T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/491
KARAR NO : 2024/1494
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
TÜRKMİLLETİADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2020
NUMARASI : 2020/7 Esas 2020/426 Karar
DAVA : Menfi Tespit
BAM KARAR TARİHİ : 11/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7844 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, takibe konu faturada belirtilen aracın müvekkili şirkete devri için 350.000,00 TL karşılığında tarafların anlaştıklarını, ...Bankası ... şubesindeki davalının kredi ödemesinin davalı adına müvekkili şirket tarafından yapıldığını, yine müvekkilinin davalının ... şirketine olan 3.750,00 TL senet borcunun 1.250,00 TL kısmını bankadan ve 2.500,00 TL kısmını ise elden belge karşılığı ödediğini, aracın devri sırasında vergi borcunun şirket çalışanı ... tarafından 491,31 TL olarak ödendiğini, müvekkili tarafından davalı hakkında Erzurum 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4493 Esas ve 2017/4556 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, ... plakalı araç üzerine haciz şerhi konulduğunu, alacaklı vekili hesabına toplam 13.395,64 TL para yatırıldığını, aracın 206,00 TL trafik cezasının yine davalı adına ödendiğini, aracın zorunlu sigortası eksik olduğu için 959,52 TL ödeme yapıldığını, 1.659,87 TL vergi borcunun ödendiğini, 3.077,35 TL mazot bedelinin yine müvekkili tarafından ödendiğini, ödemenin toplamının 335.000,00 TL olduğunu, 15.000,00 TL borç kaldığını, bu bedelin de ... tarafından ödendiğini, aracın devir işlemlerinin 07/06/2017 tarihinde yapıldığını, davalı tarafın kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını bildirerek, müvekkilinin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait otobüsü 350.000,00 TL bedel ile davacıya sattığını, kredi çekilerek bir kısmının ödendiğini, karşı tarafın kalan bedeli ödemediğini, davacının sunduğu ödeme evraklarının çoğunun satış tarihinden önce yapıldığını ve farklı işlemlere ilişkin olduğunu, belirtilen senedin müvekkili ile ilgisinin olmadığını, elden ödendiği belirtilen 15.000,00 TL'nin ödenmediğini ve yazılı delil sunulması gerektiğini, iddia edilen ödemelerin araç satışı ve fatura bedeli ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...'Dava, İİK 72.maddesine göre açılmış takibe konu edilen tutardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı alıcı ve davacı satıcı arasında 350.000,00 TL bedel karşılığında ... plakalı otobüsün satışı konusunda anlaşıldığı, otobüsün devir ve teslim edildiği, davalı tarafından ... Bankası'ndan çekilen kredinin davalı adına davacı tarafından ödendiği,
Savunmaya göre kalan 36.729,00 TL satış bedeli ve 765,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.494,27 TL alacağın asıl alacağa avans faizi yürütülmek suretiyle 28/08/2017 tarihinde ilamsız takip açıldığı, takibin kesinleştiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; ...Bankası'na davalı adına davacı tarafından yapılan ödemeler dışında kalan kısmın davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği, iddia edilen bu ödemelerin otobüs satışı ile ilgili ya da gerçek olup olmadığı, böylece davacı alıcının otobüs satım bedelinin tamamını icra takip tarihi itibariyle ödeyip ödemediği, bakiye satış bedeli borcu var ise tutarının ne kadar olduğu noktalarındadır.
Tüm dosya içeriği ve yukarıda belirtilen delillerin özellikle bilirkişi kök rapor ve ek raporlarının değerlendirilmesi sonucunda:
Davalı tarafından çekilen kredinin ilgili bankaya davalı tarafından 313.271,00 TL olarak ödendiği sabit olup, esasen bu husus taraflar arasında tartışmalı değildir.
Aracın trafik cezalarının davacı tarafından ödendiği anlaşıldığından Selçuk Vergi Dairesi'ne 2 adet trafik cezası ödemesi toplamı 491,00 TL'nin, yine 18/05/2017 tarih 154,00 TL trafik cezası ödemesinin, son olarak 2017/1 taksit motorlu taşıt vergisi borcu 1.659,87 TL ödemenin dava ve takip konusu borçtan mahsupları gerekir.
