(5237 S. K. m. 35, 234, 260) (6284 S. K. m. 2, 20) (5271 S. K. m. 35, 234, 237, 238, 260) (Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 167, 168)
DAVA: İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, kararın niteliği, başvurunun süresi, başvuranın sıfatı ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR: 06.08.2015 tarih, 29437 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 167/2-3e ve 168.maddesinde belirtildiği şekle uyulmadan sistemden otomatik olarak çıkartılan ve Dizi Pusulası adı verilen belgeye bağlanmak suretiyle yönetmeliğe aykırı olarak dosyaların gönderilmesi karşısında, söz konusu bu eksikliğin giderilerek yönetmeliğe uygun dizi pusulası düzenlenmek suretiyle;
20/03/2012 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2/1-d.maddesi gereğince "Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı,";
Aynı kanunun 20/2 maddesi gereğince "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükümleri ile;
5271 Sayılı Kanun'un “kamu davasına katılma” başlıklı 237. maddesinin birinci fıkrasındaki; “(1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler” şeklindeki hüküm uyarınca mağdur, suçtan zarar gören ve malen sorumlu olanların kamu davasına katılabilecekleri;
5271 Sayılı Kanun'un 238/2. maddesinde yer alan; “Duruşma sırasında şikayeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur” şeklindeki emredici hükmü;
5271 Sayılı Kanun'un 260/1. maddesindeki; “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır...” biçimindeki düzenleme ile de katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş olanların da yasa yoluna başvuru haklarının bulunduğu açıkça kabul edilmiştir.
İstinaf incelemesi yapılabilmesi için, istinaf yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluktur. Nitekim 5271 Sayılı CMK'nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur” hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mağdur, şikayetçi ve suçtan zarar görenin yargılama aşamasında öncelikle duruşmadan haberdar edilmesi gerekmektedir. CMK'nın 234. maddesinde düzenlenen bu hakkın kullandırılmaması kanuna aykırıdır. Kanun koyucu, CMK'nın 234. maddesine aykırı davranılması durumunda anılan hukuka aykırılığın telafisine imkan sağlayacak şekilde bir düzenlemeye yer vermiş ve "katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlara" kanun yoluna başvurma hakkı tanımıştır. Bu hakkın kullanılabilmesi için de yargılama sonucunda verilen kararın CMK'nın 35. maddesi uyarınca mağdur, şikayetçi veya suçtan zarar görene tebliği gerekmektedir. Gerekçeli kararın tebliğ edilmesiyle suçtan zarar gören geç de olsa davadan haberdar olup karara yönelik istinaf talebinde bulunma imkânı bulmuş olacaktır.
Açıklanan bu nedenlerle sanık hakkında işlediği iddiasıyla açılan dava sonucunda yokluğunda verilen kararın, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 2/1-d ve 20/2 maddeleri gereğince katılma ve 5271 Sayılı CMK'nun 260. maddesi uyarınca kurulan hükme yönelik istinaf talebinde bulunma hakkı bulunan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını temsilen Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne tebliği, tebligatı gösteren belgenin ve verilirse istinaf dilekçesi ile bu dilekçenin karşı tarafa tebliği ve buna ilişkin cevap dilekçeleri ile birlikte;
Sonuç: Dairemize iadesi için dosyanın incelenmeksizin mahkemesine TEVDİİNE, 10.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)