T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/91
KARAR NO: 2024/302
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2023
NUMARASI: 2023/262 Esas ve 2023/692 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ: 08/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/02/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket arasında dijital baskı makinesi bakımı, onarımları ve makine aksam ve diğer boya ve sair ihtiyaçların satımı ile makine kullanımı ve bakımı hakkında eğitim verilmesine yönelik bir ticari ilişki bulunduğu,bu ilişkiye dayalı olarak müvekkilinin; makine kullanımı hakkında eğitim verilmesi, kafa bordu, kafa silme bezi, temizlik solventi ve boya satımı hizmetlerine karşılık 27/07/2022, 02/08/2022, 04/08/2022 ve 12/08/2022 tarihli faturalar kestiği, işbu faturaların borçlu davalıya sistem üzerinden gönderildiği, borçlu davalının borcunu ödememesi üzerine, yabancı para birimine göre düzenlenen ve Türk parası ile karşılığı gösterilerek kesilen mezkur faturalar dayanak gösterilerek Bakırköy 11. İcra Dairesi'nin 2023/1330.E. sayılı dosyasıyla faturalar toplamı ve faiz ile birlikte 1.529,64-USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı, asıl alacak kalemine işleyecek Kamu Bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden faizi, icra harç ve giderleri ile vekalet ücretinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibinin yetki itirazı sebebiyle yetkili icra dairesi olan Karşıyaka 1.İcra Dairesi'nde 2023/1054.E. numarasını aldığını, Karşıyaka 1.İcra Dairesi'nin 2023/1054.E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine borçlunun geçerli bir sebep göstermeden itiraz ettiği ve takibin durduğu, müvekkili şirketin ticari şirket defterleri incelendiğinde davalı tarafça bakiye borcun ödenmediğinin anlaşılacağı, ticari defterlerin bilirkişi marifetiyle incelenmesini ,dayanak faturalar ve müvekkili şirketçe davalı borçluya verilen eğitim hizmetine dair, davalı borçlu şirket yetkilisi tarafından da imzalanan eğitim hizmet belgesi suretinin de dilekçeleri ekinde sunulduğunu , icra takibine alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz edildiğini , müvekkilinin alacağını tahsil etmek ve haciz işlemlerine devam edebilmeleri adına itirazın iptalini ,kötü niyetli olarak yapılan itiraz sebebiyle davalı borçlunun takibin yüzde 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile Müvekkilinin, çeşitli kurum ve kuruluşların ihtiyaç duyduğu her türlü tıbbi cihaz ve yedek parçalar, laboratuvar malzemelerinin hazırlanması, toptan ve perakende alımı, satımı, servis ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi konularında ağırlıklı olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü baskı makinesi kullanımı ihtiyacı ortaya çıktığı için bu ihtiyacın karşılanması amacıyla davacı şirket ile yapılan görüşmelerin ardından 02/04/2021 tarihinde satış sözleşmesi akdedildiğini ... ... UV Baskı Makinesi" ile sözleşmenin ikinci maddesinde ayrıntısına yer verilen cihaz konfigürasyonunun şirketin yerleşim yeri İzmir ilinde montajının gerçekleştirilerek teslim edileceğinin taahhüt edildiği, davacı tarafça yetkilendirilen servis elemanlarının, kurulum işleminin gerçekleştirildiği 04/05/2021 tarihinde yapılan kontrollerde makinenin ilk kez çalıştırılabilmişse de hemen ardından z-eksen motorda arıza meydana geldiği ve cihazdan duman çıktığı takip eden günde de davacı tarafın yetkilendirdiği personellerin fabrikaya gelerek cihazdaki sorunların kaynağını tespit edebilmek amacıyla kontrollerde bulundukları, sonrasında davacı firmanın yetkilendirdiği servis personelinin arızalı motoru bobinaj atölyesine götürdüğü ve burada kopuk sargıyı sökerek bir sargı eksik olacak şekilde montaj işlemi yürütüldüğü, Montaj işlemlerinin yürütülmesinin ardından 12/05/2021 tarihinde yapılan incelemelerde motorun iç kısmı ile özellikle motor bloğu içerisinde, davacı tarafından yetkilendirilen personellerin devamlı olarak gerçekleştirdiği yıkama işlemlerinden kaynaklı su birikintilerinin yol açtığı yoğun paslanmanın mevcut olduğu, bunun zamanla çelik aksamların çürümesine yol açarak makinenin tamamen çalışamaz hale gelmesine sebebiyet vereceği endişesi taşındığı, Genel olarak, cihaz gövdesinin içerisindeki kaynak noktaları ile