T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1240
KARAR NO: 2024/1686
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2024
NUMARASI: 2023/410 Esas 2024/576 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 15/05/2023
BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2023/460 ESAS, 2023/731 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 04/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 04/10/2024
Davalı birleşen dava davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, asıl davada, dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirketten talep edilen çeşitli miktar ve özellikte makine parçalarını eksiksiz ve hatasız olarak e-fatura ile teslim aldığını, davalı şirket tarafından faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davalı şirketin vadesi belli ödemelerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından ödemelerin yapılması istendiğinde borçlu olmadıklarını ileri sürerek ödemeden kaçındıklarını, bu nedenle müvekkili tarafından İzmir 5.İcra Dairesi'nin 2022/7830 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğundan bahisle davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; müvekkili şirket tarafından, davalı tarafa ürün satışı, mal alış-verişi ve hizmet işi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan iş için 21/06/2022 tarihli, GIB2022000000004 nolu, 22.384,60-TL bedelli fatura kesildiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, defter ve kayıtlarına işlendiğini, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkilinin alacağı olan 22.384,60 TL 'nin fatura tarihi olan 21.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan iş bu davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin davacı tarafa banka yoluyla ve elden tüm ödemelerini yaptığını, davacı tarafın, müvekkiline yazdığı mesajda borcu ödediğini kabul ve beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya borcunun kalmadığından bahisle açılan davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özet; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen birleşen dava dosyası açısından davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; İzmir 5.İcra Dairesi'nin 2022/7830 Esas sayılı icra takip dosyasında, davacı ... tarafından, davalı ... Şti. ne yönelik ilamsız icra takibinde, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı ... tarafından 2021 yılında KDV dahil 51.436,20-TL tutarında toplam üç adet fatura düzenlendiği, iş bu faturaların davalı şirketin yasal defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı ... Şti. tarafından iş bu faturalara istinaden 2021-2022 yılında toplam 30.000-TL tutarında ödeme yapıldığı, iş bu ödemelerden 10.000 TL tutarındaki kısmının davacının yasal defterlerinde kayıt altına alındığı, davacının yasal defterlerine göre, davalı ... Ltd.Şti.'nin asıl davaya esas 07.06.2022 takip tarihi itibari ile 41.436,20-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, davalı şirketin yasal defterlerine göre, davacı ...'ın takip tarihi olan 07.06.2022 tarihi itibari ile 21.436,20-TL tutarında alacak bakiyesinin bulunduğu ve davacının fazlaya ilişkin alacak talebini ispatlayamadığı anlaşılmakla,asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, İzmir 5.İcra Dairesi'nin 2022/7830 Esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaliyle 21.436,20 TL asıl alacak yönünden icra takibinin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine ve kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.287,24 %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar vermek gerektiği,
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; birleşen dava davacısı tarafından, birleşen dava davalısına kesilen 21.06.2022 tarih GIB 2022000000004 nolu ve KDV dahil 22.384,00 TL tutarlı faturanın, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, birleşen dava davalısının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ispat yaka kendisine düşen birleşen dava davacısı tarafından faturaya konu mal ve hizmetin karşı tarafa verildiğinin ispatlanamadığı ve iş bu faturanın karşı tarafa tebliğ edildiğine dair birleşen dava davacısı tarafından belge sunulmadığı anlaşılmakla, böylelikle, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur...." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı birleşen dava davacı vekili istinaf dilekçesinde; Karşı dava yönünden: Müvekkili şirketin, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa banka yoluyla ve elden tüm ödemeleri yaptığını, alacaklı tarafın, müvekkiline yazdığı mesajda borcun ödendiğini kabul ve beyan ettiğini, müvekkilinin söz konusu faturalar karşılığında ödenmesi gereken miktarları ödediğini ve borcunun kalmadığını, bu nedenle karşı davanın kabulü yönündeki karara itiraz ettiklerini, asıl dava yönünden müvekkili şirket tarafından, davalı tarafa yapılan ürün satışı, mal alış-verişi ve hizmet işi yapıldığını, müvekkil şirket tarafından yapılan iş için fatura kesildiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından kabul edilmiş, defter ve kayıtlarına işlendiğini, ama kadar fatura bedelinin ödenmediğini, satılan ürünün, yapılan işin ve verilen hizmetin bedelinin 22.384,60.-TL olduğunu, bu hususta anlaşma sağlandığını, gereği eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, ilgili faturanın gönderildiğini, kabul edilmiş ve işlem gördüğünü, alacaklarının ödenmemesi için hiçbir haklı sebep ve gerekçe bulunmadığını, alınan raporunun içerik kısmında eksik inceleme ve yanlış değerlendirme yapıldığını, sonuç kısmında yapılan hesaplamada da alacaklı durumda olduklarının tespit edildiğini, kararın istinafen bozulmasını masrafların davacı tarafa yükletilmesini, talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davalı birleşen dava davacı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 21.436,20 TL olması nedeniyle 14/06/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-Davalı birleşen dava davacı vekilinin asıl dava için yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 366,07 TL nispi istinaf karar harcının istemi halinde iadesine,
3-Davalı birleşen dava davacı vekilinin birleşen dava için yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde iadesine,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/10/2024