Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütü yöneticiliği/üyeliği suçlarının kesintisiz (mütemadi) suçlardan olması, aynı suç tarihini kapsayan dönemde gerçekleştirildiği iddia olunan silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçunun, terör örgütü üyeliği suçuna göre üstlenilen görev ve kanundaki cezai yaptırım bakımından daha nitelikli bulunması, terör örgütüne üye olma ve terör örgütünün yöneticisi olma suçları arasında geçitli/müterakki suç ilişkisinin varlığı da dikkate alındığında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, mükerrer yargılama yapılmasının önüne geçilebilmesi, 5235 sayılı Kanunun 47/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin sadece BAM'da görev yapan bölge başkanı, daire başkanları, üyeler, C.Başsavcısı ile C.Savcılarının şahsi suçlarından dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin bulunması ve kişilerin Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile yasalardan kaynaklanan maddi olayın incelendiği "iki dereceli yargılanma" haklarının bulunması hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Sanık .... hakkında Dairemizde bulunan "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma" suçuna ilişkin dava ile Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/618 esas sırasında halen görülmekte olan "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yöneticisi olma" suçuna konu davaların, olağan kanun yolu denetimi yapan üst dereceli Bölge Adliye Mahkemesinde birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı, aynı derecede yargılama yapan mahkemede birleştirilerek görülmesinde hukuki gereklilik bulunması, yargılama sırasında Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin kendi dosyalarında birleştirme önerisinde bulunduğuda gözönüne alındığında , söz konusu dosyaların ilk derece mahkemesinde birleştirilmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, sanık ve müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1. maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair, Bozma kararı yönünden kesin surette olmak üzere 18/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)