T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/718
KARAR NO: 2026/1209
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2026 tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2025/62 Esas
DAVA: KONKORDATO
BAM KARAR TARİHİ: 08/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 08/05/2026
Müdahil alacaklı ... ... .. Şirketi vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 18/03/2026 tarihli ara karar ile; ''... Alacaklı müdahil ... A.Ş. vekili tarafından mahkememize sunulan 13.02.2026 tarihli dilekçe ile davacı şirketin borçlarına karşılık davacı borçlu.... .'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada,... Parselde bulunan Zemin+üst kat 2 nolu bağımsız bölümde bulunan bahçeli dublex mesken nitelikli taşınmazın üzerine banka lehine ipotek konulduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2025/774 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, icra dosyasında satışa konu taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını ve kesinleştiğini, satışa konu taşınmazın mesken olduğunu şirketin faaliyeti için kullanılmadığını ileri sürerek, davacı borçlu .... 'ın 3/8 hissesinin bulunduğu taşınmazın İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2025/774 Esas sayılı dosyasından satışı için izin verilmesini talep etmiştir.
İİK 295/2 maddesinde; "(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nun 297. Maddesinde ''..... Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü (…)102 almak zorundadır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yazılı düzenleme karşısında talep dilekçesinin taşınmazda hissesi bulunan davacı .... komiserine tevdii ile İİK 295/2 maddesine göre ipotekli taşınmazın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülüp öngörülmediği, veya kıymetinin düşmesinin söz konusu olup olmadığının, satışın konkordato projesi uygulanmasını olumsuz etkileyip etkilemeyeceği konusunda görüşünü bildirmesi istenmiş, konkordato komiseri tarafından taleple ilgili görüş 13.03.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur.
Konkordato Komiseri.... tarafından dosyaya sunulan 13.03.2026 tarihli görüş raporunda, satışa izin verilmesi istenen taşınmaz yönünden bilirkişi Gayrimenkul Değerleme uzmanı Prof. Dr. ....'nin raporuna göre davacı ... ..'ın 3/8 hissesinin bulunduğu.... İli, ....İlçesi, ... Mahallesi, .... Ada, ... Parsel ...nolu bağımsız bölümün rayiç değerinin 22.500.000,00-TL olduğu, davacının hissesine düşen 3/8 payın rayiç değerinin 8.437.500,00-TL olduğu, konkordato ön projesinde şirket ortaklarına ait taşınmazların gerçek değerinde paraya çevrilerek borcun ödenmesinde kullanılacağının belirtildiği, satışı istenen taşınmazın değerinin düşmesinin söz konusu olmadığı, taşınmazın icra yolu ile satılması halinde değerlerinin çok altında satılacağı, taşınmazın gerçek değerinde satılamayacağı, bu durumun şirketin borç ödemesini olumsuz etkileyeceği gibi alacaklılar arasında eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil edeceği görüşü ile nihai takdirin mahkemede olduğu belirtilmiştir.
İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2025/774 Esas sayılı dosyasının Uyaptan alınan örneğinin incelenmesinden, .... A.Ş. tarafından borçlular .... şirketi ile .... ile dava dışı şahıslar aleyhine toplam 9.798.164,56-TL alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile açılan ilamsız takibe ilişkin olduğu, .... 'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ... İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, .... Ada, ...Parsel ...nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın satışa konu edildiği, bu taşınmazın henüz kıymet takdirinin yaptırılmadığı anlaşılmıştır.
