T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1976
KARAR NO : 2025/1056
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2021
NUMARASI : 2018/611 Esas 2021/13 Karar
DAVA : Alacak
BAM KARAR TARİHİ : 20/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, davalı taraftan satın aldığı, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve müşterilerden gelen şikayetlerle de sabit olan kararma ve yumuşama tespit edilmiş olan 18'er kg'lik toplam 1296 kova turşuyu, 19.09.2018 tarihli, A511211 ve A511212 seri numaralı iade faturaları ile davalı tarafa iade ettiklerini, ürünlerin ayıplı olduğu hususu, davalı tarafa bildirildikten sonra, davalı tarafça ürünleri iade almış, sonrasında ise ürünlerin son kullanma tarihlerine kısa bir süre kala da, davalı taraflar arasındaki iadeye dair anlaşmanın tam tersine bir hareketle davalı, iade aldığı ürünlerin ayıplı olmadığının ileri sürüldüğü ... 5. Noterliği'nin 28.09.2018 tarihli ve 29254 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/58 D. İş sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirketçe iade edilen ürünlerin bulunduğunu, davalıya ait üretim tesisinde delil tespiti kapsamında keşif yapıldığını, 14.10.2018 son kullanma tarihli 287 parti numaralı, 15.10.2018 son kullanma tarihli 288 parti numaralı ve 16.10.2018 son kullanma tarihli 289 parti numaralı, üç parti karışık turşudan duyusal ve kimyasal analiz yapılmak üzere gıda mühendisi bilirkişi tarafından numuneler alındığını, delil tespiti dosyası kapsamında bilirkişi tarafından alınan numuneler, bilirkişi ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından akredite edilmiş....Laboratuvarı tarafından analiz edilmiş ve dosyasına ibraz edilen 05.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun “sonuç” bölümünde ve ekindeki laboratuvar analiz raporlarında, 11.10.2018 tarihinde davalıya ait depoda, uyuşmazlık konusu karışık turşulardan yapılan duyusal analizde yabancı tat ve kokunun varlığı hissedilmiş ve alınan örneklerin laboratuvar koşullarında değerlendirilmesi neticesinde de aynı sonuca varılmış olması nedeniyle, karışık turşuların ayıplı olduğu ve tüketime uygun olmadığının tespit edildiği belirtildiğini, bunun üzerine davalı tarafa ayıplı ürün bedellerinin müvekkili şirkete ödenmesi için.... 15. Noterliği'nin 19.11.2018 tarihli ve 17550 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin 21.11.2018 tarihinde davalıya tebliğ edilmesine karşılık, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini ve ayıplı ürünlerin bedeli müvekkili şirkete halen ödenmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ayıplı mallar karşısındaki seçimlik hakların düzenlendiği 227. maddesinde, alıcının sözleşme konusu malları satıcıya iade ederek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği belirtildiğini, yine TBK'nın 229. maddesinde ise, sözleşmeden dönmesi halinle alıcının; (i) faizi ile birlikte ödemiş olduğu satış bedelini, (ii) yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderleri ve (iii) ayıplı maldan doğan doğrudan zararlarının giderilmesini satıcıdan talep edebileceği belirtildiğini, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlü tutulduğunu, buna göre alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde satıcı, ayıplı mallar karşılığında almış olduğu satış bedelini faiziyle birlikte alıcıya geri vermek zorundadır. Davalı tarafa gerek şifahen gerekse yazılı olarak defalarca ayıplı olduğu bildirilen ve nihayetinde Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/58 D. İş sayılı dosyası ile ehil bilirkişilerce ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin davalı tarafa iade edilmiş olmasına karşılık, bu ürünler için müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen toplamda 35.592,32-TL tutarındaki bedel, dava tarihi itibariyle halen müvekkili şirkete iade edilmediğini, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/58 D. İş sayılı dosyasında toplamda 832,80-TL yargılama gideri ödendiğini, bu tutarın da yargılama gideri olarak taraflarına ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ayıplı mal sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle oluşan ayıplı mal bedeli 35.592,32-TL alacaklarının temerrüt tarihi olan 25.11.