T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/598
KARAR NO: 2024/50
KARAR TARİHİ: 02/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/06/2022
NUMARASI: 2014/930 Esas 2022/515 Karar
DAVA: Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 02/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/01/2024
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı mağdur ...'in, 03/07/2013 tarihinde, dava dışı ... Tic. İnş. ve Id. Paz. Ltd. Şti ne ait davalı sigorta şirketine Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçeleri ile sigortalı olan, ... plaka sayılı araç ile İzmir ilinden Aydın iline seyahat edip, Aydın Otogarında aracın dava dışı sürücüsü tarafından Aydın otogarına giriş yaptıktan sonra, yolcu indirme peronlarına yanaşması ve yolcuları orada güvenli bir biçimde indirmesi gerekirken peron haricinde garın orta yerinde trafiğe açık alanda yolcu otobüsünü boşalttığı ve bu sırada yaptığı manevra sonucu müvekkilinin aracın altında kalarak ezilmesine sebebiyet verdiği, polis tarafından tutulan kaza raporu ve eklerinde araç şoförünün tek ve asli kusurlu olarak kabul edildiğini, müvekkil yönünden ise herhangi bir mütefarik kusurun olmadığı sonucuna vardığını, müvekkil mağdurun önce Aydın Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne sonra da Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisine yatırıldığını ve 23/08/2013 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne nakledilinceye kadar yoğun bakımda kaldığını, Aydın'da Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan tüm tıbbi müdahalelere ilişkin gerekli tıbbi belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, söz konusu tıbbi müdahalenin içeriği, düzeyi ve özellikle müvekkil üzerinde yaratmış olduğu hayati tehlikenin boyutları, bu kayıtlar üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceğini, her ne kadar müvekkilin sağ bacağının otobüsün hem ileri hem geri gitmek sureti ile aynı anda iki defa ezilmesi nedeniyle kemik üzerinde deri et parçaları kalmadığını ve kemiklerin paramparça hale gelmişse de ilgilenilmesi gereken ilk tıbbi meselenin iç kanama olduğunu, zira bacak üstünden otobüsün kontrolsüzce geriye çekilmesi sırasında oluşan basınç nedeniyle vücutta iç kanama oluştuğunu, defalarca ameliyata alınmak suretiyle iç kanamanın durdurulmasına çalışıldığını, müvekkilin kazanın meydana geldiği gün ve ertesinde hayati tehlikesi devam ettiğinden ifadesinin alınmadığını, 1.3. Ve 5. Gün kalp atışının durduğunu ve hayata zorluklarla geri döndürüldüğünü, ancak yapılan çok sayıdaki ameliyatın ertesinde kanamanın durdurulabildiğini, 3 Temmuzdan 23 Ağustosa kadar olan tıbbi mücadele, Aydında mağdurun yaşatılması amacıyla yapıldığını, Oysa mağdurun sağ bacağında deri kalmadığını, bu nedenle vücudun geri kalan yerlerinden önce bacağına ve sonra açık bırakılan karnına deri nakilleri yapılması gerektiğini, bu dönemde yapıla gelen ameliyatlar nedeniyle de bir çok kez yoğun bakımda kalması gerektiğini, mağduru kendisi olmak üzere iki aya yakın bir süre mağdur başında kalan diğer müvekkillerin yaşadıklarını ve çektikleri manevi acıyı anlayabilmek bakımından bu hususun büyük önem arz ettiğini, deri nakilleri için mağdurun D.E.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi'ne naklinin uygun görüldüğünü ve bu hastaneye naklinin yapıldığını, mağdurdaki açık yaralar mikrop kaptığından ve tıbbi durumun yarattığı olumsuz etkiler nedeniyle plastik cerrahiye ancak 3-4 gün sonra başlanabildiğini, hastanın tüm bu dönem boyunca yatağa mahkum olduğunu, hiçbir temel ihtiyacını karşılayacak durumda olmadığını, her deri nakli operasyonunun son derece ağrılı ve acı dolu pansumanlar ile geçtiğini, deri nakillerinin gerek fiziken gerekse manen en zor yönünün ise yatakta hareketsiz kalmak dışında, tuvalet ihtiyacının giderilmesi olduğunu, zira mağdurun özellikle bacağın arkasına yapılan nakillerin ertesinde yüz üstü yattığı dönemlerde tuvaletini ancak yukarıdan yapabildiğini, altının annesi ve tutulan bakıcı kadınlar tarafından temizlendiğini, ameliyat şeklindeki tıbbi müdahalelerin sayıca çok olduğunu ve Şubat ayına kadar aralıklarla devam ettiğini, mağdur müvekkilin Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisi olduğunu, kaza meydana gelmese 2013-2014 akademik güz dönemini bir önceki yıl hak kazandığı akademik başarı bursu nedeniyle burslu okuyacak, yazı dönemde de mezun olma imkanını kullanarak iş hayatına atılabileceğini, mağdurun kaza ve tıbbi nedenlerle kaydının şu an için dondurulduğunu, kayıt dondurma talebi için kullanılmak üzere 18/09/2013 tarihinde DEÜ Hastanesince tanzim edilen sağlık raporunun ayrıca ekte sunulduğunu, mağdur müvekkilin bayan oluşu, yaşı, eğitimi ve okuldaki başarı durumu; müstakbel mesleği dikkate alındığında 3 temmuzdan dava tarihine kadar yaklaşık 8 ay süren ve hala devam etmek zorunda olan tıbbi müdahale ve mücadeleler, beden üzerinde fiziken ve ruhen derin yaralar açtığını, müvekkilini yakın gelecekte bekleyen ameliyatların göbek fıtığı ve göbek deliği ameliyatları olduğunu, haksız fiil faili dava dışı otobüs şoförünün Aydın CBS tarafından alınan ifadesi ve yine hakkında Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 2013/812 değişik iş sayılı dosyasından verilen adli kontrol kararının ekte olduğunu, açıklanan nedenlerle; ağır bedensel zararın oluşumuna neden olan trafik kazası neticesinde ve maddi tazminatlar yönünden iş bu belirsiz alacak davasında, bilirkişi raporları tamamlandıktan sonra müddeabihi arttırma hakkı saklı kalmak kaydı ile davacı mağdur ... için şimdilik 23.092,55-TL sı maddi tazminatın, mağdur müvekkil ... için 