Satışı talep edilen taşınmazların Uyaptan alınan tapu kayıtlarının incelenmesinden, .... İli,.... İlçesi,... Mahallesi, ... Ada, .... Parsel .... nolu bağımsız bölümün 3/8 hissesinin davacı ..... adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Dosya kapsamına göre, .... A.Ş. ile davacı ..... Şti. Arasında 15.03.2024 tarihli 10.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi .....'ın müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ..... tarafından ayrıca ... İli, .... İlçesi, ....Mahallesi, .... Ada, ...Parsel .... nolu bağımsız bölüm numaralı mesken nitelikli taşınmazın bankaya ipotek verildiği, ipotek alacaklısı banka tarafından davacılar hakkında İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2025/774 Esas sayılı dosyası ile ..... İli, .... İlçesi, ..... Mahallesi, .... Ada, ....Parsel ....nolu bağımsız bölümdeki ipotekli taşınmazın satışı için icra takibi yapıldığı, ipotek alacaklısı banka tarafından ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesinin talep edildiği, konkordato komiseri tarafından projede ortağa ait gayrimenkullerin satışa konu edilerek borcun ödenmesinde kullanılacağının öngörüldüğünün bildirildiği ve satışı istenen taşınmazın mesken niteliğinde olduğu, şirketin faaliyetleri için kullanılmadığı, taşınmazın değerinin düşmesinin söz konusu olmadığı, ancak taşınmazın icra yolu ile satılması halinde değerinin çok altında satılacağı, bu durumun alacaklıların da zararına bir sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
Konkordato komiseri tarafından satışı istenen taşınmazın kıymet takdiri yaptırılmış, buna göre davacı ... ..'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ... İli, ... İlçesi,.... Mahallesi,.... Ada,.... Parsel .... nolu bağımsız bölümün rayiç değerinin 22.500.000,00-TL olduğu, davacının 3/8 hissesinin rayiç değerinin 8.437.500,00-TL olarak belirlenmiştir. Satışı istenen taşınmazın her ne kadar şirket faaliyetleri için kullanılmasa da, kıymetinin düşmesinin, muhafazasının masraflı olmasının söz konusu olmadığı, rehin alacaklısı banka tarafından ipotekli taşınmazın satışı için takip başlatıldığı, takip dosyasında satışı istenen taşınmazın kıymet takdirinin henüz yaptırılmadığı, taşınmazın değerinin sürekli yükseldiği, taşınmazın icra yolu ile satılması halinde değerinin çok altında satılacağı, ipotek alacaklısının toplam alacağını tahsil edemeyeceği gibi bu durumun alacaklıların da zararına olacağı kuşkusuzdur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, bu aşamada satışa izin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, talepçi rehinli alacaklının satışa izin verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesi ile; Rehin alacaklısı ..... A.Ş.'nin davacılardan .... 'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ipotekli taşınmazın satışına izin talebinin reddine" karar verilmiş, verilen ara karara karşı müdahil alacaklı ....Şirketinin vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Müdahil alacaklı .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu .... 'ın 3/8, konkordato başvurusu bulunmayan 3. kişi ....'ın 1/4 ve konkordato başvurusu bulunmayan 3. kişi ....'nın 3/8 hisse ile maliki bulunduğu, .... ili, .... ilçesi, ....Mah. .... ada, ... pafta .... parselde kayıtlı,.. arsa paylı zemin+üstkat 2.nolu b.b. kayıtlı Bahçeli Kargir İkiz Dubleks mesken nitelikli, borçlu.... Şti'nin borçlarına karşılık 24.06.2021 tarihli, 9978 yev. ile 2.000.000,00 TL bedel ile 11.05.2023 tarihli, 7626 yev. ile 8.000.000,00 TL ilave bedel ile toplamı 10.000.000,00 TL bedelli olarak müvekkili bankaya 1.dereceden ipotekli bulunan taşınmazın İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2025/774 Esas sayılı