T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1935
KARAR NO : 2025/1125
KARAR TARİHİ : 02/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2020
ASIL DAVA DOSYASINDA;
NUMARASI : 2018/849 Esas 2020/590 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İZMİR 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/1032 ESAS
2019/343 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 02/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025
Asıl dosyada davacı-birleşen dosya davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı borçlu sigorta şirketine ....numaralı poliçe ile nakliye aracısı yasal sorumluluk sigortası yaptırdığını, poliçenin başlangıç tarihinin 30/07/2016 ve bitiş tarihinin 30/07/2017 olduğunu, poliçedeki muafiyet tutarının 5.000,00 Euro olduğu, davacı şirkete ait ...plakalı vinçin, 24/03/2017 tarihinde, .... A.Ş nin ...'deki fabrikasında, kanat yükleme hizmeti verdiği esnada, 1187/390 nolu kanata çarptığını ve çarpma sonucu kanadın uç kısmının kırılarak hasarlandığını, kaza sonucu oluşan hasarın, ... şirketince davacıya fatura edildiğini, faturadan da anlaşılacağı üzere, ... şirketince hasara ilişkin davacı şirkete düzenlenen 26/04/2017 tarihli e-faturanın bedelinin 10.370,00 Euro+Kdv karşılığı, 47.723,96 TL olduğunu, fatura bedelinin davacı şirket ... şirketi arasında cari hesapta davacıya borç kaydedilerek davacı tarafından ödendiğini, kazaya ilişkin 24/03/2017 tarihli ... şirketince düzenlenen durum tespit raporu ve ... şirketi tarafından davacı şirkete düzenlenen faturanın sunulduğunu, davacının söz konusu kazayı ve ödemiş olduğu hasar bedelini, davalı borçluya bildirdiğini ve poliçe kapsamında muafiyet tutarı düşülerek ödenmesini talep ettiğini, söz konusu hasarın davalı borçlu yanca ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun alacağı döviz cinsinden talep edilmiş olması yönündeki itirazının da haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin tüm ferileriyle birlikte devamını, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından , sigortalısı davacı ... Tic. A.Ş olan 30/07/2016-2017 tarihleri arasında geçerli ... nolu nakliye aracısı yasal sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiğini, düzenlenen poliçe toplam pirimi brüt 22.050,00 Euro olduğunu, poliçe piriminin ilk ödemesinin peşin ve kalanının 7 taksitte olmak üzere 8 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını ve primlerin toplam 22.050,00 Euro olarak belirlendiğini, davacı tarafça hasar tarihine kadar davalı şirkete 8.268,75 Euro pirim ödemesinde bulunulduğunu, poliçe pirim tutarı 22.050,00 Euro olmakla bu tutardan davacı tarafça hasar tarihine kadar ödenen 8.268,75 Euro prim ve 7.672,19 Euro iptal primi düşüldükten sonra davalı şirketin kalan prim alacağının 22.050,00 Euro-8.268,75 Euro- 7.672,19 Euro=6.109,06 Euro olduğunu, bu prim alacağının tahsili amacıyla davacı taraf hakkında İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2017/13574 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, prim borcu ödemeden davalı şirket hakkında haksız icra takibi başlatan davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, talep edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delilere göre; davacı birleşen davalı şirket ile davalı birleşen davalı şirket arasında 30/07/2016-2017 tarihleri arasında geçerli ... nolu nakliye aracısı yasal sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, bu düzenlemeden sonra davacı birleşen davalı tarafça 8 eşit taksitle ödenmesi kararlaştırılan prim borçlarından 8.268,25 Euronun 03/01/2017 tarihinde ve 13/03/2017 tarihinde ödendiği kalan miktarın ödenmemiş olduğu, davacı birleşen davalıya ait vinç tarafından yapılan yükleme faaliyeti sırasında dava dışı şirkete ait rüzgar tirübününe zarar verilmesi üzerine dava dışı şirket tarafından hasarın giderilmesi masrafı olarak düzenlenen faturanın davacı birleşen davalı şirkete teslim edildiği ve şirket kayıtlarına işlendiği, davacı birleşen davalı tarafça verilen bu zararın davalı birleşen davacı ... şirketinden rücuen istendiği, 31/03/2017 tarihinde bu konuda ihbarda bulunulduğu, davalı birleşen davacı tarafça her ne kadar sigorta poliçesinin fesh edildiği ve davacı birleşen davalıya bildirildiği beyan edilmiş ise de bildirime ilişkin herhangi bir kayda dosya içerisinde rastlanamadığı, bu nedenle davalı ... şirketinin TTK 1428/2 hükmü uyarınca zararı ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, bu durumda davalı birleşen davacı aleyhine başlatılan icra takibinde talep edilen bedel yönünden asıl alacak olarak gösterilen 6.370,00 Euro hasar bedelinin davalıdan istenebileceği ancak yapılan hesaplamada işlemiş faizin kısmen fazla hesaplandığı, 139,26 Euro faiz talep edilebileceği, düzenlenen bilirkişi raporunun dosyadaki verilere uygun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davalı birleşen davacı şirketin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2017/14288 esas sayılı takip dosyasında itirazında kısmen haksız olduğu, takibin toplam 6.509,26 Euro üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın niteliği dikkate alındığında alacağın miktarının yapılacak yargılama ile tespit edilebileceği ve gerçek zararın tazmini yönünden davalı ... şirketinin sorumlu olacağı dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görülmüştür.
Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesine 2018/1032 esas sayılı dosyası yönünden ise, birleşen davacı ... şirketi tarafından talep edilen bedel yönünden birleşen davacının rizikonun gerçekleşmesi sonrası zararın tazmini konusunda kısmi zarar söz konusu ise feshin söz konusu olabileceği dikkate alınarak her ne kadar davalı birleşen davacı tarafından sigorta poliçesinin 23/12/2016 tarihli yazı ile fesh edildiği ve 29/12/2016 tarihinde davacı karşı davalıya tebliğ edildiği beyan edilmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir delilin dosya içerisinde olmadığı bu nedenle birleşen davacı ... şirketinin yasal sorumluluğunun devam ettiğinin kabulü gerektiği, zira birleşen davalı tarafından 03/01/2017 ve 13/03/2017 tarihlerinde yapılan ödemelerin birleşen davalı tarafça kabul edildiği, 24/03/2017 tarihli zehilname ile sigorta sözleşmesinin TTK md 1428/2 ye göre kısmi zarar nedeniyle fesh ettiği, akdin fesh edildiği tarihten sonraki prim alacakları ile davalının yaptığı prim ödemeleri mahsup edildikten sonra birleşen davacı ... şirketinin bakiye prim alacağının 6.109,06 Euro ve bu bedele işleyecek faizin takip tarihine kadar 233,14 Euro olduğu ve toplam 6.342,20 Euro prim alacağının birleşen davacı yönünden doğduğunun kabulü gerektiği, bu bedel kadar birleşen davalı aleyhine başlatılan İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2017/13574 esas sayılı takip dosyasında birleşen davalının itirazında haksız olduğu, alacağın niteliği dikkate alınarak likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;
"1-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE,
İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2017/14288 Esas sayılı takip dosyasında davalı ... A.Ş'nin itirazının KISMEN İPTALİNE,
Takibin 6.370,00 EURO asıl alacak 139,26 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.509,26 EURO alacak üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
İcra İnkar Tazminatı isteminin REDDİNE.
2-Birleşen İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20181032 Esas sayılı dava dosyasında davanın KABULÜNE,
İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2017/13574 Esas sayılı takip dosyasında birleşen davalı ... AŞ'nin itirazının İPTALİNE,
Takibin 6.109,06 EURO asıl alacak üzerinden devamına,
İcra İnkar Tazminatı isteminin KABULÜNE,
Hükmolunan alacak (dava tarihi itibari ile 45.907,75 TL) üzerinden hesaplanacak %20 oranında İcra İnkar Tazminatının birleşen davalı .... AŞ'den alınarak birleşen davacı ... A.Ş'ye ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı-birleşen davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı-birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; koşulları oluştuğu halde müvekkiline tazminat ödemesi yapmaksızın taraflar arasındaki sözleşmeyi fesheden davalı şirketin, müvekkilinden prim alacağını talep etme hakkının bulunmadığını, davalının bu talebinin dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, TTK madde 1428/2 : “ Kısmi zarar hallerinde taraflar sigorta sözleşmesini feshedebilirler. Ancak sigortacı fesih hakkını, kısmi tazminat ödemesinden sonra kullanabilir.” düzenlemesine göre davalı tarafın öncelikle müvekkilinin zararını ödemek ile yükümlü olup prim tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine müvekkilinin sebebiyet vermediğini, ayrıca TTK m. 1431/5 : “Sigortacı prim alacağını, 1480 inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir.” hükmüne göre davalı ... şirketine müvekkiline ödenmesi gereken tazminattan prim alacağını mahsup etme yetkisinin verildiğini, bu sebeple davalı- birleşen dava davacısı sigorta şirketinin prim alacaklısı olduğu kanaatinde olunması halinde bu alacağın likit olmadığı ve müvekkiline tazminat ödenmeksizin talep edilmesinin yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun gözetilerek müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği kanaatinde olduklarını müvekkilinin hasar bedeli alacağına ilişkin asıl davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2017/14288 sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline karar verildiği halde müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında asıl dava olan müvekkilinin hasar bedeline ilişkin alacağının