T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1178
KARAR NO: 2025/1376
KARAR TARİHİ: 25/08/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2025
NUMARASI: 2025/17 D.İş - 2025/12 D.İş
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ: 25/08/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/08/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece 28/05/2025 tarihli D. İş sayılı ek kararının yapılan yargılaması neticesinde;
"Muteriz ...... A.Ş.vekili 29/01/2025 uyap tanzim tarihli dilekçesi ile, ihtiyati haciz talep eden tarafından 'İstemde bulunan ile müvekkil Şirket arasında makina alım sözleşmesi yapıldığı; talepte bulunan Şirketin sözleşmede belirtilen makinayı-sözleşmede belirtilen bedel karşılığında satın aldığını ve siparişini verdiğini, borçlu tarafından makina alacağına teminat olarak 31.12.2024 keşide tarihli-36.000.000,00 TL bedelli çekin düzenlendiği; müvekkilce edim borcunu yerine getirilmediği'' hususları iddia edilmişse de; ihtiyati haciz talep tarafça dosyaya ibraz edilen çek metninde ''işbu çek ..... Şti ile ..... A.Ş. firmaları arasında 25/09/2023 tarihinde imzalanan 24072023-1 numaralı sözleşmeye istinaden teminat çeki olarak düzenlenmiştir. Ciro edilemez 3.şahıslara verilemez, hiç bir ticari faaliyette kullanılmaz" ibaresi bulunduğunu, böylece mezkur kambiyo senedinin alt ilişkiye bağlandığını ve çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiğini, hatta müvekkilinin karşı taraftan alacaklı olduğunu, sözleşmeye konu malların teslim edilip edilmediği, ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafın müvekkilden alacaklı olup olmadığının tespitinin ancak yapılacak bilirkişi incelemesi ve yargılamaya ile ortaya çıkacağını, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini hukuka ve usule aykırı olduğunu, ortada İİK.nun 257/1F ve 257/2.maddelerinde düzenlenen muaccel olan bir alacak bulunmadığını, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, karşı tarafın mahkememize başvurmadan önce İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesine başvurduğunu, sözü edilen mahkeme tarafından şartları oluşmadığı için ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, bu karar kesinleşmeden kötü niyetli olarak karşı tarafın mahkememize başvurduğunu bildirerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Muteriz .... vekili 31/01/2025 uyap tanzim tarihli dilekçesi ile, yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, talep edenin ihtiyati haciz talebinin daha önce İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/7 D.iş sayılı kararı ile reddedildiğini, tekrar ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve bu kez aynı mahkemenin 2025/10 D.iş sayılı kararı ile derdestlik sebebiyle talebin reddine karar verildiğini, üçüncü kez aynı konuda mahkememizden talepte bulunduğunu, müvekkili hakkında kefillik şartlarının oluşmadığını, talebe konu kambiyo senedinin .....A.Ş. ile .... Şti arasında akdedilen sözleşmeye istinaden şarta bağlanarak verildiğini, mahkemece sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediği, ödemelerin yapılıp yapılmadığı, .... A.Ş.nin sözleşme ile üstlendiği makinanın teslim edilip edilmediği araştırılmadan karar verildiğini, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz kararı üzerine müvekkili hakkında Karşıyaka 2.İcra Dairesi'nin 2025/192 E sayılı dosyasında müvekkilinin taşınır ve taşınmazları ile banka hesaplarına bloke konulduğunu, bu kararın kredibilitesi yüksek olan müvekkilini bankalar nezdinde zora soktuğunu, kredi kartlarını dahi kullamaz duruma geldiğini, iş piyasasında güvenirliliği ile tanınmış olan müvekkilinin ayrıca güven ve prestij kaybetmiş itibarının zedelendiğini bildirerek, mahkememizin yetkisizliği ve/veya derdestlik sebebi ile talebin usulden ve ayrıca esastan reddine, müvekkili yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesi ile, itirazların borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, tutarsızlıklar içerdiğini, borçlular tarafından müvekkili ile 25.09.2023 tarih ve 24072023-1 nolu satış kontratı yapıldığını, müvekkilinin borçludan satış kontratında belirtilen makinayı sözleşmede belirtilen bedel karşılığında satın aldığını ve siparişini verdiğini, borçlu tarafından makine çalışır halde teslim edilmemesine rağmen teslim edilmesi gereken çeklerin de müvekkiline teslim edilmediğini, borçlunun örfen müvekkili ile görüştüğünü ve neticesinde ödenmemesi gereken çeklerin makinanın teslim edilmemesine rağmen ödenmesini sağladığını, iki çekin karşılığının ve kur farkının leasing ödemesi şeklinde yapıldığını ve iki adet çekin takastan bu şekilde alındığını, müvekkilinin tüm ödeme borcunu yerine getirdiğini, bu durumun karşılığında borçlu tarafından müvekkilin makina alacağına teminat olarak .....Bank'a ait E1-9491808 seri numaralı 31.12.2024 tarihinde 36.000.000,00 TL tutarında çek düzenlendiğini, kefilin taşınmazlarını satışa çıkardığını ancak ihtiyati haciz alındığından başarılı olamadığını, itiraz dilekçelerinde borcun yerine getirildiğine ilişkin tek bir cümle dahi bulunmadığını, her ne kadar yetkinin İzmir Mahkemeleri olduğu iddia edilmiş ise de sözleşmenin imzalandığı yerin Çiğli olduğunu, yetkili mahkemeler ve icra dairelerinin de Karşıyaka mahkemeleri ve icra daireleri olduğunu bildirerek, itirazların reddini savunmuştur.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Talep, İİK'nun 265.madde hükmüne göre açılmış ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.
