T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/734
KARAR NO : 2024/1887
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2020
NUMARASI : 2018/867 Esas 2020/509 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen 23/11/2016 tarih D16/113 nolu sözleşme uyarınca sözleşmede belirtilen davalı için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından KKYDP kapsamında hibe çıkartılabilmesi için proje hazırlandığını, davacı şirketin proje hazırlama döneminde üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından hazırlanan projenin başarılı kabul edildiğini ve davalı şirketin hibeyi almaya hak kazandığını, akabinde davalı şirket ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığın ayrıca sözleşme imzalaması gerektiğini, davalı şirketin bu aşamada hibe almaktan vazgeçtiğini ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile sözleşme imzalamadığını, 11.800,00 TL KDV dahil başarı bedelinin icra takibinde davalı şirketten talep edildiğini, davalı şirketin başarı bedeli yanında ayrıca 12.000,00 TL cezai şart bedelini de ödemek zorunda olduğunu, davalı şirketin sözleşme hükümlerine riayet etmeyerek icra takibinin başlatılmasına sebebiyet verdiğini, İzmir 15 İcra Müdürlüğü 2018/978 Esas sayılı takip dosyasında takibin başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe itirazın haksız olduğunu, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, icra dosyasında takibe itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı şirket arasında dava dilekçesinde bahsi geçen proje için hibe başvurusu ve işlemlerinin takibi açısından anlaşıldığını, gerekli evrakların teslim edilip davacı şirketçe projenin hazırlandığını, davacı tarafça hibeye ilişkin çalışmaların eksik yapıldığını, öncelikli olarak araştırılması gereken husus olan güneş enerjisi sisteminin kurulacağı taşınmaz ile ilgili hiçbir inceleme yapılmadığını, başvuru yapılan yere yasal olarak güneş enerjisi sisteminin kurulup kurulmayacağını araştırmadan hibe başvurularına geçildiğini, davalı şirket tarafından yapılan masraflar ve çalışmaların boşa gittiğini, projenin başarı başarı bedeli adı altında 11.800,00 TL ve 12.000,00 TL ceza şart için haksız olarak başlatılan takibe itiraz edildiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasını savunmuştur.
MAHKEMECE: "...'Dava, taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf olmayan 23/11/2016 tarihli sözleşme uyarınca edimin yerine getirilmesine rağmen başarı bedeli ve projenin uygulanmaması nedeni ile hak edildiği iddia edilen cezai şartın davacı tarafa ödenmesin gerektiği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında imzalandığı kabul edilen 23/11/2016 Tarih D16/113 numaralı sözleşmenin yapılan incelemesinde sözleşme başlığının hizmet sözleşmesi olarak gösterildiği, sözleşmenin konusunun KKYDP çerçevesinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından belirlenen önceliklere göre hibe projesi yazımı ve iş takibine ilişkin olduğu, proje yapımını üstlenen ... tarafından projenin tamamlanmasına ilişkin hususların sözleşmede gösterildiği, önemli konular başlıklı bölümde 1. Madde de projenin hazırlanmasından veya hazırlanan projenin teslim edilmesinden davalı şirket tarafından vazgeçilmesi halinde davacı şirkete proje hazırlama ve teslim bedelini projenin son başvuru tarihinden önce eksiksiz olarak ödemekle yükümlü olmayı kabul ettiği, 6. Maddesinde " Projenin uygulanmasından yani resmi kurum veya ajansın resmi internet sayfasında ilan edilmesinden sonra KURULUŞ, herhangi bir nedenle ilgili kurum veya ajansla sözleşme yapmaz veya yapamamaz yani sözleşmeyi uygulamaktan vazgeçerse peşin olarak ödenen başarı bedeline ilave olarak 12.000,00 TL cezai şart bedelini ilgili kurum veya ajansla sözleşme yapılması gereken tarihten itibaren 15 iş günü içerisinde ...'e ödemekle yükümlüdür." şeklinde edimin gösterildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından sözleşmeye konu Modern Seraların İklimlendirilmesinde Kullanılmak üzere 137,8kWp Gücünde projeye ilişkin belge ve kayıtlar İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden istenerek dosya içine alınmış, işlemler konusunda İzmir İl Tarım Orman Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu verilen 1658006 Sayılı yanıtta dosyamız davalısı firmanın bakanlıkça yürütülmekte olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 11. Etap Kapsamında 35.2.YEÜ.11.00148 numaralı Modern Seraların İklimlendirilmesinde Kullanılmak üzere 137,8kWp Gücünde Güneş Enerji Sisteminin Kurulması Projesini İzmir İli Torbalı İlçesi Çaybaşı Mah. Kumluk Mevki adresinde uygulamak üzere Bakanlığın internet erişim sistemine başvuru yaptığı ve 01/12/2016 tarihinde Komisyon tarafından yapılan ön incelemeden sonra projenin Bakanlık tarafından 07/04/2017 tarihinde hibe desteği almaya uygun bulunduğu, 2016/37 ve 2016/51 nolu tebliğin 34. Maddesi uyarınca hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazandığına dair 12/04/2017 tarih 912192 Sayılı yazının firma yetkilisine 18/04/2017 tarihinde elden tebliğ edildiği, davalı firmanın başvuru sonucunun tebliğ edilmesine müteakip 90 gün içinde İl Müdürlüğü ile hibe sözleşmesi imzalamadığı, uygulamanın başlangıcı olan hibe sözleşmesi imzalanmadığı için davalı firmanın projesini yapmadığı hususunun bildirildiği görülmüştür.
