T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/633
KARAR NO: 2026/945
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2026
NUMARASI: 2026/40 D.İş Esas 2026/40 D.İş Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
BAM KARAR TARİHİ: 10/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/04/2026
Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin borçlu ..... Şti. bünyesinde işçi olarak çalıştıklarını, işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine iş akdini haklı nedene dayanarak feshettiklerini, açılan davalar neticesinde, ... lehine İzmir 22. İş Mahkemesinin 2023/184 Esas 2024/380 Karar,.... lehine ise İzmir 17. İş Mahkemesinin 2023/200 Esas 2025/196 Karar sayılı ilamları ile kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin alacağı ve sair işçilik alacaklarının davalı borçlu şirket tarafından ödenmesine karar verildiğini, alacakların tahsili için .... yönünden İzmir 20. İcra Dairesinin 2024/10426 Esas, ..... yönünden ise İzmir 13. İcra Dairesinin 2025/5513 Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra dosyalarına itirazda bulunulduğunu beyan etmekle, alacağın kesinleşmiş mahkeme ilamlarına dayanması, likit ve muaccel niteliği ile borçlunun mal kaçırma kastının somut belgelerle ispatlanmış olması karşısında; toplam 886.747,89-TL tutarındaki alacağını teminat altına almak amacıyla; tüzel kişilik perdesinin aralanması, dürüstlük kuralı ve malvarlığı karışıklığı ilkeleri uyarınca mal kaçırma organizasyonunda şahsi hesaplarını kullandıran ve finansal özdeşlik içerisinde bulunan ve borçtan doğrudan sorumlu olan..... A.Ş, gerçek kişiler .....'un menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının, alacağın ilama bağlı olması hasebiyle İİK'nun 259/2 uyarınca 886.747,89-TL ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 406/2. fıkrasında "İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen fıkranın gerekçesinde "özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır." denilmektedir.
İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa,
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisini kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır.
Yine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 265. maddesinde; ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
(Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
(Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.'' hükmü bulunmakta olup, maddenin 5. fıkrasında ihtiyati haciz kararına itiraz sonucunda verilen karara karşı istinaf yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
İhtiyati haciz kurumunun amacı, niteliği ve düzenleniş sebepleri 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesi gerekçesinde; "İhtiyati haciz borçlunun alacaklısından mal kaçırması ihtimaline karşı en etkili tedbirdir. Eldeki kanun muaccel alacaktan dolayı da borçlunun bir malına karşı bu tedbire müracaat edebilmesini, borçlunun muayyen ikametgahı olmamasının yahut Türkiye'de ikamet etmemesinin bir de takipten kaçmak veya malın gizlemek gibi kötü niyetin zahiri delilleri olan hallerin anlaşılması yolunda bazı şartlara bağlı tutmaktadır. Halbuki haczi kabil malı, yani kudreti olduğu halde, vadesi gelmiş borcunu ödemeyen kimse iyi niyetinden şüphe olunmasına hak vermiş ve ihtiyati haciz muamelesine müstahak olmuş sayılabilir.
Alacağı, mahkemeye oldukça kanaat verecek bir vesikaya bağlı olan alacaklıyı iyi niyetinden şüphe caiz olan borçlusuna karşı, eskiden olduğu gibi mal kaçırmaya meydan vermeyecek bir tedbiri mahkemeden istemek yetkisi ile teçhiz etmek icap eder. Alacaklının elindeki belge kesinleşmiş bir ilam bile olsa, bazı hallerde icrai hacizden evvel ihtiyati haciz kararı almayı tercih etmesine ihtiyaç hasıl oluyor ve belge bu mahiyette olunca, borçlunun her hangi bir suretle borçtan kurtulmuş olması gibi zayıf ihtimale mebni alacaklıdan teminat aramak bize zait görünür. Yalnız ilam henüz kesinleşmemiş ise yahut alacaklının elindeki belge, sahteliği veya cebir, hile gibi rızayı ortadan kaldıran hallerden birine müstenit olduğunu iddia edilebilmek ve mukabilindeki ödemelerin adi makbuzlarla vuku ihtimalden uzak ve adeta muhalif sayılmamak itibariyle, ilam kuvvetini tamamıyla haiz olmayan resmi senetlerden ise haciz isteyenlerden teminat aramak lazım gelip gelmediğinin takdirini mahkemeye bırakmak uygun olur. Bunlar haricinde bir belgeye dayanarak haciz isteyen alacaklının, şayet takip veya dava neticesinde haksız çıkarsa aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen kimsenin bu yüzden uğrayacağı zarar ve ziyana karşı geçerli teminat göstermesi gerekliliği söz götürmez. Haciz isteyenin gerçekten muaccel bir alacağı bulunduğuna mahkemede oldukça kuvvetli bir kanaat hasıl olması yeterli bir şart olduğundan, mahkemenin iki tarafı dinleyip dinlememekte serbest bırakılması uygundur. Mahkemenin bu serbestlik hakkını alacaklı tarafından arz edilen delillerin mahiyetine ve halin icabına göre kullanılması lazım geleceğini söylemeye hacet yoktur" şeklinde açıklanmıştır.
Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz "Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması" şeklinde tanımlanabilir. Ancak ihtiyati haczin hukuki niteliği, gerek doktrin ve gerekse uygulamada tartışma konusudur.
Yabancı doktrinde ihtiyati haczin, zamanından evvel yapılan peşin bir icra, bir muhafaza tedbiri, bir nevi ihtiyati haciz, yardımcı ve feri bir muhafaza tedbiri, cebri bir teminat, geçici bir emniyet tedbîri, geçici haciz olduğu belirtilmektedir. Yerli doktrinde de ihtiyati haczin; muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olduğu ifade edilmektedir. (Talih Uyar-İcra Hukukunda Haciz. Şubat 1983)
Yargıtay ise içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğunu belirterek, ihtiyati haczi bir icra takip işlemi olarak görmemektedir.
İhtiyati hacizde alacaklı borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulduğundan ihtiyati haciz kesin (icrai) hacze çevrilip, takip kesinleşmeden, alacaklı ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelinin kendisine ödenmesini isteyemez.
Alacaklının ihtiyati haciz koydurduğu mallar üzerinde bir öncelik (rüçhan) hakkı yoktur. Bu mallar, kendisinden sonra başka alacaklılar tarafından haciz ettirilebilir ve borçlu iflas ederse iflas masasına girer. (Talih Uyar, İcra Hukukunda Haciz)
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakların zamanında ödenmesinin sağlanması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulması şeklinde ifade edilebilecek olan ihtiyati haczin, kanunda düzenlenen istisnai hallerde vadesi gelmemiş alacaklar için tatbiki de mümkündür. Bu istisnalardan biri de 2004 sayılı İİK'nun 257/2. maddesinde yer alan, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya kendisinin kaçmaya çalışmasıdır.
İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.
Nitekim 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 260/3. maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.
Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, her ne kadar davacı vekilince müvekkillerinin işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine iş akdinin feshine ilişkin açılan davalar neticesinde,.... lehine İzmir 22. İş Mahkemesinin 2023/184 Esas 2024/380 Karar, .... .. lehine ise İzmir 17. İş Mahkemesinin 2023/200 Esas 2025/196 Karar sayılı ilamları ile kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin alacağı ve sair işçilik alacaklarının davalı borçlu şirket tarafından ödenmesine karar verildiği, alacakların tahsili için ..... yönünden İzmir 20. İcra Dairesinin 2024/10426 Esas, ..... yönünden ise İzmir 13. İcra Dairesinin 2025/5513 Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle, alacağın kesinleşmiş mahkeme ilamlarına dayanması, likit ve muaccel niteliği ile borçlunun mal kaçırma kastının somut belgelerle ispatlanmış olması karşısında; toplam 886.747,89-TL tutarındaki alacağını teminat altına almak amacıyla; tüzel kişilik perdesinin aralanması, dürüstlük kuralı ve malvarlığı karışıklığı ilkeleri uyarınca mal kaçırma organizasyonunda şahsi hesaplarını kullandıran ve finansal özdeşlik içerisinde bulunan ve borçtan doğrudan sorumlu olan .....A.Ş, gerçek kişiler .....,..... ve ....'un menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının, alacağın ilama bağlı olması hasebiyle İİK'nun 259/2 uyarınca 886.747,89-TL ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de, öncelikle talep dilekçesinde karşı taraf başlığı altında .... Şirketinin de gösterildiği ancak netice-i talep kısmında .... . . yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edilmediği, keza bu taraf yönünden ihtiyati haciz talebi açısından görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı, diğer aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler yönünden ise ......