T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/620
KARAR NO: 2025/866
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/02/2025
NUMARASI: 2023/971 Esas 2025/166 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
BAM KARAR TARİHİ: 24/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 24/04/2025
Davacılar vekil tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... şirketinin yurt içinde ve yurt dışında inşaat işleri yapmak, yaptırmak, yapmayı taahhüt etmek vs.faaliyetlerini sürdürdüğünü, tek ortağının diğer davacı ... olduğunu, 50 personel istihdam ettiğini, diğer davacı ... şirketinin kentsel telekomünikasyon hatlarının inşaatı ve restoran işletmeciliği faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirketin tek yetkilisi ve ortağının davacı ... olduğunu, 16 personel istihdam ettiğini, davacı ...'ın ise davacı şirketlerin kullanmış olduğu kredilere şirket ortağı ve yetkilisi olarak müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, keşide ettiği çeklerde avali, müşteri çeklerinde cirosu bulunduğunu, tek gelir kaynağının şirketlerin faaliyetleri olduğunu, ülke çapında yaşanan ekonomik daralmaya bağlı olarak reel piyasada gerçekleşen yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki yukarı doğru hareketler nedeniyle davacıların olumsuz olarak etkilendiğini, konkordato hukuki yoluna başvurmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, davacılar hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep ettiklerini, konkordato tasdik kararını takip eden ay sonu başlamak üzere 4 yıl vade ile 48 eşit taksitte ödemeyi teklif ettiğini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Toplanan tüm deliller karşısında, davacılardan ... Şti. yönünden alacaklılar toplantısında davacının revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçların yıllık % 25 faiz oranı üzerinden, konkordatonun tasdiki tarihi itibarı ile bir yıl ödemesiz toplam 5 yılda, 48 eşit taksitte ödenmesinin alacaklıların onayına sunulduğu, konkordato komiser heyetinin 06.01.2025 havale tarihli nihai raporunda ortaya konulduğu üzere, konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcun 169.005.253,00-TL olduğu, 84 adet alacaklının yarısı olan 42 oy ile oy sayısının sağlandığı ancak, borcun 1/2 'si olan 84.502.626,50-TL alacak miktarına ulaşılamadığı, kabul oyu veren alacaklıların alacağının 76.161.479,00-TL olduğu, alacaklılar toplantısında nisabın sağlanamadığı, iltihak süresi içinde alacaklılar toplantısında (1.736.865,00TL alacağı için) red oyu kullanan ... Bankasının oyunu kabul yönünde değiştirdiği, ... Şti. tarafından 3.599,00-TL alacak yönünden kabul oyu kullanıldığı, bu durumda 44 alacaklının kabul oyu verdiği ve 76.161.479,00-TL + 1.736.865,00-TL + 3.599,00-TL = 77.901.943,00-TL nisaba ulaşıldığı, böylece iltihaklar neticesinde alacaklı sayısı yönünden nisabın sağlandığı ancak alacak tutarı yönünden davacı şirketin konkordato talebinin İİK 302/2-a maddesindeki kabul çoğunluğuna ulaşmadığı belirlenmiştir. Davacı ... şirketi tarafından kabul beyanı içeren toplam 18.000.000,00-TL tutarlı çekin nisaba dahil edilip edilmeyeceği değerlendirilmiş, bu kapsamda komiser heyeti tarafından çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, bu çeklerin karşılığında düzenlenmiş bir faturanın da olmadığı, çeklerin avans çeki olarak keşide edildiği belirtilmiş, böylece söz konusu çeklerin alacaklılar toplantısına az bir zaman kala verilmiş olması, davacı şirket yetkilisi tarafından kabul edilmiş olması, alacaklı tarafından nisapta dikkate alınması için mahkememizden talepte bulunulmuş olması, nisap sağlamaya dönük kabul edilmesi gerektiği, böylelikle kötü niyetle sakatlanmış bir konkordatonun gündeme geleceği böyle bir durumda sonradan feshi gereken konkordatonun baştan tasdik edilmemesi gerektiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak alacaklılar tarafından 18.000.000,00-TL tutarlı çeke ilişkin alacağın İİK 299. Maddesine göre süresi içinde komiser heyetine bildirilmediği gibi davacı defterlerinde bilançoda kayıtlı olmadığından, nisaba dahil edilmemiştir. Ayrıca davacının bilançosunda kayıtlı olmadığından konkordato komiserleri tarafından imtiyazlı alacaklardan olan teminatlandırılması gereken işçi alacağının bulunmadığı belirtilmiş ise de, mahkememize alacak talebinde bulunan işçi ...'ın işçilik alacağının mahkememiz ara kararı ile davacı tarafından ödendiği, ancak mahkememize alacak talebinde bulunan işçi alacağı olduğunu iddia eden ...'