T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1181
KARAR NO: 2024/2166
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/08/2024
NUMARASI: 2024/470 Esas 2024/533 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
BAM KARAR TARİHİ: 28/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2024
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; avacılar hakkında düzenlenen konkordato ön proje raporlarında detaylı olarak açıklandığı üzere başvurucu şirketlerin bugüne kadar tüm borçlarını zamanında ifa etmek için tüm olanaklarını sarf ettiklerini, müvekkili ... Ltd. Şti'nin 1990 yılında endüstride kullanılan özel makinelerin üretici olarak kurulduğunu, 2000 yılından itibaren elektrikli davalı vibrasyon motorları ve ekipmanlarının üretimini sağlayarak geniş bir müşteri portföyü oluşturduğunu, üretim faaliyetlerinin Çiğli AOSB'de 10.000 m²'lik tesislerinde 91 personelle sürdürdüğünü, ... Ltd. Şti'nin 27/12/2021'de ... tarafından %50 hissesi alınmadan önce sadece vibrasyon motoru üretimi yapan, stoklu malzeme alamaması ve eski teknoloji ile üretim yapması nedeniyle hızlı ve daha yüksek kalite ürünler meydana getirememesi, sektör taleplerini karşılayamaması ve yabancı markalar karşısında geride kalan bir konumundan kurtulmak için yüklü satın alımlar, daha fazla üretim yapmak amacı ile makine, kalıp ve diğer üterim ekipmanları yaptığını, personel sayısını arttırdığını, son iki yılda makine ve hammadde yarı mamul gibi yatırımları gerçekleştirdiğini, ancak global ekonomik kriz sebebi ile piyasa daralmaları yaşanmaya başlandığını, üretimde %50 gibi bir hacmine sahip inşaat sektörünün taleplerinin azalması ve eksi üretim kapasitesinin çok üzerinde bir potansiyele erişmiş olmasına rağmen siparişlerin azalması sebebi ile nakit akışında ciddi derecede sıkıntıya girdiğini, şirketin yeni ve teknolojik alanlarda ciddi atılım ve yatırımlar yapmasına rağmen piyasada oluşan olumsuzluklar ve buna bağlı müşteri taleplerinin azalması nedeniyle kapasite ve stoklardaki artışın kısa vadede henüz cirolara yansıtılamadığını, bunca olumsuz koşulların bir araya geldiği bir dönemde , ... Limited Şirketinin %20 ortağı olan ... tarafından açılmış olan hem şirkete hem de diğer ortağı dava sebebiyle özellikle bankalar ve finansal kuruluşları ortaklar arası ihtilafı ciddi derecede problem görerek kredilendirme süreçlerinde çok büyük aksaklıklar yaşattıklarını ve yaşamaya devam ettiklerini, ... şirketinin 2022 yılı Ekim ayı sonunda kurulduğunu, ... Şirketi'nin %80 hissesine sahip ... tarafından kurulması sebebi ile grup şirketi konumunda olup ilişkili konumda olduğunu, kuruluş amacının iki ortaklı olan ... firması faaliyeti olan vibrasyon motoru dışında yenilikçi ve teknolojik motor gruplarında üretim yapmak, tam teşekkülü bir kalıphane yatırımı yapılarak ... şirketi dahil çeşitli sektörlere hassas kalıplar üretmek gibi spesifik ve aynı zamanda işler ile iştikal ettiğini, ...'ın %80 ortağı ve aynı zamanda genel müdürü olması ... şirketinin yaşıyor olduğu ekonomik zorluklar sebebi ile farklı bir adres yerine ... çatısı altında iç kiralama yolu ile ... şirketi faaliyetlerine devam ettiğini, daha evvel alınan ortak kararı ile yapılan ... yatırımlarının ... yatırım teşvik belgesinin kullanılması amacı ile ... adına daha sonra bedelleri ile devir edilmek üzere ... bünyesinde bulunduğunu, ... Limited Şirketinin ... Limited Şirketinin ilişkili şirketi konumunda grup şirketi olduğunu, hen ne kadar üretim alt yapısı için çalışmaları devam etse de hali hazırda ... şirketinin üretmiş olduğu bazı ürünlerin yurt içi ve yurt dışı satışın yapan pazarlama şirketi konumunda olduğunu, şirketin ana tedarikçisi ... şirketi olduğunu, %100 paylı ortağı, ... şirketinin de ortağı olan ... olduğnu, 2022 yılından itibaren yüksek enflasyon kaynaklı sabit maliyet artışlarının olumsuz etkileri, enflasyon etkisi ile asgari ücrete bağlı maaş artışları, enerji fiyatları ve diğer tüm sabit giderlerin müvekkil şirketlerin cirolarına