T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1754
KARAR NO: 2024/691
KARAR TARİHİ: 26/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2020
NUMARASI: 2018/1010 Esas 2020/397 Karar
DAVA: Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 26/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/03/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket 18.05.2017 tarihinde davalı taraf ...'dan ... markalı ... şasi nolu aracı sıfır kilometre olarak 117.623,60 TL bedelle satın alındığını, müvekkil şirket yetkilisi sözü edilen ... kullanmaya başladıktan sonra henüz 5000 km yol yapacak kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde olmasına rağmen araç yıkama esnasında iken ışığın da farklı vurmasıyla sol çamurluğu ile sağ çamurluğunun aynı olmadığını fark ettiğinden, İzmir 2. Asliye Hukuk Mah. 2017/37 D. İş başıyı dosyasında inceleme yapan bilirkişi, aracın ikinci el hasarlı araç vasfında olduğunu ve araçta değer kaybının olduğunu tespit ettiğinden aracın yenisiyle değiştirilmesi bunun mümkün olmaması halinde satış bedelinin faizi ile birlikte iade edilmesi talep edildiği ancak ihtarın tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça taleplerine herhangi bir cevap verilmemiş olduğunu, araçta meydana gelmiş değen kaybının şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verildiğini yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin kayyum denetiminde tüzel kişiliğine devam etmekte olduğunu, dava konusu araçta üretim hatası bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, satıcı konumunda olan müvekkil şirketin hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davanın adres ve unvanı bildirilen şirkete ihbarına ilişkin olarak müvekkil şirket ile ... San. Ve Tic. A.Ş. Arasında akdedilmiş olan Yetkili Satıcılık Sözleşmesi kapsamında ilgili yasa hükümlerince, mahkemede görülmekte olan davanın neticesine göre rücu hakkının olması ihtimaline binaen davanın ... San. Ve Tic. A.Ş. İhbarını ve davaya dahil edilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; " Davacı ile davalı tarafın davacının davalıdan satın almış oludğu araçta ayıp bulunup bulunmadığı iddia edilen ayıbın aracın değerinden tenzilat yapılıp yapılmayacağı değer kaybının olup olmadığı, söz konusu tamirin sonradan yapılıp yapılmadığı." şeklinde belirlenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 18.03.2019 bilirkişi raporunda özetle; davaya konu aracın 18.05.2017 tarihinde "0" km olarak ve 117.623,60-TL bedelle satın alındığı, aracın satın alınmadan önce sol arka çamurluğunun tamir edilerek boyanması sonucunda değer kaybı oluşacağı bu durumda aracın tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 107.623,60-TL olduğu ve sonuç olarak olaya bağlı olarak araçta 10.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Ek Raporunda; Bahse konu ... plakalı araçta; karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre; 4.999,02 ve Yargıtayın değer kaybı ile ilgili içtihatlarına göre; 10.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği kanaatini bildirmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmış, harcını karşılamıştır.
Davacı davalıdan satın almış olduğu aracın hiç kullanılmamış araç olmasına rağmen araçta boya ve kaporta işçiliğinin bulunduğunu, bunun aracın satış değerini düşürdüğünü iddia etmiş, tüm dosya kapsamında davacının davalıdan sıfır kilometre araç satın aldığı ve aracın sıfır araç olmasına rağmen tamirat gördüğü anlaşılmış olup, tamirat gören kısım açısından kaybettiği değer bilirkişiye hesaplattırılmış olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli, tüm dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 10.000,00-TL'nin 1.000,00-TL'sine dava tarihi olan 03/09/2018 tarihinden 9.000,00-TL'sine ıslah tarihi olan 19/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sıfır olarak satılan aracın sol çamurluğunun boyalı ve düzeltme macunu kullanılmış olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, davacının tek taraflı olarak karıştığı ya da iki taraflı olarak kazaya karışmış olmakla birlikte ülkemizde çok yaygın olarak yapılan, sigorta primlerinin artmasının ve ceza puanının yükselmesinin önüne geçmek adına kaza tespit tutanağı tutanakları tutmadığını ve aracı haricen tamir ettirilmesinin muhtemel olduğunu, ihtimallerin göz ardı edilerek satış işlemi üzerinden 6 ay geçtikten sonra ortaya çıktığı/tespit edildiği iddia edilen bir hasarın tramer kayıtlarında bulunmadığı gerekçesiyle aracın sıfır halinde mevcut olduğunun tespitinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın ilke kararlarında belirtilen nispi metot, aracın satış tarihindeki ki ayıplı ve ayıpsız değerlerinin oranlanması sonucu ortaya çıkan rakamın taraflarca kararlaştırılan bedele oranlanması olduğunu, somut olayda ise bilirkişi tarafından satış bedeli üzerinden aracın ayıp oranında değerinin düştüğünün belirtildiğini ve bu şekilde hatalı tespitlere yer verilmiş akabinde de itiraz edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece hükme esas alındığını, müvekkil şirketin yalnızca satıcı konumundaki bayii olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikle dava konusu aracın ayıplı olarak satıldığı düşünülse dahi, bu zarardan müvekkil değil müvekkilin bayiliğini gerçekleştirdiği ...'ın sorumlu olacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: araç değer kaybı istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; denetime elverişli ve açık bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacının davalıdan satın aldığı davaya konu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunmasına, ayıbın sonradan oluştuğunun davalı tarafından ispatlanamamasına, bilirkişi tarafından değer kaybının nisbi metoda göre doğru hesaplanmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/07/2020 tarih ve 2018/1010 Esas 2020/397 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 683,10 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 512,32 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/03/2024