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davacı ... A.Ş. adına fason olarak üretilerek teslim edilen son kullanma tarihleri 14.10.2018, 15.10.2018 ve 16.10.2018 olan 18 Kg’lık kova içerisindeki “Karışık Turşu” ürününden 1296 adedi yumuşamış ve kararmış olduğu gerekçesiyle iade etmek amacıyla şirketlerine geri gönderildiğini, bu iddia üzerine geri gönderilen ürünlerden 0289 parti numaralı bir adet numune alınarak T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ....l Laboratuvarı’na incelenmek üzere gönderilmiş olup, düzenlenmiş olan 27.09.2018 tarihli raporda incelenen tüm değerlerinin normal olduğu tespit edildiğini, ayrıca “Kendine özgü koku ve görünümde” olduğu da belirtildiğini, ancak bu raporun 2.sayfasında, “Bu analiz raporu adli-idari işlemlerde kullanılamaz.” denilmesi nedeniyle, ayrıca son tüketim tarihlerinin de yaklaşmış olduğu dikkate alınarak delil tespiti amacıyla bozuk olduğu iddiasıyla geri iade edilen ürünler üzerinde son tüketim tarihleri dolmadan gerekli miktarda numuneler akreditifi olan bir laboratuarda inceleme yaptırılması Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/59 D.İş. sayılı dosyasından talep edildiğini, davacı şirkette aynı gerekçelerle Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/58 D.İş. sayılı dosyasından tespit talebinde bulunduğunu, mahkeme her iki taleple ilgili olarak yapılacak keşfi birleştirerek icra ettiğini, düzenlenen keşif sırasında bu tespit dosyasına bilirkişi olarak atanan kişi, hazır bulunan Mahkeme heyetinin ve müvekkili şirket yetkilileri ile diğer ilgililerin önünde ilk aldığı numunede koku olduğunu belirtmiş ise de, daha sonra numune aldığı kovalarda herhangi bir koku olmadığını söylediğini ve bu ifadesi keşifte hazır olan herkes tarafından işitildiğini, buna rağmen bilirkişi düzenlediği raporun “Sonuç” kısmında, “Yabancı tat ve kokunun varlığı hissedilmiştir. “ şeklinde bir görüş bildirildiğini, düzenlenmiş olan ... Laboratuvarı raporunda ise asit ve tuz oranlarının normal değerlerde olduğu, sadece kendine has kokusu dışında yabancı koku varlığının tespit edildiği belirtildiğini, .....Laboratuvar raporunda yabancı tat olduğu konusunda bir tespit yer almadığını, bu yönden bilirkişinin düzenlediği raporla laboratuar raporu da birbiriyle çelişkili olduğunu, nitekim bilirkişinin numune alırken sadece bir numunede koku olduğunu belirtirken, diğer iki numunede koku olmadığını tüm hazır olan kişilerin duyacağı şekilde söylemiş olmasına rağmen bunu raporunda belirtmemiş olması da çelişkili olduğunu, ayrıca Bilirkişinin numune alma işlemi sırasında analizin..... Laboratuvarında yaptırılacağını, sadece onlara güvendiğini üzerine basa basa belirtmiş olmasına rağmen, incelemeyi sıradan, vasat ve sürekli el değiştiren bir laboratuvara yaptırmış olması da kendilerince manidar bulunduğunu, üründe yabancı bir koku oluşmasının nedeni havayla temas etmiş olması nedeniyle olduğunu, bilirkişinin numune aldığı ilk kovada koku olduğunu belirtmiş olmasının nedeni bu kovanın içinde turşuların yer aldığı kapalı torbanın daha önce davacı şirket tarafından açılmış olması veya bir şekilde delinmiş olması nedeniyle olduğunu, laboratuvar raporunda da aynı şekilde koku olduğunun belirtilmesinin nedeninin ise numune alınırken doğal olarak ürünlerin havayla temas etmesi nedeniyle olduğunu, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/59 D.