T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1513
KARAR NO: 2024/508
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/02/2019
NUMARASI: 2016/1467 Esas 2019/147 Karar
DAVA: İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ: 06/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap ilişkisi tahsil edilemediğinden davalı şirket adına Torbalı 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/1029 E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketten 30/12/2015 faiz başlangıç, 55.976,21TL tutarındaki cari hesap bakiye alacağının mevcut olduğunu, müvekkil şirketin davacı karşı yanın davalı sıfatıyla bulunduğu İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/61 E. Sayılı dosyasında görülmüş olan menfi tespit davasında taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borç alacak durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapıldığını, raporda; müvekkilinin davalıya 55.976,21TL fazla ödeme yaptığını dolayısıyla bu miktarda alacaklı olduğunu tespit ettiğini, müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun daha önceden verildiği ve Yargıtay denetiminden geçmiş bir mahkeme kararıyla sabit olduğunu, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/61 E. Sayılı dosyası incelendiğinde iddialarının doğruluğunun açıkça ortaya çıkacağını, davalarının kabulü ile davalı borçlunun Torbalı 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/1029 E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; fazla ödendiği iddiasıyla talep edilen tutarın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olup, sebepsiz zenginleşmenin tabi olduğu 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı şirketin İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/61 E-2015/512 K sayılı dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesine dayanarak, müvekkil şirkete fazla ödeme yaptığı iddiası ile bu tutarın iadesini Torbalı 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/1029 E sayılı icra dosyası talep ettiğini, süresi içerisinde müvekkil şirketin Tasfiye Memuru olarak görevlendirilen ...’ın bu ilamsız icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/61 E-2015/512 K sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda her ne kadar davacı şirketin 55.976,21 TL tutarında fazla ödeme yaptığı belirtilmiş olsa da, bu tespite itiraz edildiğini, ayrıca bu tespitin iş bu dava dosyasında verilen kararla bir ilgisinin olmaması nedeniyle mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir tespitin varlığından da söz edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının bu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, aksine davacı şirketin müvekkil şirkete 01.01.2014 tarihi itibariyle 4.023,79 TL borcu olduğunun görüleceğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Dosya ve taraflara ait ticari defter ve dayanakları üzerinde uyuşmazlık konularında SMMM bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak 06/08/2018 tarihli rapor aldırılmış olup, raporda özetle, davacının incelemeye ibraz edilen 2012 yıllarına ait ticari defterlerinin 6762 sayılı TTK'nun 69.madde ve VUK 221 ve 222.maddeleri uyarınca noter açılış onayı ve yevmiye defterinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca noter kapanış onayının süresinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davalının incelemeye ibraz edilen 2012 yıllarına ait ticari defterlerinin 6762 sayılı TTK'nun 69.madde ve VUK 221 ve 222.maddeleri uyarınca noter açılış onayı ve yevmiye defterinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca noter kapanış onayının süresinde yaptırıldığı,2015 yılına ait tasfiye halinde yevmiye defterini ise açılış tasdikinin 11/11/2015 tarihinde, kapanış tasdikinin 27/06/2016 tarihinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, dava konusu alacağın kaynağının 2012 yılına ait işlemler olup, taraf defter kayıtlarında davacının borçlu olmadığının kesinleşen İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/61 E. 2015/512 K. Sayılı menfi tespit davasına konu çek tutarları düşülerek incelenen cari hesap işlemleri sonucu; 31/12/2012 tarihi itibariyle davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 619,34TL cari hesap alacağının olduğu, 31/12/2012 tarihi itibariyle davalının defter kayıtlarında davacının davalıdan 55.976,21TL cari hesap alacağının olduğu, bu tutarın takibe konu alacak tutarı ile aynı olduğunu belirtmiştir.
Davacı tarafça cari hesaba dayalı borcun ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunarak, Davanın kabulüne ile Torbalı İcra Dairesinin 2016/1029 takip sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile 55.976,21 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve neticelerine,
Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
Davanın KABULÜNE ile Torbalı İcra Dairesinin 2016/1029 takip sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile 55.976,21 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ,
Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve neticelerine, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sundukları cevap dilekçelerinde fazla ödendiği iddiasıyla talep edilen tutarın “sebepsiz zenginleşme” niteliğinde olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan geri iade talebinin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu nedenle zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini belirttiklerini, buna rağmen yerel mahkemenin taleplerini reddetmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesindeki tespitin yanlış olduğunu, borca itiraz dilekçelerinin ekinde sunulan cari hesap ekstresinden de anlaşıldığını, cevap dilekçelerinin ekinde sunulmuş olan “cari hesap ekstresi”nde görüleceği üzere müvekkil şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, aksine davacı şirketin müvekkil şirkete 01.01.2014 tarihi itibariyle 4.023,79 TL borcu olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin müvekkil şirkete olan bu borcu o tarihten beri ödenmeyip 2015 ve 2016 yılları itibariyle muhasebe kayıtlarında devrederek alacak olarak görüldüğünü, bu nedenle yargılama safhasında düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitin de kabul edilebilir olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalı şirketten cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu, taraflar arasında İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2013/61 esas sayılı davada dosyaya sunulan bilirkişi raporunda kendilerinin 55.976,21 TL davalıya fazla ödeme yapmış olduklarının tespit edildiğini, bu kararın Yargıtay onamasından da geçtiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olup 2 yıllık süre içerisinde talepte bulunulmadığından zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacının kendilerinden alacaklı olmadığını, cari hesap ekstresine göre kendilerinin davacıdan 4.023,79 TL alacaklı olduklarını, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince taraf defterleri üzerinde mali müşavir marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, düzenlenen raporda davacı defterine göre davacının 31/12/2012 tarihi itibariyle davalıdan 619,34TL cari hesap alacağının olduğu, 31/12/2012 tarihi itibariyle davalının defter kayıtlarında davacının davalıdan 55.976,21TL cari hesap alacağının olduğunun tespit edildiği, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/61 esas sayılı dosyasında alınan raporda da davacının davalıya 55.976,21 TL fazla ödemesi olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/61 esas sayılı dosyasına sunulan 21/11/2013 havale tarihli bilirkişi raporuna göre farklı bir tespit yapılmış olduğu bu iki rapor arasındaki çelişkinin mahkemece giderilmediği, davacının fazla ödemesi olup olmadığı ve var ise bunun neden kaynaklandığının denetime elverişli ve açık bir şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; daha önce rapor düzenleyen ...'na dosyanın yeniden tevdi edilerek taraf defterleri üzerinde yeniden inceleme yapmak suretiyle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/61 esas sayılı dosyasına sunulan raporda değerlendirilerek, davacının iddia ettiği gibi davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, fazla ödemesi olup olmadığı var ise miktarı hususlarında ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/02/2019 tarih ve 2016/1467 Esas 2019/147 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 956,00 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde İADESİNE,
5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 06/03/2024