Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 24/12/2018 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan TCK 314/2 maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ........'ın dairemizde yapmış olduğu savunmasında: "Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben yüklü olduğu iddia edilen eagle programını da kabul etmiyorum. Gizli tanık ifadeleri de doğru değildir. Çünkü benim eagleden birşey okuyup paylaşmam söz konusu değildir. Gizli tanık ilk bağlandığında bana bylcok yüklü olduğunu söylemiştir. Mahkeme başkanı uyarı yaptığında bunun ……. değil eagle olabileceğini söyledi. Ben telefonum arızalanmıştı. Yurtdışındaki ablam bana ........ 5 getirmişti. Daha sonra benden bu telefon alındı. Henüz teslim edilmedi. Benim hakkımda dinlenen tanık beyanlarını kabul etmiyorum. Çünkü ben akşam geç saatlere kadar okuldayım. Saat üç civarlarında toplantılara katılmam mümkün değildir. Bunu da belgeleri ile ilk derece mahkemesine sunduk. Ben yine ........ ve ........ 'in örgütle bağını bilemiyorum. Benim bunlarla görüşmem ayrı yerlerde oturduğumuz için ancak hasta ziyareti veya çocuk görme gibi nedenlerle olabiliyordu. Bunun dışında ben örgütün toplantılarına katılmış değilim. Ben aktif sen'den 2016 yılı Mart- Nisan ayı gibi ayrıldım. Ayrıca ........'da eski hesaplarım vardır. O dönemde ev yapıyorduk. Çok cüzzi bir miktarda bir gün yolda kalıp yürüdüğüm için üzerimde para bulunmadığından mağdur olmamak üzere çok cüzzi bir miktar para yatırdım. Benim eşim hakkında yine aynı suçtan dolayı tahkikat yapıldı. İzmir 14.ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldı. Beraat kararı aldı. Benim eşimin de benimde bu yapıyla bir bağımız yoktur. Devamla ben sendikadan yukarıda da bahsettiğim gibi darbe girişiminden önce istifa etmiştim. Sendika temsilcisi ........ bizi dersleri protesto etmemizi istedi. Ben de bunun doğru olmadığını söyleyerek bu eyleme katılmadığım gibi sendikadan da istifa ettim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafinin dairemizde yapmış olduğu esas hakkındaki savunmasında; "biz ilk derce mahkemesinden itibaren müvekkilimin suçsuz olduğunu başka kişiler ile karıştırılmış olabileceğini beyan ettik, ancak uzun bir süre tutuklu kalarak mahkumiyetine karar verildi. Toplanan deliller ile sanığın ne örgüt üyeliği ne de örgüte yardım suçundan mahkumiyetine yeter deliller elde edilememiştir, mütalaaya da katılmıyoruz, müvekkilimin bu örgüte karşı herhangi bir sempatisi yoktur, öğretmen olması nedeniyle tüm savunma dilekçesinde belirttiğimiz üzerine ders programını ve çalışma saatlerini mahkemeye arz etmeye çalıştık, bu yapıyla ilgisi ve alakası bulunmamaktadır, gizli tanık beyanlarını kabul etmiyoruz, hatta bir keresinde dava dosyasında başka bir ........ geldi onu da tanık olarak dinlediler, müvekkilimin üzerine atılı suçu işlemediği kanaatindeyiz, yazılı ve sözlü savunmalarımızı aynen tekrar ediyoruz, atılı suçtan beraatine karar verilmesini mahkeme aksi kanaate ise lehe olan hükümlerin HAGB nin uygulanmasını ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını talep ediyoruz, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında:
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması için gerekli olan eylem yoğunluğu çeşitliliği ve devamı gibi unsurların gerçekleşmediği ve yukarıda açıklanan eylemlerin sempati düzeyini de aşmasıyla terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek şeklinde gerçekleştiğinin kabulünün gerekeceği anlaşılmakla,
1- İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2- Sanık ........'in eylemine uyan TCK'nun 314/2, 220/7 3713 Sayılı Yasanın 5/1 TCK'nun 53, 54,62, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
3- Sanık hakkında verilen adli kontrol şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığından yurtdışına çıkma yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına karar verilmesi, Kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında, ilk derece mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak eyleminden dolayı açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü verildiği görülmüş ise de, öncelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması, faaliyet yöntemleri ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirilmesi karşısında bu tarihten önceki faaliyetlerin örgütsel olduğunun mahkemece ispat edilmesinin gerekli olduğu gözetildiğinde;
Silahlı terör örgütü olduğunun kabulü doğrudur. Bir kimsenin silahlı terör örgütüne üye olabilmesi için örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, örgüt hiyerarşisine dahil olup amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunması zorunludur. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 20.12.2017 gün ve 2017/1862 esas- 2017/5796 sayılı ilamında da açıklandığı üzere sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için örgüt hiyerarşisine dahil olup örgütün amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetlerde sanığın bulunması zorunludur.