İş. sayılı dosyasından yaptırılan tespite itiraz edilerek yeniden her bir parti maldan birer numune alınarak ..... Laboratuvar Müdürlüğü’nde veya ... Laboratuvarında inceleme yaptırılması talep edilmiş olmasına rağmen bu taleplerinin kabul edilmediğini, davacı şirketin müvekkili şirketten aldığı ürünleri satamamış olması ve son kullanma tarihlerine kadar bekleterek müvekkil şirkete iade etmiş olması, bu konuda tamamen kötü niyetli olarak zararlarını müvekkili şirkete yüklemek istemelerinden kaynaklandığını, iade edilen ürünlerin son tüketim tarihleri de geçmiş olduğundan, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için akreditasyonu olan .... Laboratuvar Müdürlüğü’nde veya ... Laboratuvarında inceleme yaptırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Dava, ayıplı malın iadesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, iddia, savunma ve bilirkişi raporları tüm dosya kapsamına göre birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nun 400. Maddesi birinci ve ikinci fıkrası hükümleri gereği davacının ve davalının ileride açacağı veya hakkında açılacak davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edebileceği, Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yararın var sayılacağı kabul edildiğinden; dosyamızda davacı ve davalının aynı zamanda talepte bulunmaları nedeniyle ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti açısından Torbalı SHM'nin 2018/58 ve 2018/59 D.İş dosyalarında tespit yaptırıldığı, tespit sırasında inceleme yapan bilirkişinin ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin raporuna ve bilirkişi tarafından usulüne uygun olarak alınan numuneleri incelemeye ehil ve yetkili olan laboratuvar sonuçlarına itibar edilmesi gerektiği, yargılama sırasında dava konusu karışık turşuların TETT geçmiş olması nedeniyle numuneler üzerinde bilirkişi incelemesi ve laboratuvar analizi yapıtırılamamış ise de HMK'nun 400. maddesinin delilin hemen tespit edilmemesi tespitin gecikmesi halinde kaybolacağı bu tür durumlarda açılan davalara esas olmak üzere delil toplanmasına imkan veren düzenleme içerdiği, bu suretle alınan raporlara itibar edilebileceği; somut olayda davacı şirketin davalı şirket tarafından fason olarak üretilen 18' er kiloluk 1296 kova karışık turşuyu kendi markası adı altında satmak üzere 33.592,32 TL ödeyerek teslim aldığı, ürünlerin satışı sonrasında 287, 288 ve 299 parti nolu ürünlerde, henüz TETT tarihleri dolmadan Torbalı SHM'nin 2018/58 ve 2018/59 D.İş dosyalarında hakim huzurunda yapılan delil tespiti sırasında bu hususta uzman gıda mühendisi tarafından steril numune poşetlerine steril kaşıklarla her paletten birer kova alınmak suretiyle her partiden uygun yöntemlerle alınan numunelerin ... .. A.Ş. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı 28 Aralık 2011 tarih ve 28157 (3. Mükerrer) nolu Resmi Gazetede yayınlanmış olan "Gıda Kontrol Laboratuvarlarının Kuruluş, Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Yönetmelik" çerçevesinde kurulmuş ve yetkilendirilmiş şekilde faaliyet gösteren bir özel gıda kontrol laboratuvarında yapılan analiz neticesi düzenlenen rapora göre incelenen ürünlerde son kullanma tarihleri dolmadığı halde normalin dışında kendine has kokusu dışında yabancı kokunun tespit edildiği belirtilmiş ayrıca tespit sırasında numuneleri alan gıda mühendisi 05.11.2018 tarihli raporunda bizzat davalı şirketin deposunda karışık turşulardan yapılan duyusal analizde yabancı tat ve kokunun varlığının hissedildiğini, alınan örneklerin laboratuvar koşullarında değerlendirilmesine aynı sonuca ulaşılmış olması nedeniyle karışık turşuların ayıplı olduğu ve tüketime uygun olmadığını belirttiği; Mahkememizce alınan 12.07.2019 tarihli bilirkişi kök ve 11.08.2020 tarihli ek raporda da her ne kadar dava konusu karışık turşuların yargılama sırasında son tüketim tarihlerinin geçmiş olması nedeniyle yeniden laboratuvar incelemesi yapılamamış olsa da TS 4214 (Nisan 2015) Karışık Turşu Standardına göre karışı turşuda yabancı tat ve koku bulunmayacağı, alınan numunelerin TETT geçmediğinden Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'nde belirtildiği üzere uygun şekilde muhafaza edilmesi koşulu ile, gıdanın kendine has özelliklerini koruması gerektiğini, özel istek muayene ve analiz raporlarının son sayfasında mutlaka "Adli ve idari işlemler ile reklam amacıyla kullanılamaz" ifadesi yazılması Gıda Kontrol Laboratuvarının Kuruluş, Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esaslarının Belirlenmesine Dair Yönetmeliğin analiz raporları başlığı madde 22/d'ye göre bir zorunluluk olduğunu, resmi kurumlarca alınmayan, gıda işletmecisi tarafından otokontrol amacıyla kendi ürününde yaptırılan analizlerin özel istek analizi