Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 15.11.201 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nin 314/2, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nin 53. maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ilk derece mahkemesince alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, mütevelli olarak sohbetlere katılmadım zira benim öz dayım .... Vakfı Başkanıydı, bu vakfın FETÖ ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Dini bilgilere ihtiyacım olduğundan bu vakfa gidip gelmeye sahiptim. Yalnız benim kardeşim .... bu yapı mensubu olmaktan dolayı yargılandı, halen tutukludur, muhtemelen ikimiz ortak olduğumuz için kardeşim de sohbetlere gidip geldiği için bu şekilde benim adımı da vermiş olabilirler. FETÖ ile iltisaklı olduğu belirtilen .... Derneğine üye değilim. .... Derneğine üye olduğum doğrudur. Ancak hiçbir faaliyetine katılmadım. HTS raporunda geçenlerin bir kısmı müşterim bir kısmı yakınımdır. Örgütsel hiçbir görüşmem yoktur. HTS raporunda adı geçen çatı yönetiminde yargılandığı belirtilen .... isimli şahsı tanımam. Az önce belirttiğim gibi kardeşim .... ile ortaktık. ....'in eşi ile .... aynı köydenmiş, bu nedenle tanışıyorlarmış. Bu telefon görüşmesi bu şekilde olabilir. Zira .... ile aynı dükkanda çalıştığımız için birbirimizin telefonunu kullanmışlığımız olmuştur. Mütevelli olduğum iddiası kesinlikle doğru değildir. Bank....'da hesabım vardır. Ancak bu bankaya talimatla para yatırmadım. Eşim ve çocuklarım hakkında dava yoktur. Sadece kardeşim hakkında dava vardır. Yurtdışına sadece hacca gittim. ...., ...., .... isimli programları kullanmadım, alınan telefonum akıllı telefon değildir. Herhangi bir program kullanmadım. Bu yapıya ait kurumlarda çalışmadım. Mal varlığımda tedbir yoktur" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık dairemizce alınan savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Bu hususta detaylı olarak ilk derece mahkemesinde ifade verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim dayım .... Vakfı başkanıdır. Ben gerek görseydim buraya giderdim. Ben onun toplantılarına dahi katılmıyordum. Benim kardeşim .... hakkında fetö soruşturması yapıldı. 7 yıla yakın bir ceza aldı. Cezası Yargıtay'dan kesinleşti. Şu anda cezaevindedir. O biraz aktiftir. Bir çok yere üyeliği vardır. Siyasi partilerle de iştigal eder. Muhtemelen onun yanında benim de ismimi söylemişler. Ben kesinlikle hiçbir mütevelli toplantısına katılmadım. Tanıkların bu yöndeki beyanlarını kabul etmiyorum. İş yerim şehrin dışındadır. Sabah erken saatlerde gider geç saatlerde dönerim. Evim de şehrin kısmen dışındadır. Benim sohbet toplantılarına gidecek ne imkanım ne vaktim vardır. Bu yöndeki tanık beyanlarının hiçbirini kabul etmiyorum. .... derneğine üye değilim. Sadece .... Derneğine üyeliğim vardır. Ancak hiçbir faaliyetine katılmadım. Bank....'yı ev kirası ve faturaları ödemek amacıyla kullandım. Atılı suçlamaları kabul etmem " şeklinde savunma yapmıştır.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Manisa Akhisar ilçesinde esnaflık yapan sanık ….'in,
Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün sohbet görünümlü örgütsel toplantılarına katıldığına ilişkin tanık anlatımları olduğu,
Sanığın Fetö/Pdy irtibatı nedeniyle KHK kapsamında kapatılan .... Derneği (....) yönetim kurulu yedek üyesi olduğu,
Sanığın terör örgütüne ait Bank.... adlı Finans kuruluşunun kurtarılması hususundaki terör örgütü liderinin talimatı sonrası bu talimata uyarak Bank....'da ki hesabında artış yaptığına ilişkin bilirkişi raporu düzenlendiği,
Bunun dışında sanığın .... programını kullandığına ilişkin herhangi bir delil olmadığı,
Bu haliyle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması için gerekli olan eylem yoğunluğu, çeşitliliği ve devamı gibi unsurların gerçekleşmediği ve yukarıda açıklanan eylemlerin sempati düzeyini de aşmasıyla terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek şeklinde gerçekleştiğinin kabulünün gerekeceği anlaşılmakla,
1-İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan verdiği mahkumiyet hükmünün CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
2-Sanık K2'in eylemine uyan TCK'nun 314/2, 220/7, 3713 Sayılı Yasanın 5/1 TCK'nun 53, 54, 62, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
3-Sanık hakkında verilen adli kontrol şart ve sebeplerinde herhangi bir değişiklik olmadığından yurtdışına çkma yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına karar verilmesi, kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında, ilk derece mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak eyleminden dolayı açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü verildiği görülmüş ise de, öncelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması, faaliyet yöntemleri ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirilmesi karşısında bu tarihten önceki faaliyetlerin örgütsel olduğunun mahkemece ispat edilmesinin gerekli olduğu gözetildiğinde;
Fetö/Pdy nin Silahlı terör örgütü olduğunun kabulü doğrudur. Bir kimsenin silahlı terör örgütüne üye olabilmesi için örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, örgüt hiyerarşisine dahil olup amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunması zorunludur. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 20.12.2017 gün ve 2017/1862 esas- 2017/5796 sayılı ilamında da açıklandığı üzere sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için örgüt hiyerarşisine dahil olup örgütün amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetlerde sanığın bulunması zorunludur.
