T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/801
KARAR NO: 2025/1144
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2025
NUMARASI: 2024/655 Esas 2025/147 Karar
DAVA: Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ: 03/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 03/06/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı çek keşidecisi, .....San. Tic. Ltd. Şti. firmasına yapmış olduğu makine satışına karşılık, dava konusu ...... Şubesi’ne ait 6388760 seri numaralı 27.02.2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeki ve dava konusu olmayan diğer çekleri, lehdar olarak teslim aldığını, makine satışı ve ödeme olarak müvekkilinin teslim aldığı bu çekleri, gerek müvekkilinin gerekse de dava dışı keşideci şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine işlendiğini, söz konusu kayıtların bilirkişi marifetiyle incelendiğinde de anlaşılacağı üzere; müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu, dava konusu çekin ve diğer çeklerin müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu .... adresinde iken kaybolduğunu, kaybolan çeklerde yaprağında gerek keşidecinin gerekse müvekkili şirketin yetkililerinin cirosu bulunduğunu, kaybolan çekler hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818. maddesi yollamasıyla uygulanacak 757. maddesi hükmü doğrultusunda İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/581 E. Sayılı dosyası üzerinden çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men yasağı konulması talep edildiğini, mahkemece, talebin kabul edildiğini, çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, son olarak da İstanbul Ticaret Sicili’ne dava konusu çekin kaybolması nedeniyle ilan yapılmasına karar verildiğini, muhatap banka tarafından ödemeden men kararı verilen İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/581 E. sayılı dosyasına gönderilen müzekkere ile dava konusu çekin...... A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiği bilgisi verildiğini, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/581 E. sayılı dosyasından gönderilen muhtıra ile çeki elinde bulundurana karşı dava açmak üzere süre verildiğini, dava konusu uyuşmazlık hakkında ...Arabulucuk Bürosu nezdinde 2019/2589 sayılı başvuru no.su ile başvuru yapıldığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın 2019/24407 dosya numarası ile ....de arabulucu atandığını, arabuluculuk görüşmelerinin 30.04.2019 tarihinde anlaşmama ile sona erdiğini, her ne kadar kayıp çeklerden bir kısmı yetkili olmayan hamiller tarafından başkaca arabuluculuk dosyası üzerinden arabuluculuk görüşmeleri ile müvekkiline iade edilmişse de dava konusu 6388760 no.lu çekin, davalılar tarafından müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili ile müvekkilden sonra gelen cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili firmanın dava konusu çeki, keşidecisinden makine satımı nedeniyle teslim aldığını ve söz konusu çekin her iki tarafın da ticari defterlerine işlendiğini, ancak çekin arka yüzünde müvekkili firmanın cirosundan sonraki silsilenin ise tamamiyle gerçek dışı ticari ilişkiye dayandığını, nitekim müvekkil firmanın; müvekkilinden sonra cirosu bulunan davalı ... Ltd. Şti. ile herhangi bir ticareti bulunmadığını, dava konusu çekin ne suretle ilgili firma eline geçtiğinin de bilinmediğini, mahkemece hem müvekkili şirket hem de sonraki ciranta ... Ltd. Şti. defterleri üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu iddianın ispat olunacağını, cirantalar ve çeki elinde bulunduranlar hakkında da Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet hakkını saklı tuttuğunu, tüm şüphelilerin tespiti için kaybolan tüm çeklerin ibraz edilmesinin beklendiğini, tüm çekler ibraz edildiğinde ilgili ortak şüpheliler tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulacağını, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından bir hukuki sebebin varlığı gerektiğini, kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl temel borç ilişkisi olduğunu, fakat müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki olmayıp, dava konusu çekin kötüniyetli iktisap edildiğini, menfi tespit davalarında kural olarak, ispat yükünün davalı/alacaklıda olduğunu ve alacaklının hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, çeki elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerektiğini, fakat müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmamakta olup davalıların çekin meşru hamili olmadığını, müvekkili ile davalılar arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki olmadığından müvekkilinin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, davalıların çeki iktisapta kötü niyetle hareket ettiğinin yargılama sırasında açıkça anlaşılacağından davalı şirketlerden ayrı ayrı alınarak müvekkili şirkete ödenmek üzere dava konusu alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davalı şirketler aleyhinde maddi manevi tazminat davası açma ve suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu çekin, .... Tic. A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiği bilgisi mevcut olup dava konusu çek ile ilgili henüz herhangi bir icra işlemi başlatılmadığını, açıklanan nedenlerle; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, öncelikle teminatsız aksi kanaatte alacağın %15’i oranında teminat ile davalı şirketler ve/veya üçüncü kişiler tarafından açılacak ve/veya açılmış icra takiplerinin durdurulması ve dava konusu .... Şubesi’ne ait 6388760 seri numaralı 27.02.2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çekin takibe konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile müvekkili şirketin,....Şubesi’ne ait 6388760 seri numaralı 27.02.2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çeke ilişkin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile çekin müvekkiline iadesine, davalı şirketlerden ayrı ayrı alınarak müvekkili şirkete ödenmek üzere dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticari ilişki içerisinde bulunduğunu... Ltd. Şti'nden olan alacağı sebebiyle dava konusu çekin ciro edilerek verildiğini, davacı iddialarını kabul etmediğini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar ... ... Ltd. Şti ile.... Ltd. Şti'ne dava dilekçesi ile tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak davalılar tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince; 04/12/2020 tarihli, 2019/200 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 17/09/2024 tarihli, 2021/499 Esas, 2024/1549 Karar sayılı kararı ile; toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararından sonra;
MAHKEMECE: "...Dava; İİK 72. Maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır.
