T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2382
KARAR NO : 2025/1307
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2021
NUMARASI : 2020/134 Esas 2021/842 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının tedarikçi olduğunu, taraflar arasında 04.01.20219-24.10.2019 tarihleri arasında gerçekleşen ticari ilişkide davalının ..... plakalı no.lu araçla davacının müşterilerinden
..... Limited Şirketine yaptığı mal sevkiyatı işini üstlendiği ve nakliyesi sırasında malların ıslanmasına ve bu nedenle satılmaz duruma düşmesine yol açması neticesinde malların zayi olmasına sebebiyet verildiğini, teslimi gerçekleşmeyen ürünün iade kabul edildiğini, buna ilişkin 28.06.2019 fatura tarihi ve AC12019000000333 fatura no.lu 21.470,07.TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini ve ürün bedelini davacı şirketten talep edildiğini, davacının söz konusu bedeli müşteriye ödediğini, davalıya yansıtma bedeli olarak kaydedildiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine İzmir 2.İcra Dairesi 2019/13986 esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
MAHKEMECE: "...İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı .... Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlunun davalı ..... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.513,54-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesinde; ''Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.
Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.
Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.'' hükmü düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880. maddesinde; ''Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.
Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.
Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve davacı vekilinin dava dilekçesinde sadece davacı şirkete ait ticari defter ve belgelere dayandığı göz önünde bulundurularak 29/09/2020 tarihli duruşmanın 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, dava dilekçesine ekli faturalar ve sevk irsaliyeleri, cari hesap ekstresi, iade faturası ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında oluşturulan cari hesap ilişkisi çerçevesinde dava dışı ....Limited Şirketi'ne ait ürünlerin davalı tarafından sağlanan sevkiyatı sırasında malların ıslanması ve satılamaz duruma düşmesine yol açıldığı iddiasıyla dava dışı...... Limited Şirketi tarafından ıslanan ve satılamaz duruma düşerek zayi olan ve 28/06/2019 tarihli AC12019000000333 numaralı iade faturası ile davacı şirkete iade edilen ürünlere ilişkin bedelin davacı şirket tarafından davalı ile arasında mevcut olan cari hesap ilişkisi dahilinde yansıtma bedel olarak hesaba kaydedilmesi sonucunda cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, davacı şirketin 28/06/2019 tarihli AC12019000000333 numaralı iade faturası kapsamında dava dışı .... Limited Şirketine ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise ödeme miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi talimat mahkemesine sunmuş olduğu 07/06/2021 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirketi ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğunu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırıldığını, taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütülen bir ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 30/09/2019 tarihli 799444 numaralı 21.470,07-TL tutarındaki faturanın davacı şirketin defterlerinde iki ayrı kayıtta hem borç hem alacak olarak kaydedildiğini, dava dışı .....Anonim Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 28/06/2019 tarihli AC 12019000000333 numaralı 21.470,07-TL tutarındaki iade faturasının dava dışı ..... Anonim Şirketi lehine alacak kaydedildiğini, fakat ödemesinin yapılmamış olduğunu, davacının 2019 dönemi yasal defterler kayıtlarına göre; davalı hesabının 31.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde talep edilen 19.513,54-TL asıl alacak tutarı ile davacı yasal defterlerindeki alacak tutarının birbiriyle uyumlu olduğunu mütalaa etmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, icra takibine konu edilen faturaya dayanak ürünlerin davalının aracının sürücüsünün de imzasının bulunduğu 26/02/2019 tarihli tutanak ile tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, bu kapsamda davalı tarafından taşıması üstlenilen ürünlerde oluşan zararın uyuşmazlık konusu olmadığı, usulüne uygun şekilde tutulan ve sahibi lehine delil vasfını haiz olan davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde dava dışı..... Anonim Şirketi tarafından hasar gören ürünlere ait faturanın ve davalı adına düzenlenen faturanın yer aldığı, bahse konu faturalar kapsamında her iki tarafça da ödeme yapılmadığı, ancak dava dışı .... Anonim Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 28/06/2019 tarihli AC 12019000000333 numaralı 21.470,07-TL tutarındaki iade faturasının dava dışı ..... Anonim Şirketi lehine alacak kaydedildiği, davacı şirket ile dava dışı ..... Anonim Şirketi arasındaki cari ilişki çerçevesinde zarar bedelinin dava dışı ..... Anonim Şirketi lehine alacak olarak kaydedilmesi dikkate alındığında, hasar sebebiyle davacı şirketin zararının oluştuğunun kabulünün gerektiği, davalının ve çalışanı olan sürücünün kusuru neticesinde zararın oluştuğu ve davalı tarafın aksi yönde herhangi bir delil ibraz etmediği gözetildiğinde davalının oluşan hasardan kaynaklanan gerçek zarar bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
