T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1247
KARAR NO: 2024/546
KARAR TARİHİ: 12/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2019
NUMARASI: 2018/447 Esas 2019/849 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ: 12/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 12/03/2024
Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
"İSTEK :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 2017 yılı içerisinde müvekkili ve davalı arasında mal alışverişi olduğunu, davalının 40.093,00 TL bakiye borcunun bulunduğunu ve ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4657 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin davacı şirkete muaccel olup da ödenmemiş bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki cari mutabakatsızlığın önemli bir bölümünün davacı tarafça teslim edilmemiş olan ürünlere ilişkin kesilen faturaların oluşturduğunu, mükerrer olarak kesilmiş olan faturaları ticari kayıtlarına işlediğini, iddiaları tanıkla ispatlamasına muvafakat etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
GEREKÇE VE HÜKÜM :
Taraflar delil ve belgelerini ibraz etmişler, Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4657 E.sayılı dosyası celbedilmiş, taraflara ait ticari defter kayıt ve belgeler incelenmek suretiyle, muhasebe uzmanı ... imzalı 10.04.2019 havale tarihli bilirkişi raporu, muhasebe uzmanı ... imzalı 12.06.2019 havale tarihli bilirkişi kök raporu ve 12.11.2019 havale tarihli ek rapor alınmıştır.
Dava, mal tedariki sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsili konusundaki icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı-satıcı ve davalı-alıcı arasında mal tedariki sözleşmesinin bulunduğu, mal ve para mübadelesinin gerçekleştiği,
Davalı-satıcının birleşme nedeniyle terkin edilerek ... A.Ş.'ne devrolunduğu,
Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4657 E. (yetkisizlik öncesi İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/1845 E.) sayılı dosyası ile davacı-alacaklı vekili tarafından davalı-borçlu aleyhine 03.04.2018 tarihinde, 40.093,00 TL asıl alacağın değişken-yıllık %9.75 reeskont avans faizi ile birlikte tahsili yönünde takip açıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili aracılığıyla verdiği borca itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, iş bu davanın 1 yıllık yasal süre içerisinde açıldığı,
Hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşulmayan noktalar ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki çerçevesinde icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan bakiye mal bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır.
Ticari delil sistemi HMK.'nun 222.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre: "...Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
...Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
...Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur...".
Tüm dosya içeriği ve delillerin, özellikle bilirkişiler raporları ve ek raporun, açıklanan hukukî olgular ışığında değerlendirilmesi sonucunda:
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2014 yılı öncesinden başladığı, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi 03.04.2018 itibari ile davacının davalıdan 40.093,64 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından kargo teslimlerinin gerçekleştiğine dair açık ve kesin bir delil-belge sunulamadığı,
Davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı,
Taraflara ait defter kayıtlarına göre 2016 yılı ve öncesinden her iki tarafın kayıtlarında uyuşulmayan 42.230,19 TL tutarlı fark bulunduğu, bu farkla ilgili olarak:
2013 yılından davacı lehine devir olunan alacak bakiyesinin 79.161,00 TL olduğu,
2014 yılında davacı tarafından yapılan teslimler toplamının 374.861,66 TL olduğu, 2014 yılında davalı tarafından davacıya düzenlenen hizmet faturaları, iade faturaları ve yapılan iadelerle birlikte davalı lehine oluşan borç bakiyesi toplamının 405.161,27 TL ve 2014 yılı sonu itibari ile davacı lehine oluşan alacak bakiyesinin 48.861,39 TL olduğu; 2014 yılında davacı tarafından davalıya düzenlenen 11.03.2014 gün 488,09 TL ve 11.06.2014 gün 273,01 TL tutarlı iki adet faturanın davalı şirket kayıtlarında işli olmadığı, bu faturalar konusu emtianın davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı,
2015 yılında davacı tarafından teslim edilen mal bedellerine karşılık davalıya düzenlediği ve davacı şirket kayıtlarında işli olan fatura bedelleri toplamının 390.449,37 TL, davalı tarafından yapılan ödemeler, davalı tarafından davacıya verilen hizmet bedellerine karşılık düzenlediği fatura bedelleri ve davalının mal iadeleri için düzenlediği iade mal fatura bedelleri olmak üzere davalı lehine oluşan borç bakiyesi toplamının 372.408,29 TL olduğu, 2014 yılından davacı lehine devir olunan alacak bakiyesi ile birlikte 2015 yılında davacı lehine devir olunan alacak bakiyesinin 66.902,47 TL olduğu; 2015 yılında davacı tarafından davalıya düzenlenen
19.06.2015 gün 770847 no;
13.08.2015 gün 771620 no;
17.09.2015 gün 772169 no;
09.09.2015 gün 772043 no;
07.10.2015 gün 772341 no;
30.10.2015 gün 368731 no;
06.11.2015 gün 368812 no;
13.11.2015 gün 369022 no;
10.12.2015 gün 369495 no;
24.12.2015 gün 369567 nolu toplam tutarı 3.574,17 TL olan 10 adet faturanın davalı kayıtlarında işli olmadığı, bu faturaların konusu emtiaların davalıya teslim edildiğine dair delil ve belge sunulmadığı,
