T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/812
KARAR NO: 2024/2284
KARAR TARİHİ: 18/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2023
NUMARASI: 2023/488 Esas 2023/847 Karar
DAVA: Tazminat
BAM KARAR TARİHİ: 18/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 18/12/2024
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02/09/2018 tarihi saat 01.15 sularında ... plakalı aracın Ankara- Afyon hattında seyir halindeyken şoför ...'in kusurlu hareketi sonucunda hareketi sonucunda birden yol kenarında bulunan emniyet şeridinden çıktığını ve su kanalına girdiğini ve bir müddet sürüklendiğini ardından yan yattığını, bir müddet yan yatık iken sürüklendiğini ve 12 metre sonra durduğunu, bu kaza sonucunda yolculardan birinin kaza yerinde vefat ettiğini, bir diğerinin hastaneye götürülürken vefat ettiğini, müvekkillerinin yakını ... ise ağır yaralı olarak Afyon Kocatepe Hastanesine kaldırıldığını ancak tüm müdahalelere rağmen 03.09.2018 tarihinde kaza sonucunda gerçekleşen çoklu travmaya bağlı gelişen multi organ yetmezliği nedeniyle vefat ettiğini, otobüsün sürücüsünün verdiği ifadesinde normal şartlarda 4,5 saat otobüs kullanıp 4,5 saat dinlenme yapması gerekmesine rağmen diğer şoför arkadaşının da çalışma süresinin dolmuş olması ve başka şoför olmaması gerekçesiyle otobüs ehliyeti bulunan ...'nın ehliyetini takografa takarak otogardan çıkış yaptığı beyan ettiğini, otobüs sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kaza nedeniyle müvekkillerinden ... ve ...'ın babalarının vefatı ve kazada yaralanmaları nedeniyle manevi tazminat bir diğer müvekkili olan ...'nın eşinin vefatı ve kazada yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Trafik) şahıs başına ölüm için teminat limiti ile sınırlı olduğunu ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili olduğu şirketin temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak müvekkilinin aleyhine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, haksız davanın usulden reddini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Yapılan inceleme neticesinde; İzmir 4 Tüketici Mahkemesinin 2022/435 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen görevsizlik kararı uyarınca dosyanın mahkememize tevzi edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın,02/09/2018 tarihi saat 01.15 sularında ... plakalı aracın Ankara- Afyon hattında seyir halindeyken birden yol kenarında bulunan emniyet şeridinden çıktığını ve su kanalına girdiğini ve bir müddet sürüklendiğini ardından yan yattığını, bir müddet yan yatık iken sürüklendiğini ve 12 metre sonra durduğunu, bu kaza sonucunda yolculardan birinin kaza yerinde vefat ettiğini, bir diğerinin hastaneye götürülürken vefat ettiğini, müvekkillerinin yakını ... ise ağır yaralı olarak Afyon Kocatepe Hastanesine kaldırıldığını ancak tüm müdahalelere rağmen 03.09.2018 tarihinde kaza sonucunda gerçekleşen çoklu travmaya bağlı gelişen multi organ yetmezliği nedeniyle vefat etmesi nedeni ile, müteveffanın yasal mirasçısı olan davacıların kaza nedeni ile kaza yapan aracın ZMMS, Kasko, Ferdi Kaza poliçesi ve İMMS poliçesi yönünden davalı sigorta şirketine yönelik kendi yaralanmaları ve müteveffanın ölümü nedeni ile açılan manevi tazminat davası olduğu anlaşlımıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 02/09/2018 tarihi saat 01.15 sularında kazaya karışan ... plakalı aracın ... Şirketi aracı olduğu, araç sürücüsünün davalı ... olduğu,, İzmir 7 Tüketici Mahkemesinin 2021/244E-2022/624K. Sayılı dosyasında davalıların ... Şirketi aracı olduğu, araç sürücüsünün davalı ... olduğu, dava dosyası kapsamında düzenlenen 23/05/2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; olayın oluşumunda ... plaka sayılı otobüs sürücüsü ... 2918 K.Y.T.K 49.52/1-b ile 84/f maddelerini ihlal ederek bahse konu trafik kazasının meydana gelmesinde öncelikli olarak etken olduğunu, davalı şirket olan ve bahse okun aracın işletmesinden sorumlu olan ... Şti ise yine 2918 ile firma yetkililerin 2918 sayılı K.Y.T.K 98 maddeyi ihlal ederek bahse konu kazanın meydana gelmesinde maksimum oranda etken olduğunu, kaza anında ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan ve kaza sonrası vefat eden ..., ... ile ... ile yine kaza sonrası yaralanan ve dosyada isimleri yazılı diğer yolcuların ise kaza anında araç içinde yolcu konumunda olduklarından ve kaza anında emniyet kemerlerinin takılı olup, olmadığının belli olmamasından dolayı kendilerinin ölümleri ve yaralanmalarıyla sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde etken olmadıklarını belirtildiği, Mahkemece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, " işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmesi kapsamında; davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 02.09.