göre fazla artışı şirketin nakit akış probleminin oluşmasına neden olduğunu, müvekkillerinin konkordatonun tasdik olunması ile birlikte 08/2025-09/2027 dönemleri arasında üçer aylık eşit taksitler halinde toplamda 12 eşit taksitle ödeme yapılmasının öngörüldüğünü, müvekkileri ..., ... ve ipotek borçluları ... ile ...'nun şirket tarafından kullanılmış olan çok sayıda kredi borcu açısından müteselsil kefil sıfatıyla şahsen ya da rehin vermek suretiyle kefil olduklarını, keza yine şahsi bazı malvarlıkları üzerinde şirket borçları nedeniyle ipotek tesis edildiğini, müvekkil şirketler lehine bir konkordato mühlet karar verilmesi, şirket borçlarına kefil olan müvekkileri ..., ... ve ipotek borçluları ... ve ... açısından takip ve haciz yapılmasına engel teşkil etmeyeceğini, müvekkileri ..., ... ve ipotek borçluları ... ve ...'nun şirket maliyet analizleri yaparak maliyet yükünü azaltmaya ve piyasada rekabet gücünü artırmaya çalıştıklarını, davacı şirketlerin malvarlığı, aktif ve pasifleri, konkordato projesi tüm mali bilgileri ekli bilançolar ve projelerin gösterildiğini, mali veriler ışığında müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti. Kısa ve uzun vadeli tüm borçlarının toplamı 2024 yılı 31 Mayıs tarihi itibari ile hazırlanan ön proje raporuna göre 376.535.289,20 TL olduğunu, kısa vadeli borçların henüz yapılandırılmadığını iş bu konkordato mühlet talebinin kabul görmesi halinde toplam 36 ay vade ile yapılandırılacağını, şirketin geçici bir süre içinde bulunduğu mali kriz daha iyi yönetilerek yürüyen işlere devam edilebileceğini ve tüm alacaklıların toplam 36 aylık vade içinde tüm alacaklarına kavuşacaklarını, davacı şirketlerden ... Tic. Ltd. Şti'nin malvarlığı, aktif ve pasifleri, konkordato projesi tüm mali bilgileri ekli bilançoları ve projelerinin gösterildiğini, şirketin kısa ve uzun vadeli tüm borçlarının toplamının 2024 yılı 31 Mayıs tarihi itibari ile hazırlanan ön proje raporuna göre 42.730.359,95 TL olduğunu, ancak kısa vadeli borçların henüz yapılandırılmadığını, konkordato mühlet talebinin kabul görmesi halinde toplam 36 ay vadeli ile yapılanndırılacağını, böylece şirketin geçici bir süre içinde bulunduğu mali krizin daha iyi yönetilerek yürüyen işlere devam edilebileceğini ve tüm alacaklıların toplam 36 aylık vade içinde tüm alacaklarına kavuşabileceklerini, müvekkileri ..., ... ve ipotek borçluları ... ve ...'nun açısından mühlet talebinin kabul edilmemesi halinde kısa vadeli borçlar ve haciz baskısı nedeni ile mevcut devam eden işlerin de yürütülmesinin mümkün olmayacağını, müvekkili şirketin devam eden işleri tamamlayarak teslimi gerçekleştiremeyeceğini, şirketlerin borçlarını ödeyebilmesi, üretime devam edip istihdam sağlaması ve ülkeye döviz girdisi sağlaması için mahkeme tarafından konkordato kapsamında verilecek kapsamlı korumaya ihtiyacı bulunduğunu bildirerek dava menfaatinin olumsuz etkilenmemesi ve şirketlerin iflastan korunması ve şirketin projesinin gerçekleştirilmesi için şahsi projeleri ile katkı sunan ...'a projenin gerçekleştirilmesine imkan tanınması maksadıyla ... San. Tic. Ltd. Şti. , Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ... ve ... açısından ayrı ayrı olmak üzere İİK m. 278 uyarınca 3 aylık geçici mühlet talebinin kabulüne ve gerekli görülmesi halinde iş bu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK'nun 288. Maddesi uyarınca ilanına, İİK m. 288 'de yer alan geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarının doğruru düzenlemesi gereğince tensiben yargılama sonuna kadar şirketlere komiser tayinine, müvekkilleri şirketler ile müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'nun malvarlığının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasına, müvekkilleri şirketler ile müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'nun aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takip yapılmasının engellenmesini, ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının