Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın eşi olan .... hakkında Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 gün, 2018/27 Esas, 2018/390 Karar sayılı ilamı ile silahlı terör örgütü (fetö-pdy) üyeliği suçundan mahkumiyet kararı verildiği, celp edilen ilamın incelenmesinde farklı telefon numarasına ait farklı ID eşlemesi ile bylock kullanımına ilişkin tespitler bulunduğu bu haliyle sanıkların birlikte yargılanmasını gerektirir nitelikte hukuki ve fiili yararın bulunmadığı görülmüştür.
Sanık hakkında UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; aynı suça ilişkin olarak hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/17493 soruşturma sayılı evrakında soruşturma yapıldığı görülmekle, bu konuda yapılan yazılan yazıya gelen cevapta sanık hakkında başkaca yeni bir delil elde edilemediğinden Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2019 gün, 2019/2482 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği görülmüştür.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)