Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, ... isimli FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının aralarında gizli irtibatı sağlayan iletişim programını kendisi kullanmakla birlikte başkalarına da yüklediğinin dosya içerisinde bulunan deliler ile anlaşılmış olduğundan TCK 3, 61 maddeleri kapsamında mahkemenin kabuklunun doğru ve isabetli olduğu anlaşılmakla,
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçundan ceza alan sanık hakkında, ceza hesaplaması yapılırken 5237 sayılı TCK'nin 314/2 maddesi uyarınca 5 Yıl 8 Ay hapis cezası, 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılması sonucu "7 Yıl 18 Ay hapis" cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 8 Yıl 6 Ay olarak belirlenmesi hatalı olduğundan; CMK'nin 303. Maddesi uyarınca eksikliğin dairemizce giderilmesi mümkün olmakla hüküm fıkrasının ikinci paragrafının "8 yıl 6 ay" ibaresinin çıkarılarak yerine "7 yıl 18 ay" ibaresi eklenmek suretiyle CMK 303. Maddesi uyarınca hukuka aykırılığın düzeltilmesine,
Belirtilen hususlar dışında mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
Hüküm fıkrasının ikinci paragrafında bulunan "8 Yıl 6 Ay " ibaresinin çıkartılarak yerine "7 Yıl 18 Ay" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİ ile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)