T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1138
KARAR NO: 2024/1554
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/07/2024
NUMARASI: 2024/471 Esas 2024/647 Karar
DAVA: İflas
BAM KARAR TARİHİ: 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2015 yılından bu yana hazır petrol ve petrol türevleri gibi ticari sektörlerinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ancak gerek ticari alanda meydana gelen gerileme gerek malzemelerde döviz bazında meydana gelen artış ve enflasyon farkı gerekse de alacakların tahsilinde yaşanan problemler ve gerekse de kredi kurumlarının kredileri tanımlamayarak yeni kredi imkanı tanımamaları nedeni ile müvekkili şirketin mali açığının her geçen gün arttığını ve şu an itibari ile borç tutarının sermayesinin iki katını geçmiş bulunduğunu, şirket, piyasaya iş yaptığını ancak cari alacaklarını tahsil etmekte ciddi sıkıntı yaşadığını, kredi kulladığını ve ticari şartlara rağmen ayakta durmaya çaba göstermiş ise de cari açık ve banka dönem faiz yükünün hayli arttığı gerekçesi ile ticari faaliyetine devam edemez hale düçar olduğunu, ayrıca, kredi kurumlarına ödenen devre ve dönem faizlerinin de ciddi bir yekün tuttuğunu ve artık ödenemez hale geldiğini, Şirket adına kayıtlı taşınmaz bulunmamaktadır. şirket adına kayıtlı araç bulunmadığını, mahkemece alınacak olan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere şirketin borçları sermayesinin iki katını geçmiş bulunduğundan şirketin ticari faaliyetlerine devam edemez duruma geldiğini, müvekkili şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi ile alınacak bilirkişi raporunda müvekkili şirketin borca batıklığının ortaya çıkacağını, tüm bu nedenlerle; şirketin malvarlığı ve pasiflerini alacaklıların haklarını da koruyacak nitelikte tedbirler ile iflasını talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, İİK 193.madde uyarınca iflas işlemlerinin sağlıklı yürütülebilmesi ve iflas talep tarihi itibari ile şirketin malvarlığının korunması amacına matuf olarak ve bu malvarlığının iflasın devamı süresince münferit olarak icra yolu ile satılarak hukuka aykırı durum oluşmaması ve alacaklıklarının da hak kaybına uğramaması açısından İİK 193/1 uyarınca açılmış olan icra takiplerinin durdurulması yönünde ve işbu dava tarihi itibari ile açılacak icra dosyalarının da aynı mahiyette durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aynı mahiyette şirket adına kayıtlı pek çok araç ile tapu kaydı olması nedeni ile ve iflas sürecinin uzun sürebileceği ihtimaline binaen şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar ile araçlar üzerine alacaklılarının da sağlıklı şekilde yasal sıralarına uygun olarak alacaklarını alabilmeleri amacı ile ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, zira, normal bir icra dosyası ile iflas süreci devam ederken herhangi bir alacaklının satış ve tahsil cihetine gitmesine meydan vermemek ve iflas talep tarihindeki malvarlığında bu yönü ile eksilmenin engellenmesi açısından İİK 159 uyarınca alacaklıların haklarının korunması açısından alınacak tedbirler kapsamında tedbir talep ettiklerini, şirketin aşağıda listesi sunulan dava tarihinden sonraki tarihlere tekabül eden çeklere ve bonolara dair de ödemeden men yasağı koymak amacına matuf ve bankaların çek bedelleri nedeni ile alacaklı olarak mağduriyetini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, anılan nedenlerle, müvekkili iş sahibi şirketin borç tutarının sermayesinin iki katını geçmiş olması ve borca batık olması nedeni ile, öncelikle İİK uyarınca iflasın hukuka uygun ve alacaklıların da haklarını korumak amacına matuf olmak üzere müvekkili şirket aleyhine başlatılacak icra takipleri ile başlatılmış icra takipleri hakkında İİK 193/1 uyarınca durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile, aynı mahiyette şirket adına kayıtlı pek çok araç ile tapu kaydı olması nedeni ile ve iflas sürecinin uzun sürebileceği ihtimaline binaen şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar ile araçlar üzerine alacaklıların da sağlıklı şekilde yasal sıralarına uygun olarak alacaklarını alabilmeleri amacı ile ihtiyati tedbir konulmasını, zira, normal bir icra dosyası ile iflas süreci devam ederken herhangi bir alacaklının satış ve tahsil cihetine gitmesine meydan vermemek ve iflas talep tarihindeki malvarlığında bu yönü ile eksilmenin engellenmesi açısından İİK 159 uyarınca alacaklıların haklarının korunması açısından alınacak tedbirler kapsamında tedbir talep ettiklerini, dava tarihinden sonraki tarihlere tekabül eden çeklere dair de ödemeden men yasağı koymak amacına matuf ve bankaların çek bedelleri nedeni ile alacaklı olarak mağduriyetini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yine İİK uyarınca alacaklıların haklarının korunması amacı ile müvekkil şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesinde düzenlenen "g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" nın dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince, Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri, 115/2 maddesi gereğince de, Mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkememizce 15/05/2024 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile davacı tarafa 4 haftalık süre içerisinde bakiye 73.550,00-TL gider avansını yatırması aksi halde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verileceği ihtar edilmesine, ihtaratın davacı vekiline 21/05/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde bakiye gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile;
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince açılan davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken harç alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen karara karşı, borca batık olan müvekkil şirketin dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle ticari hayatına devam edemeyecek nitelikte borçlanarak iflas talebinde bulunma zorunluluğu doğduğundan masraf ve bundan sonraki aşamalarda yükletilebilecek masrafların hazineden (suç üstü ödeneğinden) karşılanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, HMK m. 325 ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; iflas talebinde bulunan davacı iflas masraflarını karşılayamıyor ise; iflas davasının kamu davası niteliği taşıması nedeni ile masrafların hazineden karşılanmasına karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle yerel mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, borçlunun talebi üzerine doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda reesen gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça İİK nun 178. Maddesine göre doğrudan doğruya iflas talebinde bulunulmuştur.
İİK nun 178. Maddesinde; İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.
(Ek fıkra: 09/11/1988 - 3494/37 md.) İflas talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
İflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hulül edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
İİK nun 160. Maddesinde;" İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister." şeklinde,
İİK nun 181. Maddesinde; "159, 160, 164, 165 ve 166 ncı maddeler bu fasıl hükmüne göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunur" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yani İflas isteyen borçlu da İİK m.181 yollamasıyla 160. maddesi gereğince gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş dava şartıdır.
HMK nın 325. Maddesinde;" (1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." şeklindeki düzenlemeye göre de somut olayda borçlu tarafından iflası talep edilmiş olup, bu husus iflas bildirimi üzerine kamu düzenine ilişkin olduğundan resen araştırılacak hususlardan olduğundan, iflas avansı yatırılmadığı takdirde mahkemece HMK'nın 325. maddesi uyarınca işlem yapılarak, gerekli masrafların bu şekilde karşılanması gerekmekte olup, mahkemece davacının gider avansını yatırmaması nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine dair verilen karar yerinde olmamıştır. (Yargıtay HGK 2017/(23)6-2085 esas, 2021/1605 karar sayılı ilamı ve 23. HD nin 2015/6635 esas, 2016/4866 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır)
Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/07/2024 tarih ve 2024/471 Esas 2024/647 Karar sayılı kararının 353/1-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA
3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2024