ün işçilik alacağının ödendiğine ilişkin belge bulunmadığı gibi, alacaklı işçinin alacağından vazgeçtiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır. Davacının konkordato projesinin 84 alacaklıdan 44 alacaklı tarafından kabul edildiği, toplam 169.005.253,00-TL alacak tutarının 77.901,943,00-TL'si tarafından kabul edildiği, kabul oyu verenlerin oranının alacak tutarı bakımından % 46,01 olduğu, alacak sayısı bakımından %50'yi geçtiği, ancak alacak tutarı bakımından % 50'yi geçemediği, her iki koşulun birlikte sağlanması gerektiği, projenin İİK 302/2-a maddesinde belirlenen çoğunlukla kabul edilmediğinden, böylece konkordatonun İİK 305/1-c ile İİK 305/1-d maddeleri uyarınca tasdik şartları sağlanmadığından davacı ... Şti.'nin konkordatonun tasdiki talebinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, komiser heyetinin görevine son verilmesine, ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Borçlu şirket borca batık olmadığından iflas yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı .... A.Ş. yönünden, alacaklılar toplantısında davacının revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçların yıllık % 25 faiz oranı üzerinden, konkordatonun tasdiki tarihi itibarı ile bir yıl ödemesiz toplam 5 yılda 48 eşit taksitte ödenmesinin alacaklıların onayına sunulduğu, konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcun 19.809.822,00-TL olduğu, 18 adet alacaklının yarısı olan 9 oyun, 10 alacaklı oy sayısı ile sağlandığı, borcun 1/2 'si olan 9.904.911,00-TL alacak miktarı aşılarak 12.701.009,00TL ye ulaşıldığı, kabul oyu veren alacaklıların alacağının 12.701.009,00-TL ile alacaklılar toplantısı ve iltihaklar neticesinde nisabın sağlandığı, gerek alacak tutarı yönünden gerekse alacaklı sayısı yönünden davacı şirketin konkordato talebinin İİK 302/2-a maddesindeki kabul çoğunluğuna ulaştığı belirlenmiştir. Konkordato komiser heyetinin nihai raporunda ortaya konulduğu üzere şirketin aktif değerinin 58.621.546,15-TL olduğu, iflas halinde tüm alacaklıların alacaklarının tamamına kavuşabileceğinin belirlendiği gibi ayrıca şirketin 31.12.2024 tarihi itibarı ile 27.000.000,00-TL net satış hasılatı elde ettiği, 17.089.440,65-TL dönem karı elde ettiği belirtilmiştir.
Davacı ... A.Ş.'nin dönen varlıklarının tutarının 41.081.148,61-TL olduğu, buna karşın kısa vadeli borçlarının 30.179.635,63-TL olduğu, bu tutarın dönen varlıklarla kolaylıkla ödenebileceği, kaldı ki davacı şirketin konkordatoya tabi adi borcunun 19.809.822,00-TL olduğu, bu borcun ödenmesi için dönen varlıkların fazlaca yettiği ve hatta davacı şirketin konkordato kapsamı dışında kalan kısa vadeli borçlarını bile ödeyebilecek durumda olduğu, şirketin dönem karının 17.089.440,65-TL olduğu da dikkate alındığında, şirketin konkordatoya tabi adi borcunun dönem karından 2 Milyon eksik olduğu, bütün bu verilere göre şirketin konkordatoya tabi borçlarını derhal, kısa vadeli borçlarını da bekletmeden ödeyebilecek güçte olmasına rağmen ödemeyi tasdik tarihinden başlatarak bir yıl ödemesiz, 5 yılda 48 aya yaydığı, bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, tek ortağın ve şirketin bu süreçte hiçbir yükümlülük altına girmediği ve konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı değerlendirilmiştir. Davacı tarafın konkordatoyu finansal bir enstrüman olarak kullanmak istemesinin konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmadığı, alacaklıların zararına olduğu, şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünün ve konkordato müessesesine muhtaç olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, vade konkordatosu talebinin yerinde olmadığı, İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından konkordatonun tasdiki talebinin reddine, kesin mühletin kaldırılmasına, karar vermek gerekmiştir. Borçlu şirket borca batık olmadığından iflas yönünden değerlendirme yapılmamıştır," gerekçesi ile;
"Davacı borçlu şirketler ... LTD. ŞTİ. ile ... A. Ş.'nin konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine,
Davacı şirketler hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasına,
Davacı şirketler için görevlendirilen konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine,
Tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkiller bünyesinde tasdik şartlarının oluştuğunu, müvekkillerin, tasdik şartlarını haiz ve yerine getirip ticari faaliyetini devam ettirme noktasında üstün bir gayret gösteren şirketler olduğunu, dosyaya yansıyan konkordato komiser heyeti ek raporunda müvekkili şirketler yönünden teknik açıdan projenin uygulanabilirliğinin ortaya konulduğunu, müvekkillerin, tasdik harçlarını mahkeme veznesine yatırdığını, dolayısıyla tasdik harcı şartının yerine getirildiğini, müvekkillerinin, kesin ve geçici mühlet içerisinde üzerindeki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, mahkeme ve komiser heyetince talep olunan her bir hususta azami özen gösterdiğini, ayrıca projenin kabul edilmemesi yönündeki gerekçenin, son rapor hilafına olduğunu, dosyaya sunulan teknik rapor dikkate alındığında projenin uygulanabilirliğinin açık olduğunu, gelinen süreçte revize projede yer aldığı ve devam ettiği üzere müvekkillerinin ticari hayatta varlığını sürdürmesinin, hem alacaklılar hem müvekkil hem de ülke ekonomisinin bir gereği olduğunu, müvekkili şirketlerin, faaliyetilerine