T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1372
KARAR NO: 2024/1778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2024
NUMARASI: 2023/356 Esas 2024/366 Karar
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/10/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.03.2022 tarihinde davalı taşıyıcı şirkete ait ... / ... plakalı aracın taşıyıcısı olduğu araçta bulunan ... A.Ş. tarafından ... ŞTİ.'ye nakledilecek net 1.500 kg petilen f2-12 aype ffs polietilen ve petilen f2-12 aype ffs polietilen , taşıma esnasında zarar görmüş ve zayi olduğunu, Meydana gelen zarar sonucunda ... A.Ş. , müvekkili asıl taşıyıcı kooperatife zararı yansıtarak 56.556,10-TL tahsil edildiğini, Aliağa 1. Noterliği'nin 21/12/2022 tarihli 13104 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile meydana gelen zararın tazmini davalı şirketten talep edilmişse de müspet bir yanıt alınamadığını, 28.12.2022 tarihinde ise hasarlı ürün fiyat farkı olarak ... A.Ş. toplamda 21.892,68-TL müvekkili kooperatife ödeme yapıldığını, neticede müvekkili kooperatif 34.663,42-TL zarara uğrattıldığını, tarafların arabuluculuk aşamasında anlaşamadıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL zararın davalı şirketten hasarın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davaya bakmakla yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Dava konusu zarar iddiasının 10.03.2022 tarihli plastik hammaddesi niteliğindeki eşya taşıma işine dayandığını, davanın ise 09.06.2023 tarihinde tesis edilmiş olduğundan TTK.'nun "Zamanaşımı" başlıklı 855. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Davacının dava ilekçesinde öne sürülen hususları kabul etmediklerini, davacı yanca ... A.Ş.'ye 21.892,68 TL. tutarlı iade fatura kesildiğini, halihazırda 34.663,42 TL. zarar iddiasında bulunulduğunu, faturaya dayalı zarar talepli davanın, fatura tutarı belirgin olduğu halde 10.000 TL. değer üzerinden tesis edilmiş olması da zarar iddiasının inandırıcı olmadığının açık bir kanıt olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile davacı kooperatif arasında, müvekkili şirket sürece dahil edilmeksizin yapılan hasar/ziya miktar ve değer belirlemesine itiraz ettiklerini, Tutulan tutanakta aracın yolda önüne çıkan bir araç yüzünden ani fren yapmak zorunda kaldığı ve bu nedenle hammadde çuvallarının yırtıldığı ifade edildiğini, ayrıca araç sürücüsü, paletlerin ... A.Ş. çalışanları tarafından yanlış yüklendiği ve kendisinin ikazlarına rağmen düzeltilmediği açıkça belirtildiğini, TTK.'nun 862. maddesinde yer alan "Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır" hükmü karşısında müvekkile sorumluluk izafe edilemeyeceği tabii olduğunu, zarar gördüğü ve zayi olduğu iddia edilen malzeme, granül şeklinde plastik hammaddesinden ibaret olup, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflardan da görüleceği üzere; yeniden ambalajlarına geri konulabilir nitelikte olduğunu, zayi olduğu ve hasar gördüğü hususu belirsiz olduğunu, taşımaya konu malzemenin salt ambalajının yırtılmasının bu maddenin zarar görmesine ve zayi olmasına neden olup olmayacağını ve bu malzemenin çuval yerine daha sağlam ambalajla paketlenmesi halinde de zarar görüp görmeyeceği konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektiğini, TTK.'nun 875. maddesinde yer alan "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır" hükmü karşısında, taşıma konusu eşyanın ambalaj ve yükleme sürecinden kaynaklanan zarar iddiasından müvekkil sorumlu tutulamayacağını, gönderenin eşyanın ambalaj ve yükleme sürecindeki kusuru karşısında zarar iddiasında bulunulması haksız ve kötüniyetli olduğunu, TTK.'nun 880. maddesinde tazminatta esas alınacak değer düzenlenmiş olup; kabul anlamına gelmemek üzere, davalı-müvekkili şirketin dahli olmaksızın davacı kooperatif ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki fatura-iade fatura sürecinde esas alınan değerlerin eşyanın hangi tarihteki değerine göre tespit edildiği de belirsiz olduğunu, zarar/ziya iddiasına konu malzemenin miktarı ve eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin ne olduğu hususlarının da araştırılması yapılması gerektiğini Müvekkili şirketin tüm taşıma işlemleri ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ... Sigortası kapsamında sigorta güvencesi altında olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini gerektiğini beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Somut olayda davacı ile davalı şirket arasında yazılı bir taşıma senedi olmasa da 6102 sayılı TTK nın 856 /2 maddesi hükmü gereği tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulmuş ve taşınacak emtia davalı aracına yüklenmek suretiyle teslim edilmesi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir.