İzmir 15 İcra Müdürlüğü 2018/978 Esas sayılı takip dosyasının dosyamız içine alındığı, dosyanın yapılan incelemesinde; Alacaklısının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı şirket olduğu, 23.800,00 TL asıl alacak 1.443,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.243,48 TL üzerinden genel haciz yolu ile takibin başlatıldığı, 02/02/2017 tarihinde davalı borçlu şirket vekili tarafından borca, işlemiş faize, ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiği, 17/04/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra takibine konu edilen alacak yönünden icra takibinde talep edilen faizin başlangıç ve hesaplanış yönteminin ve belirlenen bedelin denetlenmesi hususunda rapor düzenlemek üzere dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, raporun düzenlendiği 12/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; 18/04/2017 Hibe Sözleşmesi imzalamaya hak kazandığına dair yazının şirket yetkilisine tebliğ edildiğini, 17/07/2017 Tebliğ edilmesine müteakip 90 gün içerisinde hibe sözleşmesi imza süresi, 07/08/2017 Sözleşme yapılması gereken tarihten itibaren 15 iş günü cezai şart ödeme süresi olduğunu, davacı şirketin talebinin kabul görmesi halinde KDV dahil 25.243,37 TL alacağı, KDV hariç 23.307,30 TL alacağın hesaplandığı yönünde kanaatini bildirdiği görülmüştür.
Davacı tarafça taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca projenin yapılması ve tamamlanmasına ilişkin edimin yerine getirildiği, düzenlenen projenin ilgili İl Müdürlüğü tarafından kabul edildiği, hibe desteği alınması konusunda uygun görüldüğü, düzenlemeye göre 90 gün içinde Hibe Sözleşmesinin imzalanması gerekmesine rağmen davalı tarafça hibe sözleşmesinin imzalanmadığı, davalı tarafın beyan ettiği husus olan taşınmazın uygun olmadığı yönündeki iddiasını ispata dönük herhangi bir kaydın dosyaya celp edilen belge ve kayıtlarda tespit edilemediği görülmüştür.
Dava dosyamız yönünden çözülmesi gereken uyuşmazlık projenin yapılıp yapılmadığı, bu proje uyarınca hibe desteğinin alınıp alınamayacağı hibe desteğinin idare tarafından kabulüne rağmen hangi gerekçe ile hibe sözleşmesinin imzalanmadığı, hibe sözleşmesinin imzalanmama gerekçesinin davacının edimi sonucu alacağı hak edip etmediğinin yanıtlanması gerektiği, hibe desteğinin alınmasına ilişkin işlemin tamamlanmamasının haksız olduğunun tespiti halinde cezai şartın davalı taraftan talep edilip edilemeyeceği hususunun tartışılması gerektiği görülmektedir.
Sözleşme üzerinde yapılan incelemede davacı şirketin projeye konu taşınmazın söz konusu projenin uygulanmasına ilişkin tüm şartları taşıdığı yönünde araştırma yapması gerekiğini gösterir bir sorumluluk yüklendiğine dair kayıt tespit edilememiştir.
Diğer adı ile davacı şirketin Güneş Enerjisi Sistemi kurulmasına konu arazinin niteliğinin sistemin kurulmasında teknik açıdan hangi engelleri taşıdığı hususu ayrıca dosya kapsamından tespit edilememiştir.
Hibe Sözleşmesi aşamasında verilmesi gereken belgeler ile ilgili listenin yapılan incelemesinde davalı tarafça iddia edilen hususa ilişkin engel bir kaydın olmadığı görülmüştür.
