasfının tayinine yönelik itirazlarının, takdir ve tayini gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi açısından CMK'nın 280/1-c, 281/1. maddeleri gereğince duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığa CMK'nın 147/1-b ve 191/3-b maddesi gereğince iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirilmesi anlatılmış, CMK 282/1-a maddesi gereğince üye inceleme raporu, CMK 282/1-b-c maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, ilk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar, Muğla ATK Şube Müdürlüğünün 07/04/2017 tarihli raporu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp raporu, olay yeri inceleme raporu, telefon inceleme tutanağı, ev arama tutanağı, mernis doğum formu, uzmanlık raporu okunmuştur.
Sanık Savunmasında: ''Ben daha önceden mahkemede bu konuda savunmada bulunmuştum ve oradaki savunmamda da belirtiğim gibi ben mağdure ile evlenmeyi düşünüyordum, ben mağdurenin yaşını da 15'ini tamamlamamış olarak bilmiyordum, mağdurenin kendisine yönelik olarakta sevgili anlamında öpüşme ve buna benzer hareketlerimiz oldu ancak kesinlikle kendisi ile rızası ile veya rızası dışında bir cinsel ilişkiye girmedim, kendisi de daha sonra mahkemede cinsel ilişkiye girmediğimizi söylemiştir. Ben böyle bir suçtan dolayı cezaevinde yatmak istemiyorum abimi göremiyorum, abimin düğünü var gidemiyorum, ben beraatimi ve tahliyemi istiyorum ayrıca ben cezaevine girdikten sonra annemde böbrek yetmezliği ile ilgili yoğun bakıma kaldırılmıştır, ayrıca size bir kısım fotoğraflar göstermek istiyorum bu fotoğraflarda mağdurenin kendisi ile annesi ve babasıda vardır, beni böyle birşey yapmış olsam cezaevine gelipte ziyaret ederler mi bunu da size göstermek istiyorum'' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Müdafiileri beyanlarında;
Av. ....; "Savunmaya aynen katılıyoruz, istinaf dilekçemizi de aynen tekrar ederiz orada da ayrıntılı olarak savunmada bulunmuştuk" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Av. ....; "Biz savunmaya aynen katılıyoruz eski savunmalarımız yani suçun oluşmadığına yönelik ilişkin savunmaması aynen tekrar ederiz istinaf dilekçemizi de tekrar ediyoruz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Dosya kapsamı ve dosyadaki mevcut delillere göre sanık ....'nun Yatağan Anadolu Lisesi 9.sınıf öğrencisi olan ve suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmeyen mağdure .... ile olaydan 2 ay kadar önce facebook üzerinden tanıştıkları, zaman zaman okul çıkışı birlikte sanığın ağabeysinin sevgilisi olan ....'nin evine gittikleri, olay tarihinde sanığın mağdureyi yine ....'nin evine götürdüğü, evde ....'yi aradığı ve öteki odaya geçerek konuşmaya devam ettiği, telefon konuşmasından sonra mağdurenin sağ kol bileğinden tutarak yanına oturttup zorla kıyafetlerini çıkartmak suretiyle zorla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın mağdureyi eve götürdüğünde evde kimsenin olmadığını söylemediği, evde de evin sahibi ....'yi arayarak mağdure ile başbaşa kalmak için zaman kazanmaya çalıştığının anlaşıldığı, bu surette hile ile mağdureyi cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşılmış olup,
Sanık hakkında Muğla 1. Ağır Ceza mahkemesince verilen 2017/381 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararın kaldırılarak, sanığın sübuta eren eylemleri nedeniyle TCK'nın 103/2, 103/4, 109/1-2, 109/3-f, 109/5, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
Sanığa isnat edilen suçun vasıf ve niteliği, delil durumu, yasada öngörülen ceza miktarı ve mahkemece öngörülen ceza miktarına göre sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa'da bulunmuştur.
Mağdur vekilinin esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri ile esas hakkındaki son iddiaları : "Bizim bir diyeceğimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın mütalaaya karşı diyecekleri ile esas hakkındaki son savunmaları: "Ben yemin ederim ki mağdureye yönelik herhangi bir şey yapmadım, suçsuzum beraatimi ve tahliyemi istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafilerinin mütalaaya karşı diyecekleri ile esas hakkındaki son savunmaları:
Av. ....; "Biz mütalaaya katılmıyoruz, ilk derece mahkemesinde bozmadan sonra yapılan yargılamada kanaatimizce mahkeme bozmanın gereklerini tam yerine getirememiştir. Alınan raporlar eksik kalmıştır. Bu raporların tamamlanması hususundaki taleplerimizde kabul görmemiştir. Bizim kanaatimize göre mağdurenin aşamalarda değişen ifadelerinden başkada bir delil yoktur. Kabul edilse bile TCK'nın 103/1. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması mümkün olabilir, TCK'nın 103/2. maddesindeki organ sokma hadisesinin uygulanmayacağı kanaatindeyiz, ayrıca olayda zor olmadığından TCK'nın 103/4. maddesinin de şartlarının oluşmadığını düşünüyoruz mağdure ilk ifadelerinde eylemin zorla olduğunu söylemiş ise de, bu zor iddiası kendisini çevreye ve aileye karşı zor duruma düşürmemek için iddia edilmiştir. Bu olaydan sonra bile müvekkilimiz ile hem telefonla hemde yüz yüze görüşmeye devam etmiştir. Bu sebeple biz olayda zorun olmadığı kanaatindeyiz biz öncelikle müvekkilimizin beraatini olmaz ise TCK'nın 103/1-1. maddesinin tatbikini aksi takdirde ise sadece TCK'nın 103/2 maddesinin uygulanması gerektiği kanaatindeyiz lehine olan hükümlerinde hakkında uygulanmasını istiyoruz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuda unsurları itibariyle oluşmamıştır. Bundan dolayı da beraat etmesi gerekir. Tüm bunlar nazarı dikkate alınarak müvekkilimizin tutuklu geçtiği sürede göz önüne alınıp tahliyesine de karar verilmesini talep ediyoruz eski savunmalarımızı da aynen tekrar ederiz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Av. ....; "Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanlarından başka müvekkilimiz hakkında mahkumiyetini gerektirecek delil yoktur alınan raporlarda müvekkilimizin söz konusu nitelikli cinsel istismarı işlediğine delalet edecek nitelikte değildir, kanıtlamamaktadır. Bu sebeple esas hakkındaki mütalaayı kabul etmiyoruz avukat meslektaşımızın yapmış olduğu savunmalara da aynen katılıyorum, öncelikle müvekkilimizin beraatine dair karar verilmesini, mahkemece aksi bir kanaate varılacak ise de lehine olan hükümlerin uygulanmasını ve tahliyesini talep ediyoruz" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık son sözünde; "Ben evlenmeyi düşündüğüm bir kıza karşı böyle bir fiili işleyemem ben sizden abimin düğününe katılmak istiyorum, ben suçsuzum her iki suç açısından da beraatimi ve tahliyemi istiyorum" şeklinde son sözünü söylediği görülmüştür.
