T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1203
KARAR NO: 2025/1375
KARAR TARİHİ: 25/08/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2025
NUMARASI: 2025/19 Esas 2025/674 Karar
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali
BAM KARAR TARİHİ: 25/08/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/08/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elinde bulunan ....bank A.Ş. ... Şubesine ait, keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 07/02/2025 tarihli, 800.000,00 TL meblağlı çek aslının müvekkili şirket tarafından cirolanarak, .... Kargo firmasının ... Şubesine 26/12/2024 tarihinde teslim edildiğini, çek aslının kargo poşeti içerisinde çıkmaması üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından kargo poşetinin kargo sürecinde tam olarak bilemediği bir yerde açıldığını ve çekin çalındığını düşündüğünden çeki çalan kişi/kişilerden şikayetçi olunduğunu belirterek müvekkili şirketin hamili olduğu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ....bank A.Ş. ... Şubesi’ne müzekkere yazılmasına ve ...bank A.Ş. ... Şubesi’ne ait olan 07/02/2025 tarihli, 800.000,00 TL bedelli çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "... 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.
Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Bu unsurlara haiz olmayan bir belgenin kambiyo senedi vasfı taşımaması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca zayi nedeniyle iptali istenilemez.
Türk Ticaret Kanunu'nun 818. maddesinde poliçeye ilişkin hangi hükümlerin çek hakkında da uygulanacağına dair düzenlemeye ver verilmiştir. Bu düzenlemede yapılan atıf uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur.
Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali, kıymetli evrakta hak ile çek arasındaki sıkı bağlılığın, çekin zayi edilmesi halinde ortaya çıkaracağı haksızlıkları önleme ihtiyacından doğmuştur, yetkili hamil veya lehtar tarafından zayi edilen çekin hak sahipliğini teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırarak ve dilekçe sahibinin söz konusu hakka sahip olduğu konusunda bir karine yaratarak bu hakkı çekişmesiz olarak talep etmesini sağlamaya yönelik nizasız kaza yani hasımsız dava konusu bir işlemdir. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilecek iptal kararı ile birlikte borçlu, bono, poliçe veya çeki ibraz edilmeden ödeme imkanına kavuşmaktadır ( Özkan Gültekin, Öğretide ve Uygulamada Kıymetli Evrakın Ziya ve İptali, Ankara-2006, s.51 ).
Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesinde kıymetli evrakın iptali ve önleyici önlemler konusunda düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca kıymetli evrakı iradesi dışında elinden çıkan kişi muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesi amacıyla ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurabilir. Mahkeme, ödemeyi men eden kararında ayrıca muhataba vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdii etmeye izin verir ve tevdii yerini gösterir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 758. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmesi durumunda mahkeme dilekçe sahibine iade davası için uygun bir süre vereceği düzenlenmiş, verilen süre içinde dava açılmazsa mahkemenin muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldıracağı belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 759. maddesi hükmüne göre de poliçeyi eline geçiren kişinin bilinmemesi halinde poliçenin iptaline karar verilmesi istenebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2012 tarih ve 2012/4860 Esas 2012/6267 Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1884 Esas 2015/1059 Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde;
(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise;
'' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca;
''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir.
Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.''
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir.
Anılan maddeler ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı, çeki kaybeden yetkili hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir.
Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli çek sureti göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çeki yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve davanın açılışı sırasında dava konusu çeke ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır.
Çek iptali davalarına özgü gerekli ilanların yapılması amacıyla Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ne müzekkere yazılarak dava konusu çeke ilişkin ilanların yapılması sağlanmış ve ilanların yapıldığı gazete suretleri dosya arasına alınmıştır.
