T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/442
KARAR NO : 2024/1491
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
TÜRKMİLLETİADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2018
NUMARASI : 2014/458 Esas 2018/1356 Karar
DAVA : İtirazın İptali
BAM KARAR TARİHİ : 11/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin acenteliğini yaptığı ... S.A'nın uluslararası taşımacılık işi ile iştigal eden bir firma olduğunu, ..., ... nolu iki adet konteynerin ... nolu konşimento tahtında taşıyan tarafından işletilen ... "..." yüklenerek Çin’den Kumport-Ambarlı Limanı’na taşındığını, konteynerlerin 29/06/2011 tarihinde Kumport Limanı’ndan tahliye edildiğini, davalı ... Ltd Şti’nin ... Deniz Acenteliği A.Ş.’ye konşimentoyu ibraz ederek yük teslim formunu almaktan imtina ettiğini, ayrıca yükün teslim edilmesi gerektiği iddiası ile İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/15 Esas - 2013/18 Karar Sayılı dosyası ile ... A.Ş. ve ...’ne karşı dava açtığını ve davanın reddine karar verildiğini, davalı ... Ltd Şti’nin Bornova 3. Noterliği'nden keşide ettiği 01/04/2013 tarihinde ihtarnamesi ile yükün kendisine teslimini talep ettiğini, 12/04/2013 tarihinde de davalı şirketin konşimentonun orjinalini ... Deniz Acenteliği A.Ş.’ye ibraz ettiklerini, davalı ... Ltd Şti’nin yükün tahliye edildiği 29/06/2011 tarihinden, konşimentonun orjinalini ibraz ederek yükün teslimini talep ettiği 15/04/2013 tarihine kadar toplam 38.556,00-USD konteyner demuraj bedeli ve 712,80-USD lokal masrafları ödemekten imtina ettiğini, söz konusu yükün taşınması ile ilgili konşimentoda yazılı klozlar uyarınca; konşimentonun 11, 12, 13 ve TTK m. 1201 (TTK m. 1070), 1203 (TTK m. 1069/1f) ve 1204 (TTK m. 1077/3f) uyarınca; taşıyanın yük üzerinde kanuni ve akdi rehin ve hapis hakkının bulunduğunu, taşıyanı ve acentesinin yük üzerinde hapis hakkına sahip olması nedeniyle Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3257 E. sayılı dosyasında TTK m. 1398/1f’de yer alan hüküm gereği İİK m. 270 ve devamı uyarınca yük üzerinde hapis hakkının uygulandığını, 15 günlük yasal süre içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin başlatıldığını, davalının yetkiye itirazı üzerine icra dosyasının İzmir İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğini, dosyanın İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6328 E. sırasına kaydedildiğini, yeniden davalı-borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı-borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali istemi ile Mahkememizde iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davalı tarafından İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6328 Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamına, 39.273,12 USD asıl alacak ve takip tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca USD mevduata uygulanan en yüksek orandaki yıllık faiz yürütülerek takibin devamın, davalının haksız itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 29/06/2011 tarihinde Ambarlı ...’ne getirttikleri mallarının teslim alınması için yönetmelik gereği konşimentonun beyanname ekinde gümrüğe ibraz edildiğini, tescilin yapılarak akabinde diğer gümrük işlemlerinin tekemmül edilip, beyanname kapatılarak vergileri ile gümrüğe tahliye dahil her türlü liman lokal masraflarının ...’a ödendiğini, malların teslim edilmesi gereken 04/07/2011 tarihinde malın araçlara yüklenmesi için gümrük ambarına gidildiğini, bu tarihten önce hiç aksaklık çıkartmadan malları yükleyen ... bu defa yüklemeden kaçındığını, malların teslim edilmemesi üzerine; İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/15 Esas - 2013/18 Karar Sayılı dosyası ile ... A.