T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/840
KARAR NO: 2025/1238
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/03/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2025/160 Esas
DAVANIN KONUSU: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
BAM KARAR TARİHİ: 26/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/06/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMECE: "...,Tüm dosya içeriği delil ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda,
Davalı şirketin merkezinin mahkememiz yargı çevresi içerisinde kaldığı, bir kısım davacılar tarafından davalı aleyhine ilamlı icra takibi ve bir kısım davacılar tarafından ilamsız icra takibi başlatıldığı, dosyaya celbedilen icra takiplerinin kesinleştiği, tarafların durumuna göre alacaklıların menfaati için muhafaza tedbirlerinin alınması gerektiği, iddiaların yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı anlaşıldığından;
İİK'nun 159 ve 161.madde hükümleri gereğince:
Davacılar vekilinin muhafaza tedbirleri alınması ve uygulatılması isteminin kabulüne, davalı borçlu şirketin mevcut malvarlığının (menkul malları,makineleri, teçhizatı, 3.kişilerdeki alacakları vs. haklarının) tespiti ile, bunların defterlerinin tutulmasına; 3.şahıslara devirlerinin önlenmesi açısından davalı şirkete ait menkullerin yeddiemine tevdiine; gayrimenkullerin üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulması için ilgili Tapu Sicil Müdürlüklerine yazı yazılmasına,
Dosya kapsamına göre ve İİK'nun 159/2.maddesinin 1.cümlesi çerçevesinde teminat alınmasına yer olmadığına,
Muhafaza tedbirlerinin uygulanması için kararın bir örneğinin Karşıyaka İcra İflas Müdürlüğüne yazı yazılmasına," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyasında verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu, yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığını, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davacıların iddialarını yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı belirtilmişse de bilindiği üzere İİK madde 159'da düzenlenen iflas hâlinde alınabilecek tedbirlerin, borçlunun gerçekten acz içinde olduğu, mal kaçırma tehlikesi barındırdığı vb. hâllerde ve iflas davasının kabulü yönünde ciddi belirtiler var ise uygulanacağını, oysa huzurdaki davada vekil edenin aktiflerinin pasifinden fazla olduğu ve borca batıklık hâlinin bulunmadığı, gerek konkordato dosyasında yer alan raporlardan gerekse ticari kayıtlarından belli olduğunu, dolayısıyla ortada iflas koşullarının varlığını açıkça gösteren bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacılar tarafından dosya kapsamında vekil edenin mal kaçırma veya devretme gayreti içinde veya acz halinde olduğuna ilişkin somut bilançolar, kesinleşmiş takipler veya semeresiz haciz tutanakları gibi somut deliller sunulamamış olup "İpotek, rehinin varlığı veya bankalara olan borçlar”ın tek başına tedbir için yeterli gerekçe olamayacağını, mevcut haciz ve muhafaza altındaki mallar üzerinde yeniden tedbir uygulanmasının mükerrer ve orantısız olduğunu, menkul malların yediemine tevdi edilmesi halinde şirket faaliyetinin fiilen duracağını, telafisi imkansız zararların doğacağını, teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının gerekçesinin yetersiz olduğunu, ihtiyati tedbir kararının vekil eden şirketin mülkiyet ve teşebbüs hürriyetini ölçüsüz olarak kısıtlayacağını beyanla yerel mahkemece verilen muhafaza tedbirlerinin kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas davasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
İİK'nın "Muhafaza Tedbirleri" başlıklı 159. maddesi;
" İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.
Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.
Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez." şeklindedir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ilama dayalı olarak iflas talebiyle açılan davada İİK'nın 159/1 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2025 tarih, 2025/160 Esas sayılı ara kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 26/06/2025