Örgüte yardım suçu ile silahlı terör örgütü eyleminin ayırt edilmesinde esas olan kriter sanığın terör örgütünün lehine maddi veya manevi yardım kapsamında sayılabilecek süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içermeyecek örgütsel faaliyetlerde bulunması kriteri dikkate alınır.
Bu açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde;
İlk derece mahkemesi Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında, fetö/pdy silahlı terör örgütüne üye olmak eyleminden dolayı mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu hükme karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine sanığın, eylem durumunu yeniden değerlendirilmesi için dairemizce duruşma açılarak yargılama yapıldığı, yapılan yargılamanın sonucunda sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katıldığına dair tanık beyanlarının bulunması, fetö/pdy irtibatı nedeniyle KHK kapsamında kapatılan .... Derneği yedek üyesi olduğu anlaşılması, fetö/pdy silahlı terör örgütü ile irtibatlı Bank.... isimli finans kuruluşunun kurtarılması yönünden örgüt liderinin talimatı uyarınca bu talimat dönemi içerisinde talimata uygun biçimde Bank....'ki hesabında hesap artışına gitmesi karşısında .... programını kullanmayan sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak örgüt hiyerarşisi içerisinde yer alıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içerir örgütsel eylemleri gerçekleştirdiğine dair başkaca veri bulunmayıp açıklamış olduğumuz örgütsel eylemlerin örgüte sempati düzeyini de aşacak biçimde silahlı terör örgütü üyesi olmamakla beraber bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek şeklinde gerçekleştiği anlaşıldığı, sanığın dairemizde alınan savunmasında TCK nin 221 maddesi kapsamında etkin pişmanlık beyanında bulunmadığı hususu da gözetildiğinde sanığın eylemini 5237 sayılı TCK'nin 314/3, 220/7 sevkiyle TCK'nin 314/2 maddesi kapsamında örgüte yardım eylemi olarak kabulü gerektiği anlaşıldığı, dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın eylemine uyan örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan eylemine uyan TCK'nin 314/3, TCK'nin 220/7 maddesi sevkiyle TCK'nin 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastı yoğunluğu, suç sebep ve saikleri ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü dikkate alınarak takdiren 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın eylemi örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme fiilini oluşturduğundan yardımın niteliği dikkate alınarak TCK'nin 220/7 maddesi 2. Cümlesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın yarı oranında artırılarak sanığın 1 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nin 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığına 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında TCK'nin 53, 63 maddelerinin tatbiki ile ilk derece mahkemesi tarafından hazırlık soruşturması sırasında konulan yurt dışına çıkış yasağına dair adli kontrol tedbirinin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Sanık …. hakkında terör örgütüne üyelik suçundan açılan kamu davası sonucunda Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 gün 2018/370 (E)- 2018/807 (K) sayılı ilam ile silahlı terör örgütüne üye olmak eyleminden mahkumiyet hükmü verildiği, bu hükme karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 5271 sayılı CMK.nın 280/2. maddesi gereğince incelemeye konu hükmün KALDIRILARAK, sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle;
Sanık üzerine atılı ve sabit bulunan örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 314/3, 220/7. maddesi delaleti ile TCK.nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu, suç sebep ve saikleri ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü dikkate alınarak taktiren 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eyleminin örgüte bilerek yardım etme fiilini oluşturduğu anlaşıldığından, yardımın niteliği dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 220/7. maddesinin ikinci cümlesi gereğince cezası taktiren 2/3 oranında indirilerek 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle, sanığa verilen cezanın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi gereğince yarı oranında artırılarak,1 YIL 18 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalarda mahkeme heyetine karşı saygılı tutumu, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi gereğince cezası taktiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın neticeten 1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hapis cezasına karar verildiğinden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına,
Sanık hakkında hazırlık aşamasında konulan yurtdışına çıkış yasağına dair adli kontrol tedbirinin DEVAMINA,
Sanığın nezarette geçirdiği sürelerin TCK 63. maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
Dijital materyallerin karar kesinleştiğinde sanığa iadesine,
İlk derece mahkemesince yapılan toplam 42,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına, istinaf talebi lehe olduğundan istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin dosya üzerinde bırakılmasına,
Dair; talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık ve sanık müdafinin yüzlerine karşı, hükmün sanık ile sanık müdafinin tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle dairemize gönderilmek üzere vereceği dilekçe ya da tutturacağı tutanak ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2020 (¤¤)