T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/837
KARAR NO: 2025/1255
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2025
NUMARASI: 2025/121 Esas
TALEP : İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz
BAM KARAR TARİHİ: 01/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 01/07/2025
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Karşıyaka 4. İcra Dairesi'nin 2024/7087 Esas numarasıyla başlatılan 96.304,93- TL TL icra takibine konu borcun dayanağı; keşide tarihi 16/10/2024, ödeme tarihi 01/11/2024, 90.000,00-TL bedelli, bedel kaydının malen olarak senede dercedildiğini, senetteki imzanın gözle görülür şekilde müvekkiline ait olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın müvekkiline ait olmadığı, farklı imzalar olduğunun ve akabinde müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının anlaşılacağını, senet metninde müvekkili şirkete ait kaşenin belirtilen tarih aralığında kullanılmadığını, açık ve gözle görülür şekilde senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisi tarafından atılmadığını, ayrıca imza incelemesine ilişkin ispat yükü icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmekte olduğunu, işbu takibin müvekkili tarafından itiraz süresini kaçırması sebebiyle kesinleştiğini, ödeme emrine itiraz edememiş olan müvekkilinin cebri icra tehdidi altında olduğundan işbu davayı açmakta da hukuki Yararının bulunduğunu, müvekkil şirket davalı ...'in sahibi olduğu .....Şti. ile 10/10/2024 tarihinde iletişime geçtiğini, iletişime geçtikten bir gün sonrasında .... ve yanında bir çalışanla birlikte müvekkili şirkete cam balkon/tente yaptırmak için görüşmeye geldiğini, müvekkili şirketin tente işi ve şirketin yan tarafını da kapatmak istediklerini ve Toki binası (deprem konutları) olduğunu ve bundan dolayı yere ve binaya herhangi bir delme yada çakma işlemi gerçekleşemeyeceğini ve yapılması halinde idari para cezası kesileceğini bildirerek bununla ilgili nasıl bir çalışma yapabileceğini gelen şirket çalışanlarına ilettiğini, davalının şirketinde çalışan .... isimli kişinin müvekkiline yere monte olmadan herhangi bir çalışmalarının olmadığını belirttiğini, müvekkilinin yere çakma işlemi olmadan yapılamayacağını bildirdiğinden dükkanın yan tarafının kapatılması işleminden vazgeçtiğini ve tente işleminde yere çakma olmayacağından sadece tente yaptıracağını firmaya söylediğini, ardından bir kâğıda tentenin nasıl olacağıyla ilgili büyükçe bir görsel çizildiğini ve yanlarına maliyetinin yazıldığını, müvekkili şirket tarafından davalıya ait şirkete 30.000,00-TL otomatik tente sistemi olarak ödeme yapıldığını ve 28/10/2024 tarihinde e-fatura kesildiğini, daha sonra müvekkil şirkete davalının çalışanları olan ustaların geldiğini ve ustaların bu şekilde olamayacağını yeri delip yere monte etmeleri gerektiğini söylediklerini, müvekkilinin Toki konutları(deprem konutları) olması sebebiyle yerin delinmemesi gerektiği ve yeri delmeden de yapılacak örneklerin olduğu hatta aynı örneğe ilişkin videoyu gösterdiğini, davalının böyle bir şey yapmayacağını müvekkili şirkete söylediğini, müvekkili şirketin de taleplerinin hiçbirinin karşılanmadığını, başta anlatıldığı şekilde Toki binaları olması sebebiyle yere bir şey çakılmasına izin vermeyeceğini ve çakılması akabinde para cezası olması ve uzun zamandır tente işinin yapılmayıp mağdur edilmesi sebebiyle ürünün artık yapılmasını istemediklerini davalıya ait firmaya bildirdiğini, davalıya ait firmanın müvekkiline fatura kestiğini, müvekkili şirket tarafından 10/12/2024 tarihinde iade faturası kesildiğini ve faturanın açıklama kısmında 10/12/2024 tarihli PNR24-64 numaralı faturanızın iadesidir. Görüşmemiz üzerine yapılması gereken otomatik tente yapılmamış ve tarafımıza teslim edilmemiştir. Ayrıca 28/10/2024 Tarih ve PNR24-55 faturanızın karşılığı da kredi kartı ile ödeme yapılmış ve aynı iş kapsamında olup gerekli teslimat yapılmamıştır diye belirtildiğini, mahkemenizce keşif yapıldığında tente sisteminin takılmadığının ve malın müvekkili şirkete teslim edilmediğinin açıkça görüleceğini, müvekkili firmaya hiçbir ürün teslim edilmemesine rağmen davalı tarafından malen kaydı içeren imzanın müvekkiline ait olmadığı bir senet düzenlediğini ve icra takibine konu edildiğini, davaya konu senet için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulunulacağını, borçlu tarafından İİK’nun 72/3. maddesi kapsamında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebileceğini, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konulması durumunun mevcut olduğunu ticari faaliyetinin durma noktasına gelecek