150.000,00-TL manevi tazminatın, davacı mağdurun annesi ... için 40.000,00-TL sı manevi tazminatın, babası ... için 30.000,00-TL sı manevi tazminatın, ablası ... için 30.000,00-TL sı manevi tazminatın kaza gününden itibaren işleyecek kanuni temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, hükmün kesinleşmesini takiben 2 yıl süreyle maddi tazminat rakamlarının mağdur müvekkil lehinde mahkemece değiştirilebilmesi yetkisinin saklı tutulmasına, yapılacak yargılama ve geçecek süre ile delil durumu ve özellikle sabit olan kusur sorumluluk oranı göz önüne alınarak tedavi giderleriyle manevi tazminat istemlerinin bir kısım için geçici ödeme yapılmasına, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, kazaya sebebiyet veren davalı aracın, ZMSS poliçesini yapan ... AŞ nin, davaya ıslah yolu ile dahil edilerek poliçedeki sorumlulukları üzerinde de davalı yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin 03/03/2022 tarihli bedel arttırımına ilişkin talebi ve buna dair 21/04/2022 tarihli talebin açıklanmasına ilişkin dilekçesi ile, dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00-TL iş göremezlik zararına ilişkin tazminat talebi miktarına 776.907,45-TL arttırılarak, toplam 786.907,45-TL iş göremezlik tazminatının 500.000,00-TL sının Taşıma ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçeleri kapsamında davalı ... AŞ den 286.907,45-TL sının Trafik ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında davalı ... AŞ den tahsili talebinde bulunduğu görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... AŞ (Eski Ünvan ... AŞ) vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkil sigorta şirketi nezdinde, ... Tic. İnş. Ve Id. Paz. Ltd. Şti adına kayıtlı ... plaka sayılı araç için düzenlenen 22458160 Y-0 nolu ve 04/06/2013-04/06/2014 vadeli Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğu, kaza tarihi itibarı ile ölüm ve sakatlanma teminatı limitinin 250.000,00-TL olduğunu, sigorta şartlarında, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sorumluluğunun doğacağının yazılı olduğunu, dava konusu kazanın ise yolcunun araçtan indirilmesinden sonra meydana geldiğini, varış yerine ulaştıktan sonra meydana gelen kazaların poliçe kapsamında olmadığını, işletilme halinde olan bir aracın üçüncü bir kişiye vermiş olduğu zararların trafik poliçesi kapsamında olduğunu, sorumluluklarına hükmedilmesi halinde kullanacakları rücu hakları açısından iş bu davanın dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracı trafik sigorta poliçesi sigortalayanı ... AŞ ye ihbarını talep ettiklerini, kabul anlamına gelememek kaydı ile müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkil sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelememek kaydı ile müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabulü halinde bile müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle dava konusu kazada davacının da kusurunun irdelenmesi gerektiğin ve belirlenebilecek tazminatta indirim sebebi yapılması gerektiğini, öncelikle mağdurun maluliyetine ilişkin tespitlerin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı yanının maluliyeti kontrol süresi geçtikten sonra adli tıp kurumu tarafından hesaplanması gerektiğini, sigortacı tarafından tazmin edilecek olan gerçek zararın, davacının vücut bütünlüğü kaybı oranı değil, meslekte kazanma gücünün daimi kaybı oranında gerçek maddi zarar olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek taleplerin trafik sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelememek kaydı ile Yargıtay'ın son dönemlerdeki kararları bakıcı giderleri açısından asgari ücretin 1/3 ünün dikkate alınması yönünde olduğunu, davaya konu edilen tedavi giderlerinin de SGK başkanlığı sorumluluğunda bulunduğu açık olmakla, yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde tedavi giderlerine ilişkin talepler bakımından davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya sebebiyet veren aracın İMM poliçesinin müvekkil şirket tarafından tanzim edildiğinden bahisle manevi tazminat talebinde bulunulduğunu, davacı tarafından İMM poliçesinin suretinin taraflarına tebliğ edilmediği ve poliçe numarası dava dilekçesinde belirtilmediği gibi, müvekkil şirket nezdinde tanzim edilmiş İMM poliçesine ulaşılamadığını, yapılan tramer sorgusunda aracın 205881795 nolu kasko sigorta poliçesi ile ... AŞ tarafından sigortalandığının tespit edildiğini, müvekkil şirketin temerrüte düşmediğini, açıklanan nedenlerle; davanın ... AŞ ye ihbarına, haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... AŞ (Eski Ünvan ... AŞ) vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; öncelikle davacı vekili tarafından dava açılmadan önce zorunlu olan yazılı başvuru usulünün yerine getirilmediğini, davacı vekilinin başvurusuna istinaden müvekkil şirket tarafından verilen cevapta birtakım evraklar eksik olduğu gerekçesiyle talebin red edildiğini ancak davacı vekili tarafından bu evraklar tamamlanmadan dava açıldığını, işbu sebeple zorunlu başvuru şartının usülüne uygun olarak yerine getirmeyen davacının açmış olduğu davanın usulden reddini talep ettiklerini, ayrıca kazada sakat kalan ... dışındaki davacılar için talep edilen manevi tazminatın ZMMS poliçesi kapsamında bulunmadığı aşikar olup, diğer davacılar için müvekkil şirketten istenen manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ekte bir örneğini ibraz ettikleri poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, teminatların poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, davanın kabülü alamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, mezkur