Mağdurun hazırlık ve mahkeme iddiaları, sanığın hazırlık, ilk derece mahkemesindeki ve dairemizce açılan duruşmadaki savunmaları, dosya içerisindeki raporlar ile tüm dosyadaki bilgi ve belgeler incelenmiş olup, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş deliller olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Sanığın kaçamaklı savunması, mağdurenin beyanları ve mağdureye ilişkin alınan raporlar ile dosya içindeki tüm bilgi ve belgeler nazara alındığında;
Sanık ....'nun 2017 yılı şubat ayında Yatağan Anadolu Lisesinde öğrenci olan arkadaşını ziyarete gittiği sırada mağdure ....'i görüp ondan hoşlandığı, hakkında araştırma yaptığı, birgün çiçek alarak okula gittiği, okul çıkışında ....'e tanışmak istediğini söyleyip çiçeği verdiği, okul çıkışında yürüyerek konuştukları, daha sonra facebook ve masenger'de görüştükleri, sanığın bu şekilde mesajlaşırken çıkma teklifinde bulunduğu, ....'in de bunu kabul ettiği, daha sonra buluştukları, sanığın abisi ....'ın arkadaşı olan .... ve onun arkadaşı ....'nin kaldıkları eve ....'i götürerek tanıştırdığı, birkaç kez bu şekilde sanık ve mağdurenin birlikte .... ve .... bulunduğu sırada eve gidip konuştukları, birgün sanığın .... ve ....'nin evin yedek anahtarını istediği, daha sonra 30/03/2017 günü mağdureyle buluşan sanığın .... ve ....'nin kaldığı eve gitmeyi teklif ettiği, mağdurenin de .... ve ....'nin de evde bulunacağını düşünerek bu teklifi kabul ettiği, eve gittiklerinde mağdurenin evde kimse olmadığını gördüğü, sanığın telefonla ....'ye görüştükten sonra mağdureye bir süre sonra ....'nin geleceğini belirttiği, daha sonra salonda oturan mağdurenin yanına gelip soyunmaya başladığı ve mağdureden soyunmasını istediği, mağdurenin kalkıp evden çıkmak istemesi üzerine onu kolundan tutarak zorla kanapeye sırt üstü yatırdığı, zorla mağdurenin kıyafetlerini çıkardığı, kendisi de soyunarak zorla vajinal yoldan ilişkiye girdiği ve boşaldığında menilerini peçeteye silip sobaya attığı, daha sonra giyinerek evden çıktıkları, 06/04/2017 günü sanık .....'in mağdureyi görmek istediği ve spor salonuna gittiği, mağdurenin sanıkla görüşmek istememesi üzerine, tanık .....'in sanıkla görüştüğü daha sonra ... ve mağdurenin sanık .....'le konuştukları sırada sanığın …'in yanında mağdureyle ilişkiye girdiğini söylediği, sanık ayrıldıktan sonra mağdure ....'in …'e sanığın zorla kendisiyle ilişkiye girdiğini söylediği, ertesi gün ....., ....., ve ..... ....'a sanığın kendisine zorla tecavüz ettiğini anlatınca rehber öğretmen olan ....'a durumu anlattıkları ve rehber öğretmenin 07/04/2017 tarihli tutanakta ağlayarak ve titreyerek ....'in sanık .....'in kendisine tecavüz ettiğini anlattığını belirtip, okul müdürü tanık ....'ın yanına ....'i götürdüğü, daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürüne haber verip Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundukları anlaşılmıştır.
Sanık .... 08/04/2017 tarihli Emniyet ve Cumhuriyet Savcılığındaki ifadelerinde, mağdure ....'le tanışmak için çiçek alarak okul önüne gittiğini, arkadaşlık teklif ettiğini, mağdurenin bu teklifi kabul ettiğini, daha sonra facebook ve masenger vasıtasıyla mesajlaştıklarını, çıkma teklif ettiğini, mağdurenin kabul ettiğini, 15/03/2017 günü okul çıkışında mağdureyle buluştuğunu, abisi ....'ın kız arkadaşı olan ....'nin kaldığı eve birlikte gittiklerini, o gün evin yedek anahtarını aldığını, 20/03/2017 günü tekrar mağdureyle buluştuğunu, .... evine gitmeyi teklif ettiğini, birlikte ....'nin evine gittiklerini, ....'in kanapede oturduğunu, kendisinin de aynı kanapeye uzandığını, ....'in de yanına uzandığını, mağdure ....'in kulağından öptüğünü, öpünce onun sinirlendiğini ve üzerine doğru kendisini çektiğini birbirlerine sarıldıklarını, mağdure ....'in kendi tişörtünü sıyırdığını ve kendisinin çıkarmasını istediğini bunun üzerine onun tişörtünü çıkardığını, ....'in de kendisinin gömleğini çıkardığını, pantolonunun düğmesini açıp çıkardığını, ....'in de kendi pantolonunun düğmesini açıp çıkarmasını istediğini, bunun üzerine onun pantolonunu iç çamaşırı ile beraber çıkardığını, kendisinin de iç çamaşırı ve atletini çıkardığını, ....'e defalarca kendisiyle birlikte olmak isteyip istemediğini sorduğunu, ....'in "senden ayrılmayacağım" diye söylediğini, bunun üzerine onun rızasıyla ilişkiye girdiklerini, ....'de kanama olup olmadığının farkında olmadığını, ilişki bitince menilerini peçeteye silerek soba içerisine attığını, .... ile ilişkisinin 10-15 dakika sürdüğünü, ilişki sırasında ....'in ellerini yüzüne koyarak kapattığını, lavaboya gidip döndüğünde ....'in giyindiğini gördüğünü, ....'le cinsel ilişkiye girdikten sonra 3-4 kez daha .... ve ....'nin kaldıkları eve gittiklerini ancak hiç yalnız kalmadıklarını, 05/03/2017 günü kuzeni ....'in eşi ....'