önlenmesini, haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemlerinin uygulanmamasını, davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının üçüncü kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesini, tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilleri şirketler ile müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'nun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları veya sair bir nedenle vergi daireleri ile bankalara intikal eden hak, mevduat ve alacakları üzerinde İİK m. 89 uyarınca önceden konmuş olan ihtiyati haciz ve muhafazaların kaldırılmasını, infazın durdurulmasını , ihtiyati veya kesin haciz konulmasını, önceden konulmuş ihtiyati hacizlerin infazının durdurulmasını, haciz nedene ile bloke altına alınan paraların açılan banka hesabına aktarılmasına izin verilmesini, müvekkili şirketler ile müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'nun aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış veya yapılacak takiplerle satışların durdurulmasını, tasdik aşamasında rehinli takiplerin bir yıl süre ile ertelenmesini, müvekkilleri şirketler ile müvekkilerinin ..., ..., ... ve ...'nun aleyhine yapılmış ve yapılacak her ütrü muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icra işlemlerinin durdurulmasını, muhafaza altına alınmış veya alınacak emtia, taşıt, makine, teçhizat vb.iade edilmesini, davacılara ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasını, takas mahsup işleri ile hukuken veya fiilen el konulmasının engellenmesini, bankalara kredi teminatı olarak teslim edilen çeklerin şirketi temsile yetkili kişilerin hesabına aktarılmasını, bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını, İİK 287 gereğince konkordato süresince borçlunun tüm malvarlığının muhafazasının sağlanması gerektiğinden İİK 89/1 maddesi gereğince üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yasaklanmasını, mühlet öncesi sonrası gönderilmiş olan İİK 89 haciz ihbarnamelerinin iptalini, kaldırılması yönünde tedbir verilmesini, TBK m. 139/1 , İİK m. 200/201 gereğince geçici mühlet kararının ilanından sonra bankalarca tahsil edilen alacaklar ve gelecek havale ve EFT'ler yönünden bankaların takas mahsup yoluyla bloke işlemi yapmamasını, hapis hakkını kullanmamasını, geçici mühlet tarihi itibariyle varsa konulan blokelerin kaldırılmasını, bankada mevcut talep eden davacılar tarafından verilen tahsil, teminat ya da temlik çeklerinin geçici mühlet kararının ilan tarihinden itibaren tahsil edilen bedellerinin komiser nezdinde konkordato projesinde kullanılmak üzere talep eden davacılara iadesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirketlerin borçlarına kefil olan müvekkilleri ..., ..., ... ve ... hakkında mühlet kararı verilmemesi halinde zikredilen gerekçelerle, şirkete ait projenin sağlıklı bir şekilde icra edilebilmesi için kefalete konu borçlar ile ilgili olarak 6183 Sayılı Kanun kapsamında yapılacak takipler dahil olmak üzere icra takibi yapılmamasını, evvelce yapılmış icra takiplerinin durdurulmasını, ihtiyati haciz ve haciz kararı uygulanmamasını teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe gösterer davacının hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesini, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasını, geçici mühlet neticesinde İİK 289'ncu maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde iş bu müddetin 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet karının ilanını, yargılama neticesinde İİK'nun 305'nci vd. Maddeleri gereğince davanın kabulüne, konkordatonon tasdikine, tasdik kararının ilanına, mühlet süresince müvekkillerinin elindeki işlerine ön proje gereği devam etmesinin sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Talep, İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca ilk olarak başvuru tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet ve devamında 1 yıllık kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine karar verilmesidir.