....bank Anonim Şirketi ... Şubesine ait, 9324832 çek seri numaralı, keşide yeri ..., 07/02/2025 tarihli, 800.000,00-TL bedelli çekin keşide tarihi itibariyle ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmesi halinde hangi tarihte ve kim tarafından ibraz edildiğinin, ödeme yapılması halinde kime, ne miktar ödeme yapıldığının bildirilmesi ile birlikte ibraz edilmesi halinde çekin arkalı önlü onaylı bir örneği ile ibraz edene ait varsa kimlik bilgisi ya da ticari unvanını gösterir belge örnekleri ile ilgili belge örneklerinin gönderilmesinin istenilmiş, müzekkere cevabında davaya konu çekin 07.02.2025 tarihinde ....Bankası A.Ş. takasından sorulduğu, çek üzerindeki ödeme yasağına istinaden ödeme yapılmadığı, çekin ... Bankası A.Ş.'den takasa girdiği, ibraza ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili bankadan talep edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Müdahale talep eden .... Limited Şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu 12.04.2025 tarihli dilekçesi ile iptali talep edilen çekin yetkili ve meşru hamilinin müvekkili olduğunu, çekin müvekkili tarafından muhatap bankaya ibraz edildiğini ancak ödeme yasağı kararı nedeniyle ödeme yapıldığını, ayrıca dava konusu çeke dayalı olarak müvekkili adına Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün 2025/28689 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini belirterek davaya müdahil olarak kabul edilmelerini ve ödeme yasağı kararının kaldırılarak çekin zayi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce 15/04/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline dava konusu çeki elinde bulunduran .... Şti (VKN:...)'ne karşı çek istirdadı davası açmak ve davanın açıldığına ilişkin belgeleri Mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine ve verilen kesin süre içerisinde çek istirdatı davası açılmadığı ve davanın açıldığına ilişkin belgeler mahkememize sunulmadığı takdirde ödeme yasağının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş, davacı vekili kendisine verilen kesin süre içerisinde ilgili davayı açtığına dair bilgi ve belgeleri mahkememize sunmuştur.
Davacı vekili 13/06/2025 havale tarihli dilekçesi ile dava dosyasına konu ... Bank A.Ş. ... şubesine ait, 07/02/2025 tarihli, 9324832 seri numaralı, keşide yeri ... olan 800.000,00-TL bedelli çeke istinaden İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/530 Esas numaralı dosyası ile istirdat davası açıldığını beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen çekin zayii nedeniyle iptali istemiyle dava açılmış ise de yargılama sırasında çekin bulunduğu, işbu davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bir tespit hükmü niteliğinde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin elinde bulunan ....bank A.Ş. ... Şubesine ait keşidecisi ...Ltd. Şti. olan, 07/02/2025 tarihli, 800.000,00 meblağlı çek aslının müvekkil şirket tarafından cirolanarak, .... Kargo firmasının ... Şubesine 26/12/2024 tarihinde teslim edildiğini, çek aslının kargo poşeti içerisinde 30/12/2024 tarihinde çıkmaması üzerine müvekkil şirket yetkilisi tarafından kargo poşetinin kargo sürecinde tam olarak bilemediği bir yerde açıldığını ve çekin çalındığı düşünüldüğünden çeki çalan kişi/kişilerden şikayetçi olunduğunu, müvekkil şirketin şikayet dilekçesi ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/193513 Soruşturma sayılı dosyasında müvekkil şirket yetkilisinin alınan ifade tutanağına ilişkin kayıtların yerel mahkeme dosyasına ibraz edildiğini, müdahale talep eden .... Ltd. Şti. tarafından, yerel mahkeme dosyasına ibraz edilen dilekçede; çek iptali davasına konu edilen çeke ilişkin olarak Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün 2025/28689 Esas sayılı dosyasında müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı belirtilerek söz konusu takip dosyasına ilişkin takip talebinin ve çek suretinin dosyaya ibraz edildiğini, müdahale talep eden ... Ltd. Şti. tarafından başlatılan takibin esas ve usul kurallarına aykırı olup müvekkil şirketin, söz konusu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, çeki elinde bulunduran kişinin yetkili hamil olduğunu, çekin üzerinde bulunan ve birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebileceğini, çekin üzerindeki ciroların birbirini takip etmediğini veya ciro zincirinde bulunan cirolardan birinin geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hakkın, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağını, yerel mahkeme dosyasına ... Ltd. Şti. tarafından ibraz edilen çek suretinden, müvekkil şirketten sonra söz konusu çekin sırasıyla ....Ltd. Şti., .... