Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesinin yapmış olduğu yargılama neticesinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiyerarşik bakımından organik bağ kurduğu, örgüte adam kazandırılması yönünde yapılan sohbet toplantıları adı altındaki toplantılara katıldığı hususunun tespit edildiği, sanığın itirafçı ....'in açıklamalarına göre de sohbetlere kişileri davet ettiği, bu davet üzerine Salih'li de ....'in eşinin sohbetlere katıldığı hususu tespit edildiği, ....'in alınan beyanına göre 1992 -1993 'lü yıllarından itibaren sanığın sohbet adı altındaki toplantılara kişileri davet edip götürmeye çalıştığı, ....'i de davet edip aracı ile alarak sohbet adı altındaki toplantılara götürdüğü hususunun belirlenmiş olması karşısında sanığın uzun yıllardan beri örgütün amacı ve faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne adam kazandırmak amacı ile yapmış olduğu sohbet adı altındaki toplantılara örgütsel görev doğrultusunda kişileri davet edip götürmek sureti ile örgüt ile arasında hiyerarşik yönden organik bağ kurduğu, sanığın Salih'li ilçesinde de bulunduğu dönem itibari ile örgütsel faaliyetlere devam ettiği, ....'in anlatımına göre de 2003 yılından beri Salih'li de örgüte adam kazandırma yönünde faaliyetlerde bulunduğu hususunun tespit edildiği, itirafçı ....'ün anlatımlarına göre 2013 yılına kadar sohbet toplantılarına katıldığı, ....'ın beyanlarına göre de 17-25 Aralık 2013 sonrasında da örgütün Salih'li de yapmış olduğu adam kazandırma faaliyeti içerisinde değerlendirilen sohbet gruplarında yer aldığı hususunun tespit edilmesi, ....'ın anlatımları uyarınca da Salih'li de Meslek Yüksek Okulunun örgütün ilçe Üniversite bazında görev yapan kişisi olduğu, sohbet toplantılarına katıldığı olgusunun tespit edilmesi nedeniyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiyerarşik yönden organik bağ kurduğu ve bağını da süreklilik, devamlılık ve yoğunluluk arz edecek şekilde devam ettirdiği anlaşılmış olmakla,
Her ne kadar sanık etkin pişmanlık talebinde bulunmuş ise de 1990 'lı yıllardan itibaren örgüt içerisinde yer almasına rağmen 1997 yılı ve sonrası sohbet toplantılarını bıraktığını açıklaması ve savunması nedeniyle tanık beyanları ile çelişen açıklamalar da değerlendirildiğinde, sanığın etkin pişmanlık kapsamında faydalı ve samimi beyanlarda bulunmadığı örgütsel faaliyetleri ve bu faaliyetlere katılan kişilerin eylemlerinin örgüt içerisinde bulunduğu süre ve konum itibari ile etkili ve yeterli bir biçimde açıklamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulamamış olmasının doğru ve isabetli olduğu eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)