poliçede meydana gelen riziko hallerinde azami poliçe teminatları belirtildiğini, fakat poliçelerde gösterilen ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu azami limiti gösteren meblağlar muaccel ve maktu meblağlar olmayıp, ancak uğranılan gerçek zararı karşılamak için ihdas edilmiş meblağlar olduğunu, başka bir deyişle zarar veren aracın neden olduğu riziko sebebi ile sigortalıya ait şeylere veya bedenlerine verilen zarardan ötürü sigorta şirketince poliçede gösterilen üst limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödeme yapılması gerektiğini, davacının maddi zararı kanıtlaması gerektiğini, kusur ve davacının zararı konularında bilirkişi tetkikatı yapılmasını ve bilirkişi raporlarının taraflarına tebliğini talep ettiğini, davacının maddi tazminat talebine konu kalemler net olmamakla tedavi ve geçiçi iş göremezlik gibi taleplerin 6111 sayılı yasa uyarınca reddi gerektiğini, yasa gereği davacının talep hakkı bulunmadığını, yasa gereği artık trafik kazası nedeni ile tüm tedavi giderleri SGK tarfından karşılanacak olup,yaralının SGK ya tabi olup olmadığına bakılmayacağını, zira bu kanun değişikliğiyle sigorta şirketleri SGK ya katkı payı olarak belirli primleri peşinen ödeyeceğini, dolayısıyla 25.02.2011 milat olup bu tarih öncesi ve sonrası tüm zorunlu poliçeler kapsamındaki trafik kazalarında SGK ya bağlı tüm resmi ve özel sağlık kuruluşlarınca verilen her türlü sağlık bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, zira SGK tarafından ödenen meblağın müvekkil şirkete rücu edildiğini, davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tespit edilerek,mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için kurum tarafından davacıya ödenen geççi işgörmezlik ödeneği ile maluliyet nedeni ile bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmasını, zira dava mahiyeti itibarıyla öncelikle sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğu, davacıya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tarafından geçici işgörmezlik ve maluliyet tazminatı ödenmemiş ise bu durumun davacının hakkını doğrudan etkileyeceğinden davacı tarafa SGK (veya ilgili kuruma) karşı başvuru yapması veya dava açması önel verilmesini talep ettiklerini, bu davanın sonuna kadar,iş bu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, aksi bir uygulamanın sebepsiz zenginleşme ve mükerrer ödemeye mahal vereceğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebi ile maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, özel yasaları gereği SSK, BAĞ-KUR ve EMEKLİ SANDIĞI kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunduğunu, bu sebeple bu kurumlara re’sen yazı yazılarak davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesini talep ettiklerini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarı, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın, sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının maluliyetiyle kaza arasında illiyet bağının tespitini ve maluliyet oranın tespiti mevzuata göre maluliyet raporu tanzimine tek yetkili İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Kurulu’na sevk edilerek maluliyet raporu alınmasını talep etiklerini, aktüer raporlarının da Hazine Müsteşarlığının 2010/4 sayılı genelgesi uyarınca aktüer siciline kayıtlı aktüerler tarafından hazırlanması gerektiğini, davanın kabülü anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarı maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceği, davacının mali içtimai durum araştırması yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; aleyhe haksız olarak açılan davanın reddine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Dava; trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporları, ceza dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, 03/07/2013 tarihinde, davacının, dava dışı ... Tic. İnş. Ve Id. Paz. Ltd. Şti ne ait, davalı ... AŞ ye Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçeleri ile sigortalı olan, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile İzmir ilinden Aydın iline seyahat ile 16:30 sıralarında, Aydın Otobüs Terminaline girildiğinde, dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile Aydın otogarında bulunan ... firmasına ait perona girmeden, yolun sol tarafında bulunan refüje yanaşıp davacı ve diğer yolcuları indirdiği, daha sonra çevresini kontrol etmeden ve manevra sırasında muavin kullanmadan hareket etmesi üzerine, davacı ve yanında bulunan ... isimli şahsa çarptığı, davacının çarpmanın etkisi ile otobüsün lastiğinin altında kalarak yaralandığı, kazanın oluşumunda davacı ... ile diğer yolcu ...'in kusuru bulunmadığı, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 asli ve tam kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacı ...'in %52 oranında daimi iş gücü kaybı ve 12 süre ile geçici iş gücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığı, davacının kaza tarihinde Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisi olduğu, davacının daimi iş gücü kaybından dolayı 2.177.349,34-TL, tedavi giderinden kaynaklı 4.951,00-TL, bakıcı giderinden kaynaklı 8.140,00-TL maddi zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Kazaya sebep veren ... plaka sayılı otobüsün, kaza tarihini kapsar sigorta poliçelerinden, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nin 250.000,00-TL sakatlık teminatı, 250.000,00-TL, sağlık gideri teminatı limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... AŞ tarafından düzenlendiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin 250.000,00-TL sakatlık teminatı, 250.000,00-TL sağlık gideri teminatı ile sınırlı olmak üzere davalı ... AŞ tarafından düzenlendiği, yine davalı ... AŞ tarafından 300.000,00-TL manevi zarar teminatını da kapsar 500.000,00-TL limit ile sınırlı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi düzenlendiği, yine dava dışı ... AŞ tarafından düzenlenen kişi başı 300.000,00-TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere düzenlenen kasko sigorta poliçesinde bulunan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı ile kazaya sebebiyet veren aracın vereceği zararların teminat altına alındığı,
