Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53, 58/9 maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ........ Dairemizce alınan savunmasında: Ben önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Ben ….. kullandığımı kabul etmiyorum bu nedenle gelen içerikleri de kabul etmiyorum, Ben …….. kullandığım hususunu kabul etmiyorum gelen belgeleri de kabul etmiyorum tarafıma okumuş olduğunu isimlerden sadece ........ 'ı ……. çalışanı olmasından dolayı ve ona iş yaptığımdan dolayı tanıyorum.
Sanığa Uludağ'a gidip gitmediği sorulduğunda: evet gittim ancak tarihini hatırlamıyorum 3-4 sene olmuştur.
Sanığa ........ isimli şahsı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda: öyle bir konuşmayı hatırlamıyorum benim dava açıldığından beri ilk defa bu içerikler gelmiştir. iki senedir davam sürüyor bu içerikler bana tebliğ edildi. Bylock yazışmaları inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep ediyorum demiştir. 04/07/2019 tarihli dairemizce yapılan duruşmada sanık bir diyeceği olmadığını beyan etmiş, bilahare etkin pişmanlık talebim olacaktır, etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum, detaylı olarak bildiğim ve bilebileceğim kişi ve olaylarla ilgili yazılı beyanda bulunmak istiyorum, bu konuda bana süre verilsin, şeklinde savunma beyanında bulunmuştur.
Sanık müdafinden esas hakkındaki savunma ve delilleri sorulduğunda: Biz müvekkilimizin bu örgüte sempati düzeyinde bir yaklaşımının olduğunu düşünüyoruz. Kendisi samimi olarak sunmuş olduğu yazılı dilekçesinde de ve hazırlıkta ilk gözaltına alındıktan sonraki savunmalarında da samimi beyanlarda bulunmuştur. Bylock'u nasıl kurulduğunun ve yüklendiğini anlatmıştır. Bu hususların da göz önünde tutularak müvekkilimin etkin pişmanlık hususunda cezasının azami oranda indirilmesini lehine olan hükümler uygulanarak iyi hal indiriminin yapılmasını müvekkilimiz adına talep ediyoruz demiştir.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün yargı kararlarıyla kesin bir şekilde silahlı terör örgütü olarak tespit edildiği, …. adlı haberleşme programının da sadece örgüt mensupları tarafından kullanılan gizli bir haberleşme programı olduğu,
Bu kapsamda sanık ........'nun kendi adına kayıtlı bulunan …… ve ….. gsm nolu hattın takılı olduğu cep telefonuyla 24/05/2015 tarihinden itibaren …. isimli şifreli programı indirdiği CGNAT kayıtları ve HTS kayıtları ile doğrulandığı,
Sanığın ….. adlı sosyal paylaşım sitesinde terör örgütünün ve terör örgütü liderinin övgü mahiyette çok sayıda paylaşımda bulunduğu,
Bu haliyle sanığın eylemlerin yoğunluğu, çeşitliliği ve devamı gibi unsurlarla FETÖ silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği anlaşılmış ise de;
Sanığın istinaf aşamasındaki beyanlarında … kurduğunu ikrar edip, bylocka yönelik anlatımları ile örgütsel faaliyetler hakkında bilgi verip bir kısım şüpheliler hakkında anlatımlarda bulunduğu anlaşılmış olup,
Bu haliyle sanığın örgüt içerisindeki konumuna ve ….. yükleme ve kullanımı yönündeki samimi görülen ikrara yönelik beyanları dikkate alınarak sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiği anlaşılmakla,
1- İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2- Sanık ........'nun eylemine uyan TCK'nun 314/2, 221/4-5, 3713 Sayılı Yasanın 5/1 TCK'nun 53, 54, 62.63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
3- Sanık hakkında verilen adli kontrol şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığından yurtdışına çıkma yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında, ilk derece mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak eyleminden dolayı açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü verildiği görülmüş ise de, öncelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması, faaliyet yöntemleri ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirilmesi karşısında bu tarihten önceki faaliyetlerin örgütsel olduğunun mahkemece ispat edilmesinin gerekli olduğu gözetildiğinde;
Silahlı terör örgütü olduğunun kabulü doğrudur. Bir kimsenin silahlı terör örgütüne üye olabilmesi için örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, örgüt hiyerarşisine dahil olup amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunması zorunludur. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 20.12.2017 gün ve 2017/1862 esas- 2017/5796 sayılı ilamında da açıklandığı üzere sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için örgüt hiyerarşisine dahil olup örgütün amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetlerde sanığın bulunması zorunludur.
Bu açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde;
TCK'nın 221. Maddesi uyarınca örgüt üyesinin hakkında soruşturma başlamadan önce veya soruşturma başladıktan sonra kendiliğinden kolluk güçlerine veya yetkili C. Başsavcılığı'na müracaat edip örgütsel faaliyetlerini anlatması, diğer örgüt üyeleri ve faaliyetleri hakkında faydalı ve samimi beyanlarda bulunması durumunda sanık hakkında TCK'nın 221. Maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması örgütlü suçlarla mücadele bakımından kanun koyucunun yaptığı bir düzenlemedir.