olarak değerlendirileceği ve bu nedenle yasal işlemlere dayanak teşkil etmeyeceği bildirilmiştir. Kaldı ki, huzuru ile yapılan keşif sırasında hazır bulunan davalı vekilinin gıda mühendisi bilirkişinin karışık turşulardan numune alma yöntemine ve numune alınacak kovaların seçimine ilişkin bir itirazda bulunmayarak yapılan tespite diyeceklerinin olmadığını beyanla itiraz etmeksizin keşif tutanağını imzaladığı, ayrıca tutanakta davalı vekilinin alınan numunelerin hangi laboratuvarda incelenmesini istediği hususunda beyanı bulunmadığı gibi davalı vekilinin .... Laboratuvarının raporunu düzenlediği tarihinden önceki bir tarihte belirtilen hususlara ilişkin olarak itirazlarını içeren beyan ve dilekçelerinin de dosya kapsamında bulunmadığı, rapor tarihinden sonra belirtilen hususlara ilişkin itiraz ve beyanlarının olduğu, alınan numunelerin seçilmesi ve numune alma yöntemlerinin usulüne uygun olduğu olduğu ve analiz yapan laboratuvarın bu hususta ehil olduğu ve davalının soyut iddiaları dışında analiz sonuçlarına itibar etmeye engel somut bir delilin bulunmadığı, kaldı ki mahkeme aracılığı ile alınmayan ve sadece 289 no'lu partiden gönderilen örnek üzerinde davalı tarafın özel isteği nedeniyle yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda da belirtildiği üzere mevzuat gereği de özel istek üzerine düzenlenen raporların mahkememizce karara esas alınamayacağı; dosya kapsamı ve davalı tarafından da itiraz edilmeyen davacı tarafından dosyaya sunulan taraflar arasındaki mail yazışmaları içeriğine göre davacının 03.09.2018 tarihinde davalı tarafa" karışık turşularda müşterilerden olumsuz dönüşler ve depo incelemelerin sonucunda 1296 kovada kalitesel problemler tespit edildiği, iade işlemlerinin uygulanabilmesi için inceleme ve destek istendiği, mail ekinde gönderilen görsellerde sarı renkte belirtilen tarihli ürünlerin raf ömrü geçmemiş olmasına rağmen ürünlerde yumuşama ve renklerde kararma olduğu belirtilerek ürünlerin tedarikçisine iadesi talip edildiği ve görüşmeler neticesinde tarafların 13.09.2018 tarihli yazışmaları ile takip eden çarşamba günü söz konusu ürünlerin iadesi hususunda mutabık kaldıkları anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacının taraflar arasındaki mail yazışmalarından sonra 1296 kova karışık turşunun 19/09/2018 tarihli iade faturaları ile birlikte 1296 kova ayıplı olduğu belirtilen karışık turşuların tarafların anlaştığı şekilde çarşamba günü davalı şirkete iade edildiğinin davalı tarafından da ... 5. Noterliği vasıtası ile yapılan 28.09.2018 tarihli ihtarında da belirttiği üzere davalının kabulünde olduğu; dosya kapsamından davalı şirketin gerek davacının karışık turşuların ayıplı olduğu hususu belirtilerek iadesinin yapılmasına ilişkin mailleri sonrasında gerekse ürünlerin teslimi sırasında itiraz etmeksizin ve çekince koymadan dava konusu 18'er kg'lik toplam 1296 kova karışık turşunun iadesini kabul ettikten sonraki bir tarihte TETT tarihlerine kısa süre kala davalı taraf vekilince ... 5. Noterliğinin 28.09.2018 tarih ve 29254 yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasında itiraz edilmeksizin gerçekleşen iadeye esas ürünlerin ayıplı olmadığı iddiasıyla davacı tarafa ihtarname keşide ettiği, bunun üzerine ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti açısından Torbalı SHM'nin 2018/58 ve 2018/59 D.İş dosyalarında tarafların talebi üzerine tespit yapıldığı, tespit sırasında inceleme yapan bilirkişinin ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin raporu üzerine davacı tarafından iade edilen ayıplı ürün bedellerinin davacı şirkete ödenmesi için davalıya ... 15.Noterliğinin 19/11/2018 tarihli ve 17550 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar yapılarak ihtarın tebliğ tarihinden itibaren (5) gün içerisinde ödenmesini talep ettiği ihtarnamenin 21.11.