Ş. ve ...’ne karşı teslim davası açıldığını, davanın reddedildiğini, takip talebinde ...'ye izafeten kendi adına asaleten dava açılmasının mümkün olmadığını, takip talebinde alacaklının belli edilmediğini, olayda 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanması gerektiği, dava konusu malların halen teslim alınamadığını, borçlu taşıyanın kendi borcunu yerine getirmediğini, bu yüzden davacının muhatabının taşıtan olduğunu, zamanaşımının TTK Md. 1259. 1260. ve 1261.’e göre bir yıl olması nedeniyle dolduğunu, aradan iki yıl geçtiği için davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının henüz doğmuş ve muaccel hale gelmiş bir alacağının olmadığını, davacının defterleri tanzim işleminin usulüne uygun olmadığını, defter tanziminin usulsüz ve yok hükmünde bulunduğunu, demurajın feri bir alacak olduğunu; alacağın aslına bağlı olduğunu, ancak; asıl alacak bulunmadığından demurajın da istenemeyeceğini, konşimento düzenlenmesiyle sadece taşıyanın borç altına girdiğini, gönderilenin malı teslim almadan borç altına giremeyeceğini, navlunun peşin olarak ödendiğini, surestarya/demurajın rehin gibi asıl alacağa bağlı feri bir alacak olduğunu, eTTK m. 1069’a göre; rehin hakkının gönderilenin yük ile ilgili olarak ödeme yaptığı taktirde sorumluluğunu gerektireceğini, taşıyanın alacağının kabulü halinde dahi; eşyanın gümrüğe teslim edilmesiyle doğacağını, davacının faturalarının Vergi Usul Kanunu’na göre geçersiz olduğunu, mallar CIF olarak satın alındığı için navlunun gönderen tarafından yükleme limanında peşin olarak ödendiğini, konteynerlerin tasfiye olduğunu ve içerisindeki malların mülkiyetinin devlete intikal ettiğini açıklanan nedenlerle, davacının haksız yere hapsettiği mallara karşılık fatura bedeli kadar bir teminat yatırmasına, davanın reddi ile davacının %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE: "...Dava, davacı şirket tarafından taşıması gerçekleştirilen ve gümrüğe teslim edilmesi sonrasında 2 adet konteyner içinde bulunan ürünlerin alıcısı olarak gösterilen şirket tarafından kendilerine teslim edilmesi istenen ürünler yönünden demuraj bedeli ile lokal masraflarının davalı tarafından ödenmesi halinde teslim edileceği belirtilen ürünlerin bu bedeller ödenmediği için hapis hakkı kullanılması ve menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile iddia edilen alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket tarafından 2 adet konteyner içinde taşınan ürünler 01/06/2011 tarihli konşimento ile taşıması gerçekleştirilmiştir. Her iki konteyner ...'na taşınmış, bu limanda tahliye edilmiştir. Yükün indirildiği tarih olan 29/11/2011 tarihinden itibaren konşimento orjinalinin ibrazı koşulu ile konteyner içindeki ürünlerin davalı tarafa teslim edileceği davacı tarafça bildirilmiştir. Ancak orjinal konşimentonun davalı tarafından tahliye limanı acentesi şirkete ibraz etmesi ve Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14765 sayılı talimat uyarınca Yük Teslim Talimat Formu'nun alınması gerektiği halde alınmaması üzerine davalının davalı şirket aleyhine İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2011/15 Esas sayılı davayı açtığı ve ürünlerin teslimini istediği, bu istemin reddine karar verildiği, bunun üzerine davalı tarafından yükün teslimi istemi ile ihtarname düzenlendiği ve konşimento orjinalinin ihtarname ile davacı şirkete gönderildiği tespit edilmiştir. Davacı şirket tarafından yükün tahliye edildiği 29/06/2011 tarihinden konşimento orjinalinin teslim tarihi olan 15/04/2013 tarihine kadar oluşan konteyner demuraj bedeli ile lokal masraflarının davalı tarafından ödenmesi istenmiştir. Davalı tarafça her ne kadar bu hususun mevzuat içinde olmadığı beyan edilmiş ise de, davacı şirket tarafından yapılan boşaltma hizmeti, yükün konteynerda bulunma süresince konteyner için hesaplanan demuraj ücreti ve lokal masrafının yükün gönderildiği şirket tarafından konşimentonun orjinalinin teslimi ile birlikte karşılanması gerektiği, düzenlenen talimat ile belirlenmiştir. Kaldı