İcra takibine ve davaya konu alacağın faturaya dayandığı dikkate alındığında likit mahiyette bulunduğu kanaatiyle yasal şartları taşıyan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2019/8511 Dosya 2019/139199 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyası, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, talimat aracılığıyla alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 07/06/2021 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında oluşturulan cari hesap ilişkisi çerçevesinde dava dışı ..... Limited Şirketi'ne ait ürünlerin davalı tarafından sağlanan sevkiyatı sırasında malların ıslanması ve satılamaz duruma düşmesine yol açıldığı iddiasıyla dava dışı ..... Limited Şirketi tarafından ıslanan ve satılamaz duruma düşerek zayi olan ve 28/06/2019 tarihli AC12019000000333 numaralı iade faturası ile davacı şirkete iade edilen ürünlere ilişkin bedelin davacı şirket tarafından davalı ile arasında mevcut olan cari hesap ilişkisi dahilinde yansıtma bedel olarak hesaba kaydedilmesi sonucunda cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.513,54-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunduğu 07/06/2021 havale tarihli raporunda, davacının 2019 dönemi yasal defterler kayıtlarına göre davalı hesabı ile 31.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde talep edilen 19.513,54.TL asıl alacak tutarının birbiriyle uyumlu olduğunu mütalaa ettiği, icra takibine konu edilen faturaya dayanak ürünlerin davalının aracının sürücüsünün de imzasının bulunduğu 26/02/2019 tarihli tutanak ile tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, bu kapsamda davalı tarafından taşıması üstlenilen ürünlerde oluşan zararın uyuşmazlık konusu olmadığı, usulüne uygun şekilde tutulan ve sahibi lehine delil vasfını haiz olan davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde dava dışı .....Anonim Şirketi tarafından hasar gören ürünlere ait faturanın ve davalı adına düzenlenen faturanın yer aldığı, bahse konu faturalar kapsamında her iki tarafça da ödeme yapılmadığı, ancak dava dışı.....Anonim Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 28/06/2019 tarihli AC 12019000000333 numaralı 21.470,07-TL tutarındaki iade faturasının dava dışı ..... Anonim Şirketi lehine alacak kaydedildiği, davacı şirket ile dava dışı ...... Anonim Şirketi arasındaki cari ilişki çerçevesinde zarar bedelinin dava dışı ...... Anonim Şirketi lehine alacak olarak kaydedilmesi dikkate alındığında, hasar sebebiyle davacı şirketin zararının oluştuğunun kabulünün gerektiği, davalının ve çalışanı olan sürücünün kusuru neticesinde zararın oluştuğu ve davalı tarafın aksi yönde herhangi bir delil ibraz etmediği gözetildiğinde davalının oluşan hasardan kaynaklanan gerçek zarar bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ......'nın İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir 2. İcra Dairesinin 2019/13986 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 19.513,54-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 19.513,54-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı .....'dan alınarak davacı ..... Anonim Şirketine verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari hesap şeklinde yürütülen ilişki çerçevesinde davacı yanın alacaklı çıkmasına sebep olan iade faturasına konu alacaktan müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın müvekkilden alacaklı olmadığını, davacı yan tarafından yansıtma bedeli olarak alacak kaydedilen 21.470,07 TL'lik alacağa sebebiyet veren malların zayi olması hususunda davacı yanın kanuni yükümlülüklerine rağmen basiretli bir tacir gibi davranmadığını, dolayısıyla ilgili alacaktan müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yalnızca 21.470,07 TL tutarındaki faturanın, davacı yan ile dava dışı üçüncü kişi konumundaki ..... Limited Şirketi arasındaki cari hesaba, davacı yan tarafından borç kaydedilmiş olmasının davacı yanın müvekkilden alacak hakkının doğmuş olduğu ve yeterli delil kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek şartı ile alacağın doğmuş olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilin itirazında haksız olmadığını, alacağın da likit olmadığını, ayrıca yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçeleri ile de beyan ettikleri gibi sahibi lehine delil teşkil edebilmesi mümkün olmayan ticari defter ve kayıtlara dayanılarak hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalının davacı adına mal sevkiyatı yaptığını, ancak nakliye sırasında malların ıslandığını bu nedenle satılamaz duruma geldiğini, malın alıcısı......ya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, satılamaz durumda olan ürünlere ilişkin .....nın kendilerine iade faturası kestiğini kendilerinin de ödeme yaptığını belirterek davalıdan ödediği bedeli fatura ile rücuen talep etmiştir.