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti. ve.... Ltd. Şti. tarafından cirolandığını, bu kadar büyük meblağlı çekin bu kadar kısa sürede el değiştirmiş olmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/193513 Soruşturma sayılı dosyasında, müvekkil şirketten sonra ciro silsilesinde ilk sırada gelen ....Ltd. Şti.'nin yetkilisinin tespiti ve temini için yazılan talimat kapsamında yapılan araştırma neticesinde; şirketin Ticaret Sicil kayıtlarında yer alan adresinde şirket yetkilisine ulaşılamadığını, adreste ikamet eden şahıs tarafından söz konusu adreste şirketin faaliyet göstermediğini ve .... Ltd. Şti. ile ilgili daha önce de adrese birçok kez polis ekiplerinin geldiğinin beyan edildiğini, bu hususa ilişkin 30/05/2025 tarihli tutanağın tanzim edildiğini, ayrıca .... Ltd. Şti.nin 25/09/2024 tarihinde kurulmuş toplam sermayesi çek bedelinden daha düşük bedelli olan bir şirket olmasının da söz konusu çekin çalındığını ve dolandırıcılık işlemine konu edildiğini açıkça gösterdiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/193513 Soruşturma sayılı dosyasında, ciro silsilesinde yer alan ... Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisinin tespiti ve temini için yazılan talimat kapsamında söz konusu şirket yetkilisinin ifadesinin alındığını, söz konusu şirket yetkilisinin 08/07/2025 tarihli ifadesinde; müvekkil şirket yetkilisini ve müvekkil şirketi tanımadığını, ... Ltd. Şti.nin hiçbir zaman faal olarak faaliyet göstermediğini, şu anda söz konusu şirketin tasfiye halinde olduğunu, dosyada adı geçen firmaların hiçbiri ile ticari ilişkisi olmadığını, çekten bilgisi olmadığını, çekin arkasında bulunan imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını, ... Ltd. Şti. adına sahte kaşe çıkartılıp çekin arkasının kaşelendiğini beyan ettiğini, müvekkil şirket tarafından yerel mahkeme nezdinde ikame edilen davaya konu çalınan çekin istirdatı ve söz konusu çeke ilişkin Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/28689 Esas sayılı dosyasında müvekkil şirket aleyhine başlatılan takip dosyasına ilişkin müvekkil şirketin, takip dosyasındaki alacaklı taraf ile borçlu olarak belirtilen keşideci hariç diğer şirketlere borçlu olmadığının tespiti talepli olarak İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/530 Esas sayılı dosyasında davanın ikame edildiğini, .... Ltd. Şti. tarafından söz konusu dava dosyasına ibraz edilen cevap dilekçesinde de; dava konusu olan çekte bulunan cirodaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, kötü niyetli 3. kişiler tarafından kaşe yaptırılarak çekte kullanıldığını ve kaşe üzerine sahte imza atıldığının beyan edildiğini, belirtilen hususların ... Ltd. Şti.nin yetkili hamil olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak, anılan çekin iptaline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu edilen çek yönünden istirdat davası açılmasına yönelik arabuluculuk başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla konu hususu yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süreci içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin "umumi hükümler" arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama 'TTK m.657) ve hamiline senetlerin iptali hakkında (TTK m.757-765) getirilerek bu hükümlerin TTKm.778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür.
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, açılmaması halinde ise, çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.(Y.11.HD.2015/7222 E. 2016/1291 K.) sayılı ilamı da bu yöndedir.
Somut olayda, istirdat davasının açıldığı davacı vekilinin duruşmadaki beyanı ve istinaf dilekçesinden anlaşılmış olduğundan, kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, 353/1-b-1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarihli, 2025/19 Esas, 2025/674 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 25/08/2025