ki davalı tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada yükün davalıya dosyamız davasında dava konusu edilen alacak kalemleri ödenmeksizin teslimi istemi ile açılan davada, davanın reddine karar verildiği, söz konusu alacak kalemlerinin istenmesi hakkının olduğunun kararda belirtildiği, bu nedenle Mahkememizce bu hususun ayrıca tartışma konusu yapılmasını gerektirir herhangi bir hususun kalmadığı anlaşılmıştır. Zira anılan kararda eşyanın gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra gönderilene teslimi sırasında yük teslim talimat formunun düzenlenmemesi nedeni ile yükün teslim alınmadığı, davalı ... denetimi altındaki geçici depolama yerinin işletmecisi olan ... A.Ş. Firmasına ait geçici depolama yerinde taşımaya konu yükün konşimento hükümleri ve limanlarda uygulanan kurallar gereği tek taraflı olarak rıhtıma boşaltıldığı, rıhtım idaresinin yükü gönderene teslim ettiği, boşaltma ile gönderilene teslim arasında konşimentoda aksine şart yoksa taşıyanın sorumluluğunun ve yük üzerinde rehin hakkının devam ettiği, taşıyan şirket tarafından navlun ücretinin tahsil edilemediği, bu nedenle hapis haklarının bulunduğu, yük teslim talimat formunun taşınan veya taşıyanın acentesi tarafından konşimentonun ibrazı ve yük ile ilgili taşıyanın alacaklarının tahsili karşılığında gönderilene verildiği hususunun açıklandığı, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin henüz ifa edilmediğinin kararda gösterildiği, tespit edilen hususların dava dosyamız yönünden belirleyici olduğu görülmüştür.
Tespit edilen bu hususlara göre, davalı şirketin, davacı şirket tarafından taşınan iki adet konteynerın alıcısı olduğu, bu konteynerların teslimi konusunda davalı şirket tarafından dava dışı ... ve ... A.Ş. aleyhine açılan davada yükün doğrudan davalı şirkete tesliminin istendiği, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, gerekçe olarak taşınan yükün limana indirilmesi ve teslimine kadar ki süre için yapılan liman hizmetleri ve beklemeye ilişkin olarak Gümrük Müsteşarlığı tarafından düzenlenen talimat uyarınca yük teslim belgesinin dosyamız davalısı tarafından teslim alınması gerektiği, bunun için de davacı taşıyana konşimento aslının sunulması gerektiği, konşimentonun aslının sunulmasına kadar ki süre için davacı tarafında bekletilen konteyner nedeni ile oluşan demuraj ücreti ve liman masrafının yükü teslim alacak olan davalı tarafından karşılanması gerektiği, tahakkuk eden bu bedelin davalı tarafından ödenmemesi nedeni ile davacı tarafça yük üzerinde rehin hakkının kullanılmasının yerinde olduğu, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinde hesaplanan bedel yönünden alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, düzenlenen bilirkişi 23/07/2018 tarihli raporda yapılan hesaplamada, demuraj ücretinin 38.556,00-USD olduğu, boşaltma, yükleme, terminal nezaret hizmetleri, lokal güvenlik hizmeti, geçici kabul hizmeti ve konteyner kontrol ücreti olmak üzere bu kalemlerin toplamı olarak 717,12-TL olarak belirtildiği, toplamda 39.273,12-TL alacağın hesaplandığı, düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ve dosyadaki verilere uygun olduğu, demuraj ücretinin tarifeler ile dönem olarak belli olduğu, yine liman hizmet bedelinin hesaplanabilir nitelikte olduğu ve bu nedenle alacağın likit olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6328 esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptaline, Takibin 39.225,12 USD asıl alacak üzerinden, 3095 sayılı Yasa madde 4/a uyarınca kamu bankaları tarafından asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak gecikme faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının dikkate alınması sureti ile devamına, İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne, hükmedilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin icra takibine