Mahkememizce talepte bulunanlar ... San. Tic. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve ...'ın talepleri yönünden mahkememizin 2024/431 esas sayılı dosyası üzerinden geçici mühlet talebinin kabulüne ve talepte bulunanlar ..., ... ve ... yönünden ise dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709). Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Kuru, Baki: İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Tanrıver, Süha/Deynekli, Adnan: Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Kale, Serdar: Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Pekcanıtez, Hakan/Erdönmez, Güray: 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Altay, Sümer/Eskiocak, Ali: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10,15).
Mahkeme içi adi konkordato İİK’nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler İİK’nın 285. maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmış olup, Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişiler konkordatoya başvurabilecektir. İİK’nın 285/2. maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamış, iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286. maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesi ister (İİK m. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286. maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. m. 287).
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 297. maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (m. 288).
Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (m. 289/2). Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (m. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Konkordatonun geçici mühlet içerisinde başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilmişse, borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddi doğrultusunda karar oluşturulur. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararlar İİK’nın 288. maddesi uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir.
3 aylık Geçici mühletin veya mahkemece verilecek ek geçici mühletin dolmasından sonra mahkemece konkordato komiserlerinin raporları da irdelenerek 1 yıllık kesin süre verilip verilmeyeceği değerledirilir. Verilecek 1 yıllık kesin sürenin dolmasından sonra ise mahkemece konkordatonun tasdiki hususunda karar veriliri. Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir takım ilkeler bulunmakta olup bunlardan bir tanesi de konkordatonun kötü niyetle sakatlanmamasıdır. İİK’nın “ konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötü niyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyi niyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötü niyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince,
Mahkememizce talepte bulunanlar vekilince sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda talebin İİK 286. Maddesinde yer alan belgeleri ihtiva edip etmediği ve başvurunun usulüne uygun olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınmış ve devamında da talepte bulunanlar ..., ... ve ... yönünden İİK 286/e-2 fıkrası uyarınca bu kişilerin talepte bulunan şirketlerin borçları ile ilgili kefaletlerinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise buna ilişkin belgelerin sunulması için süre verilmiştir. Talepte bulunanlar vekilince sunulan 31/07/2024 tarihli beyan dilekçesinde ;
"... ...'ın eşi olması nedeniyle ipotek eş muvafakatnamesi nedeniyle alacaklılarla yapılan sözleşmeleri imzalamıştır. Her ne kadar daha önceki beyan dilekçelerimizde ... Bankası ve ...'den kullanılan kredilerde kefil sıfatıyla imzalandığı beyan edilmiş ise de, bu husus sehven beyan edilmiş olup anılan kurumlara yapılan sözleşmelerdeki imzalar ipotek eş muvaffaakatnamesi nedeniyle imzalanmıştır.
... ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankasından kullanmış olduğu kredi için teminat olarak İzmir Karşıyaka 360 sitesi B2 17 nolu daireyi ipotekvermiş, ipotek borçlusu olmaktan başka şahsi kefaleti bulunmamaktadır.
... ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankası'ndan kullanmış olduğu kredi için teminat olarak ... ... B79 ve A47 nolu daireleri ipotek vermiş, ipotek borçlusu olmaktan başka şahsi kefaleti bulunmamaktadır. "
Şeklinde beyanda bulunulmuştur. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, talepte bulunanlar vekilince sunulan dilekçe içerikleri birlikte değerlendirildiğinde;
...'ın konkordato geçici mühlet verilmesi talebinde bulunan şirketler ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Tic. Ltd. Şti. Tarafından kullanılan kredilerin ya da bu şirketlere ait borçlara herhangi bir kefaletinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Talebin dayanağı, ...'ın, söz konusu şirketlerin kullandığı kredilere müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan ...'ın eşi olması ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefil olması esnasında eş muvafakati vermiş olmasıdır. Oysa eş muvafakati talepte bulunan ... yönünden söz konusu borca ilişkin herhangi bir sorumluluk doğurmayacaktır.
