T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1139
KARAR NO: 2024/1578
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/07/2024
NUMARASI: 2024/436 Esas 2024/646 Karar
DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK178))
BAM KARAR TARİHİ: 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/09/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2015 yılından bu yana hazır beton imalatı gibi ticari sektörlerinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ancak, son iki yıldır gerek inşaat ektöründeki gerileme ve resesyon gerek malzemelerde döviz bazında meydana gelen artış ve enflasyon farkı gerekse de alacakların tahsilinde yaşanan problemler ve gerekse de kredi kurumlarının kredileri tanımlamayarak yeni kredi imkanı tanımamaları nedeni ile müvekkili şirketin mali açığının her geçen gün arttığını ve şu an itibari ile borç tutarının sermayesinin iki katını geçmiş bulunduğunu, şirketin, piyasaya iş yaptığını ancak cari alacaklarını tahsil etmekte ciddi sıkıntı yaşadığını ve son iki yıl içerisinde aşağıda dökümü yapılan aile ve akrabalara ait taşınmazları kredi kurumlarına teminat göstermek suretiyle kredi kullandığını ve ticari şartlara rağmen ayakta durmaya çaba göstermiş ise de cari açık ve banka dönem faiz yükü hayli arttığı gerekçesi ile ticari faaliyetine devam edemez hale düçar olduğunu, ayrıca, kredi kurumlarına ödenen devre ve dönem faizlerinin de ciddi bir yekün tuttuğunu ve artık ödenemez hale gelmiş bulunduğunu, mahkemece alınacak olan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere şirketin borçlarının sermayesinin iki katını geçmiş bulunduğundan şirketin ticari faaliyetlerine devam edemez duruma geldiğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi ile alınacak bilirkişi raporunda müvekkili şirketin borca batıklığının ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle; şirketin malvarlığı ve pasiflerini alacaklıların haklarını da koruyacak nitelikte tedbirler ile iflasını talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, İİK 193.madde uyarınca iflas işlemlerinin sağlıklı yürütülebilmesi ve iflas talep tarihi itibari ile şirketin malvarlığının Korunması amacına matuf olarak ve bu malvarlığının iflasın devamı süresince münferit olarak icra yolu ile satılarak hukuka aykırı durum oluşmaması ve alacaklıkları da hak kaybına uğramaması açısından İİK 193/1 uyarınca açılmış olan icra takiplerinin durdurulması yönünde ve işbu dava tarihi itibari ile açılacak icra dosyalarının da aynı mahiyette durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aynı mahiyette şirket adına kayıtlı pek çok araç ile tapu kaydı olması nedeni ile ve iflas sürecinin uzun sürebileceği ihtimaline binaen şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar ile araçlar üzerine alacaklıların da sağlıklı şekilde yasal sıralarına uygun olarak alacaklarını alabilmeleri amacı ile ihtiyati tedbir konulmasını, zira, normal bir icra dosyası ile iflas süreci devam ederken herhangi bir alacaklının satış ve tahsil cihetine gitmesine meydan vermemek ve iflas talep tarihindeki malvarlığında bu yönü ile eksilmenin engellenmesi açısından İİK 159 uyarınca alacaklıların haklarının korunması açısından alınacak tedbirler kapsamında tedbir talep ettiklerini, şirketin aşağıda listesi sunulan dava tarihinden sonraki tarihlere tekabül eden çeklere ve bonolara dair de ödemeden men yasağı koymak amacına matuf ve bankaların çek bedelleri nedeni ile alacaklı olarak mağduriyetini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, anılan nedenlerle, müvekkili iş sahibi şirketin borç tutarının sermayesinin iki katını geçmiş olması ve borca batık olması nedeni ile, öncelikle İİK uyarınca iflasın hukuka uygun ve alacaklıların da haklarını korumak amacına matuf olmak üzere müvekkili şirket aleyhine başlatılacak icra takipleri ile başlatılmış icra takipleri hakkında İİK 193/1 uyarınca durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile, aynı mahiyette şirket adına kayıtlı araç ile tapu kaydı olması halinde ve iflas sürecinin uzun sürebileceği ihtimaline binaen şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar ile araçlar üzerine alacaklıların da sağlıklı şekilde yasal sıralarına uygun olarak alacaklarını alabilmeleri amacı ile ihtiyati tedbir konulmasını, zira, normal bir icra dosyası ile iflas süreci devam ederken herhangi bir alacaklının satış ve tahsil cihetine gitmesine meydan vermemek ve iflas talep tarihindeki malvarlığında bu yönü ile eksilmenin engellenmesi açısından İİK 159 uyarınca alacaklıların haklarının korunması açısından alınacak tedbirler kapsamında tedbir talep ettiklerini, dava tarihinden sonraki tarihlere tekabül eden çeklere dair de ödemeden men yasağı koymak amacına matuf ve bankaların çek bedelleri nedeni ile alacaklı olarak mağduriyetini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yine İİK uyarınca alacaklıların haklarının korunması amacı ile müvekkil şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesinde düzenlenen "g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" nın dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince, Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri, 115/2 maddesi gereğince de, Mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkememizce 06/05/2024 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile davacı tarafa 4 haftalık kesin süre içerisinde bakiye 73.550,00-TL gider avansını yatırması aksi halde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verileceği ihtar edilmesine, ihtaratın davacı vekiline 12/05/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde bakiye gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, "6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince açılan davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında iflas halinde olduğundan ve iflas kararı verilmesi gerektiğinden bahisle eldeki davanın açıldığını, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/436 E. Sayılı dosyasında 06/05/2024 tarihli tensip tutanağında "11-Davacı vekiline, 2004 Sayılı İİK nun 160/1-2 maddesi ve 6100 sayılı HMK nun 120/2 maddesi gereğince tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere yazılması muhtemel müzekkere gideri 5.000,00-TL, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerde 2 ilan gideri 30.000,00 TL, iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir yerel gazetede 2 defa ilan ücreti 10.000,00 TL, 2 defa Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ücreti 10.000,00 TL, ilk alacaklılar toplantısı yapılana ve iflas karar tebliği ile kanun yolları tebliğ ve posta masrfları için 20.000,00.TL olmak üzere peşin olarak alınması gerekli toplam 75.000,00-TL gider avansından peşin yatırılan 1.450,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 73.550,00-TL gider avansını mahkememiz veznesine depo etmesi için DAVACI VEKİLİNE 4 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre ve ihtarat içeren tensip zaptının tebliğ tarihinden itibaren 4 HAFTALIK KESİN SÜRE İÇERİSİNDE 73.550,00-TL GİDER AVANSINI MAHKEMEMİZ VEZNESİNE DEPO ETMEDİĞİ TAKTİRDE 6100 sayılı HMK'nun 114/1-g maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE karar verileceğinin İHTARINA (Tensip zaptı tebliği suretiyle)" karar verildiğini, bunun üzerine borca batık olan müvekkili şirketin dava dilekçelerinde belirttikleri nedenlerle ticari hayatına devam edemeyecek nitelikte borçlanarak iflas talebinde bulunma zorunluluğu doğduğundan borca batık olan müvekkiline yüklediği masraf ve bundan sonraki aşamalarda yükletilebilecek masrafların hazineden (suç üstü ödeneğinden) karşılanmasına karar verilmesinin talep edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından taleplerinin "6100 sayılı HMK'nın 325. Maddesi kapsamındaki "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller.."hükmünde belirtilen husus, delil avansı ile ilgili olup, 6100 sayılı HMK'nın 324. Maddesinde düzenlenmiştir. Oysa Mahkememizce 06/05/2024 tarihli tensip zaptının 11. Nolu bendinde davacı vekiline, 2004 Sayılı İİK nun 160/1-2 maddesi ve 6100 sayılı HMK nun 120/2 maddesi gereğince delil avansı değil, gider avansını yatırması için kesin süre içeren ihtarat gönderildiği ve davacının dava şart olan gider avansının Mahkememizce resen başvurulan delil avansı niteliğinde olmadığı, davacı tarafından yatırmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla, Gerekçeli kararında " 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesinde düzenlenen "g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" nın dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince, Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri, 115/2 maddesi gereğince de, Mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkememizce 06/05/2024 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile davacı tarafa 4 haftalık kesin süre içerisinde bakiye 73.550,00-TL gider avansını yatırması aksi halde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verileceği ihtar edilmesine, ihtaratın davacı vekiline 12/05/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde bakiye gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine " açıklamasına yer verilerek davalarının dava şartı yokluğundan usulden reddedildiğini, HMK M. 325 ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; iflas talebinde bulunan davacı iflas masraflarını karşılayamıyor ise; iflas davasının kamu davası niteliği taşıması nedeni ile masrafların hazineden karşılanmasına karar verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece 06/05/2024 tarihli tensip tutanağı ile borca batık olan müvekkiline yüklediği bilirkişi masrafı, iflas ilan masrafı ve diğer masraflar ile daha önce yükletilmiş ve bundan sonraki aşamalarda yükletilebilecek masrafların hazineden (suç üstü ödeneğinden) karşılanmasına karar verilmesi" taleplerinin değerlendirildiğini ve kabul veya red edilmediğini, gerekçeli kararda da bu talepleri hakkında atıfta bulunulmaksızın usulden red kararı verilmesinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve talep ve itirazları doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, borçlunun talebi üzerine doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
HMK'nın "Resen Yapılması Gereken İşlemlere İlişkin Giderler" başlıklı 325. maddesi;
" (1). maddesi Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir. " şeklindedir.
İflas isteyen alacaklı, İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi gereğince gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş dava şartıdır.
İflasın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, iflas talep eden bu kararın ilânı, gerekli yerlere bildirilmesi, atanacak kayyım için belirlenecek ücreti ve alınacak tedbirlerin uygulanması için gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin yatırmalıdır. İflas avansının yatırılmaması durumunda ise HMK'nın 325. maddesi uyarınca işlem yapılarak, gerekli masrafların bu şekilde karşılanması gerekmekte olup, mahkemece davacının gider avansını yatırmaması nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine dair verilen karar isabetli olmamıştır. (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2015/9167 esas,2017/1442 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)
Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 355, 353/1-a-4 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2024 Tarih,2024/436 Esas 2024/646 Karar sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine İADESİNE,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf peşin (maktu) karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024