Kazaya sebebiyet veren aracın, düzenlenen sigorta poliçeleri teminat limitleri ve tahsil edilen maddi tazminat alacağı miktarları da dikkate alındığında, davacı ...'in talep edilen sürekli iş kaybı ve tedavi giderinden doğan maddi tazminat istemini karşılamaya yeterli olmadığı, iş bu nedenle davacıların, maddi ve manevi tazminat talepleri ile davalı ... AŞ tarafından düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi limit ve kapsamı dahilinde, davacı ...'in tazmin edilemeyen bakiye 250.000,00-TL maddi tazminat alacağı miktarının, davalı ... AŞ tarafından düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi teminatı ve limiti kapsamında davalı ... AŞ den alınarak davacıya verilmesine, bakiye 250.000,00-TL maddi tazminat alacağı miktarının poliçe limiti ve kapsamı dahilinde kalmadığından, işbu miktar tazminat alacağı yönünden istemin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, yine davalı ... AŞ tarafından düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesinde, kazaya sebebiyet veren aracın kusuru ile oluşan kaza sebebi ile manevi zarara uğrayan şahısların, manevi zararlarının 500.000,00-TL teminat limiti dahilinde, 300.000,00-TL limit ile sınırlı olmak üzere teminat altına alındığı, davacı ...'in kaza sebebiyle %52 oranında daimi iş gücü kaybına uğramış olması, uzun bir tedavi süreci geçirmesi, ekonomik geleceğinin sarsılmış olması, tedavi süresi ve bundan sonraki hayatında yaşadığı ve yaşayacağı acı ve keder, davacının ekonomik ve sosyal durumu, yine davacı ...'in annesi ..., babası davacı ... ve ablası davacı ...'in, davacı ...'in kaza sebebiyle yaralanması ve müteakiben malul hale gelmesi sebebiyle yaşamış oldukları acı ve keder ile ekonomik ve sosyal durumları da dikkate alınarak, davacıların talep ettiği manevi tazminat alacağı miktarının, davalı ... AŞ den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça ıslah yolu ile dava dışı ... AŞ nin davaya dahil edilerek, Trafik ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, davacı zararının tazmini talebinde bulunmuş ise de, 6100 sayılı kanunun 124. Maddesinde düzenlenen, istisnai durumlar haricinde ıslah yolu ile taraf değişikliği yapılamayacağından ve davaya dahil edilmesi istenen ... AŞ ile davalı ... AŞ arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmadığından, ıslah yolu ile davaya katılması istenen davalı ... AŞ aleyhine usulüne göre açılmış dava bulunmadığından, iş bu davalı yönündeki davanın usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "1-Davalı ... AŞ aleyhine usulünce açılmış dava bulunmadığından, davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davacı ...'in sürekli iş göremezlikten doğan 250.000,00-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... AŞ den alınarak, davacı ...'e verilmesine,
Davacı ...'in fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,
150.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine,
40.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine,
30.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine,
30.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; trafik kazası şeklindeki haksız fiilin mağduru davacı ...'in uğradığı maddi zararın, gerekçeli kararın 27. paragrafında belirtilen değerin tüm sigorta poliçelerinin güvence altına aldığı toplam tutardan çok yüksek olduğu, gerekçeli kararın 28. paragrafında, aynen “... yine davalı ... A.Ş tarafından 300.000 -TL manevi zarar teminatını da kapsar 500.000,00-TL limit ile sınırlı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesi düzenlendiği...” şeklinde vasıflandırıp 250.000 TL'lik manevi tazminat taleplerini dikkate alarak kararın bu kez 29. paragrafında, 250.000 TL maddi + 250.000 TL manevi = 500.000 TL şeklinde bölüp hükme bağlarken; iddia ve davanın söz konusu poliçenin 500.000 TL'lık maddi zarar yanında +250.000 TL'lık manevi zarar güvencesini de ayrıca tesis edip verdiği şeklinde ileri sürüldüğü, sigorta poliçesi hükümlerinin yorumunda ve somut olaya tatbikinde hata edilmesi suretiyle taleplerinin kısmen reddedilmiş olması gerekçesine dayandığını, poliçe hükümlerinin yorumuna geçmeden evvel, gerek somut olaydaki poliçede yazılanların gerekse sigorta hukuku bağlamında geçerli şu temel kavramların hatırlanmasında fayda olduğunu, poliçe metnin hemen başında geçen sigorta konusu/bedelleri başlığı, aynen “TEFRİKSİZ (BEDENİ VE MADDİ)” şeklinde kaleme alındığını, bedelinin de "500.000” biçiminde gösterildiğini, eş deyişle 500.000 TL'lik tutarın güvence altına aldığı kalemlerin, ayrım göstermeksizin yani her ikisini de kapsayacak şekilde, bedeni ve (sair) maddi zararlar olduğunu, iddia edildiği gibi 500.000 TL 'lik limit içinde manevi tazminat da dahil olsaydı “tefriksiz” başlığı altında, bedeni ve maddi zararlar yanında manevi zarar kalemine de yer verilmesi gerektiğini, böyle yazılmadığı gibi söz konusu poliçe hükümlerinin ne bu şekilde yazılmasına ve ne de iddia edildiği gibi yorumlanmasına Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 3 c. I gereği imkân bulunmadığını, zira bu türden poliçelerde manevi