Buna karşılık davacı taraf ... A.Ş'den senet nedeniyle borca mahsuben ödeme yapıldığı iddiası, senetlerin vade tarihi, davacının şirket olarak gözükmesi nedeniyle dava konusu otobüs satış bedeli borcuna mahsuben yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Keza Erzurum 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4493 Esas sayılı dosyasına yapılan 6.598,46 TL ödeme ile Erzurum 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4556 Esas sayılı dosyasına yapılan 6.797,18 TL ödemenin "davalıdan kiralanmış araç üzerindeki haczin kaldırılması için" gerçekleştiği, bu ödemelerin birinin otobüs satış tarihinden önce diğerinin ise otobüs satış tarihinde yapıldığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 3. Bölge Müdürlüğü'nün "... plakalı otobüsün davacı şirketin ...nolu yetki belgesine 05/05/2017 tarihinde 'sözleşmeli' olarak kaydedilmiş ve ticari anlamda faaliyette bulunabilmesi için taşıt kartı düzenlenmiştir. Ancak ...aracın 07/06/2017 tarihinde satış görmesinden dolayı davacı firmanın yetki belgesinden 08/06/2017 tarihinde satış nedeniyle düşürülmüştür..." şeklindeki cevabi yazısı da dikkate alındığında satış tarihinden önce satım konusu otobüs ile ilgili olarak taraflar arasında kira sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ve anılan icra dosyalarına yatırılan 6.598,46 TL + 6.797,18 TL = 13.395,64 TL tutarın otobüsün satım bedeline ilişkin olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu çerçevede, davalı satıcının davalı alıcıdan icra takip tarihi itibariyle 350.000,00 TL satış bedeli - 313.271,00 TL kredi ödemesi - 491,00 TL trafik cezası ödemesi - 154,00 TL trafik cezası ödemesi - 1.659,87 TL vergi borcu ödemesi = 34.322,72 TL bakiye satış bedeli alacağının bulunduğu, takibe konu edilen asıl tutarın 36.729,00 TL - 34.322,72 TL = 2.306,36 TL bölümünden dolayı davacının davalıya borçlu ve sorumlu olmadığı,
Yine davacının davalıya 2.306,36 x 9,75 x 78 / 365x100 = 48,05 TL işlemiş faiz borcunun bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre:
I-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacının, Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/7844 Esas sayılı icra takibine konu edilen 37.494,27 TL tutarın 2.354,41 TL'lik bölümünden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Alacağın likit olmamasına, haklılık durumunun yargılama sonucunda belirlenmesinin mümkün olmasına göre, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,'' şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve hesaplamalar konusunda fahiş miktarda farklılıklar bulunduğunu, raporlarda yapılan hesaplamalarla ilgili fahiş çelişkinin giderilmeden karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, noter evrakında geçen hususların aksini iddia eden tarafın, bu iddiasını aynı nitelikteki resmi senetlerle ispatlaması gerektiğini, resmi senedin aksini iddia eden tarafın, iddiasını kanıtlamak zorunda olduğu için, ispat yükünün davalıya ait olduğunu, piyasada araç alım-satımı esnasında tarafların araçla ilgili var olan borçların alıcı tarafından ödendikten sonra satıcının kalan meblağı aldığı bilinen bir gerçek olduğunu, yerel mahkemece müvekkilin yaptığı tüm ödemelerin araç bedelinden düşülmemiş olmasının, özellikle lastik borcu ve icra takip dosyalarına yapılan ödemelerin araç satışıyla bağlantılı olmadığı şeklinde bir değerlendirmeyle bu kalemlerin araç bedelinden düşülmemiş olması ve tanık beyanıyla sabit olan ve davalıya elden verilen meblağın da araç satış bedelinden düşülmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması ile başka bir bilirkişiden rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: menfi tespit istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı defterlerine göre araç satış bedeli olan 350.000 TL den ödenen 313.271 TL tenzil edilerek kalan 36.729 TL bakiye tutarın 31/12/2017 tarihli kayıtla mutabakat sonucu hesabın kapatıldığının kayıtlı olmasına, davacının mutabakata ilişkin bir belge sunmamış olmasına, dosya kapsamında alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının denetime elverişli ve açık olmasına, davacı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin en son alınan bilirkişi raporunda doğru bir şekilde borçtan mahsup edilmiş olmasına, her ne kadar noterlik satış belgesinde araç bedelinin tamamının alındığı belirtilmiş ise de; davacının kendi defterlerine göre tamamının alınmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/12/2020 tarih ve 2020/7 Esas 2020/426 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 11/09/2024
Full & Egal Universal Law Academy