T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1670
KARAR NO: 2024/2101
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/09/2024
NUMARASI: 2023/906 Esas 2024/654 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordatonun Feshi
BAM KARAR TARİHİ: 27/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/11/2024
Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında mahkemenin 2018/1294 Esas 2020/335 Karar sayılı 01.07.2020 tarihli kararı ile konkordatonun reddine karar verildiğini, İzmir BAM 17. H. D.'nin 08.10.2020 tarihli kararı ile red kararının kaldırıldığını konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, borçlu tarafından ilk taksit ödemesinin 29.07.2022 tarihinde başladığını, Eylül ayında ödenmesi gereken 15. taksidin 06.10.2023 tarihinde ödendiğini, Ekim ayı taksidinin ödenmediğini ileri sürerek, İİK'nun 308/e maddesi uyarınca konkordatonun davacı banka yönünden kısmen feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya gerekçe gösterilen 16. taksit olan Ekim ayı taksitinin 20.11.2023 tarihinde ödendiğini, davalının kasıtlı hareketi, ihmali ya da kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...İzmir 3. ATM'nin 2018/1294 esas 2020/335 karar sayılı 01.07.2020 tarihli kararı ile davacı ... A.Ş.'nin konkordato talebinin reddine karar verildiği, mahkememiz kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş, BAM 17. Hukuk Dairesinin 2020/1338 Esas 2020/1034 Karar sayılı ve 08.10.2020 tarihli kararı ile istinaf talebi kabul edilmekle, mahkememiz kararı kaldırılarak yeni hüküm tesis edildiği, davacı şirketin konkordato projesinin İİK'nun 305 maddesi gereğince tasdik şartları gerçekleştiğinden tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi alacaklılara olan 1.163.457,43-TL borcunu tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz 4 yılda 48 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, BAM kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 26.05.2021 tarihli kararı ile onanmakla, konkordatonun tasdikine ilişkin kararın 26.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İİK 308/e maddesinde "kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davacının bu yasal düzenleme uyarınca konkordatonun kısmen feshini istediği anlaşılmıştır.
Davalı vekili uyuşmazlığın belirlendiği ilk celse, vadesi gelen tüm ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin kasti bir gecikmesinin olmadığını, beyan etmiştir.
Kayyım ...'dan davalı vekilinin beyanı dikkate alınarak, davalı tarafça dava konusu taksitlerin ödendiği iddiasına ilişkin değerlendirme yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Kayyım tarafından mahkememize sunulan 06.09.2024 tarihli raporda, davalı borçlu şirket tarafından 2022 yılı Temmuz ayı itibarı ile ilk taksitin ödenmeye başladığı, 31.08.2024 tarihi itibarı ile ödenmeyen taksit bulunmadığı, davalı borçlu şirketin davacıya ödemesi gereken taksitlerden Ekim 2023 ayında ödenmesi gereken taksit ödemesini 16 gün gecikmeli olarak ödediği, Kasım 2023 ayında ödenmesi gereken taksit ödemesini 19 gün gecikmeli ödediği, Aralık 2023 ayında ödenmesi gereken taksit ödemesini 9 gün gecikmeli ödediği, diğer taksitleri sürelerinde ödediği, gecikmeli ödemeler nedeni ile kayyımlık makamına herhangi bir başvuruda bulunulmadığı ortaya koyulmuştur.
