T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2029
KARAR NO : 2025/126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/06/2021
NUMARASI : 2019/1049 Esas 2021/345 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2025
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1049 Esas ve 2021/345 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında davalı şirket tarafından işletilen çeşitli işletmelerde müvekkili şirkete ait mamullerin satışı ile ilgili olarak 06/03/2014 tarihli satış noktası sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmede kararlaştırılan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, kendisinden talep edilen ürün teslimlerini zamanında yaptığını, ürünlerin müşterilere sağlıklı bir şekilde sunulabilmesi için soğutucuların teslim edildiğini, sözleşmede kararlaştırılan iskontoları uyguladığı, sözleşmenin ek özel şartlarının 5.maddesi gereğince hükümlendiği nakit yardımı KDV dahil 41.999,74 TL olarak davalı şirkete verdiğini, yine aynı sözleşmenin ek özel şartlar bölümünün 6.maddesi gereğince davalı tarafa 250 koli ürünün bedelsiz olarak verildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getiremediğini, cari hesap borcunu vadesinde ödemediğini, sözleşmenin özen borcunda belirtilen aylık olarak en az 230 kasakoli ürün alımını yapmadığını, sözleşmede kararlaştırılan 5500 kasakoli ürün kotasının doldurmadan ürün alımını kestiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle cari hesap borcunun bedelsiz malların karşılığının ve nakit yardımın iadesi için İzmir 1.İcra dairesinin 2018/11085 E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirketin söz konusu borca itiraz ettiğini, bu nedenle İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2018/11085 E. sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11085 E. sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap, bedelsiz mal karşılığı ve nakit taviz alacağının tahsili amacıyla toplam 49.492,86 TL asıl alacak için, icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği ile süresi içinde alacak ve fer'ilerine yapılan itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, dava dilekçesinde anlatılanların doğru olmadığını, davacının kendi üstüne düşen edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, piyasada çok daha ucuza temin edilecek ürünleri müvekkili şirkete çok daha pahalıya fatura ettiğini ve müvekkilinin bu yöndeki taleplerini gözardı ettiğini ve redettiğini, davacı tarafın iyiniyetli olmadığından haklı zemin içerisinde olmadığını bu nedenle açılan davanın reddini savunmuştur.
Dosya uyuşmazlık konuları ve alacak miktarı bakımından inceleme yapılmak üzere davalı şirket defterlerinin bulunduğu Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, ilgili talimatın Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/286 talimat sırasına kaydının yapıldığı, talimat mahkemesince görevlendirilen bayilik sözleşmesinden anlayan SMMM bilirkişi ...'ın ayrıntılı ve gerekçeli raporunda özetle; davalı şirket adresinde inceleme yapıldığı, davalı şirkete ait 2018 yılına ait ticari defterlerin mevcut olduğu, 2017 ve öncesi yıllara ait defterlerin bu adreste bulunmadığının bilirkişiye sözlü olarak beyan edildiği, davalının 2018 yılına ait defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin delil niteliği taşıdığı, 2018 yılında yapılan defter incelemesi sonucu davacı şirket adına kayıtlı herhangi bir kayda rastlanamadığı, yevmiye defteri kayıtlarında 01/01/2018 tarihinde açılış fişi kayıtlarında davacı firmaya ait herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Yine mahkememizce 16/12/2019 tarihli talimat yazısı ile davacı defterleri yönünden İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, talimatın İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/27 talimat sırasına kaydının yapıldığı, talimatın SMMM bilirkişi ...'e tevdi edildiği, bilirkişinin ayrıntılı ve gerekçeli raporunda özetle; davacı tarafın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğunu, davacı defterlerinin incelenmesi davalı yandan 05/12/2017 tarihi itibari ile kaydi olarak 3.269,85 TL cari hesap alacağının göründüğü, davacının defterindeki cari hesap özetinin incelendiğinde davalının davacıya herhangi bir iade faturasının düzenlemediği, davacı tarafın davalı taraftan kaydi 3.269,85 TL cari hesap ve satın alınmayan ürün adedine (kasa/koli) isabet eden 4.726,88 TL alacağının olduğu, buna göre davacı toplam alacağının 7.996,73 TL olduğu, davacının davalı tarafa bedelsiz olarak verdiği ürünlere karşılık talep ettiği bedeli içeren herhangi bir mali veri bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna gelen itirazlar kapsamında ek rapor düzenlenmesi için yeniden İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, 2020/63 Talimat sayılı dosya ile alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davacı tarafından ek incelemede bedelsiz mal ekstresi içerikli İngilizce yazılı bir vesikanın sunulduğu, sunulan belgenin HMK 223 maddesi hükümlerine göre tercümesinin bulunmadığı, davacı itirazına konu bedelsiz ürünlerin bedelinin tespit edilebilmesi için VUK hükümlerine göre düzenlenmiş ve detayı kök rapor içindeki 3.maddede açıklandığı şekilde bedelsiz ürünlerin açıklamasının ve bedelsiz olduğunun yazılı olduğu faturanın veya fatura kesilmemişse teslimatı tevsik eden irsaliyenin sunulması halinde bahse konu bedelsiz mallara ilişkin hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir.
Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre ; davacı tarafın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğunu, davacı defterlerinin incelenmesi davalı yandan 05/12/2017 tarihi itibari ile kaydi olarak 3.269,85 TL cari hesap alacağının göründüğü, davacının defterindeki cari hesap özetinin incelendiğinde davalının davacıya herhangi bir iade faturasının düzenlemediği, davacı tarafın davalı taraftan kaydi 3.269,85 TL cari hesap ve satın alınmayan ürün adedine (kasa/koli) isabet eden 4.726,88 TL alacağının olduğu, buna göre davacı toplam alacağının 7.996,73 TL olduğu, davacının davalı tarafa bedelsiz olarak verdiği ürünlere karşılık talep ettiği bedeli içeren herhangi bir mali veri bulunmadığı, bedelsiz mal ekstresi içerikli İngilizce yazılı bir vesikanın sunulduğu ancak sunulan belgenin HMK 223 maddesi hükümlerine göre tercümesinin bulunmadığı, bedelsiz ürünlerin açıklamasının ve bedelsiz olduğunun yazılı olduğu faturanın veya fatura kesilmemişse teslimatı tevsik eden irsaliyenin mevcut olmadığı, davalı şirket adresinde inceleme yapıldığı, davalı şirkete ait 2018 yılına ait ticari defterlerin mevcut olduğu, 2017 ve öncesi yıllara ait defterlerin bu adreste bulunmadığının bilirkişiye sözlü olarak beyan edildiği, davalının 2018 yılına ait defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerin delil niteliği taşıdığı, 2018 yılında yapılan defter incelemesi sonucu davacı şirket adına kayıtlı herhangi bir kayda rastlanamadığı, yevmiye defteri kayıtlarında 01/01/2018 tarihinde açılış fişi kayıtlarında davacı firmaya ait herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı ve netice olarak davacı tarafın davalıdan 7.996,73 TL alacaklı olduğu..." gerekçesi ile; Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2018/11085 E. Sayılı dosyasında asıl alacak 7.996,73.TL'nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 avans faizi ile TAKİBİN DEVAMINA, İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacak olan 7.996,73.TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede davalı tarafa teslim olunan bedelsiz mallara ilişkin incelemenin yapılmadığını, yerel mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, sözleşmeyi davalının ihlal etmesi nedeniyle sözleşme gereğince münhasır satış ve reklam yeri bedelinin tamamının müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken kıstelyevm yöntemiyle satılan ürün miktarı kadar bedelden indirim yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşmeyi davacının ihlal ettiğini, taraflar arasındaki uzun süreli hukuki ilişki gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davacının reklamını yaptığını, müşteri potansiyelini artırdığını, sözleşmedeki bazı düzenlemelerin genel işlem koşuluna aykırı ve geçersiz olduğunu, cari hesaba yönelik bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, satış noktası sözleşmesinin haklı nedenle feshinden dolayı katkı bedelinin iadesi ve cari hesap alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, hükmedilen alacağın likit ve belirlenebilir olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve esas uyuşmazlık yönünden gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2021 tarih ve 2019/1049 Esas 2021/345 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 546,25.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 137,50.TL harcın mahsubu ile bakiye 408,75.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.