Kaldı ki bu şekilde bir engelin varlığı hususunda inceleme yapılması ve enerji sisteminin kurulması istenen taşınmazın bu sistemin kurulmasına uygun koşulları taşıması gerektiğini tespit edip buna göre uygun arazinin davacı firmaya gösterilmesi ve projenin uygun koşulları taşıyan taşınmaz hakkında yapılmasının sağlanması gerektiği görülmektedir.
Davacı tarafça sözleşmede belirtilen edimin yerine getirildiği, davalı tarafça bu edim sonucunda projenin ilgili Bakanlığa sunulduğu, bakanlık tarafından projenin uygulanmasına ilişkin onayın alındığı, daha sonrasında projeye ilişkin herhangi bir engel husus belirtilmeksizin sadece taşınmazın niteliği itibari ile santralin kurulması hususunun uygun görülmediğinin yine aynı bakanlık tarafından uygun görülmediğinin bildirilmesinin davacı tarafı bağlayıcı herhangi bir husus içermediği, sözleşme uyarınca davalı tarafın 2 nolu bentte belirtilen şekilde projenin başarılı olduğunun açıklandığı tarih itibari ile başarı bedelini ödemekle sorumlu olduğu, davacı tarafın bu bedeli hak ettiği, davalı tarafça sözleşmenin 6. Maddesinde belirtildiği üzere ilgili kurum veya ajansla sözleşme yapmaz veya yapamazsa başarı bedeline ilave olarak 12.000,00 TL cezai şart bedelini ödemekle sorumlu olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda faize ilişkin yapılan hesaplamalar dikkate alındığında 10.000,00 TL başarı bedelinin 19/04/2017 tarihinde yapılan açıklama ile hak edildiğinin kabulü gerektiği ve buna göre takip tarihine kadar işleyen faizden davalı tarafın sorumlu olması gerektiği, cezai şart bedeli yönünden ise cezai şartın muaccel hale geldiği tarihin 08/08/2017 olduğunun kabulü gerektiği, bu tarihten itibaren icra takibine kadar işleyecek faizden de davalı tarafın sorumlu olduğu, buna göre; Toplam 25.243,27 TL (KDV dahil) alacak yönünden davalının itirazında haksız olduğu, her iki alacak kaleminin likit ve hesaplanabilir olduğu dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
İzmir 15. İcra müdürlüğünün 2018/978 esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline,
Takibin 23.800,00 TL asıl alacak 1.443,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.243,48 TL bedel üzerinden devamına,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hüküm olunan alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında davaya konu güneş enerjisi projesinin İl Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 02.06.2017 tarih 67970180-230.04.02-e 1380651 sayılı ges konulu yazısı ile reddedildiğinden hiç bahsedilmediğini, ortada kabul gören-başarıya ulaşan bir projenin olmadığını, başarı bedeli ödenmediği için cezai şart bedeli talebinin haksız olduğunu, yasal düzenlemeye göre mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazilerinde güneş enerji santrali kurulum izni verilmeyeceğinin bakanlık görüş yazısında ifade edileceğinin belirtildiği, arazinin Ges projesine uygun olmadığı, proje yapılamayacak alana proje hazırlatmanın davacının sorumluluğunda olduğunu, danışman firmanın uzmanlık alanı olan hibe başvurusunda şirket arazisinin hibeye uygun olmadığını belirtmesinin özen yükümlülüğü kapsamında zorunlu olduğunu, davacının hatalı yönlendirme yaptığını ve sözleşmenin imzalandığını, süresinde müvekkilinin uyarılmadığını, ayrıca karar celsesinden önce mazeret dilekçesi sunduğunu, mazeretini belgelendirmesine rağmen mahkemece mazeret dilekçesinin okunmadığını, mazeretin reddi hakkında karar verilmeden yargılamaya devam edildiğini ve yokluklarında karar verildiğini, söz konusu kararın usulende hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının taraflar arasındaki davaya konu sözleşme gereği edimlerini yerine getirmiş olmasına, sözleşmede, davalının, projeye konu taşınmazın söz konusu projenin uygulanmasına ilişkin tüm şartları taşıdığı yönünde araştırma yapacağına dair bir düzenleme bulunmamasına, sözleşme gereği davacının hibe desteğine hak kazanmış olmasına, davalı firmanın başvuru sonucunun tebliğ edilmesine müteakip 90 gün içinde İl Müdürlüğü ile hibe sözleşmesi imzalamamış olmasına, bu nedenlerle davacının sözleşme gereği başarı primine ve cezai şarta hak kazanmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2020 tarih ve 2018/867 Esas 2020/509 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.724,38 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 431,10 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.293,28 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 23/10/2024