Anılan madde hükmüne göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Tabiatıyla ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ya da yokluğu da itiraz konusu olabilir. Mahkeme gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya red eder. Ayrıca, ihtiyati haciz kararına itirazdan sonraki şartlara ve delil durumuna göre, görev hususunun resen gözetileceği bir olgudur.
İhtiyati haciz talebine konu edilen 31/12/2024 düzenleme tarihli, 36.000.000,00.TL tutarlı çek lehtarının talep eden ......Şti olduğu, çekin ..... Şirketi ve .... tarafından keşideci ve aval sıfatıyla imzalandığı ve çekin taraflar arasındaki dosyaya sunulan sözleşmenin teminatı olarak verildiği görülmektedir.
İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK'nın 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. İİK'nın 265. Maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir.
HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde;"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Yine bonodaki yetki şartı bulunması halinde de yetki şartının geçerli olması için HMK 17. Maddesine göre, uyuşmazlığın tacirler arasında doğmuş olması şartı aranmaktadır
Somut olay bakımından her ne kadar talep eden tarafından dosya sunulan ödeme belgeleri ve sözleşme içeriğinine göre talep eden açısından yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu kanaati ile mahkememizce ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; dosyaya sunulan sözleşme örneği ve söz konusu çek ile taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetki sözleşmesi uyarınca talep edenin İzmir Mahkemelerinde ihtiyati haciz talep ettiği, dolayısıyla yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemeyi benimsediği fakat İzmir Mahkemeleri tarafından ihtiyati haciz talebi uygun bulunmayınca, talep edenin bu sefer mahkmemizden ihtiyati haciz talep ettiği görülmektedir. Taraflar arasındaki bağlayıcı yetki sözleşmesi kapsamında yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu, talebe konu çek üzerinde avalist olarak bulunan .....'nin de sözleşmenin taraflarına uygulanan yetki kuralları ile bağlı olduğu, avalist ......açısından da yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu, kamu düzeni kuralları da gözetildiğinde ihtiyati hacze itiraz edenlerin itirazlarında haklı olduğu sonucu ile ihtiyati tedbire itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir."gerekçesiyle, itirazların kabulüne, mahkemenin 13/01/2025 gün 2025/17 D.iş E-2025/12 D.iş K. sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, dair ek karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ile borçlular arasında 25.09.2023 tarihli makine alımına ilişkin satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre makinenin çalışır halde tesliminin 2024 Haziran ayına kadar yapılacağını, aksi halde belirli çeklerin müvekkile iade edileceğini, makinenin teslim edilmediğini, iade edilmesi gereken çeklerin teslim edilmediği gibi müvekkilin tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkile teminat olarak ......Bank’a ait 31.12.2024 vadeli, 36.000.000 TL tutarında çek verildiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, borçluların edim borcunu yerine getirmediğini, ödeme yapmadığını, kefilin taşınmazlarını satmaya çalıştığını, ihtiyati haciz ile satışı engellendiğini, yerel mahkemenin, taraflar arasında yetki sözleşmesi olduğunu ve İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile borçluların itirazını kabul ederek ihtiyati haczi kaldırdığını, borcun yerine getirildiğine dair borçlular tarafından herhangi bir iddianın veya belgenin sunulmadığını, sözleşmenin imzalandığı yer Çiğli olup, Karşıyaka Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, yetki tartışmasının ihtiyati haczin kaldırılması için haklı bir gerekçe olmadığını, borçluların borçlarını ödememesinin ve kaçma ihtimalinin haczin devamını zorunlu kılacağını belirterek, yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik ek karara itiraza ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Talep eden vekilince, davalı ile aralarında makina alımına ilişkin sözleşme yapıldığı, makinanın en geç haziran 2024 yılında teslim edileceği, makina teslim edilmezse 6..12.aylarda ödenmesi gereken çeklerin müvekkili tarafından ödenmeyeceğinin ve davalı tarafından müvekkilline iade edileceğinin kararlaştırıldığı, makinanın teslim edilmediği ve çeklerin de iade edilmediği, davalı tarafından makina alacağını temin maksadıyla 36.000.000 TL'lik çek verildiği beyanıyla çek bedelini karşılayacak kadar ihtiyati haciz verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 13/01/2025 tarihli kararla ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Davalı tarafça talep konusu çekin taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak verildiğini arkasında ciro edilemez şerhi bulunduğunu, müvekkilinin edimini tam olarak yerine getirdiğini, aynı talebin İzmir 5 ATM tarafından red edilmesi üzerine Karşıyaka ATM'den talepte bulunulduğunu, bu karar kesinleştirilmediğini, talebin yargılamayı gerektirdiğini beyanla ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiştir.
Davalının itirazı üzerine 28/05/2025 tarihli ek kararla; "dosyaya sunulan sözleşme örneği ve söz konusu çek ile taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, yetki sözleşmesi uyarınca talep edenin İzmir Mahkemelerinde ihtiyati haciz talep ettiği, dolayısıyla yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemeyi benimsediği fakat İzmir Mahkemeleri tarafından ihtiyati haciz talebi uygun bulunmayınca, talep edenin bu sefer mahkmemizden ihtiyati haciz talep ettiği görülmektedir. Taraflar arasındaki bağlayıcı yetki sözleşmesi kapsamında yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu, talebe konu çek üzerinde avalist olarak bulunan .....'nin de sözleşmenin taraflarına uygulanan yetki kuralları ile bağlı olduğu, avalist ..... açısından da yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğu," gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı talep eden vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşmede İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığının anlaşılmasına göre talep eden vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/17 D.İş - 2025/12 K. sayılı kararın sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin itirazın kabulüne ilişkin olarak verilen 28/05/2025 tarihli EK KARARININ, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 25/08/2025