T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1901
KARAR NO : 2025/973
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/06/2021
NUMARASI : 2017/1417 Esas 2021/598 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAM KARAR TARİHİ : 08/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2025
Davalılardan ... - ... Koop. vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2013 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ...'a ait ... plakalı aracın devrilerek yan yatması sonucu trafik kazası meydana geldiği, müvekkilinin bu kazadan sonra hastanede tedavi gördüğü, müvekkilinin 3 defa ameliyat olmak zorunda kaldığı, sürücü ... hakkında kamu davası açıldığı ve 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldığı, iş bu kaza sonrası ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığı, ancak bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalı ..., ... Kooperatifi'nden kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 15.000 TL manevi tazminatın ise davalı ... ve diğer davalı ... Kooperatifi'nden kaza tarihi itibariyle yasal faiz işletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili sunmuş olduğu 13.10.2020 tarihli dava değerinin artırılmasına ilişkin dilekçesi ile 12.290,00 TL maddi tazminatın davalı ..., ... Kooperatifi'nden kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketlerinden ise temerrüt tarihi olan 09.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın 06.08.2013 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğu iddia edilmiş ise de, böyle bir poliçeye rastlanılmadığı, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, kaza tarihi itibariyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde kazaya karışan aracın sigortalı olmadığı, dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığı, görevli ve yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketin sigortalısının kusuru oranında poliçe limiti ile sorumlu olduğu, ayrıca davacının kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin gerektiği, yine davacının sakatlığının bulunup bulunmadığı açısından Adli Tıp'tan rapor alınmasının gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının yolculuk esnasında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği, emniyet kemerini takmadığı, bu durumda davacının elde edeceği tazminat tutarlarından indirime gidilmesi gerektiği, ayrıca davacının sakat kaldığı iddiasının doğru olmadığı, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat isteminin de fahiş olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE: "...,Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminatın tüm davalılardan, manevi tazminatın ise davalı sigorta şirketleri haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Kaza sırasında davacının yolcu olarak içerisinde bulunduğu, davalılardan ...'ın maliki ve davalı ... Kooperatifi'nin işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş'nin Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS sigortacısı olduğu ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 06.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, kaza sırasında davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın 02.10.2012-02.10.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş tarafından şahıs başına 225.000 TL limitle ZMMS sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alındığı, yine aynı aracın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından 02.10.2012-02.10.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ölüm ve sakatlanma halinde 150.000 TL ve yine sağlık giderleri kapsamında da 150.000 TL olmak üzere Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında sigorta kapsamına alınmış olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır.
Yine dava dilekçesinde davacı tarafça kazaya karışan ... plakalı aracın kaza sırasında maliki olan ... ve işleteni olan ... Kooperatifi'nden toplamda 15.000 TL manevi tazminat talep edilmiş olmakla, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve iş bu kaza nedeniyle davacının yaralandığı ve malul kaldığı anlaşılmakla, davacının haksız fiil hükümleri doğrultusunda kaza anında araç işleteni ve maliki olduğu anlaşılan bu davalılardan manevi tazminat talep edebileceği sonucuna varılmış olup, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dava konusu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumu, tarafların ekonomik sosyal durumlarının araştırılması ile ilgili olarak gelen yazı cevapları, davacının maluliyet oranı ve olay tarihi dikkate alınarak manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüyle; 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kooperatif'inden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur," gerekçesiyle;
"Maddi Tazminat İstemi Açısından Davanın KABULÜYLE; 2.921,12 TL geçici iş göremezlik, 5.673,97 TL kalıcı iş göremezlik, 2.043,00 TL bakım gideri, 622,00 TL tedavi gideri, 230,00 TL ulaşım gideri, 800,00 TL yardımcı gideri olmak üzere toplam 12.290,09 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş yönünden 10.11.2017 tarihinden itibaren) yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
