T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/453
KARAR NO: 2025/637
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2025/44 Esas
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ: 20/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/03/2025
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMECE: "...," Taraflar arasında akdedilen 12.04.2022 tarihli Teknik Hizmet Sözleşmesi ("Sözleşme") uyarınca Müvekkil Şirket, Davalı Şirket'e ait, "... Mah., ... Sok. No:...-... ...-..." adresinde mukim ... adlı işyerinde her ne kadar Sözleşme, 30.11.2023 tarihinde feshedilmiş olsa da 30.04.2024 tarihine kadar fiili olarak teknik hizmet vermeye devam ettiğini, ancak işbu dosyaya ibraz edilecek cari hesap ekstresi incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin başta vade tarihlerinde ödeme yapmak olmak üzere mali hususlara ilişkin yükümlülüklerine riayet etmemiş olup nihayetinde Müvekkil Şirket alacaklarının ödenmesi maksadıyla davalı şirkete ihtar keşide ettiğini, ihtara müteakip süreçte davalı şirketin sözleşmeden doğan borcunu ödememesi üzerine İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2024/8590 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişilmişse de davalı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde; salt Müvekkil'in alacağının tahsilini zorlaştırmak adına icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulüne; davalı şirketin malvarlığı üzerine dava değeri kadar ihtiyati haciz tatbik edilmesine, haklı davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın 1.099,371,90-TL asıl alacak yönünden kısmen iptaline ve iptal edilen tutar üzerinden takibin devamına karar verilmesine, takibin iptal edilen tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257/2. Maddesinde ise "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa". hükmü bulunmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, "...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmüne göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK'nın 257,11 hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorunda olduğu, daha açık bir anlatımla, sadece alacağın varlığının, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart olmadığı, yine ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.
Somut olayda; dava, taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden cari hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına ve muaccel olduğuna dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, talep dilekçesine ekli e-faturalara göre davaya konu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamaya muhtaç olduğu, bu kapsamda alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, borçlunun mal kaçırma hazırlığında olduğu iddiasının yaklaşık ispat kuralları kapsamında somut ve mahkemede kanaat oluşturabilecek delillerle deteklenmediği İİK 257/1. ve 2. fıkralarında yer alan koşulların gerçekleşmediğinin yaklaşık ispat kuralı uyarınca ispatlanamadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, gerekçesi ile, "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,"şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davaya konu hizmet sözleşmesinden doğan tüm edimlerini eksiksiz ve gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalının, hiçbir meşru gerekçe göstermeksizin davaya konu alacağı ödemekten imtina ettiğini, dosyaya bu aşamada sunulan mali ve ticari kayıtlar incelendiğinde görüleceği üzere davalının hiçbir ihtirazı kaydı, ödememezlik defi vs. hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 12.04.2022 tarihli Teknik Hizmet Sözleşmesi ("Sözleşme") uyarınca Müvekkil Şirket, Davalı Şirket'e ait, "... Mah., ... Sok. No:...-... ...-..." adresinde mukim ... adlı işyerinde her ne kadar Sözleşme, 30.11.2023 tarihinde feshedilmiş olsa da 30.04.2024 tarihine kadar fiili olarak teknik hizmet vermeye devam ettiğini, davalı şirketin sözleşmeden doğan borcunu ödememesi üzerine de davaya konu icra takibine girişilmişse de davalı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde; salt müvekkilinin alacağının tahsilini zorlaştırmak adına icra takibine itiraz ettiğini, cari hesap ekstresi incelendiğinde görüleceği üzere; davalının hizmet ilişkisi içerisinde kısmi ödemelerde bulunmuş olup en sonunda cari hesabın sonundaki bedelin davaya konu icra takibine konu edildiğini, yargılama nezdinde hüküm verilinceye dek teminatsız şekilde ihtiyati haciz tatbik edilmemesi halinde alacağı hüküm derecesinde ispatlanan müvekkil şirketin telafisi imkansız zararlara maruz kalması ve alacağına kavuşamaması ihtimalinin mevcut olduğunu beyanla ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının ortadan kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilerek dava değeri nisabında davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz tatbik edilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur.
Somut olayda; davacı tarafından davalı şirket hakkında 14/01/2015 tarihli dava dilekçesi ile hizmet sözleşmesi kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin tarihli tensip ara kararıyla ihtiyati haciz isteminin ara kararla değerlendirilmesine karar verilip, 21/01/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, dava dilekçesinin ekinde e-fatura örnekleri, sözleşme örneği ve hesap ekstresi sunulduğu, hizmetin teslim alındığına ilişkin delil sunulmadığı görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, muaacel alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/01/2025 tarih, 2025/44 Esas sayılı davacının ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 20/03/2025