vaki itirazı neticesinde, davacının, takibin durdurulması kararının iptali için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu itirazın iptali davasında, yerel mahkeme karar gerekçesinde malları teslim almak için, orijinal konşimentoyu müvekkil şirketin davacıya verdiğini, sonucunda müvekkil şirketin borçlu durumuna düştüğünü, buna mukabil de müvekkil şirket itirazının iptal edilmesine ve alacağın icra inkar tazminatıyla birlikte davacıya ödenmesine hükmettiğini, yerel mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi (üçüncü heyet) raporuna karşı müvekkil şirket tarafından yapılmış olan itirazlara dair hiçbir inceleme yapmadığını, bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın rapor içeriği tespitleri ile görüşlerinin doğru olduğunu göstermeyeceğini, karara esas alınan anılı bilirkişi raporunun bütünüyle gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu hakkında yargılama sürecinde uzman 3 prof. dr. ve 3 doç. dr akademisyen tarafından hazırlanmış olan İzmir Ekonomi Üniversitesi yayını limanlardaki lojistik hizmetler yasal dayanakları adlı dosyada da sunulu olan eserde, dava konusu taleplerin yasal dayanağının bulunmadığının bilimsel metotlarla ve ilgili mevzuat hükümleriyle ortaya konulduğunu, ayrıca dosyada 2016 ve 2017 yıllarında prof. dr ve doç. dr ile gümrük uzmanından oluşan üçer kişilik iki ayrı heyetin raporları ile de davacı tarafın dava konusu taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığını ve davasında haksız olduğu sonucuna varıldığını, davacının dava konusu taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını ortaya koyan heyet raporları ile bizzat mahkemenin kararına esas aldığı raporu düzenleyen üçüncü heyetten önce olayın cereyan ettiği ambarlı ...ne bağlı gümrük ambarını işleten kumport liman işletmesi nezdinde kendi soruşturmasının sonucuyla bütünüyle çelişen ve kararına esas aldığı son raporda öngörülenlerin doğruluğunu araştırmadan, önceki 2 heyet raporu ve kendi soruşturması ile çelişkileri gidermek için HMK uyarınca yeni bir bilirkişi heyetine görev vermek yerine raporun davacı müvekkil şirketin kendisine verdiğini, müvekkil şirketin davacıya ödemesine hükmedildiği gibi bir borcu gerçekten bulunmadığını, müvekkil şirketçe davacıdan, geminin varışından itibaren limanda bir hizmet talep edilmemiş olduğunu, davacının da zaten herhangi bir hizmet vermediğini, davacı tarafın, müvekkil şirket adına eşyaları konteynıra ilişkin demuraj bedeli hiç doğmadığını ve oluşmadığını, malların müvekkil şirket tarafından halen dahi teslim alınamadığını, müvekkil şirketin orijinal konşimentoyu davacıya vermediği eşyayı teslim etmeye yetkili resmi makama yani gümrüğe verdiğinin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince de tespit olunduğunun ortada olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının orjinal konişmentoyu davacı tarafa sunmadığından yük teslim talimat formunun düzenlenmemiş olmasına, yük teslim talimat formu olmadığından malın davalı taraf teslim edilemeyeceğinin İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Yargıtay incelemesinden geçen ve kesinleşen 2011/15 esas, 2013/8 karar sayılı kararı ile de ortaya konulmuş olmasına, davalının orjinal konişmentoyu davacı tarafa sunmamakla konteyner demoraj bedeli ve lokal masraflardan kusuru nedeni ile sorumlu olmasına, davacının zararına ilişkin dosyaya sunulan 20.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, hesaplanan zararın dosya kapsamına uygun olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2018 tarih ve 2014/458 Esas 2018/1356 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.708,87 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.427,25 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 4.281,62 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 11/09/2024 Full & Egal Universal Law Academy