dosyasından satışına ilişkin izin taleplerine yönelik; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.03.2026 tarihli ara kararda;"Satışı istenen taşınmazın her ne kadar şirket faaliyetleri için kullanılmasa da, kıymetinin düşmesinin, muhafazasının masraflı olmasının söz konusu olmadığı, rehin alacaklısı banka tarafından ipotekli taşınmazın satışı için takip başlatıldığı, takip dosyasında satışı istenen taşınmazın kıymet takdirinin henüz yaptırılmadığı, taşınmazın değerinin sürekli yükseldiği, taşınmazın icra yolu ile satılması halinde değerinin çok altında satılacağı, ipotek alacaklısının toplam alacağını tahsil edemeyeceği gibi bu durumun alacaklıların da zararına olacağı kuşkusuzdur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, bu aşamada satışa izin şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, talepçi rehinli alacaklının satışa izin verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde belirtildiğini, ara kararın açıkça hukuka aykırı olup, somut hata da içeren kararın kaldırılmasını ve taşınmazın satışına izin verilmesi amacıyla istinaf yoluna başvurduklarını, öncelikle ipotekli taşınmazın satışı için takibe geçilen İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2025/774 Esas sayılı dosyası kapsamında satışa konu taşınmazın kıymet takdirinin Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/202 Esas, 2026/12 Karar sayılı dosyasından yapılarak kesinleştiğini, satış izni konulu talep dilekçelerinin 2 numaralı ekinde de kesinleşmiş kıymet takdiri kararına yer verilmiş ise de; ara kararda "kıymet takdirinin yaptırılmadığı" şeklinde bir gerekçe belirtildiğini, somut bir hata barındıran gerekçeye dayanılarak hazırlanan ara kararın açıkça rehinli alacaklı müvekkilin hakkına halel getirdiğini, yalnızca bu hata sebebiyle dahi ara kararın kaldırılması gerektiğini, ara kararda hukuki bir tarafın bulunmadığını, rehinli malın ticari işletme tarafından kullanımına ilişkin projede hiçbir öngörünün bulunmamasına ve bu yönde komiser görüşünde de tespit bildirilmemesine rağmen yerel mahkemece ara kararda "satışın alacaklılar arasında eşitlik ilkesini bozacağı" nın belirtildiğini, İİK'nın 295/2. maddesinde; "Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." şeklinde olduğunu, satışa konu taşınmazın .....' ın ve dava dışı 3. kişilerin hissedarı olduğu dubleks mesken niteliğindeki bir taşınmaz olduğunu, davacı şirketin ticari işletme faaliyetine özgülenmiş bir taşınmaz olmadığını, bu hususun ara kararda da; "Satışı istenen taşınmaz her ne kadar şirket faaliyetleri için kullanılmasa da" şeklinde belirtildiğini, ancak anılan hususa açıkça yer verilmesine rağmen taşınmazın icra yoluyla değerinin çok altında satılacağı şeklinde bir kanaatle satışa izin verilmediğini, rehinli taşınmazların yapılacak olan satışlarının açık arttırma sureti ile yapılmasının konkordatoda satışa izin engeli olmadığını, taşınmazın %50 değerinin yalnızca arttırmaya başlangıç miktarı olduğunu, açık arttırma sonucunda taşınmazın değerinden çok daha yüksek bedelle ihale edilmesi ihtimalinin de mevcut olduğundan ara kararın bu yönüyle açıkça mesnetsiz olduğunu, taşınmaz satışlarının açık arttırma usulü ile yapılacağının İİK'nın 123. madde hükmünde belirtilmiş olup, açık arttırmanın usulünün ise, İcra ve İflâs Kanunu uyarınca elektronik ortamda yapılacak satışların usulü hakkında yönetmelikte detaylı olarak düzenlendiğini, taşınmazın Basın İlan Portalı'nda ve gazete/internet haber sitesinde satışa çıkarıldığını ve özelliklerinin detaylı olarak belirtilerek tüm ilgililere açık olarak satışının yapılmasının "mağdur edici" bir ihale usulü olmadığını, satışa çıkarılan çoğu taşınmazın muhammen bedelin üzerinde alıcılara