civata bağlantılarında varlığı saptanan paslanmalar ile su kalıntılarının varlığı sebebiyle sözleşmenin konusunu oluşturan malın ayıplı olduğu ve kullanıma elverişli bir misli ile değiştirilmesi gerektiğinin taraflarca kararlaştırıldığı, yer verilen bu durum tespitlerinin her birinin tutanağa bağlandığı, davacı şirketinde herhangi bir çekince ileri sürmeksizin imzaladığı bu belge içerisinde aynı zamanda malın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi taahhüdünde bulunulduğunun görüldüğü, Tüm bu sürece rağmen, alıcının ondan faydalanmasına imkan tanıyacak bir şekilde kullanıma elverişli bir şekilde teslimini gerçekleştiremediği satılan mala ilişkin olarak; makine kullanımı hakkında eğitim verilmesi, kafa bordu, kafa silme bezi, temizlik solventi ve boya satımı hizmetlerine dayalı olarak alacak iddiası ile icra takibine başvurulduğu, Oysa davacı tarafın, hukuki ilişkisi içerisinde yerine getirmediği ve sözleşme şartları içerisinde de düzenlenmemiş bu işlemlerin karşılığını elde edebilmesinin olanaksız olduğu, Davacı tarafın ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasında dayandığı sınırlı sayıdaki ispat vasıtalarına bakıldığında bunların; teknik servis formu, faturalar ile ticari defter kayıtlarından ibaret olduğunun anlaşıldığı,teknik servis formu içerisinde satılan malda ortaya çıkan ayıbın giderilmesi adına yetkilendirdiği personeller tarafından onarım faaliyetlerinin yürütüldüğü hususunun anlaşıldığı, Bununla birlikte davacı tarafın, faturalarda yer alan hizmetleri hiçbir surette yerine getirmediği, yerine getirdiği oldukça sınırlı mahiyetteki onarım faaliyetleri dolayısıyla da müvekkili şirketin hiçbir anlamda menfaat sağlayamadığı, eğitim, konaklama ve yol bedellerinin müvekkili şirkete yüklenebileceğinin kabulünün olanaksız olduğu,02/04/2021 tarihli satış sözleşmesinde bu giderlerin taraflarınca karşılanacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını , teslim borcunu gereği gibi ifa edemeyen, bunun üstüne müvekkili şirketin seçimlik hakkını kullanmasına imkan dahi tanımaksızın yetkilendirdiği personeller aracılığıyla defalarca kez satılan maldaki ayıbı giderebilmek amacıyla onarım faaliyetleri yürüten ancak bunda başarısız kalan davacı tarafın, bundan kaynakladığını ifade ettiği giderler sebebiyle müvekkili şirkete başvurabilmesinin mümkün olamayacağını, Sözleşmenin "Garanti" başlıklı 7. maddesi ile faturanın düzenlendiği tarihten itibaren otuzaltı aylık bir süreyi kapsayan garanti süresi öngörüldüğü, malın arızalanması durumunda bu hükümlerin de devreye girmesinin kaçınılmaz olduğu, davacı tarafın gerçekleştirdiğini iddia ettiği onarım faaliyetlerinin varlığını kabul etmediklerini , satılan malı ayıplı şekilde teslim etmesinin sonuçlarına muhatap olarak bunu telafi etme amacıyla gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulabilmesinin beklenilemeyeceğini, ayıptan doğan sorumluluk ile garanti sorumluluğu hükümlerine göre yürütülen işlerin her birinin esasında satıcının yükümlülük konusunu oluşturduğunu, sözleşmenin "Kurulum ve Eğitim" başlıklı 6. Maddesi uyarınca, kurulum ve eğitim hizmetinin ücretsiz bir şekilde yerine getirileceği kaydının yer aldığı, Davacı tarafın eğitim verilen personelin işten ayrıldığı gibi istisnai bir duruma ilişkin herhangi bir açıklama veya iddiası mevcut olmadığını,davacı tarafın, kullanıma elverişli bir şekilde teslimini gerçekleştiremediği satılan mal üzerinde,onarım faaliyetlerini tamamını bağımsız bir ticari ilişki mevcutmuş gibi yorumladığını kötü niyetli ve maddi menfaat temini arayışının sonucu olduğu, 17/05/2021 tarihli tutanak içerisinde değinilen olayların gelişim süreci dikkate alındığında, gerçekleştirdiğini iddia ettiği onarım işlemlerinin, sözleşmeye aykırı davranışlarının telafisi boyutunda olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini satış sözleşmesine konu cihazın üzerinde yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, müvekkili şirketin satış sözleşmesinin kurulduğu tarihten bu yana satılandan gerektiği gibi yararlanamadığı, sözleşme ilişkisinin hükümlerine aykırı hareket ederek kararlaştırılan süre içerisinde üstlendiği edimini ifa edemeyen davacı tarafın aynen ifaya yönelen ve fakat herhangi bir olumlu sonuç doğuramayan çabalarının ilişkin olduğu giderlerin müvekkiline yüklenmesinin doğru olmadığını davanın reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gözetilerek davaya konu meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı ve dosyada aldırılan bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda; taraflarca satış faturasının ve satış sözleşmesinin sunulmadığı ancak davaya konu ... ... UV Digital baskı makinasının davacı tarafından davalıya satıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, cevap dilekçesinde; davaya konu makinenin ayıplı olduğu, ilk kurulumdan hemen