Taşınan emtianın hasar görmesine neden olan olay 10.03.2022 tarihinde meydana gelmiştir. Rucu alacaklısı davacı, dava dışı ... A.Ş'ye 11.08.2022 tarihinde toplam 56.556.10 TL hasar bedelini ödemiş ve 28.12.2022 tarihinde ise ürün farkı beli olarak dava dışı ... A.Ş'den 18.553,12 TL + Kdv olacak şekilde tahsil etmiştir. Davacı Aliağa 1. Noterliğinin 21.12.2022 tarihli 13104 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödenen meblağı rucuen davalıdan talep etmiş, davalı şirket ise Ankara 18. Noterliğinin 28.12.2022 tarihli 34797 yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi ile hasardan sorumlu olmadıklarını bildirmiştir.
Rücu davalarının özelliği gereği rücu alacağı, rücu hakkı sahibinin ifada bulunması ile muaccel olur ve zamanaşımı da bu andan itibaren işlemeye başlar(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 08.03.2012 tarihli 2010/12317 E., 2012/3491 K. sayılı ve 01.04.2010 tarihli 2008/7888 E., 2010/3598 K. sayılı emsal kararları). Davacı dava dışı ... Şirketine 11.08.2022 tarihinde ödemede bulunmuş olup, son olarak 28.12.2022 tarihinde dava dışı Petkim şirketinden ürün farkı bedeli olarak 18.553,12 TL + Kdv bedel almıştır. O halde davacının rücu alacağının ödeme tarihinde muaccel olduğunun ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü gerekir.
Rücu tazminat talebi yönünden değerlendirme; olayda davalı alt ve fiili taşıyıcı olarak yükü taşıma işini üstlenmiş ancak yükün varma yerine götürüp teslim borcun ifa etmemiştir. Söz konusu teslimi gereken emtianın hasar gördüğü ve davalının herhangi bir kurtuluş beyyinesi ortaya koyamadı görülmektedir. Her ne kadar emtianın teslim adresinde davalı şirket aracını kullanan sürücü dava dışı ... tutulan tutanakta gönderen firmanın paletleri yanlış yüklediğini kendisinin bu duruma karşı uyarıda bulunduğunu uyarılarının dikkate alınmadığını belirtmiş ise de; hükme esas alının bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere çekilen fotoğraflar kapsamı itibari ile hasarın yüklemeden kaynaklanmadığı ve sevkiyat evraklarına davalının sürücüsünün itirazi kayıt koymadığı, aksine dava dışı sürücü tarafından imzalanan ambar çekme çıktısında yer alan sevkiyat kontrol formunda yükün istifine konu paletler ve ambalajların uygun olduğuna yönelik karşılıklı teyit edildiği belirlemesi karşısında meydana gelen hasardan davalının sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı şirketin taşıma işiyle iştigal ettiği, bu kapsamda dava konusu emtiayı kendine ait araç ile taşırken 10.03.2022 tarihinde yük boşaltılırken yükün hasara uğradığının tespit edildiği, davalının alt taşıyıcı olarak bu taşımayı üstlendiği, söz konusu zarar nedeni ile davacının dava dışı ... A.Ş'ye ödemiş olduğu 34.660,96 T'lik bedelden TTK'nun 850 ve 875. maddeleri ile davalının sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacı taraf mahkememizden 10.000,00 TL bedel yönünden talepte bulunulduğundan, bu bedel üzerenden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararının bozularak ortadan kaldırılmasını, davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Mahkemece, miktar yönünden kesin olarak davanın kabulüne dair karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bu kerre mahkemece 04/07/2024 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davalı vekilince istinaf talebinin reddine dair ek kararın istinaf edildiği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği miktarın 10.000,00 TL olması nedeniyle 28/05/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; yerel mahkemece verilen kesin kararın istinaf edilmesi üzerine, 04/07/2024 tarihli ek karar ile "...6100 S.HMK. nun 346. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." hükmüne göre, davalı vekilince kesin olarak verilen 28/05/2024 tarih ve 2023/356-2024/366 E-K sayılı kararın istinaf edildiği anlaşıldığından, davalı vekili Av. ...'ün istinaf başvurusunun HMK 346 maddesi gereğince reddine,..." dair verilen kararın yerinde olduğu, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, ek kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/356 esas ve 2024/366 karar sayılı 04/07/2024 tarihli ek kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ve 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 10/10/2024