Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 07.01.2019 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.
Sanık ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada alınan savunmasında: "Ben daha önce mahkemenize yazılı savunma dilekçelerimi gönderdim, bu dilekçelerimin içeriğini aynen tekrar ediyorum, ben FETÖ terör örgünü üyesi değilim, ülkemizde darbe yapan bu hain örgütü kınıyorum, bu örgütün hiç bir şekilde üyesi değilim evimde arama yapıldığı, dijital metaryallere el konulduğu doğrudur, arama yapıldığında evimde daha önceki savunmalarımda belirttiğim gibi para koleksiyonum vardır hatta evimde arama yapılırken koleksiyonun tamamını almalarını söyledim bu bir doların herhangi bir örgütsel anlamı yoktur. Tanık .......'nun beyanları kesinlikle yalandır zira bu şahıs 1972 d.lu ben 1975 doğumluyum, komiser yardımcılığı sınavları yaşa göre olur bu kişinin benimle aynı sınava germesi mümkün değildir, ben 36 yaşında komiser oldum, normalde komiser olmak için polislikte 6 yılı doldurmak gerekiyor, ben 10. Yılımda kendi emeğimle oldum, hatta komiserlik sınavını 3. Sınavımda kazanabildim neden bu şekilde beyanda bulunduğunu ben anlamadım anladığım kadarıyla 138 kişinin ismini vermiş, kendisini 1 yıldır tanırım KOM da veya istihbarat gibi birimlerde hiç çalışmadım, çevik kuvvette çalıştım hatta o tarihte Diyarbakır'daki hendek olaylarına gittim, hatta ben Çocuk Polisliği sertifikası sahibiyim, Manisa'ya geldiğimde sertifikam olmasına rağmen bu birimde çalışmadım 3 karakolda çalıştırıldım, herhangi bir şekilde FETÖ tarafından korunup kollanmadım, hatta şunu söylemekte fayda görüyorum bu yapıdan dolayı ihraç edilen ....... isimli emniyet müdürü bana haksız yere ceza vermiştir. Yevmiye kesimi, kıdem tazminatı gibi cezalar verdi, bunların davaları da halen daha devam etmektedir. Daha önce de belirttiğim gibi bu yapının sohbet toplantılarına gitmedim, diğer bu yapının sohbet toplantılarına katılmadım, her ne kadar tanıklar 17-25 Aralık’tan sonra benim sohbet toplantılarına katılmadığım yönünde beyanda bulunmuş iseler de, ben öncesine de katılmadım" şeklinde,
Sorulduğunda" Ben inceleme yapılan telefonu formatlatmadım, 2016 yılının başında Şırnak'a giderken yeni bir telefon aldım " şeklinde,
Dijital inceleme raporu okunarak sorulduğunda "Rapora ilişkin yazılı savunmalarımda da gerekli açıklamaları yaptım, dijital rapordaki konuşmalar benimdir, orada darbe gecesi ne şekilde açıklama yaptığım dijital metaryallere de yansıtılmış, "herkes bulunduğu yere silahlarınıza sahip çıkın, asparagas haberlere itibar etmeyin, devletin verdiği silahı ancak devlet alır" açıklamaları bana aittir nöbetçi olduğumuz gece 300 kişilik komando taburu Cizre Merkeze geldi, biz bunların ilçe merkezine girmelerini engelledik, daha sonra Şırnak merkeze geri döndüler, bu telefon dijital inceleme raporundaki 16.07.2016, saat 09.37 deki eşimle olan mesajda bu geri püskürttüğümüz guruba ilişkindir" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık dairemizce yapılan yargılamada alınan savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, toplantılara katılmadım, slayt gösterisi yapılan sınav sorularını almadım, atılı suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum, sınava kendi evimde çalıştım, ben kesinlikle soruları almış bu şekilde komiserlik sınavını kazanmış biri değilim, eğitim için İstanbul'da bulundum, ancak hiç bir sohbet evine gitmedim, sohbetlere katılmadım, tanık beyanlarını kabul etmiyorum, yine yerel mahkemedeki yapmış olduğum savunmaların tamamını aynen tekrar ediyorum, ben İstanbul'da kaldığım dönemde kamu kurumlarında kaldım ve hafta sonları da Balıkesir ve Eskişehir'e geldim, bu nedenle tanık beyanlarının hiç birini kabul etmiyorum" şeklinde,
Dairemize Isparta C. Başsavcılığı tarafından gönderilen .......'nın beyanları okunup sorulduğunda ".......'yı tanırım, aynı sınıfta, kursta birlikte kaldık, başkan ya da başkan yardımcısıydı, 6 numara olarak yaptırılan teşhisi kabul etmiyorum, ben kesinlikle örgüt evinde kalmadım," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafi Av. ....... dairemizce yapılan yargılamada yaptığı savunmasında; "Savunmaya ekleyeceğimiz bir husus yoktur, aynen iştirak ediyoruz, yine son hükümden sonra gelen tanık .......'nın beyanlarını kabul etmiyoruz, çünkü oradaki beyanlarda sürekli sohbet toplantılarına gelen kişileri beyan etmiş, ancak müvekkilim o saydığı kişiler içinde yer almamaktadır, HTS'lerden yola çıkılarak bir tespit ve teşhis yaptırılmış, bunu kabul etmiyoruz," şeklinde savunmada bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Sanık ....... hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığında Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyeliği suçundan halen açık gözüken soruşturma dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin ilk derece mahkemesince denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi, anılan soruşturma dosyası kapsamında dava açılmış ise birleştirme hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek hukuki durumlarının takdir veya tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