Davalı taraf; davaya cevap vermemiş, ancak sunduğu beyan dilekçesinde; ıslandığı belirtilen ürünlerin gönderen tarafından taşındığını ve yüklendiğini, malların yükleme esnasında sağlam olduğuna dair bir delil sunulmadığını, bir kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosyada bulunan 21.02.2019 tarihli sevk irsaliyesinde sürücü irsaliyedeki ürünleri sağlam ve eksiksiz teslim aldığını belirtmiştir. Dolayısıyla ürünlerin davacının kusuruyla zarar gördüğünü artık davalı tarafın ispatlaması gerekmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiş bu hususta da bir delil sunmamıştır.
Dosya kapsamından ürünlerin ıslandığı sabit olmasına rağmen ıslanan ürünlerin miktarı ve değerine ilişkin bir bilirkişi raporu alınmadığı, bu hususta mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda;
" a) Taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütülen bir ticari ilişki mevcuttur.
b) Davacının, 2019 dönemi yasal defterler kayıtlarına göre; davalı hesabı 31.10.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde 19.513,54.TL tutarında (borçludur) icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı yasal defterlerindeki alacak tutarı birbiriyle uyumludur.
c) Davacı tarafından, davalıya düzenlenen 30.09.2019 tarih 799444 no.lu 21.470,07 no.lu fatura, davacının kendi yasal defterlerinde, iki ayrı kayıtta hem borç hem de alacak olarak kaydedilmiştir, bu bakımdan davacının icra takibinde talep etmiş olduğu ve davacı yasal defterlerinde de tespit edilen alacağın, söz konusu bu faturadan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır.
d) Dava dışı ..... A.Ş tarafından, davacıya, zayi olan ürünler ile ilgili düzenlenen 28.06.2019 tarih AC12019000000333 no.lu 21.470,07 tutarındaki iade faturası, dava dışı .....A.Ş. ne alacak kaydedilmiştir. Fakat ödemesinin yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. "şeklinde rapor düzenlemiştir.
Davacı delilleri arasında dava dışı ......ye yapılan ödemeye ilişkin dekont denildiği, ancak dosya kapsamında bu dekontun bulunmadığı, davacı vekilince dekontun 7 numaralı delil olarak belirtildiği, ancak 7 numaralı delilin arabuluculuk tutanağı olduğu, alınan bilirkişi raporunda da ..... A.Ş ye davacı tarafça ödeme yapıldığının tespit edilemediğinin belirtildiği, yani somut olayda davacının öncelikle dava dışı ......A.Ş. ye ödeme yaptığını ispatlaması gerektiği, ancak buna ilişkin dekontun sunulmadığı gibi .....nın kestiği iade faturasında belirtilen zararın gerçekten faturada belirtildiği kadar olup olmadığı, TTK ya göre varsa zararın bir sınırının olup olmadığı hususunda ilk derece mahkemesince bir bilirkişi incelemesi yaptırılmayarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının taraf değişikliği talebinin de ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2021 tarih ve 2020/134 Esas 2021/842 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 333,24 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde iadesine,
5-İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/07/2025