ın yanına öğle saatlerinde gittiklerini, ....'in yatağa uzandığını, kendisinin de onun yanına gittiklerini, beraber yatak odasına geçip uzandıklarını, 3-5 dakika kadar yatıp kalktıklarını, 06/03/2017 günü ....'in kendisini telefonla aradığını, aynı gün ....'in arkadaşı ….'in ....'e aldığı hediyeleri kendisine geri verdiğini, ....'e konuşalım dediğini, ....'in "hayır ne söyleyeceksen arkadaşlarımın yanında söyle" deyince ona "ilişkiye girdiğimiz halde böylemi yapıyorsun, kendini düşünmüyormusun, ben seni düşündüğüm için söylüyorum" dediğini, ....'in ağladığını, kendisi hakkında okulda "orospu" dendiğini söylediğini, yanlarında bulunan ..... ve ….'den 10-15 metre uzaklaştıktan sonra ....'in ....'i unutmak ve kıskandırmak için kendisiyle ilişkiye girdiğini söylediğini herhangi bir zorlama ve baskının bulunmadığını, ....'in 15 yaşında olduğunu yakında 15 yaşını bitireceğini ve 16'sından gün alacağını söyleyince net olarak sorduğunda 15 yaşını bitirip 16'dan gün aldığını söylediğini, etrafta onun yaşıyla ilgili sorup bilgi sahibi olduğunu, ....'in 15 yaşında olduğunu kendisine iki ve üç kişinin söylediğini, 09/04/2017 tarihli sorgu ifadesinde, ....'in 16 yaşında olduğunu düşünerek onunla rızasıyla ilişkiye girdiğini belirtmiş, 08/06/2017 tarihli mahkeme ifadesinde ise, ....'i korumak için ilişkiye girdiğini söylediğini, ancak onunla ilişkiye girmediğini, sadece birkaç kez rızasıyla öpüştüğünü, ....'nin evinde birbirlerine sarılıp öpüştüklerini, kendi cinsel organından bu sırada meni gelip koltuğa sıçradığını, ıslak mendille sildiğini, kıyafetlerini çıkararak ilişkiye girmediklerini, mağdureyi korumak ve evlenmek düşüncesiyle daha önceki ifadelerinde onunla cinsel ilişkiye girdiğini söylediğine dair aşamalarda çelişkili beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mağdure ..... 07/04/2017 tarihli Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde, Anadolu Lisesi 9/C sınıfında öğrenci olduğunu, Facebook'tan sanık .....'in kendisine arkadaşlık teklif ettiğini, bu şekilde tanıştıklarını, mesajlaştıkları dönemde sanık .....'in okula geleceğini, orada görüşmek istediğini söylediğini, kabul edince mart ayının 5. ve 6. günlerinde sanığın okula geldiğini, mesajlaşmaya devam ettiklerini, sanık ..... yaşını sorduğunda 14 yaşını yakında bitirip 15 yaşına gireceğini sanığa söylediğini, daha sonra mesajları sildiğini, birgün sanık .....'in sevgili olmak istediğini belirtir şekilde mesaj çektiğini, ertesi gün onun teklifini kabul ettiğini, arasıra şakalaştıklarında yanağından öptüğünü, 30/03/2017 saat 15:30 sıralarında okuldan çıktıktan sonra beraber Cumhuriyet Parkına gittiklerini, oradan sanık .....'in abisi ....'ın arkadaşı ....'nin evine gittiklerini, daha önce ....'nin sınavları nedeniyle kendilerine yardım ettiğini, eve giderken .... ve ev arkadaşının orada olduğunu düşündüğünü, bu nedenle rızasıyla gittiğini, evde kimsenin olmadığını bilseydi gitmeyeceğini, sanık .....'in o gün evin anahtarını ....'den aldığını kendisine söylediğini, saat 16:10 sıralarında eve vardıklarını, .....'e evde kimsenin olmadığını söyleyince .....'in "bir yere kadar gitmişlerdir gelirler" dediğini, oturup 5-10 dakika beklediklerini, .....'in ödemeli olarak ....'yi telefonla aradığını, başka bir odada görüştüğünü, tekrar yanına geldiğini, oturduğu koltuğa yanına oturduğunu, bu sırada kendisinin telefonla uğraştığını, sanık .....'in mutfağa gidip gelerek yanına oturup soyunmaya başladığını, ne yaptığını sorunca "sorma, sen kıyafetlerini çıkar" dediğini, kabul etmeyince sağ kol bileğinden tutarak, "gel şuraya otur" ve kendisini zorla koltuğa oturttuğunu, bu sırada .....'in üzerinde sadece iç çamaşırı olduğunu, sanık .....'in zorla elbiselerini çıkardığını, onu ittirdiğini, karşı koymaya çalıştığını, ancak sanığın "birşey olmaz" dediğini ve koltuğun üzerine kendisini yatırarak zorla tecavüz ettiğini, sanığın eliyle zor kullanarak kendisini koltuğun üzerine yatırdığını ve bağırmasına rağmen üzerine çıkıp vajinal yoldan tecavüz ettiğini, .....'in cinsel organından çıkan sıvının koltuğun üzerine gittiğini 06/04/2017 günü voleybol oynamaya gittiğinde sanık .....'in yanına tekrar geldiğini konuşmak istediğini söylediğini, sanığa kendisiyle görüşmek istemediğini söylediğini, arkadaşı olan .....'e .....'in kendisine verdiği bileklikleri iade etmesi için verdiğinde …'in yaşanan olayı öğrendiğini, konuşma sırasında .....'in "sokaklarda başka bir erkekle gezdiğini görürsem hem seni vururum hem o erkeği vururum" diyerek kendisini tehdit ettiğini, bu konuşmalara arkadaşları ... ve .....'nin şahit olduğunu belirtmiş, mağdure ..... ve müşteki 15/05/2017 tarihli Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazdıkları dilekçede olayın aslında yanlış anlaşıldığını, sanık .....'in mağdure ....'i zorlamadığını ve şikayetçi olmadıklarını belirtmişler, 05/06/2017 tarihinde talimatla Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde, sanığın kolundan zorla tutup kendisini koltuğa oturttuğunu karşı koymaya çalıştığını ancak sanığın kendisini zorla yatırıp tecavüz ettiğini, kıyafetlerini tamamen çıkardığını, sanığa 15-16 yaşlarında olduğunu, sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmiş, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 08/06/2017 tarihinde verdiği ifadesinde, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesindeki beyanlarını kabul etmediğini, hakimin ifadesini yazarken bazı ifadelerini değiştirdiğini düşündüğünü, ....'nin evinde aralarında yakınlaşma