T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/738
KARAR NO: 2025/1071
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2025
NUMARASI: 2025/67 D.İş Esas 2025/71 D.İş Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ: 22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 22/05/2025
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlulardan;
-Düzenleme tarihi 05.04.2023, vade Tarihi 31.03.2025 olan 23.000,00-Euro bedelli bono,
-Düzenleme tarihi 05.04.2023, vade tarihi 31.05.2025 olan 23.000,00-Euro bedelli bono,
-Düzenleme tarihi 05.04.2023, vade tarihi 31.07.2025 olan 23.000,00-Euro bedelli bono,
-Düzenleme tarihi 05.04.2023, vade tarihi 30.09.2025 olan 23.000,00-Euro bedelli bono,
-Düzenleme tarihi 05.04.2023, vade tarihi 30.11.2025 olan 23.000.00.-Euro bedelli bonolar nedeni ile alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacaklarına karşılık vadeleri daha erken olan aynı borçlulara karşı farklı mahkemelerden ihtiyati haciz talep ettiklerini ve ihtiyati haciz kararı aldıklarını, karşı taraflardan ... AŞ nin müvekkili şirkete olan borçlarını ödememek için tüm menkullerini ... A.Ş.’ne devrettiğini, İİK m. 257/2f da ki vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilme şartlarının oluştuğunu, ... AŞ'nin şirketteki makineler ve menkullerin tamamını % 40 ortağı olduğu ... A.Ş.’ye fatura ettiğini belirterek müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçlu ... A.Ş.’nin borca yeter miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine "ihtiyati haciz" konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Talep; ihtiyati hacze ilişkindir.
Talep eden tarafından dosyaya sunulan faturalar, talebe konu bono suretleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İhtiyati haciz isteyen tarafın alacağını İİK m. 257 vd. göre vadesi gelmiş bir para alacağının bulunması ve bu alacağın teminat altına alınmamış olması şartı aranmaktadır. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise; borçlunun kaçmaya, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya bu yönde işlemler yapmaya kalkışması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği, talebe konu bonoların vadelerinin henüz gelmediği belirlenmiştir.
Her ne kadar talep eden taraf İzmir 7 ATM'de ihtiyati haciz kararı verildiğini belirtmiş ise de ihtiyati haciz konusu alacağın muaccel olan bonolara ilişkin olduğu, yine borçlu şirketin adresine gittiklerinde ... AŞ.'nin vergi levhasının bulunduğu ve muvazaalı bir devir olduğunu iddia etmiş ise de buna ilişkin delil ve belgeleri dosyaya ibraz etmemiştir. Ayrıca bu durumun yargılama ile tespit edilmesi gerekmektedir. Talep eden tarafından yaklaşık ispat kurallarına göre iddiasını ispatlanamadığı belirlenmekle; şartları gerçekleşmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir," gerekçesiyle;
"İhtiyati haciz talep edenin ihtiyati haciz talep şartları oluşmadığından reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz talebimizin reddine ilişkin kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borçlu ... A.Ş. ve şirketin tek yetkilisi ...’ın, alacaklı müvekkili şirkete olan borçlarını ödememek maksadıyla, mallarını organik ve fiili bağ içerisinde olduğu, ...’ın da %40 ortağı olduğu ... A.Ş.’ye fatura düzenlemek suretiyle kaçırmaya ve gizlemeye çalışması, bu sebeple alacaklı müvekkilin haklarını ihlal etmesi sebebi ile İİK 257/2.maddesine göre borçlunun malları üzerinde ihtiyati haciz konulması talebinde bulunulduğunu, yerel mahkemece her ne kadar iddialarını ispata yarar delil ve belgelerin ibraz edilmediği, bu durumun yargılama ile tespit edilmesi gerektiği kanaatinde olsa da, kararın muhalefet şerhinde;"Dilekçe ve talebe konu bonoların incelenmesinden, bonoların kambiyo senedi niteliğinde olup, kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine konu edildiği, karşı taraf borçluların talep eden şirkete keşide ettikleri bir başka bonoya dayalı olarak mahkememizce verilen 04.12.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı sonrasında 05.12.2024 tarihinde borçlu şirket adresinde yapılan haciz tutanağı içeriği göz önünde tutulduğunda, borçluların talebe konu alacağın tahsilini engellemeye yönelik mal kaçırma girişiminde bulunduklarına ilişkin iddianın yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde mahkememizde kanaat oluşturacak nitelikte kanıtlandığı gibi icra takibine konu bonoların vadelerinin geçmiş olması nedeniyle alacağın muaccel olduğu, rehinle temin edilmediğinin buna göre İİK'nun 257.maddesinde belirtilen yasal koşulların oluştuğu, her ne kadar talep eden tarafça işlemiş faiz yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de, işlemiş faizin talep edilebileceği konusunda yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde delil ve belgelerin dilekçeye ekli olarak sunulmadığı dikkate alınarak, yalnız dayanak bonolarda yazılı asıl alacak miktarı üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla.." İhtiyati haciz kararı vermek gerektiği görüşündeyim.”