tazminat taleplerinin de “teminata” dahil edilmesi, ancak ek bir sözleşme yapılmasını gerektirdiğini, ek sözleşmenin, poliçenin bu kez “Madde 3- Özel Şartlar” başlığı altında yapıldığını, manevi tazminat talepleri için getirilen limit 300.000 TL ile sınırlandırılarak bunun da poliçenin teminatına (!) dahil olduğunun belirtildiği, özel şartlar, genel şartlara dahil teminatı gerek konu gerekse bedel olarak ancak ve sadece arttırır; hukuki mahiyetleri gereği, daraltamayacağını, bir şekilde teminatın içeriğinde daraltma (!) yapılmak istenseydi, bunun öncelikle poliçe metninin başında, sigorta konusu ve bedeli içinde “TEFRİKSİZ” yani "ayrım gözetmeksizin” başlığı altında, böylelikle istenen “tefriği” de somutlaştıracak şekilde yazılmasının gerektiği, sigorta hukuku bağlamında, “sigorta/poliçe teminatı”, sigortacının edim yükümlülüğünü, yani poliçe metniyle tanımlanmış riziko her ne ise onun gerçekleşmesiyle birlikte hasıl olan zarar kalemlerinin bir tazminat türü olarak tediyesi borcu anlamına gelirken; ödenecek bedelin azami sınırı, “poliçe limiti” olarak ifade edildiği, yazılı hukuki gerekçelerle poliçe metnine aykırı olarak müvekkili mağdur ... yönünden maddi zararının, 500.000 TL'lik limitten hükmedilen (250.000 TL'lik) manevi tazminat düşüldükten sonra 250.000 TL'sı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi, gerek meseleyi maddiyenin tespitinde ve gerekse maddi hukukun (sözleşme hükümleri de dahil olmak üzere) olaya tatbikinde hata edilmesi sonucunu doğurduğundan istinaf başvurumuz neticesinde, HMK m. 353/1, b, 2 gereğince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında 250.000.-TL'lık manevi tazminat tutarı düşülmeden 500.000.-TL maddi tazminatın tamamına müvekkili ... lehinde yeniden karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... A.Ş yönünden tümüyle reddedilen maddi tazminat talebimizle ilgili olarak davalı ... AŞ yönünden geçerli istinaf sebeplerimiz, mahkemenin tek hakimle yürütülen yargılaması sırasında, 30. celsede verilen ayırma kararı uyarınca önce 2021/885 E. sayılı dosyasına kaydedilen, ardından da 2021/1044 K. sayılı ilâmıyla karşılanan talepleri üzerine verilen kararı için de aynen geçerli olup söz konusu davalı hakkında ana davadan verilen 1 nolu nihai kararı etkileyen usuli hataların, esasen yargılamanın bu önceki safhasından ileri geldiği, bu nedenle öncelikle mahkemenin 2014/930 E., 2022/515 K. sayılı ana davasından verilen hükümle aynı dosyadan tefrik edilerek önce 2022/885 Esas sayılı dosyasına kaydedilen ardından da bu dosyadan tesis edilen 2021/1044 K, sayılı ilama karşı yapmış olunan istinaf başvurularının HMK madde 357/1 ve onun atfıyla HMK m. 166/1 gereğince birleştirilerek incelenmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalılardan ... A.Ş aleyhine, yapmış olduğu zorunlu mali mesulivet trafik sigorta poliçesi (ZZMM Trafik) gereğince İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 2017/586 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın, mahkemenin ana davası içinde birleştirilmiş ve birlikte yürütüldüğünü, bu esnada, ... A.Ş de, kendisince yapılan ihtiyari mali mesuliyet trafik sigortası poliçesi nedeniyle ve diğer davalı ... (... A.Ş'nin ihbarı üzerine yargılama içinde kendine bir yer bulduğunu, yargılamanın devamında, her iki sigorta şirketi, ... A.Ş unvanı altında birleştiğini ve tüzel kişiliklerini, bu yeni tüzel kişilik içinde eriterek kaybettiğini, yargılamanın davalısının, ... AŞ olduğunu, davalı hale gelen ... A.Ş'ye karşı geçerli talepleri bakımından, önce 28.09.2021 tarihli ıslah dilekçesinin dava sebebi içinde yer alan ZMM Trafik Sigortasının (250.000 TL limitli) yanına bu kez kendisine ...'dan geçen/devredilen İMM Trafik Sigortası poliçesi (300.000 TL limitli) de dahil edildiği, ıslahın, gerekçeli kararın 30. paragrafında yazıldığının aksine taraf değişikliği için değil; dava sebebinin genişletilmesi için olduğunu, 22.10.2021 tarihinde, ... A.Ş ile müvekkilleri arasında yalnızca ZMM Trafik Sigortası poliçesiyle sınırlı olarak mutabakata varıldığı ve sulh olunduğu, mutabakat metninde “feragat” ibaresine yer verilmişse de bunun gerçekten de hakkın özünden bir feragati içermediği; tam aksine ZMM trafik poliçesinden kaynaklanan hakların sigorta şirketince itlfası suretiyle ve sadece işbu poliçeyle sınırlı olarak tarafların birbirlerini ibra ertiği, hatta davacıların artık dava konusu da edilmiş olan İMM Trafik poliçesinden ileri gelen haklarının saklı ve baki olduğu da ayrıca ve özel olarak kayıt altına alındığı, açıklanan nedenlerle istinaf dilekçelerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin 2014/930 Esas 2022/515 karar sayılı ana dosyasından verilen ilamla bu dosya içinde verilen ayırma kararı sonrası çıkan 2021/885 E., 2021/1044 K. sayılı ilâma karşı yapılmış olan istinaf başvurularının HMK m. 357/1 ve 166 gereğince birleştirilerek incelenmesine; her iki istinaf gerekçesinde kabulüyle HMK m. 353/1, b, 3 gereğince duruşma açmaya ve ek tahkikata gerek kalmaksızın taleplerinin tamamıyla kabulüyle esas hakkında yeniden ve davacı müvekkilleri lehinde, ... dışındaki müvekkilleri bakımından ise yargılama giderlerine ait kısımların kendileri lehinde yeniden kaleme alınması suretiyle karar verilmesini, yargılama harç ve giderleriyle vekâlet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