olduğunu, kıyafetlerini çıkardıklarını, birbirlerinin vücutlarına sarıldıklarını, ancak aralarında tam bir ilişki olmadığını, daha sonra kıyafetleri giyip evden çıktıklarını, önceki beyanlarında sanıkla cinsel ilişkiye girdiğine ilişkin ifadelerinin doğru olmadığını, ancak sanığa gerçek yaşını söylediğini, hatta sanığın nüfus cüzdanındaki doğum tarihini de gördüğünü belirtmiş, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarihli ifadesinde, mağdure ..... sanıkla herhangi bir şekilde cinsel ilişkiye girmediğini ve şikayetçi olmadığını belirtmiş, olayın akabinde verdiği ilk ifadesinde ayrıntısıyla sanıkla arasında yaşananları anlattıktan sonra 15/05/2017 tarihli dilekçede, sanıkla arasında herhangi bir cinsel ilişki yaşanmadığını belirtip, 05/06/2017 tarihli talimat ifadesinde, sanığın zor kullanarak kendisine tecavüz ettiğini ancak şikayetçi olmadığını beyan edip ağır ceza mahkemesinin 08/06/2017 ve 19/12/2017 tarihli celselerinde de sanıkla cinsel ilişkiye girmediğini belirterek sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olarak ifadelerini değiştirdiği dairemizce kabul edilmiştir.
Müşteki .... 07/04/2017 tarihli emniyet ifadesinde, 07/04/2017 tarihinde kızının yaşadığı olayları öğrendiğini, sanığın kızını kandırarak bir tanıdığının evine götürerek zorla tecavüz etmeye kalkıştığını öğrendiğini, bu nedenle sanık ....'ndan şikayetçi olduğunu belirtmiş, 15/05/2017 tarihli dilekçeyi kızıyla birlikte imzalayarak şikayetçi olmadığını, olayların yanlış anlaşıldığını, kızıyla sanığın soyunup öpüştüklerini, birbirlerine dokunduklarını, ancak sanığın kızının ırzına geçmediğini bu nedenle şikayetçi olmadığını belirtmiş, talimatla alınan ifadesinde olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan edip, Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli celsesinde kızının beyanlarına güvendiğini ve sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmiştir.
Müşteki .... Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli celsesinde sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmiştir.
Tanık .... 07/04/2017 tarihli emniyet ifadesinde sanık .....'in erkek arkadaşı ....'ın kardeşi olduğunu, 2017 yılı mart ayı içinde mağdure ....'in evine getirerek tanıştırdığını, daha sonra kendi evinde sanık ve mağdurenin yüzük taktıklarını, buluşmak için kendisinden evin yedek anahtarını sanık .....'in istediğini, birkaç kez evine geldiklerini, talimatla alınan 29/05/2017 tarihli ifadesinde iddianamede yaşanan olayın ne zaman yaşandığını bilmediğini, herhangi birşeyden şüphelenmediğini, sanık ve mağdurenin sevgili olduklarını bildiğini belirtmiştir.
Tanık ..... 03/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde ....'in yanlarında .....'e ayrılmak için mesaj attığını, beraber voleybol antremanına gittiklerini, daha sonra sanık .....'in gelip .... diye seslendiğini, bunun üzerine sanığın yanına gittiğini, "kız ayrılmak istiyor, ısrar etme" diye söylediğini ve salona ....'in yanına gittiğini, daha sonra ....'le beraber sanık .....'in yanına gidince sanığın ....'e "seni seviyorum, seni bırakmam" dediğini ve "kenara geçelim mi" diye sorduğunu, bunun üzerine sanığa "ne konuşacaksanız burada konuşun" dediğini, sanığın ....'le cinsel ilişkiye girdiğini söylediğini, bunun üzerine sanığa "sen büyüksün, bu kız cahil, hayatını kararttın" diye söylediğini, bunun üzerine .....'in "ben ona vurmaya bile kıyamam, zorla yapmadım, kendisi de istiyordu, rızası vardı" şeklinde beyanda bulunduğunu, 29/05/2017 tarihli talimat ifadesinde sanık .....'in .... ile ilişkiye girdiklerini kendisinin yanında söylediğini, .....'in "ben zorla hiçbirşey yapmadım, kendi isteğiyle oldu" dediğini, ....'in .....'in bu sözüne orada itiraz etmediğini, ..... gidince ....'in ".....'in zorla yaptığını" söylediğini, fakat ....'in zorla olmuş gibi bir psikolojisinin olmadığını, aşırı bir moral bozukluğu olmadığını belirtmiştir.
Tanık ..... .... 04/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde birgün sabah okuldayken ....'in yanlarında ... ve …. isimli arkadaşları varken ..... ile cinsel ilişkiye girdiklerini hatayla olduğunu, ancak sonradan zorla olduğunu söylediğini, 29/05/2017 tarihli talimat ifadesinde birgün ....'in voleybol kursuna gelmediğini cuma günü beden eğitimi dersinde voleybol oynarken ....., ….. ve ....'in yanına geldiklerini ....'in ..... ile aralarında cinsel ilişki yaşandığını ancak zorla olduğunu söyleyince rehber öğretmenleri .... hanıma durumu söylediklerini, emniyet ifadesinde ....'in hatayla oldu demediğini, istemeden oldu deyip hemen devamında da zorla olduğunu söylediğini belirtmiştir.
Tanık ....., 04/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde ....'in sanık .....'ten ayrılacağını söylediğini, ....'in ..... ile aralarında cinsel ilişki yaşadıklarını ancak zorla olduğunu söyleyince bu durumu polise, rehber öğretmenlerine veya ailesine söylemesi gerektiğini, 29/05/2017 tarihli talimat ifadesinde ....'in sanık ..... ile aralarında cinsel ilişki yaşandığını ancak zorla olduğunu söyleyince rehber öğretmen olan .... hanımın yanına gittiklerini ve olayı ....'in anlattığını beyan etmiştir.