ihale edildiğinin sıklıkla görüldüğünü, borçlunun aleyhine olmayan bir durumun gerekçe gösterilerek rehinli alacaklının mağdur edilmesinin ölçülülük ilkesine ve konkordatonun temel amacına aykırı olduğunu, davacıların konkordato projesinde ticari amaçla anılan taşınmazı kullanmadıklarının açıkça ara kararda belirtildiğinden, şartları oluşan ve İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2025/774 Esas sayılı dosyasından hazırlık işlemleri tamamlanan taşınmazın satışına izin verilmesinin hakkaniyet gereği olup, aksi yönde hükmedilen ara kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2025/774 Esas sayılı dosyasında borçlu .....'ın 3/8, konkordato başvurusu bulunmayan .....'ın 1/4 ve konkordato başvurusu bulunmayan ....'nın 3/8 hisse ile maliki bulunduğu, .... ili, .... ilçesi, ... Mah.... ada, ... pafta ... parselde kayıtlı, 1/2 arsa paylı zemin+üstkat 2.nolu b.b. kayıtlı Bahçeli Kargir İkiz Dubleks mesken nitelikli taşınmazın satışına izin verilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talepçinin, rehin alacaklısı .... A.Ş.'nin davacılardan ..... 'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ipotekli taşınmazın satışına izin talebinin reddine dair verilen 18/03/2026 tarihli ara kararına yönelik olarak istinaf yoluna başvurulmak suretiyle İİK 297. maddesi gereğince mahkemenin izni ile taşınmazın satışının mümkün olabileceğini, bu satışa izin verilmemesinin konkordatonun genel prensiplerine aykırı olduğunu, bu nedenlerle; mahkeme ara kararının kaldırılarak satışa izin verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nun 297. maddesinin incelendiğinde; mahkemenin izni ile ihtiyati tedbir kararlarına konu tasarrufun sınırlandırılması ile ilgili olarak mahkemenin izni doğrultusunda taşınmazların satışına izin verilebileceği ve satışın gerçekleşeceği düzenlenmiştir.
Anılan hükmün, İİK'nın 363. maddesinde istinaf yolu kapalı hükümler arasında yer almamakta birlikte, İİK'nın 287. maddesinde konkordato talebi üzerine verilen tedbirlerle ilgili olarak istinaf yolunun kapalı olacağı açıkça düzenlenmiştir. İstinafa konu talep ise; istinaf yolu kapalı olan ihtiyati tedbire konu taşınmazın satışına izin verilmesine ilişkin olup, tedbirin ne şekilde kaldırılabileceği hakkındadır. Yani; 297. maddedeki tedbir kararının istisnasını düzenleyen ve şartlarını gösteren 297. Maddesi 287. maddesine konu tedbirin uygulanması ile ilgilidir.
Bu nedenle; asıl kararın istinaf yolu kapalı olduğuna göre; bu kararın uygulanmasındaki istisnaları düzenleyen tedbir kararının ilerletici aşamasını oluşturan ve kaynağını 297. maddesinde alan kararla ilgili olarak da istinaf yolunun kapalı olduğu düşüncesi ile müdahil alacaklı .... Şirketinin istinaf talebinin HMK'nun 352. maddesi gereğince istinaf yolu caiz olmadığından, reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2026 tarihli ve 2025/62 Esas sayılı dosyasından verilen rehin alacaklısı ....A.Ş'nin davacılardan .... 'ın 3/8 hissesinin bulunduğu ipotekli taşınmazın satışına izin talebinin reddine yönelik ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunan alacaklı müdahil .... A.Ş'nin istinaf isteminin HMK'nun 341 ve 352. maddeleri gereğince istinaf yolu caiz bulunmadığından REDDİNE,
2-Alınması gereken harçlar alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf masraflarının başvuran alacaklı müdahil ..... A.Ş üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yoluna başvuran alacaklı müdahil ...... A.Ş'nin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin esasa ilişkin hükümle birlikte mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının istek halinde yatırana taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 08/05/2026