Örgüte yardım suçu ile silahlı terör örgütü eyleminin ayırt edilmesinde esas olan kriter sanığın terör örgütünün lehine maddi veya manevi yardım kapsamında sayılabilecek süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içermeyecek örgütsel faaliyetlerde bulunması kriteri dikkate alınır.
Bu açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde;
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında FETÖ PDY silahlı terör örgütü üyeliği eyleminden cezalandırılmasına dair verilen hükme karşı sanık müdafinin istinafı üzerine dairemizce duruşma açılarak dosyanın ve sanığın eylemlerinin yeniden değerlendirildiği, sanığın İzmir Kemalpaşa da tarih öğretmeni olarak görev yapmakta iken KHK kapsamında ihraç edilen, sanık ........'ın FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle KHK kapsamında kapatılan ........ adlı sendika üyeliğinin bulunduğu, ........'da hesabı bulunan sanığın ekonomik imkanları ölçüsünde cuz'i de olsa düzenli para yatırmak suretiyle yardım iradesini ortaya koyduğu, sanığın örgüt toplantılarına katıldığına ilişkin ........ ve ........ adlı tanık beyanlarının bulunduğu, her ne kadar gizli tanıklar ........ ve ........'ün anlatımlarına göre “Kemalpaşa ilçesinin öğretmenlerden sorumlu ablası olan ........'ın grubu ikiye bölmesiyle sanık ........'in bu gruplardan birisinin sorumluluğunu üstlendiğini diğer grubun sorumluluğunu ise ........'in üstlendiği ve sanık ........'in ........ ve ........ ile birlikte kendi aralarında haberleşmek amacıyla telefonlarına ….. ve ........ adlı programlarını yüklediklerini” beyan ettikleri anlaşılmış ise de bu gizli tanık beyanlarının başka tanıklar tarafından doğrulanmadığı gibi bu anlatımların teyit edilemediği ve sanık ........'ten herhangi bir dijital materyal incelemesi bulunmadığı,
Yargıtay içtihatları uyarınca ……. isimli örgüte ait gizli haberleşme programını kullanmayan sanığın örgütle irtibatlı sendika üyeliğinin bulunması ve yine örgütle irtibatlı olduğu için TMSF'ye devrine karar verilen ........ isimli finans kuruluşunun kurtarılması hususunda örgüt liderinin verdiği talimat sonrasında, talimata uygun şekilde ve talimat döneminde sanığın para yatırmak suretiyle hesap artışında bulunması örgüte yardım niteliğinde eylemler olduğu, sanığın FETÖ PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurup, örgüt hiyerarşisi içerisinde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içerir örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair delil bulunmadığı, sanığın örgüte sempati ve iltisak boyutunu aşacak, ancak süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik unsurları gerçekleştirmeyecek, örgütle irtibatlı sendikaya üye olması ve örgütle irtibatlı ........'da açıklanan biçimde hesap artışına gitmiş olmasının örgütün amacı doğrultusunda örgüte yardım eylemi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, sanığın FETÖ PDY silahlı terör örgütüne yardım ettiği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yardım eylemi niteliği ve kapsamı dikkate alınarak TCK'nın 220/7 maddesi uyarınca cezasından 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında arttırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları, sabıkasız oluşu ve cezanın geleceği üzerindeki olası ıslah edici etkisi dikkate alınarak sanığın cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak, 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK'nın 53 ve 63 maddelerinin tatbiki ile CMK'nın 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasının devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık ........ hakkında terör örgütüne üyelik suçundan açılan kamu davası sonucunda değişen suç vasfına göre İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 14.05.2018 tarih, 2017/289 esas ve 2018/167 karar sayılı ilam ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
2- Sanık ........'ın üzerine atılı değişen ve dönüşen vasfıyla silahlı terör örgütüne yardım suçu sübut bulduğundan, eylemine uygun düşen 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, dikkate alınarak takdiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yapılan yardımın niteliği nazara alınarak, cezasından 6352 sayılı Yasa’nın 85. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 220/7 maddesinin son cümlesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın 3713 sayılı TMK’nin 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeniyle; cezasında, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılarak sanığın 1 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak; cezasında TCY’nin 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nin 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın hükümden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltında geçen sürelerinin TCK’nin 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından uygulanan CMK.nun 109/3-a maddesi uyarınca YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI KONULMASINA ilişkin adli kontrol kararının karar kesinleşinceye kadar devamına,
İlk derece mahkemesi tarafından sanığın yargılaması için yapılan (33,10)TL'den ibaret yargılama giderinin sanıktan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin dosya üzerinde bırakılmasına,
Dair, talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ........ ve sanık müdafi Av. ........'nın huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunup zabta geçirilmek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı. 05/09/2019 (¤¤)