Tanık ..... Urfa'nın 03/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde tarihini hatırlamadığı birgün sanık .....'in spor salonuna gelip ....'i çağırdığını, .... gitmeyince …..'in sanıkla görüştüğünü, daha sonra ....'in de geldiğini üçünün birlikte dışarı çıktıklarını sanığın sinirli olmasından dolayı peşlerinden gittiğini ancak ne konuştuklarını duymadığını belirtmiştir.
Tanık .... 03/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde Yatağan Anadolu Lisesinde rehber öğretmen olarak çalıştığını, ....., ....., …. ve .... isimli öğrencilerinin 07/04/2017 günü odasına gelerek "hocam konuşmamız lazım" şeklinde beyanda bulunduklarını, ne olduğunu sorduğunda ....'in "hocam bana tecavüz ettiler" diye söylediğini, …., ... ve .....'e bu olayın neresinde bulunduklarını sorduğunu, öğrencilerin ....'den olayları duyduğunu belirttiğini söyleyince, diğer kızları odadan çıkardığını, mağdure ....'in ..... isimli arkadaşının kendisini konuşmak için çağırdığını, eve gittiklerini, .....'in üzerini çıkarıp kendisinin de üzerini çıkarmasını istediğini söylediğini çıkarmak istemeyip kapıya doğru yöneldiğinde ....'i engelleyip üzerindeki kıyafetleri zorla çıkardığını ve akabinde tecavüz ettiğini söylediğini belirtmesi üzerine, ....'e tecavüz ile taciz arasındaki farkı bilip bilmediğini sorduğunu, ....'in de farkı bildiğini ve tecavüz ettiğini söylediğini beyan etmiştir.
Tanık .... 03/05/2017 tarihli emniyet ifadesinde Yatağan Anadolu Lisesinde Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını, 07/04/2017 tarihinde okul rehber öğretmeninin mağdure ....'le yanına gelerek ....'in tecavüze uğradığını söylediğini, bunun üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürüyle Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığına gidip durum hakkında bilgi verdiklerini belirtmiştir.
Tanık .... 09/04/2017 tarihli emniyet ifadesinde .... 'ya birlikte üç yıldır aynı evde kaldıklarını, ....'nin erkek arkadaşı ....'ın kardeşi sanık .....'i tanıdığını, bir gün öğleden sonra okul çıkışında sanığın mağdureyi eve getirip kendileriyle tanıştırdığını, sanık .....'in evin anahtarını kendisinden istediğini, ona anahtarı ....'den istemesi gerektiğini söylediğini, ....'nin de anahtarı verelim demesi üzerine anahtarı .....'e verdiklerini, birkaç kez sanık ve mağdurun eve geldiklerini ancak yalnız kalmadıklarını, sadece birkez kendilerinden önce eve geldiklerini, 07/04/2017 günü Bozdoğan'a eşyalarını alıp ailesinin yanına gittiğini belirtmiştir.
Tanık ....., Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli celsesinde "Ben olayı şuan göstermiş olduğunuz 07/04/2017 tarihli Muğla ATK Şubede uzman olarak düzenlediğim rapor nedeniyle hatırlıyorum. Okumuş olduğunuz Muğla ATK adına düzenlemiş olduğum raporum doğrudur, raporumun 2. maddesinde belirttiğim 4-5 ve 7 hizalarında kaideye kadar varmayan doğuştan tabi çentik yapısının mevcut olduğu, 7 hizasındaki çentiklenme sebebinde ekimozun bulunduğuna dair tespitim bu herhangi bir ilişki sonucu olabileceği gibi herhangi bir cinsel ilişki olmadan da çarpma vb bir travma sonucunda böyle bir ekimoz olabilir, bu ekimozun olması bir cinsel ilişkinin olduğunu ve olmadığını göstermez. Ayrıca sormuş olduğunuz ve benimde şuan okumuş olduğum İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen mağdurenin kızlık zarı yapısının duhule müsaittir, ayrıca fevhasının genişliği ereksiyon halindeki penisin veya benzer cesamette bir cismin girişiyle bozulup bozulmayacağı konularına ilişkin olarak da kızlık yapısı itibariyle mağdure cinsel ilişkiye girse de kızlık zarı bozulmayabilir, bu nedenle yaptığım muayene sonucu mağdurenin yapısı itibariyle cinsel ilişkiye girip girmediğinin tespiti mümkün değildir. Kızlık zarı halk arasında bilinen tabiri ile esnek olduğundan mağdure bir erkek ile cinsel ilişkiye girmiş olsa dahi kızlık zarı bozulmamış olabilir, ber raporumda da mağdurenin bakire olduğunu belirtmiştim." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
07/04/2017 tarihli okulda rehber öğretmen olan ....'un tuttuğu tutanakta, mağdure ....'in aynı okulda öğrenci olan ..... .... , ....., ve .....'le birlikte yanlarına geldiğini, ....'in tecavüze uğradığını söylediğini, diğer öğrencileri odasından çıkarıp mağdure ....'le yalnız olarak görüştüğünü, sanık .....'le birlikte bir arkadaşının evine gittiklerini, .....'in birden kıyafetlerini çıkarıp kendisinden de soyunmasını istediğini, odadan çıkmak isteyince engel olduğunu ve kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, taciz mi tecavüz mü diye sorunca tecavüz ettiğini belirtip ağlayarak ve titreyerek bunları anlattığını belirtmiştir.
Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07/04/2017 tarih ve 103/762 sayılı raporunda, ".... kızı 07/07/2002 doğumlu ..... adına düzenlenmiş evraklar incelendi, ayrıca muayenesi yapıldı.