başladıkları günden bu güne değin sürekli olarak teknoloji ve yenilikleri yakından takip ettiklerini, bu gelişmelere paralel olarak her zaman gelişmeyi, kurumsallaşmayı kendine amaç edindiğini, müvekkili şirketlerin, devam eden yatırımları için ihtiyaç duyduğu kaynak kullanımı için, ana faaliyet konusuna giren inşaat projeleri, altyapı ve üretim tesisleri inşaatlarını tamamlayarak gelirlerini artırma çabası içinde olduğunu, tasdik sürecinde alacaklıların haciz baskılarının azalması ve işletmenin devamlılığının sağlanması durumunda, müvekkili şirketlerin hali hazırda faaliyetlerine devam etmelerinin sağlanacağını, alacaklıların alacaklarına kavuşması ve %100'lük bir ödeme sağlanabilmesi için müvekkili şirketler ve müvekkilin konkordato talebinin kabul edilmesinin önem arz ettiğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkemece verilen konkordato tasdik talebinin reddi kararının kaldırılarak müvekkili şirketler hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, konkordato mühleti talebi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
7101 Sayılı Kanunla değişik ; İİK'nın 305.maddesine göre ;
302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması,
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder),
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması,
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır),
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması,
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmünü amirdir.
Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsının düzenlendiği "Madde 308- (Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.)
Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.
İİK m.308 gereğince, borçlunun iflasına ancak doğrudan doğruya iflas şartlarının oluşması ve borçlunun iflasa tabi olması halinde karar verilebilecektir. Konkordatoyu reddeden mahkeme, şartların oluşması halinde borçlunun iflasına re'sen karar verecektir. " şeklindedir.
İİK'nın 302. maddesinde nisaplar "Konkordato projesi; a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.
Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra talep eden borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaad edilen tutardan az olması, yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Bu şartlarla birlikte tasdik harcının yatırılması, imtiyazlı alacakların ve mühlet içi borçların da ödenmesi veya teminata bağlanması diğer şartlar olarak karşımıza çıkmaktadır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.."(Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/1048 esas, 2024/2358 karar sayılı emsal ilamı)
Borçlunun ancak dürüst olması halinde konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK mad.298/I-1 hükmü, 17.07.2003 tarihinde kabul edilen 4949 sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de, İİK’nın 308/f maddesinde hâlâ kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulunun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu halde borçlunun konkordato müessesinin sağladığı imkanlardan faydalanmasının mümkün olmadığının gözetilmesi gerekmektedir.
Konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
İşletmenin borçlarının ödenmesi yanında iyileştirilmesi de söz konusu olduğunda bunun sadece alacaklıların alacaklarının bir kısmına ve vade ile kavuşması, bu arada eğer faiz öngörülmemişse alacakların enflasyon karşısında zaman içinde faiz oranı kadar eritilmesi, bir diğer ifade ile iyileşmenin sadece alacaklılara yüklenmesi kabul edilemez. Nitekim İcra ve İflas Kanununun konkordato projesini niteleyen 286. maddesinde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağının gösterilmesi gerektiği de vurgulanmıştır.
Somut olayda talepte bulunan davacı şirketler borca batık değildir ve bütün borçları belirli bir süre içinde tam olarak ödeme gücüne sahiptir. Oylamaya sunulan revize projede borçların yıllık % 25 faiz oranı 5 yıllık için toplam %62,2 faiz üzerinden, konkordatonun tasdik tarihi itibarı ile bir yıl ödemesiz 48 eşit taksitte toplam 5 yılda ödenmesinin planlandığı anlaşılmaktadır. Alacaklıların zarara uğratıldığı, işletmenin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordato talebini tasdik etmek kurumun amacına uygun olmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ödeme teklifindeki uygulanacak vade ve faiz oranının borca batık olmayan talep eden davacıların ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtması gerekmekte olup davacılar yönünden İİK'nın 305. maddesinde düzenlenen tasdik koşullarının gerçekleşmemesine, doğrudan iflas nedeni olmamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2025 tarih, 2023/971 Esas ve 2025/166 Karar sayılı kararına karşı davacıların istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın re'sen istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekiline tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/04/2025