İstinaf dilekçesine cevap veren ... AŞ vekili; müvekkili sigorta şirketinin imm poliçesi manevi dahil 500.000-TL olduğunu, her ne kadar davacı müvekkili sigorta şirketinin poliçe limitinin 500.000-TL maddi ve 300.000-TL manevi olduğu savında bulunmuş ise de; Poliçede de açıkça görüleceği üzere toplam poliçe limiti 500.000-TL olup 300.0000-TL manevi işbu 500.000-TL'ye dahil olduğunu, açıkça poliçede limit belirtilmiş ve Yerel Mahkeme incelemesinde de bilirkişi raporunda müvekkili sigorta şirketinin toplam limitinin 500.000-TL olduğunun tespit edildiği, davacının her ne kadar 800.000-TL poliçe limitinden bahsetmiş ise de işbu savının hukuken mümkün olmadığını, poliçede limitin açıkça belirtildiğini, bu nedenle davacının istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren ... AŞ vekili, davacılar vekili tarafından davacılar adına maddi ve manevi tazminat talepli olarak işbu dosya ile ... A.Ş'ye dava açıldığı, akabinde 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile kazaya sebebiyet veren dava dışı ... Tic. İnş. Ve Id. Paz. Ltd. Şti.'ye ait racın İMMS poliçesini yapan müvekkili şirketin davaya ıslah yolu ile dahil edilmesini talep ve dava ettiğinin görüldüğü, Yargıtay’a göre, ıslah yoluyla dahi davanın tarafını değiştirmek mümkün olmadığını, iradi taraf değişikliğinin, aslında taraf sıfatı olmayan bir kişi tarafından dava açılması veya taraf sıfatı olmayan bir kişiye karşı dava açılmış olması halinde, gerçekte taraf sıfatına sahip olan kişi tarafından davanın yürütülmesi ihtiyacı doğduğundan gerekli olduğunu, başka bir deyişle, iradi taraf değişikliği, tarafların dava dilekçesinde yanlış gösterilmesi halinde gündeme geleceğini, ihtiyari dava arkadaşlığında ise, dava arkadaşlarına ayrı ayrı dava açılabileceğinden ve daha sonra bu davaların birleştirilmesi istenebileceğinden, iradi taraf değişikliği talep edilemeyeceğini, tüzel kişiliğin son bulmasından sonra, tüzel kişi aleyhine dava açılamayacağı ve icra takibi yapılamayacağından, davanın ve takibin ancak TTK’nun 151. maddesince külli halef olan şirkete karşı yapılması gerektiğini, davanın tarafı olan şirketin dava sırasında tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde ise durum farklı olacağını, taraf ehliyetinin tüzel kişiliğin sona ermesi ile birlikte son bulacak, ancak, Türk Ticaret Kanunu 151. maddesi uyarınca, kanuni halef olan şirketin, tüzel kişiliği son bulan tüzel kişinin yerini alması ile yeni şirkete karşı davaya devam olunacağını, somut olayda ise ZMSS sigortacısı ... A.Ş. yönünden bu kural uygulanarak taraf ehliyeti, ... A.Ş.'ye geçmiştir. Ancak dava, İMMS sigortacısı ... A.Ş. (Yeni Unvanıyla ... A.Ş.)'ye açılmadığından işbu poliçeye dayanak yapılan hukuki sebeple ıslah yapılarak İMMS sigortacısı ... A.Ş.'nin davaya dahil edilebilmesine imkan bulunmadığını, davacılar vekilinin 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, kazaya sebebiyet veren dava dışı ... Tic. İnş. Ve Id. Paz. Ltd. Şti'ye ait aracın 205881795/0 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin bağlı olduğu müvekkil ... A.Ş.'ye (Yeni Unvan ... A.Ş.) davaya ıslah yolu ile dahil etmeye çalışması ancak ıslah ile taraf değişikliği yapılamayacağından yerel mahkeme tarafından verilen karar hukuka uygun olduğunu, ıslah yolu ile davaya katılması istenen İMMS sigortacısı müvekkil şirket aleyhine usulüne göre açılmış bir dava bulunmadığını, İstinaf kanun yoluna başvurulan İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/885 E. Sayılı dosyası yönünden ise, işbu dosya ile birleştirilmesine karar verilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/586 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin 26/05/2017 tarihli dava dilekçesi ile 03/07/2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini yönünden 8981128 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayanılarak müvekkil ... A.Ş. (Yeni Unvan ... A.Ş.) aleyhine dava açıldığını ancak işbu yargılama esnasında davacılar ile müvekkili şirketin sulh olduğunu, bu nedenle, davacılar vekili, 22/11/2021 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçe ile birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/586 Esas sayılı dosyasından feragat ettiklerini bildirdiklerini, bu nedenlerle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/885 E. Sayılı dosyasından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermesi yerinde olup ve davacı tarafın istinaf sebeplerinde hukuka uyarlık olmadığını, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili; dava dışı ... Ltd Şti'nin işleteni ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüsün 03/07/2013 tarihinde çarpması neticesinde davacılardan ...'in yaralandığı ve malul kaldığı iddiasıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 23.092,55 TL maddi tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminat yine davacılardan anne ... için 40.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL ve kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili daha sonrasında HMK 107. maddesi gereğince sunmuş olduğu 03/03/2022 tarihli dava değerinin artırılmasına ilişkin dilekçe ile, dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı ...'in uğradığı maddi zararların hesaplandığı ve belirli hale getirildiği, bu nedenle davalı ... A.Ş. tarafından tanzim edilen İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Poliçesindeki maddi tazminat limitinin 500.000.-TL olduğu ve 300.000.-TL'lık manevi tazminat limitinin bu tutarın dışında olduğunun kabulü ile maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla işbu davada maddi tazminat talepleri bakımından dava değerini HMK.m.107/2 hükmü uyarınca 776.907,45.-TL arttırarak toplam 800.000.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yine davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 28/09/2021 tarihli dilekçe ile, dava konusu tarfik kazası nedeniyle 5569-315-22458160 nolu Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine dayanarak ... A.