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, dosya kapsamına göre ayıplı olduğu anlaşılan ve hem müşteri şikayetleri nedeniyle davacı tarafından yapılan inceleme ile tespit üzerine üzerine, hem de turşuların standarda uygun olmadığı ayıplı olduğu uzman bilirkişi yanında ayrıca bu hususta yetkili ve ehil laboratuvar analizi sonucu düzenlenen rapor ile kesin şekilde tespit edildikten sonra davacı tarafından makul süre içerisinde turşuların ayıplı olduğu hususunda usulüne uygun ayıp ihbarlarının yapıldığı, yukarıda açıklanan gerekçeye göre Mahkememizce de ayıplı olduğu kabul edilen karışık turşuları itiraz etmeksizin iade alan davalının karışık turşu bedellerini ihtara rağmen davacıya ödemediği ürünlerin davalı şirkette kaldığı anlaşılmış; davacı her ne kadar 35.592,32 TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de, dosyada mevcut davacı tarafından düzenlenen iade faturasından iade edilen karışık turşuların toplam bedelinin 33.592,32 TL olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle davacının ancak iade faturasında yazılı tutarı talep edebileceği fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiği,davacı şirketin ayıplı malı iade ederek sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle iade konusu ürünlerin bedelini talep edebileceği anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulü ile; iade edilen 1296 kova karışık turşu bedeli olan toplam 33.592,32 TL.nin davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede belirtilen süreye göre belirlenen temerrüt tarihi olarak kabul edilen 27.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
33.592,32 TL.nin 27.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davacı ... .. A.Ş. adına fason olarak üretilerek teslim edilen son kullanma tarihleri 14.10.2018, 15.10.2018 ve 16.10.2018 olan 18 Kg’lık kova içerisindeki karışık turşu ürününden 1296 adedinin yumuşadığını ve kararmış olduğu gerekçesi ile iade etmek amacıyla şirketlerine geri gönderildiğini, bu iddia üzerine geri gönderilen ürünlerden 0289 parti numaralı bir adet numune alınarak T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ....l Laboratuvarı’na incelenmek üzere gönderildiğini, düzenlenmiş olan 27.09.2018 tarihli raporda incelenen tüm değerlerinin normal olduğunun tespit edildiğini, ayrıca kendine özgü koku ve görünümde olduğunun da belirtildiğini, buna ilişkin düzenlenen keşif sırasında tespit dosyasına bilirkişi olarak atanan kişinin, hazır bulunan mahkeme heyetinin ve müvekkil şirket yetkilileri ile diğer ilgililerin önünde alınan ilk numunede koku olduğunu belirtmiş ise de, daha sonra numune aldığı kovalarda herhangi bir koku olmadığını söylediğini ve verilen ifadenin keşifte hazır olan herkes tarafından işitildiğini, buna rağmen bilirkişinin düzenlediği raporun sonuç kısmında, “Yabancı tat ve kokunun varlığı hissedilmiştir.“ şeklinde bir görüş bildirdiğini, düzenlenmiş olan ....Laboratuvarı raporunda ise, asit ve tuz oranlarının normal değerlerde olduğunu, sadece kendine has kokusu dışında yabancı koku varlığının tespit edildiğinin belirtildiğini, ....Laboratuvar raporunda yabancı tat olduğu konusunda bir tespitin yer almadığını, bu nedenle bilirkişinin düzenlediği rapor ile laboratuar raporunun birbiriyle çelişkili olduğunu, ancak bilirkişinin alınan numulerden sadece bir tanesinde koku olduğu belirtilirken, diğer iki numunede koku olmadığını tüm hazır olan kişilerin duyacağı şekilde söylenmiş olmasına rağmen bu durumun raporda belirtilmemiş olmasının da çelişkili olduğunu, ayrıca bilirkişinin numune alma işlemi sırasında analizin .... Laboratuvarında yaptırılacağını, sadece onlara güvendiğinin üzerine basa basa belirtmiş olmasına rağmen, incelemeyi sıradan, vasat ve sürekli el değiştiren bir laboratuvara yaptırmış olmasının da manidar bulunduğunu, üründe yabancı bir koku oluşmasının nedeni havayla temas etmiş olması olduğunu, bilirkişinin numune aldığı ilk kovada koku olduğunun belirtilmiş olmasının nedeninin, bu kovanın içinde turşuların yer aldığı kapalı torbanın daha önce davacı şirket tarafından açılmış olmasının veya bir şekilde delinmiş olması nedeni ile olduğunu, Laboratuvar raporunda da aynı şekilde koku olduğunun belirtilmesinin nedeninin ise numune alınırken doğal olarak ürünlerin havayla temas etmesi sonucu olduğunu, Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/59 D.