Ayrıca Kabul ve uygulamaya göre de;
Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 2010 yılında yapılan Komiser yardımcılığı sınavını kazanan ve 2011 yılından sonra Manisa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapan sanık .......’in, Balıkesir ilinde görev yaptığı dönemde katıldığı sohbet adı altındaki örgüt toplantılarında komiserlik sınav sorularının kendisi ile birlikte diğer örgüt mensuplarına verildiği, bu suretle sınavı kazandığı, İstanbul İlinde Komiser Yardımcılığı kursu boyunca terör örgütüne ait evde kaldığı, buradan hareketle komiser yardımcılığı görevine örgütün talimatı, yardımı ve referansı ile atandığı, Manisa iline atanmasından sonra da örgütün Manisa Emniyet Yapılanması içerisinde oluşturulan komiser yardımcıları sohbet grubunda yer aldığı ve bu kapsamda örgüt üyeleri tarafından düzenlenen gizli sohbet toplantılarına katıldığı, ikametinde yapılan aramada da örgütsel sembol niteliğinde bulunan ve örgüt elebaşı tarafından üyelere gönderildiği değerlendirilen 1 Dolar'ın ele geçirildiği, emniyet mahrem imamlar yapılanmasına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında ele geçen Micro SD kart içerisindeki bilgilere göre sanığın B4 olarak kodlandığı yani örgüte bağlı ancak zaafları bulunan olarak nitelendirildiği, tüm bunlara göre sanığın silahlı terör örgütünün faaliyetlerine katıldığı örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı, sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri karşısında Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün amaçlarını benimsediği, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimseyerek ve bunu kendi iradesinin önüne geçirmek suretiyle Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmasına rağmen sanık hakkında Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından, sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair hüküm kurulmasının, kanuna aykırı olduğu görülmekle,
Yerel Cumhuriyet Başsavcılığının istinaf isteminin bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca hükmün bozulmasına, bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında istinaf incelemesine konu olan silahlı terör örgüt üyeliği suçundan başka, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20514 soruşturma sayılı evrakında silahlı terör örgütü üyeliği ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçlarına ilişkin olmak üzere soruşturmanın yürütüldüğü, yürütülen bu soruşturma kapsamında elde edilen delillere göre atılı suç nitelemesinin değişme ihtimalinin bulunduğu, dosya kapsamına göre de her iki dosyaya ait delillerin bir arada değerlendirilerek maddi gerçeğin ortaya konulmasında zorunluluk bulunması, soruşturması devam eden dosya bakımından kamu davası açılması halinde, şahsi ve fiili irtibat nedeniyle, söz konusu dosyaların ilk derece mahkemesinde birleştirilmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekliliği hususu gözönüne alındığında verilen karar, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, sanık ve müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 tarih, 2017/522 esas ve 2018/481 karar sayılı ilamı ile sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraatine dair verilen karar aleyhine, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık hakkında istinaf incelemesine konu olan silahlı terör örgüt üyeliği suçundan başka, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20514 soruşturma sayılı evrakında silahlı terör örgütü üyeliği ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçlarına ilişkin olmak üzere soruşturmanın yürütüldüğü, yürütülen bu soruşturma kapsamında elde edilen delillere göre atılı suç nitelemesinin değişme ihtimalinin bulunduğu, dosya kapsamına göre de her iki dosyaya ait delillerin bir arada değerlendirilerek maddi gerçeğin ortaya konulmasında zorunluluk bulunması, soruşturması devam eden dosya bakımından kamu davası açılması halinde, şahsi ve fiili irtibat nedeniyle, söz konusu dosyaların ilk derece mahkemesinde birleştirilmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekliliği hususu,
Hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, bu nedenle, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Bozma kararı yönünden yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf aşaması için yapılan yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
Dair talebe uygun olarak oybirliği ile, iddia makamı ile sanık ....... ve sanık müdafi Av........'in huzurunda kesin olarak verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2019 (¤¤)