Ş. (Yeni ünvan ... A.Ş.) aleyhine, 8981128 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayanılarak ... A.Ş. (Yeni Unvan ... A.Ş.) aleyhine ve 22459789 nolu İhtiyati Mali Mesuliyet poliçesine dayanarak yine ... A.Ş. (Yeni ünvan ... A.Ş.) aleyhine maddi-manevi tazminat davası açıldığını, yargılama aşamasında, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı ... A.Ş.'nin talebi üzerine 205881795/0 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin bağlı olduğu ... A.Ş.'ye (Yeni Unvan ... A.Ş.) davanın ihbar edildiğini, yine yargılama devam ederken davalılardan 8981128 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen ... A.Ş. ile 205881795/0 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesini düzenleyen ihbar edilen ... A.Ş.'nin tüzel kişiliklerini kaybederek TTK hükümlerine göre ... A.Ş. tüzel kişiliği ve ünvanı adı altında tek bir şirket haline geldiği, davalılardan ... A.Ş.'nin birleşmeden sonra davaya doğal olarak yeni ünvanı ... A.Ş. olarak devam etmeye başladığı, bir başka deyişle bilirkişi raporunda da bahsi geçen ve hesaplanan zararın tazmini bağlamında sıralamada önem arz eden 205881795/0 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası poliçesine dayalı taleplerden de halihazırda huzurda bulunan ve işbu davanın davalısı olan ... A.Ş.'nin sorumlu hâle geldiği, bu aşamada bu poliçe ile ilgili olarak zaten işbu davada davalı olan ... A.Ş. aleyhine bir başka dava açıp her iki davanın birleştirilmesini talep etmenin usul ekonomisine aykırı olup ıslah yolu ile 205881795/0 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası poliçesine bağlı taleplerinin de işbu davada diğer poliçelerle birlikte değerlendirilerek davalı ... A.Ş. aleyhine 8981128 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine ek olarak 205881795/0 nolu poliçedeki sorumlulukları üzerinden de hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yine dosyanın incelenmesinden; dava konusu trafik kazası nedeniyle aynı davacılar tarafından kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı ... A.Ş aleyhine 26/05/2017 tarihinde İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/586 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, işbu dava dosyasının 01/06/2017 tarih 2017/660 karar sayılı karar ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/930 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği ve daha sonrasında davalı sigorta şirketi ile yapılan anlaşma neticesinde düzenlenen "makbuz, ibraname ve feragatname" kapsamında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/11/2021 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle işbu dava dosyasının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/930 Esas sayılı dosyasından tefriki ile 2021/855 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde 2021/1044 Karar ve 24/11/2021 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı ... A.Ş aleyhine usulünce açılmış dava bulunmadığından, davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın usulden reddine, davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı ...'in sürekli iş göremezlikten doğan 250.000,00-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'in fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 150.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacı ...'e verilmesine, 40.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacı ...'e verilmesine, 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... A.Ş den alınarak davacı ...'e verilmesine, 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı ... A.Ş' den alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
İşbu karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyada bir sureti bulunan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin incelenmesinden, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş tarafından 04/06/2013-04/06/2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sürekli sakatlık halinde kişi başı 250.000,00 TL ve sağlık gideri kişi başı 250.000,00 TL olmak üzere 22458160 Y-0 sayılı poliçe ile sigorta kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
Yine dosyada bir sureti bulunan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin incelenmesinden ... plakalı aracın 04/06/2013-04/06/2014 tarihleri arasında 22459789 Y-0 sayılı poliçeyle davalı ... A.Ş tarafından sigorta teminatı kapsamına alındığı görülmüştür. İşbu poliçenin "Temin Edilen Azami Meblağ" başlıklı 1.maddesinde "Sigorta şirketinin bu sigorta poliçesinde azami mesuliyeti sigortalıya ait ilişik zeyilnamede kayıtlı araçlar için Karayolları Motorlu Araç Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının mecburi limitleri ile sigortalının ihtiyari mali mesuliyet limiti olan bedeni, maddi ayrımı yapılmaksızın hadise başına 500.000,00 TL dir" şeklinde olduğu, yine aynı poliçenin "Özel Şartlar" başlıklı 3.maddesinde ise, "manevi tazminat talepleri 300.000,00 TL limitle işbu poliçe teminatına dahildir" kaydının bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalı ... A.Ş yönünden yapılan değerlendirmede, davalı ... A.Ş tarafından 300.000,00 TL manevi zarar teminatını da dahil olmak üzere 500.000,00 TL limitle sınırlı İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlendiğinden bahisle davalı ... A.Ş'nin sorumluluğu 300.000,00 TL' lik manevi tazminatta dahil olmak üzere 500.000,00 TL ile sınırlı olduğu kabul edilerek davalı ... AŞ yönünden davacı ... için 250.