6098 sayılı TBK'nun 584. Maddesine göre;
"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz."
Görüldüğü üzere, talepte bulunan ...'ın konkordato talep eden şirketin kullandığı kredilere eşinin kefil olması ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmaktadır. Sadece yasa gereği eşinin kefil olmasına rıza göstermiştir. Esas itibarı ile ...'ın söz konusu şirketlerin ortağı ve yöneticisi olması nedeni ile eş rızasına da gerek yoktur. Talep edenler tarafından ... adına sunulan ön proje incelendiğinde, ...'ın konkordato projesine tabi herhangi bir borcu olmadığı, herhangi bir kefaletinin bulunmadığı ve hatta 3. Kişilere şahsi bir borcunun dahi bulunmadığı saptanmıştır. Hal böyle olunca ...'ın geçici mühlet talebinin usule uygun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Konkordato talep edenler ... ve ... ise, konkordato talep eden şirketlerin borçları için herhangi bir şahsi kefalet vermemişler ve kefil sıfatı ile herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak söz konusu şirketler lehine bankalara taşınmazlarını ipotek vermişlerdir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 295/1. maddesinde; mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceği veya başlamış olan takiplere devam edilebileceği, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamayacağı ve rehinli malın satışının gerçekleştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşması ve alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmesi için borçlunun malvarlığının korunması gerekmekte olup, İİK’nın 295. maddesi de bu amaçla konkordato isteminde bulunanın verdiği ipotek nedeniyle muhafaza tedbiri alınmasını, satışın yapılmasını engellemiştir. Rehin konusu malın üçüncü kişi tarafından verilmesi hâlinde söz konusu rehnin paraya çevrilmesi de istemde bulunan borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu nedenle üçüncü kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesi mümkündür.
Gerek İİK hükümleri gerekse konkordato mühletinin amacı göz önüne alındığında, konkordatoya ilişkin hükümlerin sadece borçlu tarafından verilen rehinler hakkında uygulanacağı kabul edilmelidir. Çünkü, rehinli alacaklının üçüncü kişinin malı üzerinde rehin tesis edilmesini talep etmesinin temelinde, borçlunun malî durumunun ileride bozulması hâlinde alacağını rehinli malı sattırarak tahsil etmek vardır. Borçlu hakkında verilen mühletten rehin veren üçüncü kişinin de yararlanacağı kabul edilirse, rehinli alacaklının üçüncü kişiden teminat istemesinin hiçbir anlamı kalmayacaktır. Kaldı ki Üçüncü kişinin verdiği rehin de, rehinli alacaklının konkordato borçlusundan olan alacağı konkordato hükümlerine tabidir. Bu sebeple, rehinli alacaklıya alacağının tamamını konkordatoya yazdırma ve oy kullanma hakkı verilmesi zorunludur.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, konkordato talep edenler vekilince sunulan dilekçeler ve ekleri ile yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, ... ile rehin / ipotek veren 3. Kişi konumunda bulunan ... ve ...'nın şahsi kefaletlerinin bulunmadığı, konkordato müessesesi kapsamında projenin başarıya ulaşması için korunması gereken mal varlıklarının bulunmadığı bu itibarla bu kişiler tarafından talep edilen geçici mühlet talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir," gerekçesi ile; "Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:Konkordato talep edenler ..., ... (...) ve ...'nın geçici mühlet kararı verilmesine yönelik taleplerinin REDDİNE,," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin konkordato talep eden şirketler ... Limited Şirketi ile ... Şirketi lehine ipotek verdiklerinin mahkemenin de kabulünde olup ... Limited Şirketi ile ... Şirketi'nin borçlarını ödeyememesi halinde yada konkordato taleplerinin kabulü nedeniyle ipotekle teminat altına alınmış olan alacaklıların ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle alacağını tahsil etmesinin mümkün olduğunu, şahıs, tüzelkişi, tacir yada ipotek borçlusu ayırımı yapılmaksızın İİK 285/2 maddesi gereğince konkordato talebi ile yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, İİK 286. Madde gereğince konkordato talep eden borçlunun; bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, mal varlığını gösterir gelir tablosu, alacaklıları da gösterir listeyi sunmaları halinde İİK 287. madde gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi 286. maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) vereceği düzenlenmesine, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan bilirkişi raporu ile de yukarıda sayılan belgelerin mevcut olduğu, bu hususunda mahkemenin kabulünde olduğu, dolayısıyla Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce İİK 287.madde gereğince geçici mühlet kararı verilerek müvekkillerin mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alması gerekirken bu yasal zorunluluğu nazara almadan yazılı şekilde hüküm kurmasının doğru olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ..., ... ve ... açısından ayrı ayrı olmak üzere; İİK m. 287 uyarınca müvekkiller 3 ay geçici mühlet verilmesine, dava dilekçelerinde talep ettikleri talepleri ile İİK.nun 293/2.maddesi gereğince, müvekkillerin mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin takdiri ile alınması, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, konkordato mühleti talebi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İİK'nın 285/1 maddesi" - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/120 md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./13. md) Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir." şeklindedir.
İİk'nın 286. Maddesi ise - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/121 md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./14. md) "Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler.
a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.
b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.
e) (Değişik bent: 6/12/2018-7155 S.K./13. md) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.
(Mülga fıkra: 6/12/2018-7155 S.K./13. md)
Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
(Ek fıkra: 6/12/2018-7155 S.K./13. md) Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 6/12/2018-7155 S.K./13. md) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir.
"Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur..."(Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2024/1048 esas,2024/2358 karar sayılı emsal ilamı)
Konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285).
Davacılar vekili tarafından sunulan 30/07/2024 tarihli beyan dilekçede;
"1-) ... ...'ın eşi olması nedeniyle ipotek eş muvafakatnamesi nedeniyle alacaklılarla yapılan sözleşmeleri imzalamıştır. Her ne kadar daha önceki beyan dilekçelerimizde ... Bankası ve ...'den kullanılan kredilerde kefil sıfatıyla imzalandığı beyan edilmiş ise de, bu husus sehven beyan edilmiş olup anılan kurumlara yapılan sözleşmelerdeki imzalar ipotek eş muvaffaakatnamesi nedeniyle imzalanmıştır.
2-) ... ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankasından kullanmış olduğu kredi için teminat olarak ... ... ... sitesi B2 17 nolu daireyi ipotek vermiş, ipotek borçlusu olmaktan başka şahsi kefaleti bulunmamaktadır.
3-) ... ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankası'ndan kullanmış olduğu kredi için teminat olarak ... ... B79 ve A47 nolu daireleri ipotek vermiş, ipotek borçlusu olmaktan başka şahsi kefaleti bulunmamaktadır. " şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Somut olayda talepte bulunan davacı ...'ın konkordato talep eden şirketin kullandığı kredilere eşinin kefil olması ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ... adına sunulan ön projede ...'ın konkordato projesine tabi herhangi bir borcu olmadığı, herhangi bir kefaletinin bulunmadığı ve hatta 3. kişilere şahsi bir borcunun dahi bulunmadığı; Konkordato talep eden davacılar ... ve ...'nun, konkordato talep eden şirketlerin borçları için herhangi bir şahsi kefalet vermedikleri davacı gerçek kişiler yönünden bu haliyle konkordato başvurusuna ilişkin ön koşulların davacı gerçek kişiler yönünden yerine getirilmemesi nedeniyle geçici mühlet kararı da verilemeyeceği gözetildiğinde yazılı gerekçeyle davacı gerçek kişilerin konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar yönünden geçici mühlet koşullarının gerçekleşmemesine, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/08/2024 tarih, 2024/470 Esas ve 2024/533 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerlerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın re'sen istinaf eden davacılar vekiline tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28.11.2024