Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada sanığın ….. nolu cep telefonunu kullanarak, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem imamları tarafından 09.09.2011- 29.10.2011 tarihleri arasında 9 farklı ankesörlü kontörlü telefondan arandığının tespit edilmiş olması, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının askeri mahrem yapılanma içinde görev üstlenen örgüt mensupları ile örgütün hiyerarşisi içerisinde yer alacak ve gizliliği sağlayacak şekilde ankesörlü kontörlü telefon hattından irtibat kurmuş olması, itirafçı ….'ın anlatımlarına göre sanığın öğrenciliği döneminde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün evlerine gittiğini, gördüğünü ifade etmesi, itirafçı ….'ın beyanlarına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasında yer alan …. abi olarak bahsettiği kişi ile yapmış olduğu görüşmelerde sanığın FETÖ/PDY mensubu olduğunu anladığını beyan etmiş olması, ankesörlü arama, HTS analiz raporu, tanık ….'un ankesörlü telefon görüşmelerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının askeri mahrem yapılanması içerisinde yer alan kişilerinin bir görüşme yöntemi olduğunun genel olarak ifadesinde doğrulaması, itirafçı .....'ın anlatımları uyarınca da sanığın örgüt elemanı olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanma içerisinde yer alan örgüt elemanları ile irtibatlı olduğu hususunun doğrulanması, teşhis tutanağı ile tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Her ne kadar uyap ortamında yapılan sorgulamada Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/18134 SR sayılı dosyasında sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının ankesörlü kontörlü telefonlardan yapılan aramaları ile ilgili olarak yapılan soruşturmanın 1250 şüpheli ile birlikte devam ettiği ve soruşturma kaydının açık olduğu görülmüş ise de,
Sanığın üzerine atılı bulunan suçun niteliği, yukarıda açıklamış bulunduğumuz ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne esas aldığı deliller itibari ile mahkumiyet hükmünün doğru ve isabetli olduğu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının sanık hakkında 1250 şüpheli ile birlikte yürüttüğü 2018/18134 SR sayılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının ankesörlü hatlarla iletişim kurmalarına dair soruşturma evrakının dairemizde incelenmekte olan bu dava dosyasının sonucunu etkileme niteliği bulunmadığı, uyap kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, sanık hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/18134 SR sayılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği ile ilgili açık soruşturma dosyasının sonuca etkili olmadığı, dairemizce verilen kararın bir örneğinin bilgi mahiyetinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/18134 SR sayılı dosyaya gönderilerek Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CMK'nin 223/7-8 maddeleri uyarınca işlem yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa CMK.nın 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin tahliye taleplerinin REDDİile, tutukluluk halinin DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dair hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya aynı süre içerisinde tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine (sanığın tutuklu olması nedeni ile bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne veya zabıt katibine) beyanda bulunmak suretiyle, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)