yargılama gerektirdiği ve likit olmadığını bu sebeple sigorta şirketi aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmediğini belirttiğini, alacağın likit olduğunu, söz konusu hasar bedelinin, dava dışı ... şirketi tarafından müvekkili şirkete fatura edildiğini, poliçe muafiyet bedeli olan 5.000,00 Euro düşüldükten kalan sigorta tazminatının ödenmesi için taraflarınca sigorta şirketine başvurulmuş olup, sigorta şirketinin hasar bedeli ile ilgili bir itirazda bulunmadığını, sözleşmeyi feshetmiş oldukları gerekçesi ile sigorta tazminatını müvekkiline ödemediğini bu hususun dosyaya sunulu mail yazışmaları ile de sabit olduğunu, belirterek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, 3. kişiye verilen zararın davalı ... şirketi tarafından poliçe hükümlerine göre tazmini kaynaklı, birleşen dava sigorta primi alacağının tahsilinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TTK'nın "Kısmi Tazminat Ödemeleri" başlıklı 1428. Maddesi;
"(1) Sorumluluk sigortası dışındaki sigortalarda, aksine sözleşme yoksa, sigorta süresi içinde yapılan kısmi tazminat ödemeleri sigorta bedelinden düşülür.
(2) Kısmi zarar hâllerinde taraflar sigorta sözleşmesini feshedebilirler. Ancak, sigortacı fesih hakkını, kısmi tazminat ödemesinden sonra kullanabilir."
"Ödeme Zamanı " başlıklı 1431. maddesi;
" (1) Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksidin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Karada ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda sigorta primi, poliçe henüz düzenlenmemiş olsa bile, sözleşmenin yapıldığı anda ödenir.
(2) İzleyen taksitlerin ödeme zamanı, miktarı ve priminin vadesinde ödenmemesinin sonuçları, poliçe ile birlikte yazılı olarak sigorta ettirene bildirilir veya bu şartlar poliçe üzerine yazılır.
(3) Sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur.
(4) Başkası lehine yapılan sigortada, prim borcu için sigorta ettirenin aleyhine yapılan takip semeresiz kalmışsa, zarar sigortalarında sigortalı, can sigortalarında lehtar, bu durumun sigortacı tarafından kendilerine bildirilmesi hâlinde, primi ödemeyi üstlenirlerse sözleşme bu kişilerle devam eder; aksi hâlde, sigortacı sigorta ettirene karşı sahip olduğu hakları kullanır.
(5) Sigortacı prim alacağını, 1480 inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir. Bu hâlde, Türk Borçlar Kanununun 129 uncu maddesi hükmü sigorta sözleşmeleri hakkında uygulanmaz."
"Temerrüt" başlıklı "1434. maddesi;
(1) 1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur.
(2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.
(3) İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmez ise, sigortacı sigorta ettirene, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi hâlde, süre sonunda, sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar eder. Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Sigortacının, sigorta ettirenin temerrüdü nedeniyle Türk Borçlar Kanunundan doğan diğer hakları saklıdır.
(4) Bir sigorta dönemi içinde sigorta ettirene iki defa ihtar gönderilmişse sigortacı, sigorta döneminin sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir. Can sigortalarında indirime ilişkin hükümler saklıdır." şeklindedir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; asıl davada davalının sorumlu tutulacağı miktar likit olmayıp, ödenmesi gereken zarar miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olmasına, birleşen dosyada ise süresinde ödenmeyen sigorta prim miktarının likit olmasına, dosyaya sunulan denetime elverişli ve açık olan üç kişilik bilirkişi heyeti raporuna göre mahkemece belirlenen miktarın hukuka uygun olmasına göre asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2020 tarih, 2018/849 Esas ve 2020/590 Karar sayılı kararına karşı asıl dosya davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl davada istinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Birleşen davada istinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.135,95 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 784,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.351,95 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Asıl dosyada davacı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 02/06/2025