T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/363
KARAR NO: 2025/679
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN D.İŞ KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2025
NUMARASI: 2025/19 D.İş - 2025/22 D.İş
TALEP: İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ: 26/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/03/2025
İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen Gebze-İzmir otoyolundan, davalı firmaya ait araçlar ile gerçekleştirilen ihlâlli geçişler nedeni ile doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla, İzmir 8.İcra Müdürlüğünün 2025/607 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin karşı tarafa tebliğ edildiğini ve karşı taraf/borçlunun hiçbir borcu olmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ederek takibi durdurduğunu, karşı taraf borçlunun yapılan geçiş sebebi ile ihlalli duruma düştüğünü, karşı taraf ile müvekkil firma arasında alacak-borç ilişkisinin doğduğunu ve karşı tarafın borçlu olduğunun sabit olduğunu, şifahen elde etmiş oldukları bilgiler doğrultusunda borçlunun oyalayıcı tavır sergilediğini ve müvekkil bankaya olan borcunu ödemesinin sürekli ileriki bir tarihe bırakılmak istendiğini, borçlunun tutum ve davranışlarının kaçma ve mal varlıklarını devretme ihtimalini gündeme getirdiğini, İcra müdürlüğüne yaptıkları itiraz ile bu durumun sabit olduğunu, müvekkil firmanın alacağına kavuşmasını ve mağduriyetini kaldırmak amacıyla borçlunun borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından verilen dilekçe ile borçlu aleyhine ihtiyati haciz istenmiş olmakla İİK‘nun 258/2 maddesine göre tarafların dinlemesine gerek görülmeksizin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İİK‘nun 258/2 maddesine göre tarafların dinlemesine gerek görülmeksizin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
Alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davalıdan alacağını tahsil edemediğini, mahkemece verilen alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece dava dilekçelerinin ekinde alacağın varlığına ilişkin yeterli kanaat oluşturmaya yeter delillerin göz önüne alınmaksızın, müvekkil firmanın alacağına kavuşmasını ve mağduriyetini kaldırmak amacıyla borçlu karşı tarafın borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması taleplerinin alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle reddine ilişkin verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep: ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; alacağın yargılamayı gerektirmesine göre ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/19 D.İş - 2025/22 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 24/01/2025 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz talep eden aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.