Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Her ne kadar bylock içerikleri gelmemiş ise de; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hüküm yönünden dosya kapsamında mevcut bulunan tanık beyanları ve istinaf aşamasında dosyamıza gelen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan tanık ...'nın sanık hakkında ''2008 jandarma astsubay okulu mezunudur, jandarma genel komutan korumalığını yapmıştır, 2013 yılında j.astsubaylıktan j.subaylık sınavını kazanmıştır, ... ve Beytepe Ankara eğitim safhalarında ... ve ... ile samimiydiler, Fetö Pdy silahlı terör örgütü mensubu olduğunu değerlendiriyorum'' şeklindeki beyanı ile yine etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tanık ... beyanında ''fetö terör örgütü ile iltisaklı olduğunu değerlendirdiğim devre arkadaşımdır'' şeklindeki beyanları, diğer deliller, kabul ve uygulamaya göre hüküm vermeye yeterli olduğu dairemizce tespit edilmekle, hükümden sonra gönderilen bu deliller dairemizce sonuca etkili görülmemiştir.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafininileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)