Harçlandırılan dava değeri: 50.000,00 TL'dir
Davacı vekili delil olarak; ...A.Ş kayıtları, faturalar, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları, davalıların ticari defterleri, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/581 Esas ve 2019/348 Esas sayılı dosyaları, İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı kayıtları, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur.
Davalı ...A.Ş vekili karşı delil olarak; Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/2549 Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/581 Esas sayılı dosyası, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgeleri, müvekkili şirket ile .... Ltd. Şti arasında yapılan kira sözleşmesi ve protokol, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur.
Davalılar ... .. Ltd. Şti ile .. .. Ltd. Şti tarafından karşı delil sunulmamıştır.
Taraflar arasında dava konusu olan çekin kaybedilip kaybedilmediği, davacının davalılara karşı menfi tespit ve istirdat isteminin yerinde olup olmadığı yönünde uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliller doğrultusunda mahkememizce 04/12/2020 tarih ve 2019/200 Esas - 2020/402 K.sayılı kararı ile davanın reddine,Davalı .... A.Ş'nin kötüniyet tazminatının kabulü ile %20 kötüniyet tazminatı 10.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş İzmir Bam 17.Hukuk Dairesinin 17/09/2024 gün 2021/499 E. - 2024/1549 K.sayılı kararı ile mahkememiz kararı;
"Dava: menfi tespit ve çekin iadesi istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacının davaya konu çekte lehdar olduğu ve ilk ciranta olarak cirosunu ve imzasını inkar etmediği, sonraki ciro silsilesinde de bir kopukluk olmadığı, çekin sebepten mücerret olduğu, davacının, davalıların çeki kötüniyetle iktisap ettiklerini yazılı delillerle ispat edemediği, ancak davacının delilleri arasında yemin delili bulunduğu, bu nedenle son ciranta ve çeki elinde bulunduran davalı ...şirketine karşı yemin teklifinde bulunabileceğinden, yemin delili hatırlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/581 esas, 2020/226 karar sayılı dosyasında dava konusu çek ile ilgili ödeme yasağı konulduğu, istinafa konu dosyada mahkemece verilmiş bir tedbir kararı bulunmamasına rağmen davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi de yerinde değildir." gerekçesi kaldırılmıştır.
Dosya yeniden esasa kaydedilmiş, taraf vekillerinin görüşleri alınmış, istinaf kararı çerçevesinde davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı dikkate alınarak ispat yükü kendisinde bulunan davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış davacı vekilinin yemin metni son ciranta ve çeki elinde bulunduran davalı ...şirketine tebliğ edilmiş davalı ...yetkili temsilcisi mahkememizin 14/03/2025 tarihinde icra edilen duruşmasında "Dava konusu ... .şubesi’ne ait 6388760 seri numaralı 27.02.2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çekin çalıntı ve kayıp çek olduğunu bilmediğini, basiretli bir tacir gibi davranarak çekin teslim aldığı önceki cirantanın yetkili hamil olup olmadığını sorduğu ve ciro silsilesini teyit ettiği, çeke ilişkin halen mevcut bir gerçek alacağı olduğunu, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde yemini ifa etmiş davacı yanca ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş istinaf ilamı doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:
Davanın REDDİNE,
Davalı .... A.Ş'nin kötüniyet tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, usulüne uygun yasal süresinde sunmuş oldukları delillerin toplanmadan karar verildiğini, dava dilekçesinin ekindeki delil dilekçelerinde davalıların ticari defterlerine dayanılmış olup davalıların ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmeden hüküm kurulduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacının davaya konu çekte lehdar olduğu ve ilk ciranta olarak cirosunu ve imzasını inkar etmediği, sonraki ciro silsilesinde de bir kopukluk olmadığı, çekin sebepten mücerret olduğu, davacının, davalıların çeki kötüniyetle iktisap ettiklerini yazılı delillerle ispat edemediği, ancak davacının delilleri arasında yemin delili bulunduğu, davacı tarafça davalı ...şirketine karşı teklif edilen yeminin, davalı ... şirketi yetkilisince " Dava konusu ... Şubesi’ne ait 6388760 seri numaralı 27.02.2019 keşide tarihli 50.000-TL bedelli çekin çalıntı ve kayıp çek olduğunu bilmediğini, basiretli bir tacir gibi davranarak çekin teslim aldığı önceki cirantanın yetkili hamil olup olmadığını sorduğu ve ciro silsilesini teyit ettiği, çeke ilişkin halen mevcut bir gerçek alacağı olduğunu, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde eda edildiği, bu durumda davacının, davalıların dava konusu çeki kötüniyetle ele geçirdiklerini yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı tarafça sunulan delillerle davayı ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2025 tarih ve 2024/655 Esas 2025/147 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 03/06/2025