T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1184
KARAR NO: 2025/1384
KARAR TARİHİ: 25/08/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2025
NUMARASI: 2025/330 Esas
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz - Alacak
BAM KARAR TARİHİ: 25/08/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/08/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece 13/05/2025 tarihli ara kararla, "Davalı vekili ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin 09/05/2025 tarihli dilekçesinde özetle:Davacı tarafın, müvekkili şirket ile aralarında akdedilen 16.11.2022 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi kapsamında ticari ilişkilerinin bulunduğunu, işbu ticari ilişkiye istinaden müvekkil şirkete fatura kesildiğini, faturalar doğrultusunda ödeme yapılmadığından T.C. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/146 Değişik İş numarası, 2025/148 Karar numarası ile müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu ihtiyati haciz kararına istinaden Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2025/13421 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkil şirketlerince işbu takibe itiraz edildiğini, işbu itiraz neticesinde huzurdaki davanın ikame edildiğini ve müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira müvekkili şirketin, davacı ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının dava dilekçesi ekinde işbu borcun dayanağı olarak fatura ve birtakım e-posta yazışmaları gösterdiğini, ancak işbu fatura ve e posta yazışmaları davacının iddia etmiş olduğu alacağı kanıtlar nitelikte olmadığını, Yargıtay tarafından da desteklendiği üzere fatura borç ikrarını içeren belgelerden olmadığı gibi alacağın varlığını gösteren kesin delil niteliğini haiz bir belge de olmadığını, işbu sebeple faturaya dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararı akabinde Aydın İcra Müdürlüğü 2025/13421 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ve akabinde itirazları neticesinde ikame edilen işbu huzurdaki dava hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davacı alacağı yaklaşık olarak dahi ispat edememesine rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı elde ettiğini, Aydın İcra Müdürlüğü 2025/13421 Esas Sayılı Dosyasından Hazırlanan ödeme emri tarafımıza usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, davanın süresinde ikame edilmediğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 266. maddesi; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.”şeklinde düzenlendiğini, bu madde ile borçlu olduğu iddia edilen kişiye malları üzerine konulan ihtiyati haczi kaldırma imkânı tanındığını, bu haliyle öncelikle müvekkil şirketi davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından teminatsız şekilde ihtiyati haczin kaldırılmasını ancak mahkemeniz aksi kanaatte ise mahkeme tarafından belirlenecek teminatın müvekkil şirketlerince yatırılması akabinde müvekkil şirketlerine ait mal varlığı üzerinde bulunan tüm ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Talep; ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkindir.
Mahkememizin 25/03/2025 tarihli 2025/146 D.iş sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından iş bu dava açılmadan önce ihtiyati haciz talebi üzerine, mahkememizin 25/03/2025 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verildiği, karşı taraf borçlu davalının karara itirazı üzerine mahkememizin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine, ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik talebin ise;" İİK'nın 264. maddesi uyarınca; dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür.Yine İİK'nın 266. maddesine göre; borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. Bu durumda dosyaya getirtilen icra dosyasından ödeme emrinin yanı esas takibe geçilme tarihinin itirazdan önce olduğu, ihtiyati haciz kararının icra olunduğu gün esas takibede geçildiği anlaşılmakla teminat karşılığında haczin kaldırılmasına karar verilmesi yetkisinin İİK'nın 266. uyarınca İcra Mahkemesine geçtiği, mahkememizin yetkisiz ve görevsiz olduğu (mahkememizin benzer bir dosyada 28/03/2024 tarih, 2024/69 Esas sayılı ara kararının, İzmir BAM 20.HD'nin 2024/1077-1082 Esas ve karar sayılı karar ile görevsizlik sebebiyle kaldırıldığı), itiraz eden vekilinin talebini yetkili ve görevli icra hukuk mahkemesinden talep etmesi gerektiği anlaşılmakla..." gerekçesi ile ihtiyati haczi kaldırılması talebinin usulden reddine karar verildiği, bu kez davalı vekilinin açılan esas davada yeniden aynı yönde talepte bulunduğu, mahkememizin 25/03/2025 tarihli 2025/146 D.iş sayılı dosyasında davalı vekilinin talebinin değerlendirilerek usulden reddine karar verildiği, bu yöndeki talebi değerlendirmede görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğu, mahkememizin iş bu dosyasında verilen bir ihtiyati haciz kararı da bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin talebinin usulden reddine" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin dayanağı iddia edilen alacak için yargılama yapılması gerekmekte olup ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verme yetkisinin de asıl yargılamanın yapıldığı mahkemede olacağını, ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebini inceleme görevinin ilk derece mahkemesinde olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince taleplerin usule ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, ihtiyati haciz kararının yalnızca geçici bir tedbir niteliği taşımasına rağmen müvekkil şirketi açısından uzun süreli, ağır sonuçlar doğurduğunu, haksız ve orantısız biçimde müvekkil şirketin mal varlığı üzerinde ihtiyati haczin devam ettiğini, müvekkil şirketinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı veklince, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen fason üretim sözleeşmesi kapsamında davalı şirkete üretim yapıldığı, malların teslimi sonrası davalı ile mutabık kalınarak faturalar kesildiği, Aydın ATM'nin 2025/146 D.iş dosyasından davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığı ve kararın uygulandığı beyanı ile alacağın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali talep edilmiştir.
Mahkemece 2025/146 D.iş dosyasından 25/03/2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalının itirazı üzerine ek kararla davalının ihtiyati hacze itirazının reddine karar verildiği, ek kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/920 Esas 2025/1242 Karar sayılı ilamı ile "... dosya içeriğindeki fatura ödeme tarihlerinin kararlaştırıldığı fason üretim sözleşmesi, faturalar ve mail yazışmalarına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı" gerekçesiyle Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/04/2025 tarih, 2025/146 D.İş Esas ve 2025/148 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen ek karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan karşı tarafın istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine", dair karar verildiği görülmüştür.
Davalı tarafça Değişik iş dosyasından verilen ihtiyati haciz kararına karşı mahkemece açılan itirazın iptali davasında ikinci kez itiraz edildiği ve teminatsız veya teminat mukabilinde ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edildiği, buna göre ihtiyati haczin teminatsız kaldırılması talebini inceleme hususunda Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ise de,ihtiyati haczin teminatsız kaldırılması hakkında Değişik iş dosyasına itiraz üzerine daha önce karar verildiğinden ve Dairemiz denetiminden geçerek kesinleştiğinden bu hususa yönelen talep, kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır. Teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması talebine ise icra takibinden sonra İcra Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği ve mahkemece belirlenmiş olduğundan kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, karşı taraf vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/330 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik talebin usulden reddine ilişkin olarak verilen 13/05/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25/08/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.