T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/629
KARAR NO: 2025/981
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/09/2024
NUMARASI: 2024/220 Esas 2024/672 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
BAM KARAR TARİHİ: 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nde icra takibi başlatıldığı ve davalı borçlu şirket tarafından süresi içinde müvekkilinin borçlu şirketten alacağının bulunmaması sebebiyle borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu, ... Ltd. Ştdi’nin süpürge makinalarının imalatı ve satışı konusunda başarılı firma olduğunu, müvekkil firma ile davalı firma arasında müvekkil firmanın üretmiş olduğu ... markalı elle kumandalı ve akülü vakumlu yol süpürme makinasının bayiliğinin ... şirketine verilmesi konusunda bir bayilik anlaşması imzalandığını ve bu anlaşma gereğince cari hesap ilişkisi oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 31 Aralık 2013 tarihinde sona erdiğini, 2013 yılında taraflar arasında yapılmış sözleşme uyarınca birçok borç ve alacak bakiyesi kaydedildiğini, 2014 yılında yapılan ödemeler neticesinde davalı şirketin 31.12.2014 tarihi itibariyle müvekkil şirkete 65.037,52 TL borcu bulunduğunu, davalı şirket müvekkil şirket ile arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı şirkete birçok fatura kestiğini ve davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, davalı şirketin cari hesap alacaklarındaki reeskont-avans faizi uyulamasına itiraz ettiğini ancak cari hesap alacağına değişen oranda avans faizi uygulaması yapılabileceği, davanın kabulü ile İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2015/13704 E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, %20’den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf uhdesine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından alınan yol süpürme aracı ve ekipmanlarının Sancaktepe Belediye Başkalığı’nın belediye birimlerinde kullanılmak üzere ihale sonucu satıldığını, Sancaktepe Belediye Başkanlığı’na teminedilen ve davacı şirketten alınan ... plakalı 6 m3 kapasiteli yol süpürme ve ekipmanlarında arıza meydana geldiğinde belediyenin müvekkile bildirimde bulunduğunu, müvekkil şirketçe arazın pek çok yerinde arıza olduğu tespit edilmiş olup yaklaşık 22.000,00 TL masraf yapılması gerektiği belirtildiğini, arızaların müvekkil şirkete bildirilmiş olduğunu ancak giderilmediğini, davacı tarafından müvekkil şirkete verilen garanti kapsamında her parça ve aksamın 2 yıllık garanti süresi içerisinde olduğunu, davacı taraf aleyhine haksız ve kötüniyetli başlatılan takip nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazmiatına hükmedilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilen taraflar arası mail yazışmaları, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Taraflar arasında 31/12/2012 tarihinde imza edilmekle birlikte 31/12/2013 tarihine kadar geçerli olacağı kararlaştırılan bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafça üretilen ... markalı yol süpürge makinesinin bayiliğinin davalı tarafa verilmesinin yanı sıra aynı markanın tanıtımı, satımı ve başkaca birtakım karşılıklı hak ve borç yüklenildiği, davacı tarafından bahse konu sözleşmesel ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olunduğu iddiası ile davalı aleyhine takip başlatılmış ise de davalı yanca yapılan itiraz üzerine durdurulmakla davacı yanca iş bu davanın açıldığı, davalı yanca sunulan cevap dilekçesi ile borcun olmadığı belirtilmekle birlikte daha sonradan 28.096,61 TL yönünden davacı alacağının varlığının kabul edildiği ancak bakiye yönden borcun olmadığının belirtildiği, taraf mali kayıtları arasında fark olmakla birlikte esasen bu farkın davalı yanca kesilen yansıtma faturalarından kaynaklandığı, söz konusu faturaların davalı yanca süresinde davacıya bildirildiği hatta davacı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle dava dışı firma aracılığı ile ayıbın giderildiği iddiasına karşılık davacı yanca ayıbın kendilerine süresinde bildirilmediği ve davalının düzenlediği yansıtma faturası içeriğine de itiraz edildiği savunması göz önüne alındığında gerek araçta ayıbın var olup olmadığı gerekse de yansıtma faturalarının süresinde davacı yana bildirilmiş olup olmadığı sonucuna göre yapılacak inceleme neticesi sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından Sancaktepe Belediye Başkanlığı tarafından belediye birimlerinde kullanılmak üzere muhtelif araç alım iş mal alımına yönelik çıkılan ihale neticesi davalı yanca ihalenin alındığı, ihale neticesi imzalanan sözleşmenin dosya tarafları arasındaki münasebetin geçerli olduğu tarih aralığında yapıldığı, davacıdan sözleşmesel ilişki kapsamında satın alınan ... plaka sayılı aracın ihale sonucu Sancaktepe Belediye Başkanlığına satıldığı gibi bu dönem içerisinde taraflar arasında söz konusu araçtan başka araçların ve ekipmanların da alım satımının olduğu, plakası belirtilen araçta ayıp olduğu iddiası ile Sancaktepe Belediye Başkanlığı tarafından davalı yana yukarıda da belirtildiği gibi çeşitli tarihli ihtarnameler gönderildiği, aksi iddia edilmiş ise de kazandırılan rapor neticesi ... plaka sayılı araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu ve bunun üretim hatasından kaynaklandığı, fatura içeriği ile arızalı parçaların birbirleri ile uyumlu olduğu göz önüne alındığında araçta ayıbın var