şeklinde, borçlunun adresinde 05.12.2024 tarihinde yapılan haciz tutanağı içeriği göz önünde tutulduğunda, borçlunun müvekkilin alacağının tahsilini engellemeye çalıştığına yönelik mal kaçırma girişiminde bulunduğuna ilişkin iddialarımızın yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlandığı, İİK 257. Maddesinin yasal koşullarının oluştuğu gerekçeleri ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinin ifade edildiğini, tüm bu nedenlerle, borçlular ... A.Ş. ile ...’ın, organik ve fiii bağ içerisinde olduğu ... A.Ş.’ye mallarını kaçırdıkları ve gizledikleri yönünde faturaların sunulduğunu, ... A.Ş.’nin tek ortağı ve tek yetkilisi borçlu ...’ın ... A.Ş.’nin %40 ortağı olduğuna ilişkin ticaret sicil gazetesi sayfası sunularak ... A.Ş. ile aralarında organik ve fiili bağ bulunduğunun ispat edildiğini, İİK’nın 257/2. Maddesinin yasal koşulları oluşmuş olup ihtiyati haciz kararı için gerekli olan yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde iddialarının ispat edildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, bonodan kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK'nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.
Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden bonolar nedeni ile alacaklı olduğunu, alacaklarına karşılık vadeleri daha erken olan aynı borçlulara karşı farklı mahkemelerden ihtiyati haciz talep ettiklerini ve ihtiyati haciz kararı aldıklarını, karşı taraflardan ... AŞ nin müvekkili şirkete olan borçlarını ödememek için tüm menkullerini ... A.Ş.’ne devrettiğini, İİK m. 257/2f daki vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilme şartlarının oluştuğunu, ... AŞ'nin şirketteki makineler ve menkullerin tamamını şirketin tek ortağı ve yetkilisi diğer borçlu ...'ın % 40 ortağı olduğu ... A.Ş.’ye fatura ettiğini iddia ederek, fatura örnekleri, karar örnekleri ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi örneği sunduğu, davacının sunduğu kayıtlar değerlendirildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bonoların bedeli olan 4.597.964,5 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2025 tarih, 2025/67 D.İş Esas ve 2025/71 D.İş Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcının karşı taraf davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;
1-İhtiyati haciz talep eden yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile,
2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/borçlu ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... - (TCK No:...)'ın 4.597.964,50 TL alacağı karşılayacak haczi caiz taşınır ve taşınmaz mallarının, 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının 4.597.964,50 TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,
3-Davalı/borçlular ... ANONİM ŞİRKETİ ile ... - (TCK No:...)'nin ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 4.597.964,50 TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 689.694,67 TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine,
4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
7-İlk derece mahkemesinde vekille temsil olunan ihtiyati haciz talep eden taraf yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince duruşmasız incelenen ihtiyati haciz isteminin kabulü sebebiyle takdir olunan 7.500,00-TL vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz isteyen tarafa verilmesine,
8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,
9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025