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi, davacı ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL ile ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda maddi ve manevi tazminat olarak sigorta poliçe limiti dahilinde 500.000,00 TL'ye hükmedildiği görülmüştür. Her ne kadar davacılar vekili tarafından sunula istinaf dilekçesinde davalı ... AŞ'ye ait ihtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin "Temin Edilen Azami Meblağ" başlıklı 1.maddesindeki bedeni, maddi ayrım yapılmaksızın hadise başına 500.000,00 TL ve yine "Özel Şartlar" başlıklı 3.maddesinde ise 1.maddedeki 500.000,00 TL'lik tazminat limitine ilaveten 300.000,00 TL manevi tazminat limiti olmak üzere toplamda davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun 500.000,00 TL + 300.000,00 = 800.000,00 TL olduğu iddia edilmiş ise de; İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin "Özel Şartlar" başlıklı 3.maddesindeki 300.000,00 TL'lik manevi tazminata ilişkin limitin, "Temin Edilen Azami Meblağ" başlıklı 1.maddedeki 500.000,00 TL' lik poliçe limiti dahilinde olduğu poliçe metninden anlaşılmakta olduğundan davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yine dava dilekçesinin incelenmesinden, işbu davanın 07/04/2014 tarihinde davacılar tarafından dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı ve aynı zamanda İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalılardan ... A.Ş aleyhinde açıldığı ve akabinde İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu trafik kazası nedeniyle aynı davacılar tarafından kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan ... A.Ş hakkında 26/05/2017 tarihinde dava açıldığı ve mahkemenin işbu dava dosyasıyla birleştirildiği, daha sonrasında ... A.Ş ile davacılar arasındaki sulh protokolü kapsamında ... A.Ş hakkında açılan davadan 22/11/2021 tarihli dilekçeyle feragat edildiği ve işbu dava dosyasından 23/11/2021 tarihli duruşmada verilen ara kararıyla tefrik edilerek mahkemenin 2017/885 Esas sayılı dosyasına kaydedilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Yine yargılamanın devamı sırasında davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan 13/11/2019 tarihli dilekçeyle, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminatın 205881795 poliçe nolu 04/06/2014 düzenleme ve 31/05/2013 başlangıç tarihli kasko sigorta poliçesinden karşılanması gerekmekte olup davanın bu nedenle ... A.Ş'ye ihbarının talep edildiği, bu kapsamda davanın ... A.Ş'ye ihbar edildiği ve ... A.Ş vekili tarafından sunulan dilekçe ile kazaya karışan ... plakalı aracın ... A.Ş nezdinde 205881795 nolu Kasko Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu, söz konusu poliçenin, sigortalı aracın üçüncü kişilere veya araçlara verdiği zararlar için ZMMS ile tanınan teminatlar için ve söz konusu teminatlar için öngörülen poliçe limitlerinin üzerinde devreye gireceğini, dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte Zorunlu Trafik Sigortası Poliçe teminat limitinin kişi başı 250.000,00 TL olup davacının talebinin de bu sigorta limiti dahilinde kaldığı, bu nedenle ihbar olan sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından yargılama sırasında dosyaya sunulan 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, kazaya karışan sigortalı aracın 205881795 nolu Kasko Sigorta Poliçesiyle ihbar olunan ... A.Ş tarafından sigorta kapsamına alındığı, davaya konu sigortalı aracın ZMMS sigortacısı olan ... AŞ ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasını düzenleyen ... AŞ'nin ... A.Ş bünyesinde birleştiği, bu nedenle 205881795 nolu İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta poliçesine dayalı taleplerinde halihazırda huzurda bulunan işbu davanın davalısı olan ... A.Ş' nin sorumluluğunda kaldığını, bu aşamada bu poliçeyle ilgili olarak ... A.Ş aleyhine ayrı dava açılıp işbu davayla birleştirilmesini talep etmek yerine bu poliçeden kaynaklı taleplerinde işbu davada değerlendirilmesini talep ettikleri görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı tarafça sunulan işbu ıslah dilekçesinden sonraki aşamada 23/11/2021 tarihli duruşmadaki ara karar ile ... A.Ş hakkında açılıp daha sonra ... A.Ş'nin ... A.Ş ile birleşmesi nedeniyle ... ... A.Ş hakkında devam eden dava dosyasının işbu dava dosyasından tefrik edildiği, bu şekilde işbu dava dosyasında davalı olarak sadece ... A.Ş'nin kaldığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun 124/3. maddesinde yer alan “maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir.” düzenlemesi dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, 6100 Sayılı HMK'nın 61 ve devamı maddeleri uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı ve husumetin mahkemece res'en dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu nedenle her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan 28/09/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle kazaya sebebiyet veren sigortalı araç olan ... plakalı aracın ... A.Ş (... A.Ş) tarafından düzenlenen 205881795 nolu Kasko Sigorta Poliçesinin de işbu davaya konu diğer poliçelerle birlikte değerlendirilerek ... A.Ş aleyhinde 205881795-0 nolu poliçe nedeniyle hüküm kurulması talep etmiş ise de, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere ıslah dilekçesine konu bu poliçeye dayalı olarak ... A.Ş (... A.Ş) hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi davalı ... A.Ş ile davaya dahil edilmek istenen ... A.Ş (... A.Ş) arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2022 tarih, 2014/930 Esas ve 2022/515 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince ge
rekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/01/2024