1) Küçüğün Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünde 07/04/2017 günü yapılan muayenesinde; Yatağan Anadolu Lisesinde okuduğunu, 5 arkadaşı ile birlikte Yatağan'da bir evde kaldıklarını, hafta sonları Kavaklıdereye ailesinin yanına gittiğini, ..... isimli şahıs ile facebooktan tanıştıklarını, mart ayının başından beri arkadaş olduklarını, kendisinin Yatağan ilçesinde Gençlik Spor Bakanlığına ait spor salonunda kaydının olduğunu, voleybol oynamak için gittiğini, şahsın 30/03/2017 tarihinde spor salonuna geldiğini, şahsın abisinin kız arkadaşı olan .... isimli şahsı kendisinin de tanıdığını, ders çalışmak için onlara gittiğini, o gün de ders çalışmak için ....'lere gittiğini, .....'in de kendisi ile beraber geldiğini, .....'ti evin anahtarı olduğunu, eve gittiklerinde kimse olmadığını, beraber beklemeye başladıklarını, kendisinin gitmek istediğini, ancak .....'in ....'lere telefon ettiğini, bir süre oturduklarını, daha sonra .....'in üstü çıplak olarak yanına geldiğini, kaçmak istediğini ancak .....'in zorla tecavüz ettiğini beyan ettiği,
a) Küçükte herhangi bir zeka geriliği veya akıl hastalığına ilişkin bulgunun mevut olmadığı,
b) Küçüğün fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin mevcut olduğu,
c) Küçüğün cinsel saldırılar nedeniyle ruh ve beden bakımından kendini savunabilecek durumda olmadığı,
2) Küçüğün Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünde 07/04/2017 günü jinekolojik pozisyonda yapılan muayenesinde; anüler yapıda hymenin mevcut olduğu, fevhasının 2-2,5 cm çapında olup, hymenin etli, enli yapıda olduğu, saat kadranı hesabına göre saat 4-5 ve 7 hizalarında kaideye kadar varmayan doğuştan tabii çentik yapısının mevcut olduğu, 7 hizasındaki çentiklenme zemininde ekimozunun bulunduğu,
Saptanan çentiklenme zeminindeki ekimoz bulgusunun muayene tarihinden geriye doğru 15 gün içinde meydana geldiğinin söylenebileceği,
Küçüğün anatomik olarak bakire olduğu,
3) Küçüğün Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünde 07/04/2017 günü diz dirsek pozisyonda yapılan muayenesinde; anüs ve mukozasında akut - kronik livataya delalet edebilecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı, anüs sfinkter tonusunun normal olduğunun tespit edildiği,
4) Küçüğün Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünde 07/04/2017 günü yapılan fiziki muayenesinde; herhangi bir darp cebir izi tespit edilmediğini bildirir tıbbi kanaat raporudur." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 30/11/2017 tarih ve 2896 sayılı raporun sonuç bölümünde; "a) Küçüğün 27.11.2017 tarihinde yapılan kurul değerlendirmesinde tespit edilen adli-tıbbi görüşme, fiziki ve ruhsal muayene bulgularının küçüğün cinsel davranışla vücut dokunulmazlığının bozulduğunu destekler nitelikte olduğu,
b) Yapılan genital muayenesinde vajende eski yırtıklar tespit edildiğine göre; iyileşme süresi olan 10 günden daha eski bir zamanda vajitıal yoldan küçüğün vücuduna organ ya da sair cisim sokulmuş olduğu, ancak olayın gerçekleşme zamanının tıbben tespit edilemeyeceği, bununla birlikte olaydan yaklaşık bir hafta sonra 07.04.2017 tarihinde Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde yapılan muayenesinde; muayenemizde tespit edilen eski yırtıklarla aynı bölgelerde (saat 4, 5 ve 7'de) bildirilen 'doğal çentiklerin', muhtemelen küçüğün muayene esnasında çekinmesi nedeniyle himenal bölgenin tam açılamaması sonucu çentik olarak değerlendirildiği, ancak saat 7 hizasında bildirilen ekimozun küçüğün öyküsünde anlattığı cinsel saldırı olayı ile uyumlu olduğu,
c) Ruhsal muayenesinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Majör Depresyon tanısı aldığı, almış olduğu ruhsal tanıların maruz kaldığı cinsel şiddet ile ilişkili olduğu, uzun süre takip ve tedavisinin uygun olacağı kanaatini bildirir kurul raporudur." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Ankara Kriminal Polis Labaratuvar Müdürlüğü raporunun 10/04/2017 tarihli uzmanlık raporunda, olay yeri inceleme raporunda belirtilen evdeki sobanın içinden alınan 14 adet mendilden 1 ve 13 nolu mendillerden elde edilen vücut sıvısı örnekleri, sarı pembe renkli çiçek desenli çarşaf üzerinde işaretlenen meni örneği, çiçek desenli yorgan kılıfı üzerinde elde edilen vücut sıvısının genetik analizlere cevap vermediği, ....'nun sağ ve sol yanaklarından alınan sıvı örnekleri ile 7 nolu mendilden elde edilen meni örneğiyle sarı pembe renkli çiçek desenli çarşafın A ve C bölgelerinin 1 ile işaretlenen kısmı üzerindeki bulunan meni örneklerinin sanık .... alınan kan örneğiyle genotip olarak uyumlu olduğu, 4 ve 14 nolu mendillerde A ile işaretlenen bölgeler üzerinde vücut sıvısı örneklerinin sanık .....'ten farklı bayan genotip özelliğiyle uyumlu olduğu, 9 ve 10 numaralı mendillerin A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan vücut sıvı örneklerinin soba kovası içinden alınan sigara izmaritleri üzerinden alınan örneklerin sanıktan farklı ve raporun 2 C bölümünde belirtilen genotipten farklı bayan genotip özellikte bulunduğu, 11 ve 12 numaralı mendillerden alınan A ile işaretlenen bölge üzerindeki vücut sıvısı örneklerinin sanıktan ve 2 C ve 2 D 'de belirtilenden farklı bayan genotip özellikte olduğunu, 18 nolu çarşafın A bölgesinin 5 ile işaretlenen kısmı üzerinde bulunan kan örneğinde kirlilikle birlikte 2 C ' de belirtilen bayan genotipi ile birlikte karışık bulunduğu, 5 nolu mendilin A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan vücut sıvısı üzerinde kirlilikle birlikte 2 E paragrafında belirtilen bayan genotipi ile birlikte karışık olarak bulunduğu, soba içerisinde bulunan 16 nolu sigara izmariti üzerinden alınan örneğin 3 nolu mendilin A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan vücut sıvısı örneğinin 8 nolu mendilin A ile işaretlenen bölgesi üzerinde bulunan meni içeren vücut sıvısı örneğinin 18 nolu çarşafın A bölgesinin 4 ile, C bölgesinin 2 ile işaretlenen kısmı üzerinde bulunan kan örnekleri, 18 nolu çarşafın B bölgesinin 1 ile işaretlenen kısmı üzerinde bulunan meni içeren kan örneğinin 18 nolu çarşafın A bölgesinin 2 ile işaretlenen kısmı üzerinde bulunan meni içeren vücut sıvısı örneğinde sanık ....'ndan alınan kan örneğinden elde edilen genotip ile birlikte, 2 C paragrafında belirtilen bayan genotipi ile birlikte karışık olarak bulunduğu belirtildiği anlaşılmıştır.