İş. sayılı dosyasından yaptırılan tespite itiraz edilerek yeniden her bir parti maldan birer numune alınarak .... Laboratuvar Müdürlüğü’nde veya ... Laboratuvarında inceleme yaptırılmasının talep edilmiş olmasına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini, itiraz ettikleri raporun davada delil olarak değerlendirilmiş olmasının da doğru olmadığını, davacı şirketin müvekkil şirketten aldığı ürünleri satamamış olmasının ve son kullanma tarihlerine kadar bekleterek müvekkil şirkete iade etmiş olmasının, bu konuda tamamen kötü niyetli olarak zararlarını müvekkil şirkete yüklemek istemelerinden kaynaklandığını, aynı konuda düzenlenmiş olan T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı .... Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş olan rapor ile....Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş olan rapor arasında çelişki bulunduğunu, iade edilen ürünlerin son tüketim tarihleri de geçmiş olduğundan, bu çelişkinin giderilmesi için akreditasyonu olan ... Laboratuvar Müdürlüğü’nde veya ... Laboratuvarında inceleme yaptırılması talep edilmiş ise de, son kullanma tarihlerinin dolmuş olması nedeni ile incelemenin yaptırılamadığını, müvekkil şirket yetkililerinin hiçbir zaman iade edilmek istenen ürünleri geri iade almayı kabul etmediklerini, 26.02.2020 tarihli oturumda dinlenen tanıklarının ayrıntılı olarak verdikleri ifadelerinde, davacı şirkete siparişleri üzerine 18 kg’lık kovalar içinde karışık turşunun satıldığını, son kullanma tarihlerinin bitimine çok az bir süre kala satılanlar dışında kalan turşuların bozuk olduğu iddiası ile geri iade edilmek istendiğini, bunun amacının satılamayan turşuları geri iade etmek olduğunu, davacı şirketin malların teslimi sırasında analize tabi tuttuğunu, bir sorun olmuş olsa idi malları teslim almayacaklarını, malların son kullanma tarihine kadar olan saklama koşullarının, sıcaklık ile diğer etkenlerinde bozulmaya neden olabileceğini, bunun sorumluluğunun davacı şirkette olması gerektiğini, taşıma sırasında vakumlu kapakları olmayan kovalar nedeni ile saklama şartlarının da uygun olmamasından kaynaklanan koku olaşabilirse de, açılarak numune alınan kova dışında diğer kovalarda herhangi bir koku tespit edilemediğini, malların teslimi sırasında yapılan analizler ve diğer kontroller sonrasında malların teslim alındığını, bunun dışında müvekkil şirkete mallarla ilgili yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını da belirttiklerini, davacı şirketin müvekkil şirketten aldığı ürünleri son kullanma tarihlerine yakın bir tarihe kadar satamamış olması nedeni ile müvekkil şirkete iade etmek için tamamen kötü niyetli olarak bahane yaratarak zararlarını müvekkil şirkete yıkmaya çalıştıklarının açık olduğunu, davacı şirketin malları teslim aldığı tarihte uygun olup olmadıkları konusunda mutlaka inceleme yapmış olmaları gerektiğini, malların geri iade edildiği yaklaşık bir yıla yakın süre içerisinde herhangi bir şekilde ayıp ihbarında bulunulmamış olmasının da dikkate alındığında davanın reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: alacak istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan mahkemece aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporu ile Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/58 ve 2018/59 d.iş sayılı dosyaları kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, davalı tarafça davalıya satılan dava konusu edilen turşuların ayıplı olduğunun sunulan raporlar ve laboratuvar analiz raporu ile ortaya konulmuş olmasına, davacının sözleşmeden dönmekte haklı olmasına, ayıplı olan ürünlerin davacı tarafça davalıya iade edildiğinin her iki tarafında kabulünde olmasına, bu durumda davacının iade edilen ayıplı ürün bedelini davalıdan talep edebilecek olmasına, mahkemece de ayıplı ürün bedeline hükmedilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/01/2021 tarih ve 2018/611 Esas 2021/13 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.294,69 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 573,50 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.721,19 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 20/05/2025