sonra Z Motoru arızası yaptığı ve davalı şirketin makineden beklenen yararı sağlayamadığı, " malın ayıplı olduğu ve kullanıma elverişli bir misli ile değiştirilmesi gerektiğinin taraflarca 17.05.2021 Tarihli Tutanağa bağlandığı" iddia edilmekle birlikte ne davaya cevap dilekçesi ekinde ne de dosyada bu tutanağa rastlanmadığı, ilk montaj ve akabinde oluşan 05.05.2021 tarihli motor arızasından sonra her iki taraf personeli tarafından imzalanan servis formlarına göre; 01.06.2021
tarihinde motorun orijinal yenisi ile değiştirildiği, 23.12.2021, 04.08.2022 ve 24.08.2022 tarihli servis formları ile davacı firmadan davaya konu makine için servis hizmeti alımına devam edildiği, Davacı tarafça dosyaya sunulan ve her iki taraf yetkili personeli tarafından imzalanmış bulunan 6 adet servis formunun kronolojik olarak irdelenmesi sonucu 27.04.2021 Tarihinde makinanın kurulumu yapılarak çalışır durumda teslim edildiği,
05.05.2021 tarihinde Z Motoru arızasının tamir edildiği ve çalışır durumda teslim edildiği
01.06.2021 tarihinde Z Motorunun orijinal yenisi ile değiştirildiği, 23.12.2021 tarihinde makinaya 2 adet daha kafa montajı yapılarak 4 kafaya çıkarıldığı,
04.08.2022 tarihinde Arızalı Gen 6 kafa bordunun değiştildiği,
24.08.2022 tarihinde makinanın bilgisayarının değiştirildiği, programlarının tekrar kurulduğu belirlenmiş olup, ilk kurulumdan sonra 16 ay boyunca 5 defa servis hizmeti alınması, makinanın
revize edilerek 4 kafalı hale dönüştürülmesi işlemleri dikkate alındığında, makinanın davalı tarafından kabul edildiği ve kullanıldığı, malın ayıplı olduğuna ve misli ile değiştirilmesi gerektiğine dair davalı iddialarının yerinde olmadığı, dosyaya satış sözleşmesi sunulmadığından hangi masrafların garanti kapsamında olduğu hangi masrafların bedeli karşılığında karşılanacağı hususunda ise makinanın kurulumunun 27/04/2021 tarihinde yapılarak teslim edildiği ve Garanti Belgeleri Yönetmeliğine göre asgari garanti süresinin 2 yıl olduğu, arızaların garanti süresi içinde meydana geldiği, 12/08/2022 tarihli PAS20220000274 nolu e-Arşiv fatura bedelinin talep edilemeveceği, diğer fatura içeriklerinin sarf ve malzeme ücreti olduğu ve garanti kapsamındaki arızalardan kaynaklı olmadığı belirlendiğinden davacının talep edilebileceği bu faturaların tutarının 832,19 USD'ye tekabül ettiği, takip öncesinde davalının temerrüde düşürülmediği değerlendirilmiş davalının icra takibine yaptığı itirazın 832.19 USD yönünden kaldırılmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...." şeklinde tavzih talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilini şirketin davalı şirketin kullanım hatasından kaynaklı ikinci kez eğitim verdiğini, konaklama ve yol harcamaları yaptığını bu masrafların garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu yönündeki rapor ve bu faturanın iptal edilmesine yönelik kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca verilen 000369 nolu teknik servis formundan da anlaşıldığı üzere fatura edilen hizmet bedellerinin kullanıcı hatası sebebiyle verildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulü ile 1.529,64 USD üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. Dava (1529,64USD) 28.844,00 TL bedelle açıldığı, mahkemece davanın (832,19USD) 15.692,37 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, dolayısıyla (697,45USD) 13.151,62 TL'lik kısmın mahkemece reddedildiği, neticeten davacının istinafa konu ettiği miktarın 13.151,62 TL olması nedeniyle 20/10/2023 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-Davacının yatırmış olduğu 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 444,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
08/02/2024