Sanık hakkında ilk derece mahkemesinde açılan kamu davası sonucunda terör örgütü üyesi olmak eyleminden mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dosyadaki deliller itibariyle sanığın durumunun değerlendirilebilmesi için dairemizce duruşma açıldığı, sanığın dairemizce yapılan duruşma sırasında ilk savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini, ........ kullanmadığını, içerikleri kabul etmediğini, 20.06.2019 tarihli celsede beyan ettiği, bilahare 04.07.2019 tarihli 2. celsede sanığın ve müdafisinin ........ içerikleri inceledikleri, etkin pişmanlık beyanında bulunmak üzere bildiği ve bilebileceği kişileri yazılı olarak açıklamak için kendisine süre verilmesini talep ettiği,
Sanığın ve müdafine gerekli sürenin verildiği, sanığın örgüt içerisinde kaldığı süre ve konum itibariyle örgütsel faaliyetler ve örgüt üyelerinin eylemleri ile ilgili yazılı olarak 16.07.2019 tarihli dilekçesi ile açıklamalarda bulunduğu, ........ programını yüklediğini, yükleyen kişiyi ve örgütle irtibatını sağlayan kişilerle ilgili bir kısım bilgileri sunduğu görüldüğü, sanığın beyanında bahsi geçen kişilerle ilgili olarak TEM Şube Müdürlüğü marifetiyle araştırma yapıldığı, etkin pişmanlık kapsamında isimlerini verdiği kişilerle ilgili olarak sanığın beyanında bahsi geçen yedi isimden altısı hakkında sanığın beyanıyla ilintili olmaksızın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili işlem yapıldığı, bir kişi hakkında ise herhangi bir adli işlem kaydı bulunmadığı anlaşıldığı, yaptırılan araştırma sonucuna göre sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre ve faaliyetleri ile ilgili faydalı ve samimi açıklamalarda bulunduğu değerlendirildiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kesinleşmiş yargı ve Yargıtay içtihatları ile belirlendiği üzere örgüt üyelerinin gizli haberleşme amacıyla kullandıkları ........ isimli programı kendi adına kayıtlı bulunan ........ nolu- ........ nolu cep telefonlarıyla ıd numarası ........, kullanıcı adı ........ olacak şekilde kullandığı, diğer ........ kullanıcılarının roster olarak sanığa memet kumru olarak kayıtladıkları, sanığın ........ adlı sosyal paylaşım sitesinde de terör örgütü faaliyetleri ve terör örgütü liderini övgü mahiyetinde pek çok paylaşımlarda bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurup ........ isimli programı cep telefonuna yükleyip kullanmak ve ........ isimli sosyal paylaşım sitesinde çok sayıda terör örgütü ve örgüt liderine övgü mahiyetinde paylaşımlar yapmak suretiyle süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösterecek örgütsel eylemleri işlediği, sanığın dairemizde duruşma sırasında etkin pişmanlık beyanında bulunacağını açıklayıp ........ kurduğunu ikrar edip ........'u yükleyen kişiler ve örgütteki diğer kişilerle ilgili faydalı ve samimi anlatımlarda bulunduğu, sanığın örgüt içindeki konumu, ........ yükleme ve kullanma yönündeki samimi ikrarı, etkin pişmanlığa yönelik faydalı ve samimi anlatımları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemine uyan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan işleniş biçimi, suç kastı yoğunluğu değerlendirilerek takdiren alt sınırdan ceza verilmek suretiyle TCK'nin 314/2 maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi uyarınca cezasından yarı oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın hakkında soruşturma başlayıp yakalandıktan sonra dairemizce açılan duruşmada ........ içerikleri geldikten sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından TCK'nin 221/4-2. cümlesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası ıslah etkileri göz önüne alınarak TCK'nin 62/1 maddesi uyarınca takdiren cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK'nin 53, 58/9, 221/5, 63 maddeleri uygulanarak ilk derece mahkemesi tarafından verilip uygulanan CMK'nin 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin hüküm kesinleşinceye kadar tatbik edilmesine dair aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Sanık ........ hakkında terör örgütüne üyelik suçundan açılan kamu davası sonucunda değişen suç vasfına göre İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.07.2018 gün, 2017/429 (E)- 2018/294 (K) sayılı ilam ile silahlı terör örgütüne üye olmak eyleminden mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu hükme karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örtüne üye olmak eyleminden, eylemine uyan suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastı, yoğunluğu değerlendirilerek takdiren alt sınırdan ceza verilmek suretiyle 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın 3713 sayılı TMK’nin 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeniyle; cezasında, 3713 sayılı Yasa’nın 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla; cezasında, TCK’nin 221/4-12. Cümle uyarınca takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak; cezasında TCY’nin 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nin 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,
TCK'nin 58/9 maddesi gereğince sanığın terör örgütü mensubu olması göz önüne alınarak hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanık hakkında TCK’nin 221/5 maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın hükümden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltında geçen sürelerinin TCK’nin 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından uygulanan CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağının adli kontrol tedbirinin hüküm kesinleşinceye kadar tatbik edilmesine,
Sanığa ait dijital metaryaller incelendikten sonra hazırlanacak olan kopyaların dosyasına delil olarak saklanmak üzere sunulmasına, dijital metaryel asıllarının karar kesinleştiğinde sanığa iadesine,
Sanığın mal varlığı üzerinde tedbir varsa kaldırılmasına,
İstinaf talebi lehe olduğundan istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin dosya üzerinde bırakılmasına, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama gideri hususunda hüküm kurulmadığından ilk derece mahkemesince yapılan giderlere ilişkin olmak üzere yargılama gideri konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı Cumhuriyet Savcısı huzurunda, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle, dairemize gönderilmek üzere vereceği dilekçe ya da tutturacağı tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2019 (¤¤)