2016 yılında davacı tarafından teslim edilen mal bedellerine karşılık davalıya düzenlediği fatura bedelleri toplamının 268.043,90 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler, davalı tarafından davacıya verilen hizmet bedellerine karşılık düzenlediği fatura bedelleri ve davalının mal iadeleri için düzenlediği iade mal fatura bedelleri olmak üzere davalı lehine oluşan borç bakiyesi toplamının 245.960,29 TL olduğu, 2015 yılından davacı lehine devir olunan alacak bakiyesi ile birlikte 2016 yılında davacı lehine devir olunan alacak bakiyesinin 88.986,08 TL olduğu; 2016 yılında davacı tarafından davalıya düzenlenen toplam tutarı 33.294,11 TL olan 73 adet faturanın davalı kayıtlarında işli olmadığı, bu faturaların konusu emtiaların davalıya teslim edildiğine dair delil ve belge sunulmadığı,
2017 yılında davacı tarafından teslim edilen mal bedellerine karşılık davalıya düzenlediği fatura bedelleri toplamının 233.992,65 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler, davalı tarafından davacıya verilen hizmet bedellerine karşılık düzenlediği fatura bedelleri ve davalının mal iadeleri için düzenlediği iade mal fatura bedelleri olmak üzere davalı lehine oluşan borç bakiyesi toplamının 232.122,24 TL olduğu, 2016 yılından davacı lehine devir olunan alacak bakiyesi ile birlikte 2017 yılında davacı lehine devir olunan alacak bakiyesinin 1.870,41 TL olduğu; 2017 yılında davacı tarafından davalıya düzenlenen toplam tutarı 5.140,19 TL olan 6 adet faturanın davalı kayıtlarında işli olmadığı, bu faturaların konusu emtiaların davalıya teslim edildiğine dair delil ve belge sunulmadığı,
2018 yılında davacı tarafından davalıya herhangi bir teslimat yapılmadığı ve fatura düzenlenmediği, 2017 yılından davacı lehine devir olunan 1.870,41 TL'nin de davalı tarafından 17.01.2018 tarihinde banka havalesi ile davacıya ödendiği,
Hal böyle olunca, 761,10 TL + 3.574,17 TL + 33.294,11 TL + 5.140,19 TL = 42.769,57 TL tutarın karşılığı emtiaların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında ispatlanamayan davanın reddine, davacının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususunun ispatlanamaması nedeni ile kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
" gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kargo teslimlerinin gerçekleştiğine dair açık ve kesin bir delil-belgenin taraflarına sunulmadığını belirttiğini, dosyaya gönderilen ürünlere ilişkin kargo fişlerinin sunulduğunu, bu hususun hiç değerlendirilmediği gibi yeterli inceleme yapılmadan salt gönderilen faturaları davalının gönderilen ürünlerin faturalarını teslim almasına rağmen iade etmemesi ile itiraz da etmemesine rağmen faturaları ticari defterlerine işlemediğini, dosyaya sunulan 2015 yılı başından son gönderinin yapıldığı 2018 yılı Ocak ayına ait kargo listelerinin incelenmediğini, kargo fişlerinin yargılama aşamasında dosyaya sunulduğunu, 2016, 2015 ve 2014 yıllarındaki mallara ilişkin faturaların irsaliyeli olup, irsaliyeleri ve kagro fişleri karşılaştırıldığında bütün malların gönderilmiş olduğunun anlaşılacağını, 2017 yılına ait davalı defterlerinde olmayan faturalar hakkında yaptıkların itirazların değerlendirilmediğini, toplam değeri 5.140,19 TL olan 2017 yılına ait 6 adet faturanın müvekkili tarafından e fatura olarak düzenlenerek davalıya Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden gönderildiğini, beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, iddia ettiği alacağını oluşturan fatura içeriğini teslim ettiğini ispatlayamadığını, kararın reddine karar verildiğini ancak kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verildiğini, davacının alacaklı olmadığını bildiği bir meblağı takibe koymasının kötüniyet göstergesi olduğunu, %20 kötüniyet tazminatı talepleri olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELLİLER VE GEREKÇE :
Dava cari hesap alacağına dayalı takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilince, cari hesap ektresinden anlaşılacağı üzere davalı taraftan alacaklı olduğu beyanıyla alacağın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekilince; cari mutabakatsizliğin önemli bir bölümünü davacı tarafça teslim edilmemiş ürünlere ilişkin kesilen faturaların oluşturduğu, davacının ticari ilişkiye ve anlaşmaya aykırı olarak mükerrer kesilmiş faturalara ticari defterlerine işleyerek alacak talebinde bulunduğu, davacı tarafa borçlarının bulunmadığı, tanık deliline onayları bulunmadığı, icra inkar tazminat talep şartlarının bulunmadığı beyanıyla davanın reddi ve lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4657 E. (yetkisizlik öncesi İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2018/1845 E.) sayılı dosyası ile davacı-alacaklı vekili tarafından davalı-borçlu aleyhine 30.03.2018 tarihinde, 31/12/2017 tarihli cari hesap kapsamında borç alacak kalemlerinin düşülmesinden sonra bakiye 40.093,00 TL'nin tahsili açıklaması ile 40.093,00 TL asıl alacağın değişken-yıllık %9.75 reeskont avans faizi ile birlikte tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır .
Dava İİK 67.maddede düzenlenen 1 yıllık yasal sürede açılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına davacı tarafça ürünlerin davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamamasına, davacı tarafça e- faturaya itiraz edilmediği ileri sürülmüş ise de, e-fatura içeriği ürünlerin de davalıya teslim deldiğinin ispatı gerekmesine göre; davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2019 tarih, 2018/447 Esas ve 2019/849 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 373,20 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 12/03/2024