(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 232, 280) (3194 S. K. m. 5, 21) (5237 S. K. m. 53, 184) (Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği m. 14, 16) (YCGK 29.11.2005 T. 2005/8-141 E. 2005/149 K.) (YCGK 22.12.2009 T. 2009/9-99 E. 2009/304 K.) (YCGK 09.11.2010 T. 2010/2-203 E. 2010/218 K.) (YCGK 14.12.2010 T. 2010/11-205 E. 2010/258 K.) (YCGK 17.12.2013 T. 2012/12-1519 E. 2013/613 K.) (YCGK 14.01.2014 T. 2013/12-68 E. 2014/3 K.) (YCGK 05.05.2015 T. 2014/8-145 E. 2015/145 K.) (YCGK 20.04.1999 T. 1999/5-61 E. 1999/74 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve katılan kurum vekilinin verdiği istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dairece duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dosya üzerinden yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul edilen 29/11/2005 tarih, 2005/8-141 esas- 2005/149 karar, 22/12/2009 tarih, 2009/9-99 esas 2009/304 karar, 09/11/2010 tarih, 2010/2-203 esas 2010/218 karar, 14/12/2010 tarih, 2010/11-205 esas- 2010/258 karar, 15/01/2013 tarih, 2012/13-1208 esas 2013/8 karar, 17/12/2013 tarih, 2012/12-1519 esas 2013/613 karar, 14/01/2014 tarih, 2013/12-68 esas 2014/3 karar, 04/11/2014 tarih, 2013/12-373 esas-2014/485 karar, 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 esas, 2015/145 karar, 15/03/2016 tarih, 2014/4-698 esas 2016/135 sayılı kararlarında belirtildiği üzere;
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34/l, 230/1 ve 232 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve İstinaf denetimine olanak verecek biçimde olması, İstinaf’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3 maddesine göre "derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16. maddesine göre esaslı tadilat, "yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler" şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran "kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramının kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanması karşısında somut olayda;
Sanığın 08/02/2016 tarihli emniyet ifadesinde; Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2372 soruşturma sayılı evrakı ile ilgili olarak Dikili İlçesi …. Mahallesi …. ada .. parsel .. Blok .. nolu meskeni 2012 yılında yapı tatil zaptında belirtilen tadilatlar yapılmış halde L.D. isimli şahıstan satın alıp, bu evi aldıktan sonra içerisinde bir takım tamiratlar yaptırdığını, fakat evi genişletmek için yada dış cephesi ile ilgili hiçbir tadilat yaptırmadığını belirtip, 31/03/2016 tarihli emniyet ifadesinde Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2372 soruşturma sayılı evrakı ile ilgili olarak 2009-2010 yıllarında site kooperatif yönetiminin tadilat yapılacağını belirtmesi üzerine kapalı balkon ve çatı tadilatını yaptırdığına ve 14/10/2016 tarihli talimatla alınan ifadesinde ise, …. Mahallesi … ada .. parsel ..sayılı yerde bulunan … Blok … nolu bağımsız dairenin kendisine ait olduğunu, 1999 yılında satın aldıktan sonra çatısının çöktüğünü, 2000 yılında çatı tadilatını yaptırdığını, balkonu da 2001-2002 yılında yaptırdığını, balkonun ait bulunduğu oda duvarını 1 metre kadar balkon içinde kalacak şekilde ileri aldırdığını, 5-6 yıl önce de bu yeri M. isimli şahsa sattığını belirtmesi, mahkemede verdiği ifadesi ile emniyette verdiği ifadesinde belirtilen yerlerin farklı yerler olduğuna dair beyanları ile sanık müdafiisinin talimat duruşmasında müvekkili hakkında iki ayrı yapı tatil tutanağı düzenlendiği, 08/02/2016 tarihli emniyet ifadesinin talimat mahkemesinde ifade alınan yerle ilgili olmadığı, 31/03/2016 tarihinde müvekkilinin emniyette ikinci bir ifade verdiği, sanık hakkında Dikili Asliye Ceza Mahkemesinde iki farklı dava bulunduğunun belirtilmesi ve dairemizce yapılan incelemede Uyap sisteminde sanık hakkında Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2372 ve 2015/2375 soruşturma sayılı iki ayrı soruşturma yapıldığının, Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu olan 2016/606 esas, 2017/131 sayılı kararına konu iddianamenin Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 tarih 2015/2372 soruşturma ve 2016/443 esas sayılı iddianame olduğunun tespit edilmesi karşısında,