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacıların basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmak suretiyle iş gücü kaybına uğradığı, davacıların eşi ve babası olduğu anlaşılan ...' in vefat etmiş olduğu ve olayın oluşumunda davalı araç sürücüsü ... ile firma yetkililerin 2918 sayılı KTK'ya aykırı mevcut eylemleri nedeni ile % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılması neticesinde; Gerek davacıların yaralanması gerekse muris ...' in vefatı nedeniyle, davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Davacının maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zarardan davalıların 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 116. 49. ve 56. maddesine göre davalı araç sürücücünün kusuru oranında müştereken sorumlu oldukları, bu kapsamda; davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile yaralanmaları ve muris ...' in vefatı nedeni ile manevi zarara uğrayan davacılarda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için davacıların tedavi evraklarına göre yaralanması, yaşı ve kusur durumu, maruz kaldığı acı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye yer vermeyecek şekilde manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiğinin anlaşıldığı, İzmir 7 Tüketici Mahkemesinin 2021/244 esas 2022/624 karar sayılı dosyasının akıbetinin görevsizlik kararı veren İzmir 4 Tüketici Mahkemesince 14/09/2022 tarihinde sorulduğunda, dosyanın henüz kesinleşmediğinin ve istinaf incelemesinde olduğuna dair cevap verildiği, mahkememiz dosyasının tensip aşamasında ilgili dosyanın mahkemesinden sorulmadığı anlaşılmakla, uyap sistemi üzerinden taraf vekil işlemlerinden incelendiğinde İzmir 7 Tüketici Mahkemesinin 2021/244 esas 2022/624 karar sayılı dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1760 esas sayılı dosyası üzerinden incelendiği, uyap sistemi üzerinden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1760 esas sayılı dosyası üzerinden 22/03/2023 tarihinde karar verildiği, karar numarasının 2023/521 olduğu, kesin nitelikte karar verildiği anlaşılmakla karar örneğinin mahkememiz dosyasına alındığı görüldü.
İzmir 7 Tüketici Mahkemesi dosyasının kesinleştiği göz önüne alındığında; yargılama birliği, usul ekonomisi ilkesi nazarında mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yapılmayarak, alınan karar ve yapılan incelemeye esasında, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçeleri kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığına yönelik yapılan değerlendirme neticesinde; Davalı sigorta şirketi nazarında 04/04/2018
tarihinden 04/04/2019 tarihine kadar Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi kaza poliçesi kapsamı incelendiğinde manevi zararın kapsama alınmadığı, Davalı sigorta şirketi nazarında 01/04/2018 tarihinden 01/04/2019
tarihine kadar Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik sigorta poliçesi kapsamı incelendiğinde manevi zararın kapsama alınmadığı, davalı sigorta şirketi nazarında 29/03/2018 tarihinden 29/03/2018 tarihine kadar Genişletilmiş Otobüs Kasko poliçesi
kapsamı incelendiğinde manevi zararın kapsama alınmadığı, Ancak davalı sigorta şirketi nazarında 29/03/2018 tarihinden 29/03/2019 tarihine kadar İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi k
apsamı incelendiğinde manevi zararın kapsama alındığı ve teminat bedelinin 1.000.000TL olduğu, bu doğrultuda davacıların davalı sigorta şirketi yönünden İMMS poliçe kapsamında talepte bulunabileceğinin anlaşıldığı, ... plakalı aracın 02.09.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacıların basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmak suretiyle iş gücü kaybına uğradığı, davacıların eşi ve babası olduğu anlaşılan ...' in vefat etmiş olduğu ve olayın oluşumunda davalı araç sürücüsü ... ile firma yetkililerin 2918 sayılı KTK'ya aykırı mevcut eylemleri nedeni ile % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılması neticesinde; Gerek davacıların yaralanması gerekse muris ...' in vefatı nedeniyle, davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçek olduğu, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile yaralanmaları ve muris ...' in vefatı nedeni ile manevi zarara uğrayan davacıların b tedavi evraklarına göre yaralanmaları, yaşları ve kusur durumları, maruz kaldıkları acı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye yer vermeyecek şekilde manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
