Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık .... hakkında körfez dershanesinde sosyal bilgiler öğretmeni olarak çalışması nedeniyle SGK kaydı bulunması, aktif sen üyeliği ve .... numaralı telefonunda .... programı yüklü olduğu gerekçesiyle TCK 314/2 maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiş ve kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize gelmiştir.
Dosyanın incelenmesinde sanığı eşi ....'in aynı suçtan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/167 -263 E K sayılı dosyası ile yargılandığı, sanığın neticeten 7 yıl 15 ay hapis cezası aldığı, kararın Yargıtay 16 CD nin 28/06/2018 tarihinde onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu karar incelendiğinde, sanık .... hakkında ödemiş yapılanması içinde memur mütevelli heyetinde yer aldığı, mütevelli toplantılarına 2016 Temmuz ayına kadar ısrarla katılıp örgütsel eğitim aldığı, körfez dershanesinde çalışmış olması nedeniyle SGK kaydının olduğu, Bank ....'ya talimatla uyarak hesap arttırdığı, adına kayıtlı .... numaralı GSM hattı ile .... programını kullandığı belirtilmiş, gerekçe kısmında ise .... bağlantı ve görüşme içeriklerinin tetkikinde seçilen kullanıcı adları ve bir kısım mesaj içeriklerinde bu programı sanığın eşi ....'in kullandığı izlenimi olduğu belirterek, her ne kadar .... içerikleri sanık .... tarafından kabul edilmemiş ise de ....'a bağlanılan telefonun ....'a ait olduğunun kendi ikrarı ile sabit olduğu, sanığın şahsi kullanımında olan telefonunun başkası tarafından kullanıldığına dair aksine bir bilginin dosyada bulunmadığı bu haliyle sanığın .... kullanıcısı olduğu belirlendiği gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Burada tartışılması gereken .... numaralı hattın fiilen kimin kullanımında olduğu hususudur, her ne kadar bu telefon Sanık .... adına kayıtlı ise de sanık ....'ın yargılandığı dava dosyasında elde edilen HTS kayıtlarında sanık ....'ın o dönemde kullandığını beyan ettiği .... numaralı telefon ile eşinin kullandığını beyan ettiği ve .... tespit edilen .... numaralı telefon ile hiç bir görüşmesinin olmadığı, ancak eşi adına kayıtlı ve fiilen eşi .... tarafından kullanılan .... numaralı hat ile .... numaralı hat arasında çok sayıda görüşmenin bulunması ve .... içerikleri ile ekli kişiler ve kullanıcı adı gibi kişisel bilgiler incelendiğinde sonu .... ile biten ve .... tespiti yapılan telefonun Sanık .... tarafından kullanıldığı, sanık ....'ın eşini kurtarmaya yönelik olarak fiilen bu telefonu kullandığına dair beyanda bulunduğunun kabulü gerektiği,
Her ne kadar son yargıtay içtihatlarına göre bu tür tereddütlü durumlarda eşlerin birlikte yargılanmasına dair kararlar mevcut ise de, sanığın eşi .... hakkındaki dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kaldı ki .... numaralı ....'lu telefon delili olmadan dahi sanık ....'ın Fetö terör örgütü üyesi olduğunun tanık beyanları SGK kaydı, Bank .... gibi yan deliller ile kanıtlandığı anlaşılmıştır.
Bu hususlar dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık, sanık müdafileri ve sanık eşi ....'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)