Dairemize aynı siteyle ilgili gelen benzer dava dosyalarında 2008, 2010 ve 2013 tarihlerinde bu siteye ilişkin ek tadilat projelerinin yapıldığının anlaşılması, dosya içerisinde ise … ada … parsel … blok … nolu meskene ait 20/02/1989 tarihli proje bulunup tadilat projesinin bulunmaması;
Mahkemece yapılan 22/04/2016 tarihli keşif sonucu verilen 02/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda “onaylı mimari projesine aykırı olarak birinci kat ön cephedeki balkonun PVC malzeme ile içeri alınarak kapalı alana dahil edildiği, ayrıca çatı arasında mimari proje harici olarak kapalı alan oluşturulduğu, binaya ait kullanım alanının büyütüldüğü, yaklaşık 13-14 yıl içinde inşaa edildiği, ruhsatsız olarak yapılan imalatların binanın mimari projesinde yer alan kapalı alanları büyüttüğü, söz konusu yapı eklentilerinin yaklaşık 13-14 yıl önce inşaa edildiği" nin belirtilip;
Mahkeme gerekçesinde : “Her ne kadar sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olmak suçundan hakkında TCK nun 184/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere söz konusu yapı eklentilerinin yaklaşık 13-14 yıl önce inşa edildiği ,sanığın eylemini 12.10.2004 tarihinden önce gerçekleştirdiği, bu nedenle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu anlaşılmış olup sanık hakkında üzerine atılı suçtan beraat kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ”şeklindeki kabul karşısında:
Dava konusu taşınmazlara ait proje ve ek tadilat projeleri ile tapu kayıtları getirtilip, yapılan tadilatların imal tarihi ile ilgili olarak komşu taşınmaz sakinleri ile site yöneticilerinin kamu tanığı olarak dinlenerek görgülerinin sorulmasından sonra mahallinde yeniden keşif ve uzman bilirkişi incelemesi yaptırılıp, özellikle kapalı alan PVC lerinin üretim tarihleri bilirkişiye tespit ettirilip, yapılan imalatlardaki eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını içeren denetime elverişli şekilde bilimsel ve teknik verilere dayalı rapor alınarak çatıda yapılan imalatların niteliğinin ne olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki bina tanımına uyup uymadığı, taşınmazda bir alan artışı sağlayıp sağlamadığı, çatının yükseltilip yükseltilmediği, yükseltilmişse belediyenin belirlediği sınırları aşıp aşmadığı, balkon kapatma eylemiyle ilgili olarak duvarların kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmış ise yapılan tadilat ve imalatın taşıyıcı unsurları etkileyip etkilemediği, idari para cezasını gerektirir projeye aykırı bina içi tadilat niteliğinde olup olmadığı ile tüm deliller toplandıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanığın aşamalarda çelişen savunmasının aksine, bilimsel verilere de dayanmayan imalatların yapım tarihiyle ilgili kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/04/1999 tarih ve 1999/5-61 esas, 1999/74 karar, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28/10/2014 tarih, 2013/24042 esas, 2014/30802 karar, 10/11/2014 tarih ve 2013/20641 esas, 2014/33202 karar, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarih ve 2015/15226 esas, 2015/14033 karar, 09/01/2017 tarih ve 2015/440 esas, 2017/104 sayılı kararları nazara alınarak Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2375 sayılı soruşturma dosyasının sonucu araştırılarak dava açılmış ise, bu davanın akibeti araştırılıp dosya getirtilerek incelendikten sonra gerekirse bu dava dosyası ile birleştirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 289/1-g-h maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan kurum vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerinde olduğundan CMK'nın 230, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)