- Davalı yan yönünden ZMMS, kasko ve ferdi kaza poliçelerine hasren ileri sürülen manevi tazminat talebi bakımından bu kalem tazminatın poliçeler gereği sorumluluk kapsamı dışında olması sebebiyle bu poliçelere yönelik manevi tazminat talebinin husumet nedeniyle REDDİNE,
-Davalı yan yönünden İMMS poliçe kapsamındaki talebin kısmen kabulü ile;
A) Davacı ... yönünden babasının vefatından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL, kendi yaralanmasından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın, davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 2021/244 esas ve 2022/624 karar sayılı ilamı ile hükmedilen tutar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve söz konusu ilam yönünden davalı yanın müteselsilen sorumlu olması kaydıyla DAVALIDAN ALINARAK DAVACI ...'E VERİLMESİNE, adı geçen davacı lehine istem konusu edilen fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
B) Davacı ... yönünden babasının vefatından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL, kendi yaralanmasından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın, davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 2021/244 esas ve 2022/624 karar sayılı ilamı ile hükmedilen tutar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve söz konusu ilam yönünden davalı yanın müteselsilen sorumlu olması kaydıyla DAVALIDAN ALINARAK DAVACI ...'E VERİLMESİNE, adı geçen davacı lehine istem konusu edilen fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,
C) Davacı ... yönünden eşinin vefatından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL, kendisinin yaralanmasından kaynaklı ileri sürülen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 2021/244 esas ve 2022/624 karar sayılı ilamı ile hükmedilen tutar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve söz konusu ilam yönünden davalı yanın müteselsilen sorumlu olması kaydıyla DAVALIDAN ALINARAK DAVACI ...'E VERİLMESİNE, adı geçen davacı lehine istem konusu edilen fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, ' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının hak edilenden çok daha az bir miktara hükmedildiğini, müvekkil ...'in kaza nedeniyle gerçekleşen yaralanmaları nedeni ile fiziksel olarak şiddetli acılar çektiğini, burnundaki kırık nedeni ile uzunca bir süre nefes alıp verirken zorluk yaşadığını, diğer müvekkiller ... ve ...in de yaralanmaları nedeni ile acı çektiklerini, müvekkillerin, kaza nedeniyle gerçekleşen yaralanmaları ve kaza neticesinde babalarını ve eşini kaybetmiş olmaları nedeni ile ruhsal olarak da acı, üzüntü çekmiş olup psikolojilerinin hala düzelmediğini, babalarının ve eşinin kaybı nedeni ile ömürleri boyunca eksik kalacaklarını, yaşadıkları ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak daha yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ancak ülkenin ekonomik şartları göz önüne alındığında dul ve yetim aylıkları dışında herhangi bir gelirleri olmayan müvekkillerin 25.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminat ile sebepsiz zenginleşme yaşayacağının kabulünün abesle iştigal olduğunu, somut olaya ilişkin gerekçelendirme yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak belirlendiğini, husumet nedeni ile davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca süresi içerisinde verilen beyanlarında ihtiyati mali mesuliyet sigortasının, kasko kapsamında manevi tazminat taleplerinin bulunduğunun beyan edildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: manevi tazminat istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu; Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacılar lehine anılan ilkeler de dikkate alınarak mahkemece manevi tazminatın takdir edilmesine, faiz başlangıç tarihinin davacıların lehine olacak şekilde sigortaya başvuru tarihi olarak belirlenmiş olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2023 tarih ve 2023/488 Esas 2023/847 Karar sayılı kararına karşı davacıların istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 18/12/2024