"Manevi Tazminat İstemi Yönünden Davanın KISMEN KABULÜYLE; 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Kooperatif'inden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalılar ... ve davalı ... Koop. vekili ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalılardan ... ve ... Koop.vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının yolculuk esnasında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, emniyet kemerini takmadığını, bu durumda davacının elde edeceği tazminat tutarlarından indirime gidilmesinin gerektiğini, davacının kaza tarihinden sonra kazanın sebebiyet vermediği başkaca bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, herhangi bir tedavi ve ameliyat süreci geçirip geçirmediği konusunda mahkemece yeterli derecede araştırma yapılmadığını, davacının manevi tazminat istemlerinde; olayın oluş şekli, tarafların maddi durumlarının gözetilmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilecek olan tazminat miktarlarının taraflardan birinin manevi duygularını tatmin ederken, diğer taraf için maddi imkanları elverdiği ölçüye uygun olması gerektiği ve bundan sonraki hayatlarında maddi olarak yıkıntıya sebep olmaması gerektiğini, davacıya hükmedilen manevi tazminatın, sosyal ve ekonomik durumları açısından onları da zenginleştirecek nitelikte olduğunu, tazminatta zenginleşme yasağı nedeniyle manevi tazminat miktarlarının indirilmesini talep ettiklerini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından tedavi giderleri tazminatı açısından müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tedavi gideri tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yerel mahkeme kararında, trafik kazası nedeniyle davacı tarafından sarf edilen tedavi giderleri için ... Sigorta aleyhine hüküm kurulduğunu, kanuna açıkça aykırılıktan ve Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin de iptal edilmesinden dolayı verilen kararın hukuka açıkça aykırılık gösterdiğini, kazazedenin maluliyet tespitinin hatalı olup yerel mahkemece yanlış rapora göre karar verildiğini, kalıcı iş görmezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı, bakım gideri, ulaşım gideri, yardımcı gideri ve tedavi giderleri tazminatının kapsam dışında kaldığını, yerel mahkemece müvekkili Sigorta Şirketi aleyhine kalıcı iş görmezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı, bakım gideri, ulaşım gideri, yardımcı gideri ve tedavi giderleri tazminatlarına hükmedildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından tanzim edilen Ferdi Kaza poliçesinin genel şartlarından da açıkça görüleceği üzere işbu taleplerin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, poliçe teminatı dışında kalan hallerin yeteri kadar incelenmeden, eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olduğunu, karayolu zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin bir meblağ sigortası olduğunu, ancak yerel mahkemece zarar sigortası için yapılan hesaplama esas alınarak müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının bir meblağ sigortası niteliğinde olduğunu, bu sigortaya iliskin genel şartların ayrıca düzenlenmiş olup A.3.2 maddesi uyarınca tazminatın ilgili maddede belirtilen oranlar dahilinde maktu olarak belirlenmesinin gerektiğini, zarar sigortası gibi değerlendirme yapılarak isgöremezlik tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu araçta meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda; davanın açıldığı 11/12/2017 tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlüktedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı, maliki davalı ... ve işleteni davalı ... Kooperatifi olan ... plakalı otobüste yolcu olarak seyahat etmekteyken davaya konu kaza meydana gelmiştir. Dolayısıyla davacı tüketici olup, uyuşmazlığın yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklı tazminat istemi olduğu ve 6502 sayılı TKHK'nın 3. Maddesinde taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olacağının düzenlenmesi sebebiyle dava tarihi itibariyle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu itibarla görevli olmayan mahkemece davacının esastan incelenmiş olması yerinde görülmemiştir.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
HMK'nın 20, 355 ve 353/1-a-3 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; görevsiz mahkemenin esasla ilgili kararının İstinaf Dairesince kaldırılarak görevli mahkemeye dosyanın res'en gönderilebileceğinden, istinaf istemine ilişkin sebepler incelenmeksizin, kararın HMK' nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda resen kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 Tarih, 2017/1417 Esas ve 2021/598 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 355. ve 353/(1)-a-3 maddeleri gereğince RE'SEN KALDIRILMASINA,
2-HMK'nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dava dosyasının görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... - ... Koop. vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına
4-Karardan bir örneğin istinaf kaydının kapatılması ve gerekli işlemlerin yapılması için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
5-Kararın re'sen kaldırılması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatıran davalılara iadesine,
6-İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-İİK 36.maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine,
9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.