olması sebebiyle ve müvekkili şirketin gecikmeden doğan zararlarını karşılamak ve teminat karşılığında davamıza esas takip dosyasına girecek paranın davalı alacaklıya işbu dava sonuna kadar ödenmemesi hususunda İİK.72/3 Md.si gereği tedbir kararı verilmesini ettiklerini, uyuşmazlığın çözümü için menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, 90.000,00 TL tutarlı 01/11/2024 vade tarihli, 16/10/2024 tanzim tarihli senede istinaden Karşıyaka 4. İcra Dairesi'nde 2024/7087 Esas numarasıyla başlatılan 96.304,93- TL tutarlı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığından müvekkilinin borcunun olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davaya esas takip dosyasına girecek paranın davalı alacaklıya işbu dava sonuna kadar ödenmemesi hususunda İİK.72/3 Md.si gereği tedbir kararı verilmesine, davalı tarafından senede dayalı haksız-kötüniyetli takip neticesi açılan işbu davada, %20 den az olmamak üzere belirlenecek kötüniyet tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 21/02/2025 tarihli ara karar ile; "...İİK’nun 72/3.maddesi gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Dosya ve talep dilekçeleri incelenmiş olup, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ile ilgili aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebini kabulü ile,
Davacı tarafından % 15 teminat depo edildiğinde, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2024/7087 E.sayılı dosyasında, icra veznesindeki paranın davalı-alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına," şeklinde karar verilmiştir.
Davalı tarafça tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine ;
MAHKEMECE: "...Davalı vekili 27/03/2025 uyap tanzim tarihli cevap dilekçesi ile, kambiyo senetlerine özgü icra takiplerinde hukuken imzaya itirazda icra takibinin durduğunu, karşı tarafça süresi içerisinde imzaya ve borca itirazda bulunulmadığını, bu nedenle işbu dava ile ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca İİK m.169’a göre Kambiyo senetlerine özgü takip yolunda itirazın dosya da sadece satış işlemlerini durdurduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İİK’nun 72/3.maddesi gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Dava dilekçesi ile de davacı, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir talebinde bulunmuş, mahkememizce de bu talep kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş ise de, verilen ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının muhtemel zararlarına karşılık gerekli teminatın davacıdan alınarak mahkememiz veznesine depo edildiği bu itibarla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazların yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.'' gerekçesi ile;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davalı vekilinin 21/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın reddine," şeklinde ara karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 24/04/2025 tarihli ara kararda "ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının muhtemel zararlarına karşılık gerekli teminatın davacıdan alınarak mahkememiz veznesine depo edildiği bu itibarla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazların yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilerek ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazlarının reddedildiğini, verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kambiyo senetlerine özgü icra takiplerinde hukuken imzaya itirazda icra takibinin durduğunu, karşı tarafça süresi içerisinde imzaya ve borca itirazda bulunulmadığını, dava ile ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca İİK m.169’a göre kambiyo senetlerine özgü takip yolunda itirazın mevcut dosyada sadece satış işlemlerini durdurduğunu, davacı yanın amacının müvekkilin borcunu tahsil etmesini engellemek olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava:menfi tespit, talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir..'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı İİK' nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra menfi tespit davası açmış olmakla, mahkemece icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edebilecek olmasına, sunulan delillerle bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olmasına, tedbir verilmemesi halinde ileride telafisi güç zararların ortaya çıkabilecek olmasına göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/121 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verilen 24/04/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 01/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.