olduğu, davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturaları ile yukarıda cari hesaba dahil edilmeyen faturalar hariç olmak üzere taraf kayıtları arasında bir fark olmadığı görülmekle ayıpların süresinde bildirilip bildirilmediği hususu üzerinde durulmakla sonuca gidilmesi gerektiğinden bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davalı yanca bunun davacıya süresinde bildirildiği belirtildiğinden istinaf kaldırma ilamı kapsamında hatırlatılan yemin delili kapsamında davalı vekilince sunulan yemin dilekçesinin yasal ihtaratı ile davacı yana tebliğine rağmen davacı yanın mazeretsiz olarak hazır olmadığı görüldüğünden söz konusu yeminin davalı yanca süresinde davacıya bildirildiği, davacı tarafından ise üretim hatasından kaynaklı bu ayıbı gidermediği göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu davalı yansıtma faturalarının yerinde olduğu ve ancak davalı yanca cari hesaba ilişkin 28.096,91 TL'lik kısım yönünden kabul beyanı olduğundan açılı davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte her ne kadar aksi iddia edilmiş ise de alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın inkar tazminat talebinin, kötü niyet şartının gerçekleşmemiş olması sebebiyle davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;
"Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalı yanın İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13704 E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 28.096,91 TL'nin tahsili yönünden devamına, fazlaya ilişkin iptal talebinin REDDİNE,
- Hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10,50 oranında ve değişen oranlarda avans faiz uygulanmasına,
- Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın inkar tazminat talebinin, kötü niyet şartının gerçekleşmemiş olması sebebiyle davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin ayrı ayrı REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini, yemin metni ve yemin teklif edilecek duruşmanın tarih ve saatinin meşruhatlı tebligat ile müvekkil şirket yetkililerine tebliğ edilmesi gerekirken doğrudan davacı şirkete tebliğ edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bilindiği üzere tüzel kişiliklerde yemin teklif edilmesi halinde işbu yemin tüzel kişinin temsile yetkili organı tarafından yerine getirildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin yemin teklif edilen dönemde kendisini temsile yetkili müdürleri ... ve ... olduğunu, bu hususun ticaret sicil gazetesi kayıtları ile de ortaya konulduğunu, davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ederek araç onarımını üçüncü bir şirkete yaptırdığını, her ne kadar davalının yargılama sürecinde arızalı olduğu iddia edilen parçanın değişimi için müvekkili şirketten bir olumlu dönüş alamadığını belirtmiş olsa da, 11.03.2014 tarihli ihtarname ile imalat edilen ürünler için yer temin edilmesi halinde her türlü desteğin verileceğinin belirtildiğini, ancak davalı şirketin buna rağmen ayıpsız malı tamir ettiriyormuş gibi göstererek müvekkili şirketten yarar sağlama amacında olan davalı şirketin ayıplı olmayan malı onarılmış gibi göstererek kazanç elde etmek istediğini, ayıp ihtarının davalı tarafından zamanında yapılmadığını, davalı tarafın her ne kadar telefon ile bildirim yapıldığını iddia etse de, söz konusu iddialarını ispat edecek nitelikte herhangi bir somut delil sunamadığını, ayrıca kanunen ayıp bildiriminin yazılı şekilde yapılması gerekmekle beraber, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 22. maddesinin işbu sözleşmeden kaynaklı bildirimlerin tarafın adreslerine yazılı olarak yapılmasını aksi takdirde geçerli olmayacağını hüküm altına aldığını, 3,009,00 TL'lik faturaya konu ürünlerin garanti sözleşmesi kapsamı dışında kaldığı için iade edildiğini, usule aykırı yemin teklifi dikkate alınarak ve malın ayıplı olduğu iddialarını kabul etmemekle birlikte bir ayıp bulunsa dahi davalı şirketin ayıp bildiriminde bulunmadığı göz önünde bulundurulmadan açıkça usul ve yasaya aykırı olarak karar verilen yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklı cari hesaba dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden başvurulacak son bir ispat vasıtasıdır.
HMK'nın " Madde 229- (1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
(2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır. "
HMK'nın "Madde 232- (1) Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur.
(2) Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir.. " şeklindedir.
Davacı tarafça davalı ile cari hesap ilişkisi kapsamında mal teslimi yapıldığını, fatura düzenlendiğini, 65.037,52 TL borcu bulunduğundan takip başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu iddiasıyla itirazın iptali talebiyle dava açılmış olup, davalı taraf satılan aracın arızalı olduğunu bildirdikleri halde giderilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yansıtma faturalarında belirtilen bedel yönünden ayıpların süresi içerisinde davacıya bildirildiği hususunda yemin metninin usulüne uygun olarak ihtaratlı şekilde davacı şirkete tebliğ edildiğinin, davacı şirket temsilcisinin geçerli bir özür olmaksızın duruşmada hazır bulunmadığından ayıp ihbarının davalı yanca süresinde davacıya bildirildiğinin kabulü gerektiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2024 tarih, 2024/220 Esas ve 2024/672 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 08/05/2025