Dosyada bulunan hesap hareketlerinin incelenmesinden, davalı borçlu tarafından ilk taksit ödemesinin 29.07.2022 tarihinde başladığı, dava tarihine kadar her ay düzenli olarak taksit ödemelerinin yapıldığı, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar her ay taksit ödemelerinin yapıldığı belirlenmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında, davalı .... A. Ş.'nin konkordato başvurusu üzerine İzmir 3. ATM'nin 2018/1294 esas 2020/335 karar sayılı 01.07.2020 tarihli kararı ile konkordato talebinin reddine karar verildiği, söz konusu kararın BAM 17. Hukuk Dairesinin 2020/1338 Esas 2020/1034 Karar sayılı ve 08.10.2020 tarihli kararı ile kaldırılarak yeni hüküm tesis edildiği, davacı şirketin konkordato projesinin İİK'nun 305 maddesi gereğince tasdik şartları gerçekleştiğinden tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi alacaklılara olan 1.163.457,43-TL borcunu tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz 4 yılda 48 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, BAM kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 26.05.2021 tarihli kararı ile onanmakla, konkordatonun tasdikine ilişkin kararın 26.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı borçlu her ne kadar taksit ödemesine geç başlamış ise de, dava tarihine kadar her ay düzenli olarak taksit ödemesine devam ettiği, dava açıldıktan sonra da taksit ödemelerini düzenli olarak yerine getirdiği, İİK 'nun 308/e maddesi uyarınca kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini talep edebilir, ancak konkordato projesi gereğince ödenmesi gereken taksitlerini ödeyen ve dava tarihinden sonra da ödemeye davam eden davalı borçlu şirketin kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği gibi taksitlerin geç ödenmesi konkordatonun feshine karar vermek için yeterli bir neden de değildir. İş bu konkordatonun kısmen feshi davasının açılmasından önce taksit ödemelerinde bir takım gecikmeler yaşanmış ise de dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken, karar tarihine kadar taksit ödemelerinin devam ettiği anlaşılmakla, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce dava tarihine kadar ve dava açıldıktan sonra da borçlu şirket tarafından konkordato projesi kapsamında taksitlerin ödendiği, bu nedenle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, dava açılmasından önce taksit ödemelerinde bir takım gecikmeler yaşandığı ve taksit ödemelerine geç başlandığı " gerekçesi ile; " Dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... Tic.A.Ş'nin Konkordato mühleti talebi, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1294 E.- 2020/335 K. Sayılı dosyası ile 01.07.2020 tarihinde reddedilmişse de, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 08.10.2020 tarih ve 2020/1338-1034 E/K Sayılı kararı ile bu red kararı kaldırılarak davanın kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar vermiş olup, tasdik kararının kesinleşme tarihinin 26.05.2021 olduğu, tasdikine karar verilen konkordato projesine göre; davalı borçlu konkordatoya tabi borçlarını tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 4 yılda 48 eşit taksitle ödeyecek olup, müvekkili bankaya ödenecek aylık taksit tutarı 3.541,69-TL olduğunu, tasdik kararının 26.05.2021 tarihinde kesinleşmesine ve ilk taksit ödemesinin tasdik projesine göre 26.05.2022 tarihinde başlamasının gerekmesine rağmen davalı borçlunun ilk taksitini ödeme tarihi 29.07.2022 olduğunu, mahkemenin kararına esas aldığı kayyım raporunda ise; davalının 29.07.2022 tarihli ilk ödemesi 1. taksitmiş ve sanki süresinde ilk taksit ödenmişcesine bir tespitte bulunulduğunu, 26.05.2022-29.07.2022 tarihleri arasındaki ödemesiz geçen 63 gün yokmuşcasına hiç değinilmediğini, yine kayyım raporunda aynı yanlış tespit devam ederek, sonraki aylar taksitleri aydan aya düzenli ödenmiş gibi ve sadece bazı aylarda gün gecikmesi yaşnmışcasına tespitte bulunulmuşsa da; davalı şirket taksit ödemelerine 2 ay gecikmeli başlamış ve bu 2 aylık gecikmeyi hiç kapatmadığını, kayyımın 15. 