GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairemizin yetkisi, başvuranın istinaf hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçuna yönelik yapılan incelemede;
Aşağıda eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan S. 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/465-1166 Esas-Karar sayılı ilamın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçuna ilişkin 6 ay süreli hapis cezasını içerdiği, bu ilam bünyesinde TCK 58 maddesinin tatbik edilmiş olduğu ve söz konusu kararın 08/09/2017 tarihinde kesinleştiği, buna göre inceleme konusu karar kapsamında söz konusu ilamın ikinci kez tekerrüre esas alınması mümkün iken bu husus gözardı edilerek S. 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/153-437 Esas-Karar sayılı ilamı birinci kez tekerrür uygulanmasına esas alınmak suretiyle istinaf edenin sıfatına göre kazanılmış hak oluşturacak sonucu doğmasına sebebiyet verdiği görülmüş, belirtilen husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Uyap Entegrasyon sisteminde sanığa ait dosyalar incelendiğinde S. 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/182-65 Esas-Karar sayılı dosyasına konu 11/12/2017 suç tarihli eyleme ilişkin iddianamenin 16/05/2018 tarihinde tanzim edildiği, Dairemizin inceleme konusu dosya kapsamındaki suçun 27/11/2017 tarihinde işlendiği ve Dairemizin inceleme konusu dosyanın dayanağı olan iddianamenin de 16/05/2018 tarihinde tanzim edilmiş olduğu, bu iki dosyaya konu eylemler bakımından hukuki kesintinin 16/05/2018 tarihinde vuku bulduğu, gerek 11/12/2017 tarihli eylemin gerekse 27/11/2017 tarihli eylemin hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin tanziminden önce vuku bulduğu, S. 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/182-65 Esas-Karar sayılı dosyası kapsamında hükmedilen 1 yıl 8 ay süreli hapis cezasının 04/09/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu, yukarıda anlatılan safahata göre Dairemizin inceleme konusu dosya kapsamında mahsuben fark ceza verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan inceleme konusu kararda TCK 53 maddesinin tatbikine ilişkin olarak hükmün 6. Fıkrasında yer alan belirlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal hükmü ile uyumsuz olduğu, yargılama giderinin kısa kararda meblağının belirtilmediği ve sanıktan tahsiline karar verildiği, gerekçeli kararda masraf dökümünün yapılmadığı, kaldı ki dosya kapsamında sanığın sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderinin bulunmadığı, bu itibarla hükümde yargılama giderine ilişkin bölümün de usul ve yasaya uygun bulunmadığı sonuç ve kabulüne varılmıştır.
Belirtilen bu hukuka aykırılık, dosya içeriği ve delil durumuna göre, yeniden yargılamayı ve olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirmeyip 7035 Sayılı yasa ile değişik CMK'nın 280/1.a, 303/1 maddelerine göre dosya üzerinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Sanık Ö. T. hakkında kurulan hükümde yukarıda izah edilen nedenlerle TCK 191/1, 43 maddelerinin tatbiki suretiyle yapılacak değerlendirmeyi müteakip evvelce kesinleşen 1 yıl 8 ay süreli cezanın mahsubu sureti ile fark ceza miktarı kadar cezaya hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle;
İnceleme konusu S. 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2018 tarih 2018/531-752 Esas-Karar sayılı ilamında,
Hüküm fıkrasının;
1- TCK'nın 191/1 maddesinin uygulanması suretiyle temel cezanın belirlenmesine ilişkin 1. paragraftan sonra gelmek üzere;
"Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla işlediği toplanan delillerden anlaşılmakla, sanığın teselsül niteliğindeki eylem sayısı da dikkate alınarak cezası 5237 Sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak, sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," PARAGRAFININ EKLENİLMESİNE,
2- TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılmasına ilişkin paragrafta yer alan "1 yıl 8 ay hapis" ibaresinin çıkarılarak, yerine "2 YIL 1 AY HAPİS" İBARESİNİN YAZILMASI,
3- TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere;
"Sanık hakkında S. 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/182-65 Esas-Karar sayılı ilamı ile verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasına dair eylemin, teselsül niteliğinde olduğu ve Dairemizce verilen cezadan, mahsubu gerektiği anlaşılmakla, Dairemizce verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından, S. 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/182-65 Esas-Karar sayılı ilamı ile verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," PARAGRAFININ EKLENİLMESİNE,
4- İnceleme konusu kararda TCK 53 maddesinin tatbikine ilişkin olarak 6 numaralı fıkrada yer alan belirlemenin infazda tereddüt oluşturabileceği anlaşılmakla; hükmün 6 numaralı fıkrasının tamamen ÇIKARILARAK, yerine, "Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının uygulanmasına," şeklindeki ibarenin EKLENMESİNE,
5- İnceleme konusu kararda yargılama giderine ilişkin 9. paragrafında yer alan "Aşağıda dökümü gösterilen ..... TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin hükümden ÇIKARILARAK yerine "Bu dosya kapsamında yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına," şeklindeki ibarenin EKLENMESİNE,
Kararın sair yönlerinin aynen baki tutulmasına,
CMK'nın 303/1. madde gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,
5271 sy.lı CMK'nın 286/2-a. maddesi gereğince KESİN OLARAK, 27.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)