Şirketi ile tüzel kişilik perdesinin aralanması akabinde aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler ..... Ve ......nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasının talep edildiği, ancak sunulan deliller kapsamında..... ile aleyhinde ihtiyati haciz talep edilenler ...Ve .... arasındaki tüzel kişilik perdesinin aralanmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması hususunun ayrı bir dava konusu olup, esas hakkında yargılamayı gerektirdiği, yargılama usul ve esaslarının bulunduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanıp aralanmayacağı hususunun ancak gerekli usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilecek yargılama neticesinde karara bağlanabileceği, değişik iş dosyası kapsamında dosya üzerinden gerçekleştirilecek inceleme yoluyla tüzel kişilik perdesinin aralanıp aralanmayacağı hususunda karar verilmesinin söz konusu olmadığı, ayrıca uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette ihtiyati haciz kararı verilmesinin de mümkün bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde yaklaşık ispat kuralına uygun mahkememizde kanaat oluşturacak nitelikte ve yeterlilikte delil ve belge sunulmadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257. vd. maddelerinin ruhuna uygun ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediğinden yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
' gerekçesi ile; "Davacı vekilinin, davalının mal kaçırmasının önlenmesi amacıyla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 257. ve devamı maddeleri gereğince talep edilenler ..... menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına toplam 886.747,89-TL tutarındaki alacak ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulması talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalarda ispat standardının esas hakkı yargılamasında aranan tam ispat ile aynı düzlemde kurulamayacağını, dolayısıyla alacak yönünden herhangi bir belirsizlik bulunmadığını, icra dosyalarından ..... AŞ'ye İİK 89.maddesi uyarınca haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, ... hesabından borçlu şirket hesabına para aktarımının gerçekleştiğinin dosyaya sunulan banka kayıtlarıyla görüldüğünü, İİK 89.maddesinin amacının icra organlarının maddi gerçeğe ulaşmasını sağlamak ve alacaklının tahsil imkanını korumak olduğunu, borçlu şirket hesaplarına bloke uygulanmasının ardından, borçlu şirkette fiilen çalışan işçilerin ücret ödemelerinin bizzat .....ve .... hesabından gerçekleştirildiğine dair dekont ile bu işçinin SGK hizmet dökümünde işverenin borçlu şirket olarak göründüğü hususunun birlikte değerlendirildiğinde ücret ödeme yükümlülüğünün fiilen aralarında organik bağ bulunan tüzel ve gerçek kişilik üzerinden karşılandığının son derece sarih olduğunu, ayrıca dosyada, blokaj sonrasında borçlu şirket hesabına yalnızca sınırlı bir tutarın girildiği ve bu tutarın bloke edildiği; buna rağmen borçlunun organik bağ içerisinde bulunduğu kişiler/şirketler üzerinden ödeme ve finansman akışını sürdürdüğünün dosyaya sundukları deliller ile sabit olduğunu, müvekkillerinin talebinin kesinleşmiş ilama dayalı para alacağının tahsilini teminat altına almak üzere borçlu şirketle birlikte hareket ettiği banka kayıtlarıyla izlenebilen organik bağı bulunan malvarlığı iç içe geçmiş kişi ve şirketler yönünden malvarlığının geçici olarak güvence altına alınmasına ilişkin olduğunu, ihtiyati haciz talebinin kabulünün tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin nihai sonucun şimdiden tesis edilmesi anlamına gelmediğini, sadece müvekkillerinin ilamlı alacaklarının tahsilini imkansız hale getirecek tasarrufların önüne geçilmesi ve ileride açılarak davanın veya takibin akim kalmaması için gerekli geçici korumanın sağlanması anlamına geldiğini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 'Deniz Ticareti' başlıklı beşinci kitabında da gemilere ilişkin ihtiyati haciz düzenlenmiştir Anılan Kanunu'n 1362. maddesi gereğince alacaklının, alacağının 1352. maddeden sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması gerekmektedir. Buna göre, HMK'nın 389. ve İİK'nın 257.maddesinde olduğu gibi talep konusunda yaklaşık ispat gerekli ve yeterlidir.İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarı ile sorumlusunun yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2026 tarih, 2026/40 D.İş Esas ve 2026/40 D.İş Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılardan alınması gereken 732,00 TL ve 732,00 TL olmak üzere toplam 1.464,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 732,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/04/2026