16. Ve 18. ödemeler olarak belirttiği taksitleri ise 2 aydan da daha uzun süreli gecikmelerle ödediğini, sonuç olarak davalının karar tarihi itibarı ile ve halen 2 aylık taksit ödemesi eksik olup, dava tarihinde eksik taksit sayısı ise 3 olduğunu, dava açılış günü açılış saatinden sonra eksik taksitlerinden sadece birini ödediğini, kayyım raporunda belirtildiği gibi 1. taksit ödemesinin 01.08.2022 tarihinde başlamış olduğunu kabul etmemekle birlikte bir an için bu doğruymuş gibi değerlendirilse dahi; kayyım raporunda 15. taksit ödemesinin 29.09.2023 tarihinde yapılmış olduğu belirtilmişse de; banka hesap hareketlerine göre bu yanlış olduğunu, hesap hareketlerine göre kayyımın 15.taksit ödemesi olarak belirttiği ödeme 06.10.2023 tarihinde gerçekleştiğini, 16. taksit olarak raporda belirtilen 14.11.2023 tarihli bir ödeme olmadığını, banka hesap hareketlerinde de görüleceği üzere kayyımın 16. Taksit tarihi içi belirttiği ödeme dava tarihi de olan 20.11.2023 tarihinde saat 15.29 da dava açıldıktan sonraki bir saatte, saat 16.12 de yapıldığını, yani kayyımın bildirdiği gibi kendisinin 16. Taksitin ödemesi olduğunu iddia ettiği ödeme de 16 gün değil, 20 gün gecikme olduğunu, kayyım, raporunda tarihleri yanlış belirterek, dava günü dava saatinden sonra 20 günlük gecikme ile yapılan 16. taksit ödemesini sanki davadan 4 gün önce ödenmiş gibi belirterek raporunda önemli bir hataya yer verdiğini, kesinleşen tasdik projesine göre ise dava tarihine kadar aslında davalının 18. taksit ödemesini tamamlamış olması gerektiğini, dava açılışından sonra ödediği 16. ödemesinin de süresinde olmadığını, tasdik kararında ödeme günü belirtilmediği için vadesinden itibaren 1 ay içinde yapılan ödeme süresinde sayılırsa dahi bu kez kesinleşme 26.05.2021 olduğu ve 1 yıl ödemesiz süre 26.05.2022 tarihinde dolduğuna göre ilk taksit ödemesi 26.06.2022 tarihine kadar yapılması gerektiğini, fakat ilk taksit ödemesi olarak ödeme yapılan tarih 29.07.2022 olduğunu, bu değerlendirme ile de mevcut hali ile davalının karar tarihi itibarı ile 1 aylık taksit ödemesi yine eksik olacağını, davalı şirketin, tasdik edilen projedeki edimlerini müvekkili bankaya karşı yerine getirmediği ve kayyım raporunun da hatalı olduğu, konkordatonun kısmen feshi başlığını taşıyan İİK.'nın 308/e maddesinde; "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
" denildiğini, bu nedenle konkordatonun şartlarını yerine getirmeyen davalı için konkordatonun kısmen feshi talebinin hukuka uygun olduğunu, davacı müvekkili bankanın projeye tabi alacağı 166.270.06-TL'sı olduğunu, davalı borçlunun konkordatoya başvurduğu 07.11.2018 tarihi itibarı ile konkordato projesinin kesinleştiği 26.05.2021 tarihi ve 1 yıl ödemesiz süre gözönüne alındığında 07.11.2018-26.05.2022 tarihleri arasında nerdeyse 4 yıl zaten alacaklı müvekkile hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin bu 166.270-TL'sı alacağının tümü ilk taksit ödemesi başladığında ödenseydi dahi uğradığı zararı telafi etmesi mümkün olmadığını, buna rağmen 4 yıl sonra ancak aylık 3.541,69-TL gibi cüz'i bir taksitle 48 ayda ödenmesi başlanılmış olan bu borç için 2 ay hiç taksit ödemesi yapılmamış olmasının ve sonraki aylar için de sürekli olarak gecikme yaşanması mağduriyetini daha da artırdığını, davalının alacaklılarına karşı iyiniyetli olmadığının açık olduğunu, konkordato süreci hem alacaklıyı hem borçluyu eşit korumak zorunda olduğunu, davalı konkordato projesine aykırı davrandığı gibi zamanında ödeme yapmayarak müvekkilinin zararını arttırdığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı taraf açısından konkordatonun feshi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre; davalı Borçlu Şirketin, İzmir BAM 17.Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarih, 2020/1338 E.sayılı tasdik kararı ilamında "Davacı şirketin konkordatoya tabi adi alacaklılara olan 1.163.457,43-TL borcunu tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 4 yılda 48 eşit taksitte ödenmesine" karar verilmiş olup, davalı borçlunun davacı ...bank A.Ş'ye 01.08.2022, 31.08.2022, 30.09.2022, 31.10.2022, 30.11.2022,30.12.2022, 31.01.2023 28.02.2023, 31.03.2023, 03.05.2023, 01.06.2023, 05.07.2023, 04.08.2023,31.08.2023, 29.09.2023,14.11.2023, 19.12.2023, 09.01.2024, 31.01.2024, 28.02.2024, 19.03.2024, 30.04.2024,31.05.2024,28.06.2024, 31.07.2024, 30.08.2024 tarihlerinde her biri 3.541,69 TL'lik ödemeler yaptığı, 31/08/2024 tarihi itibariyle ödenmeyen taksit bulunmadığı, davalı borçlu şirket, davacıya ödemesi gereken taksitlerden;
Ekim 2023 ayında ödenmesi gereken 16. taksit ödemesini 16 gün gecikmeli, Kasım 2023 ayında ödenmesi gereken 17. taksit ödemesini 19 gün gecikmeli, Aralık 2023 ayında ödenmesi gereken 18. taksit ödemesini 9 gün gecikmeli ödediği, diğer taksitleri sürelerinde ödediği tespit edilmiş olup, gecikmeli ödemeler nedeniyle Kayyımlık makamına herhangi bir başvuruda bulunulmadığı bildirilmiştir.
Dairemizin 2020/1338 Esas, 2020/1034 Karar sayılı kararının incelemesinden; davanın kabulüyle davacı şirketin sunmuş olduğu konkordato projesinin İİK'nın 305.md gereğince tasdik şartları oluştuğundan tasdikine, davacı şirketin konkordatoya tabi adi alacaklılara olan 1.163.457,43 TL borcunu tasdik kararını kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 4 yılda 48 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği görülmüştür.
Dairemizin konkordato tasdik kararına göre davalı borçlunun 1.163.457,43 TL borcunu tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl ödemesiz, 4 yılda 48 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği ve iş bu kararın 26/05/2021 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamı belgelerle sabittir. Kesinleşen bu karara göre ilk taksit ödemesinin 26/05/2022 tarihinde başlamasının gerektiği açıktır. Ancak kayyım tarafından düzenlenen rapora göre, davalı borçlunun ilk taksit ödemesini 01/08/2022 tarihinde gecikmeli olarak yaptığı tespit edilmiştir. Ayrıca yine kayyım raporuna göre davalı borçlu şirket, davacıya ödemesi gereken taksitlerden 2023 yılının Ekim ayında ödenmesi gereken 16. taksit ödemesini 16 gün gecikmeli, 2023 yılı Kasım ayında ödenmesi gereken 17. taksit ödemesini 19 gün gecikmeli,
2023 yılı Aralık ayında ödenmesi gereken 18. taksit ödemesini 9 gün gecikmeli ödediği tespit edilmiştir. Bu durum karşısında davalı borçlunun konkordato projesindeki ödeme planına uymadığı, ödemelerini ödeme planında belirtildiği şekilde gerçekleştirmediği dosya kapsamı belgelerle sabit olup bu nedenle davacı yönünden konkordatonun kısmen feshine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,
2-Davacı vekilinin yatırdığı 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
4-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2024 2023/906 Esas - 2024/654 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
1-Davanın KABULÜ İLE;
İzmir BAM 17.Hukuk Dairesi'nin 2020/1338 Esas, 2020/1034 Karar ve 08.10.2020 tarihli kararı ile davalı şirket hakkında tastikine karar verilen konkordatonun, Davacı ...bank T.A.Ş Açısından Kısmen Feshine,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça başlangıçta yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla 157,75 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 127,00-TL yargılama gideri ile 269,85-TL karar ve ilam harcı, 269,85-TL başvuru harcı ve istinaf aşamasında yapılan 40,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 706,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf yargılama aşamasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.