Yatağan Devlet Hastanesi Baştabibliğinin 08/07/2002 tarihli doğum raporuna göre mağdure .....'ın 07/07/2002 tarihinde dünyaya geldiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Sanık .... emniyet, savcılık ve sorgu ifadelerinde mağdure .....'ın rızasıyla onunla ilişkiye girdiğini belirtmesine rağmen ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılamada mağdureyle seviştiğini ancak cinsel ilişkiye girmediğini belirterek çelişkili beyanlarda bulunmuş, savcılık ifadesinde ....'in üzerindeki kıyafetler ile pantolon ve kilodunu çıkardığını, ilişki sırasında ....'in elleriyle yüzünü kapattığını belirtmiş olup, verdiği ilk ifadelerin olayın gerçekleşme şekli ve hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında tanıklar ..... ve ….'in yanında mağdure ....'in sevgilisi ....'i kıskandırmak için kendisiyle ilişkiye girdiğini belirtmiş ve hazırlık aşamasında rızasıyla mağdure ....'le ilişkiye girdiğini söylemiş ise de, tanıklar tarafından bu husus doğrulanmadığı gibi tanık ..... emniyet ifadesinde ..... yanlarından ayrıldıktan sonra mağdurenin cinsel ilişki ile ilgili herhangi bir beyanda bulunduğuna dair birşey söylememiş ise de, talimatla alınan ifadesinde ..... yanlarından ayrıldıktan sonra ....'in .....'in zorla yaptığını söylediğini belirtmesi, tanıklar ..... .... ve .....,'in yanlarında …'de olduğu halde mağdure ....'in kendilerine sanık .....'in zorla tecavüz ettiğini söylemesi üzerine rehber öğretmen olan ....'a durumu anlatmak için yanına gittiklerine dair beyanları ile ....'un beyanları ile 07/04/2017 günü tuttuğu tutanakla ağlayıp titreyerek ....'in sanık tarafından tecavüze uğradığını anlattığını tespit edip verdiği ifadelerde de tanık beyanlarını doğrulaması ile müdür yardımcısı .... 07/04/2017 günü .... ile mağdure ....'in yanına gelerek ....'in tecavüze uğradığını kendisine anlattıklarına dair beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik değişen savunmasına ve mağdure ....'in sanığı kurtarmak için sonradan değiştirdiği ifadelerine itibar edilmemiştir.
Her ne kadar sanık mağdurenin önce 15 yaşında daha sonra 16 yaşında olduğunu öğrendiğini belirtmiş ise de, mağdure Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde sanığa 14 yaşını bitirip 15 yaşına gireceğini söylediğini belirtip, ağır ceza mahkemesinin 08/06/2017 tarihli celsesinde şikayetten vazgeçmesine rağmen sanığa gerçek yaşını söylediği hatta sanığın nüfus cüzdanındaki doğum tarihini de gördüğünü belirterek sanığın bu yöndeki beyanlarını doğrulamamış ve dosya içine konulan doğum raporuna göre mağdurenin suç tarihinde 15 yaşını da doldurmadığı anlaşılmıştır.
07/04/2017 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda ifade veren mağdurun yanında bulunan sosyolog bilirkişi .... mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği psikolojik olarak tedavi altına alınmasının faydalı olacağının belirtmesi, talimatla 05/06/2017 tarihinde mağdurenin ifadesi alındığı sırada yanında bulunan sosyal hizmet uzmanı ....'ın mağdurenin fiziksel gelişiminin yaşıtlarına göre küçük gösterdiği ancak akli melekelerinin yaşına uygun olduğu, yaşamış olduğu olay nedeniyle kendini ifade etmekte zorlandığı ancak günlük hayatında kendini ifade edebildiği beyanlarına itibar edilebileceğini belirtmesi, 07/04/2017 tarihli Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 103/762 numaralı raporunda mağdurenin herhangi bir zeka geriliği veya akıl hastalığının bulunmadığı, cinsel saldırı nedeniyle ruh ve beden bakımından kendisini savunamayacağı, kendisine yöneltilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 30/11/2017 tarih ve 2896 sayılı raporun sonuç bölümünde Küçüğün 27.11.2017 tarihinde yapılan kurul değerlendirmesinde tespit edilen adli-tibbi görüşme, fiziki ve ruhsal muayene bulgularının küçüğün cinsel davranışla vücut dokunulmazlığının bozulduğunu destekler nitelikte olduğu, Ruhsal muayenesinde Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Majör Depresyon tanısı aldığı, almış olduğu ruhsal tanıların maruz kaldığı cinsel şiddet ile ilişkili olduğu, uzun süre takip ve tedavisinin uygun olacağı kanaatinin bildirilmesi hususları bütün olarak değerlendirildiğinde, mağdure ....'in sanık .... tarafından zor kullanılarak cinsel istismar eylemine maruz bırakıldığı ve mağdurenin bu yöndeki beyanlarının gerçeği yansıttığı dairemizce kabul edilmiştir.
Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07/04/2017 tarih ve 103/762 sayılı raporunda, mağdurenin yapılan cinsel muayenesinde hymenin anüler yapıda olup 2-2,5 cm fevhasının olduğu, saat 4-5-7 hizasında kaideye kadar varmayan doğuştan tabi çentik yapısının bulunduğu, muayene tarihinden geriye doğru 15 gün içinde saat 7 hizasında çentiklenme zemininde ekimozun bulunduğunu belirtilmesi, istinaf dairesi tarafından bozma yapıldıktan sonra Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli celsesinde tanık olarak raporu düzenleyen .....,'ın dinlendiği sırada düzenlenen raporun içeriğinin doğru olduğu, saat 7 hizasındaki çentiklenme sebebinde ekimozun bulunduğuna dair tespitinin herhangi bir ilişki sonucu olabileceği gibi çarpma ve travma sonucu da böyle bir ekimoz olabileceği, ekimozun cinsel ilişkinin olduğunu veya olmadığını göstermeyeceğini, mağdurenin kızlık zarının yapısını duhule müsait olması ve fevhasının genişliği nedeniyle ereksiyon halindeki penisin veya benzer cesamette bir cismin girişiyle kızlık zarının bozulmayabileceğine, yaptığı muayene sonucu mağdurenin yapısı itibariyle cinsel ilişkiye girip girmediğinin tespitinin mümkün olmadığını belirtmesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 30/11/2017 tarih ve 2896 sayılı raporun sonuç bölümünde mağdurenin yapılan genital muayenesinde vajende eski yırtıklar tespit edildiğine göre; iyileşme süresi olan 10 günden daha eski bir zamanda vajitıal yoldan küçüğün vücuduna organ ya da sair cisim sokulmuş olduğu, ancak olayın gerçekleşme zamanının tıbben tespit edilemeyeceği, bununla birlikte olaydan yaklaşık bir hafta sonra 07.04.2017 tarihinde Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nde yapılan muayenesinde; muayenemizde tespit edilen eski yırtıklarla aynı bölgelerde (saat 4, 5 ve 7'de) bildirilen 'doğal çentiklerin', muhtemelen küçüğün muayene esnasında çekinmesi nedeniyle himenal bölgenin tam açılamaması sonucu çentik olarak değerlendirildiği, ancak saat 7 hizasında bildirilen ekimozun küçüğün öyküsünde anlattığı cinsel saldırı olayı ile uyumlu olduğunun belirtilmesi sanık ve mağdurenin hazırlık aşamasında cinsel ilişkiye girdiklerine dair beyanları ile Ankara Kriminal Polis Labaratuvar Müdürlüğü raporunun 10/04/2017 tarihli uzmanlık raporunda evde soba kovası içinde bulunan mendiller, çarşaf, 16 numaralı sigara izmariti üzerinde yapılan incelemeler sonucunda sanık .... ile raporun 2 C bölümünde belirtilen bayan genotip özelliklerinin karışık olarak bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın zor ve cebir kullanarak katılan mağdura karşı organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği dairemizce kabul edilerek üzerine atılı cebir kullanarak organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarih, 2017/389 esas ve 2018/104 karar sayılı ilamında sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili cezalandırılmasının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle bu eylem açısından yapılan istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar vermek gerekmiş, cinsel istismar suçu açısından ise sanığın cebir kullanması nedeniyle eylemine uyan TCK'nın 103/2, 103/4, 62 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği anlaşıldığından CMK'nın 280/2. maddesi gereğince sanık .... hakkında istinafa konu Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarih, 2017/389 esas 2018/104 Karar sayılı hükmünün kaldırılması ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Sanığa yükletilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi ile ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın herhangi bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair istinaf istemlerinin reddiyle, CMK’nın 280/1.a ve 286/2.a maddeleri gereğince KESİN olarak İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) CMK'nın 280/2. maddesi gereğince, cinsel istismar suçu yönünden istinafa konu Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarih 2017/389 Esas, 2018/104 Karar sayılı HÜKMÜNÜN KALDIRILMASINA,
1-Sanık ....'nun mağdure .....'a yönelik vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği anlaşılmakla, 6763 sayılı yasanın 13. maddesiyle değişik TCK'nın 103/2. maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği zaman ve yer birlikte değerlendirilerek takdiren alt sınırdan ceza tayinine gidilerek 16 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini cebir ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla TCK'nın 103/4 maddesi gereğince cezasından yarı oranında artırım yapılarak 24 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 20 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza miktarı dikkate alınarak TCK'nın 50. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilme, TCK'nın 51. maddesinde yer alan erteleme ve CMK'nın 231/5-6 maddelerinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,
6-Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.360 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan kuruma verilmesine,
7-Yargılama gideri olarak 11 TL'den 4 davetiye gideri 44 TL, 12,50 TL'den 13 davetiye gideri 162,50 TL, 6 posta gideri 42,41 TL, 1 bilirkişi sarf gideri 150 TL, 1 bilirkişi sarf gideri 80 TL, 1 bilirkişi sarf gideri 100 TL, 1 bilirkişi sarf gideri 75 TL, 1 ATK rapor gideri 100 TL, mağdur zorunlu vekil gideri 656 TL TL olmak üzere 1.409,91 TL yargılama giderinin CMK'nın 324/1. maddesi gereğince sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Sanığın cinsel istismar suçu nedeniyle aldığı hapis cezasının miktarı, tabi olduğu infaz rejimi, tutuklulukta kaldığı süre, kaçma şüphesinin olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı hususları birlikte değerlendirilerek takdiren TAHLİYE TALEBİNİN REDDİNE, hükmen tutukluluk halinin devamına, CMK 101/2 madde gereği tutuk halinin devamına ilişkin kararın gerekçeleri ile sanığa sözlü olarak anlatılmasına (anlatıldı) hüküm özetinin bulunduğu cezaevi müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,
Sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet Başsavcılığı marifetiyle haber verilmesine,
Sanığın hükmen tutukluluk kararının devamına yönelik olarak 7 gün içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine itiraz başvuru yolunun açık olmak üzere, mahkememize dilekçe vermek veya Zabıt Katibine beyanda bulunarak tutanağa geçirtmek veya sanığın Cezaevinde olması sebebiyle Cezaevi Müdürlüğünde Zabıt Katibine beyanda bulunarak tutanağa geçirtmek suretiyle itiraz edilebileceğine, bu hususta ihtarat yapılmasına, (ihtarat yapıldı)
9-Sanığın hükmü kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyetin sınırlandırması sonucunu doğuran tüm haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Dair, iddia makamının huzurunda sanık ve müdafiileri ile mağdur vekilinin yüzlerine karşı, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ve mağdure .....'ın yokluğunda mütalaaya kısmen aykırı olarak CMK’nın 280/1.a ve 286/1. maddeleri gereğince YARGITAY’DA TEMYİZ yolu açık olmak üzere, CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın hazır bulunanlar açısından tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay 14. Ceza Dairesine sunulmak üzere dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyan ve bu beyanın tutanağa geçirilmesi veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle hükmü temyiz edebileceklerine, süresinde temyiz etmediği takdirde ise hükmün kesinleşeceği ve infaz için dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderileceğine 09/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)