Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
İncelenen ve yukarıda numarası belirtilen yerel mahkeme kararına esas teşkil eden dosyadaki duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede 07/02/2019 tarihli karar ile davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yukarıda belirtilen kararla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 7 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ve TCK 53, 58/9 maddesi gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Sanık ilk derece mahkemesince alınan savunmasında: "..... tespit edilen ..... numaralı gsm hattı bana aittir, ..... programını telefonuma yüklemedim ve böyle bir programı da kullanmadım, tespit nasıl yapıldı bilmiyorum, .....'daki hesabım çalıştığım kurum tarafından açılmış maaş hesabımdır, Manisa ..... lisesinde çalıştığım dönemde bu hesap açtırılmıştı, örgüt liderinin talimatı ile para yatırmadım, bu hesaba maaş yatırılması ve kredi kartımın borçlarının ödenmesi için yapılan işlemler hariç herhangi bir hesap hareketi yoktur, ..... hesap dökümleri incelendiğinde en fazla tutar 4 bin TL olarak gözükmektedir, bu da 2015 yılı Eylül ayına isabet etmektedir bu da maaş artışından kaynaklanmaktadır, ayrıca 2015 yılı Eylül ayı .....'nın TMSF'ye devredildiği tarihe denk gelmektedir, 2013 yılında ..... Bank'tan konut kredisi kullandım, 2015 yılında da taksitlerini ödemekte zorlandığım için bu konutu sattım kredi borcumu kapattım bir miktar param kaldı, bu para da ..... banktaki hesabımda kaldı, herhangi bir yere aktarmadım, 2010-2016 yılları arasında Manisa merkezde bulunan ..... Lisesinde coğrafya öğretmeni olarak çalıştım, devlet tarafından atamamız zor olduğu için eşim ve çocuklarımında geçimi ben sağladığımdan terör örgütüyle iltisaklı olduğunu bilmeden ..... Lisesinde çalıştım, sigorta kayıtları bu döneme ilişkindir, bu okulda bulunduğum zarfta hiçbir örgütsel faaliyete katılmadım sadece işim gereği öğretmenlik yaptım, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da okula gidip istifamı vererek memleketim olan Gaziantep iline taşındım, ben Manisa öğretmenlik yaptığım gibi bir dönem Diyarbakır'da da çalışmıştım...Tanığın .....a ilişkin beyanlarını kabul etmiyorum, tanık daha önce ..... listesindeki kişileri saymış ancak benim adımı vermemiştir, ben ..... programını yüklemedim, okulda her sınıfın rehber öğretmeni olurdu, tanık lise 4 rehber öğretmenlerinden 13 kişinin ismini saymıştır bu okuldaki öğretmenlerin yarısına tekabül eder, her sene rehber öğretmenler değişmektedir, lise 4. Sınıftaki rehber öğretmenlerde görevleri gereği sınıftaki öğrencilere danışmanlık faaliyetiyle yardımcı olur, buradaki rehberlikten kasıt eğitimsel faaliyetlerdir, örgütsel faaliyetmiş gibi yanlış anlaşılması doğru değildir, rehber öğretmen öğrencinin velisiyle de irtibat halinde olup o dönem içerisindeki tüm eğitim faaliyetlerini takip eder, lise 4 ekibinin diğer ekiplerden tek farkı çocukların üniversite sınavına girecek olmasıdır, bu sınavla ilgili gerek sınav gerekse okul tercihleri aşamasında çocuklara rehberlik yapılır, bende bu kapsamda 1 veya 2 sene lise son sınıf rehberliği yaptım ancak iddia edildiği gibi bunu herhangi bir örgüt veya cemaat faaliyeti kapsamında gerçekleştirmedim, tanığın serrehberlikle ilgili söylediklerini kabul etmiyorum, benim dershane tecrübem ve sınav tecrübem olduğu için lise 3. Ve lise 4. Sınıfların YGS ve LYS çalışmalarını takip ediyordum, bu anlamda idari toplantılara müdür ve müdür yardımcıları ile katılıyordum, öğrenciler sene sonunda genelde daha gevşek olduğu için son hafta moral motivasyon etkinlikleri olurdu, bunun dışında sosyal faaliyetler olup çocuklar pikniğe götürülürdü bunun yapılış amacı çocukların okuldan uzaklaşmamasıydı, bunun haricinde iddia edildiği gibi herhangi bir kamp veya faaliyet yürütülmemiştir...Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum, ben aktif hepatit b hastasıyım her gün ilaç kullanıyorum, değerlerimin tekrar yükselmesi durumunda tek kullanımlık olan tedavimi kullanamayacağım, cezaevi koşulları kötü olduğu için sağlık durumum için kötü, hastalığımın bu durumda karaciğer kanseri ve siroza çevirmesi söz konusudur, ortak kullanım alanlarının kısıtlılığı ve bu hastalığın özelliği dikkate alındığında tutukluluğumun devamlılığı telafisi mümkün olmayan durumlara yol açabilir tahliyeme karar verilsin...Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben 16 yıllık öğretmenlik yaptım, bu güne kadar hiç bir suça karışmadım, sabıkam yoktur, sağlık sorunlarım nedeniyle çok ciddi mağduriyetler yaşamaktayım, aktif hepatit B hastasıyım, her gün ilaç kullanıyorum, çok ağır tedaviler gördüm, ceza evi koşullarında hastalığımın artması mümkündür, kovuştaki kişilerin bana olan yaklaşımı da beni psikolojik olarak olumsuz olarak etkilemektedir, bir diğer rahatsızlığımda doğultan beynimdeki damarın ince olmasıdır, felç geçirme riskim vardır, tüm bu hususlar öncelikle beraatimi aksi kanaat hasıl olur ise tahliyemi talep ediyorum...Suçlamaları kabul etmem, beraatime karar verilsin, ailem çok mağdur durumdadır, eşim çalışmamaktadır, kayın validem İzmir de kanser tedavisi görmektedir, eşim sürekli İzmir ve Gaziantep arası gidip gelmektedir, gelirimiz yoktur, çocuklarım mağdur durumdadır, bu nedenle tahliyemi talep ediyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında:
İlk Derece Mahkemesinin sanık ….. hakkında vermiş olduğu mahkumiyet kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirilmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, CMK'nun 280/2. maddesi gereğince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık hakkında istinaf aşamasında çıkarılan kırmızı bültenin halen sanığın Yunanistan ülkesinde firarda olduğunun anlaşılmasıyla devamına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında, ilk derece mahkemesi tarafından silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak eyleminden dolayı açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü verildiği görülmüş ise de, öncelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması, faaliyet yöntemleri ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşrutiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı şekilde değerlendirilmesi karşısında bu tarihten önceki faaliyetlerin örgütsel olduğunun mahkemece ispat edilmesinin gerekli olduğu gözetildiğinde;
Silahlı terör örgütü olduğunun kabulü doğrudur. Bir kimsenin silahlı terör örgütüne üye olabilmesi için örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, örgüt hiyerarşisine dahil olup amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunması zorunludur. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 20.12.2017 gün ve 2017/1862 esas- 2017/5796 sayılı ilamında da açıklandığı üzere sanığın silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için örgüt hiyerarşisine dahil olup örgütün amacı doğrultusunda süreklilik yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel faaliyetlerde sanığın bulunması zorunludur.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Manisa İl emniyet Müdürlüğünün 15/05/2018 tarihli yazı ekinde yer alan Araştırma ve Tespit Tutanağından; sanığın Mit Müsteşarlığı tespitlerine göre terör örgütünün gizli haberleşme amacıyla kullandığı ..... isimli programı ..... numaralı adına kayıtlı hat üzerinden 15/12/2014 ilk tespit tarihli olarak kullandığı, sanığın öğretmen olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK kapsamında çalışma izninin iptal edildiği, 2005-2015 yılları arasında örgütle iltisaklı KHK ile kapatılan ya da kayyım atanan şirketlerde SGK kayıtlarının bulunduğu, 09.05.2018 tarihli (HTS) İnceleme Tutanağından sanık adına kayıtlı bulunan ..... numaralı GSM hattı ile ..... programına ilk olarak 15/12/2014 tarihinde Manisa ili merkez ilçesinden ..... kullanımı için kurulmuş olan servera bağlanıldığı, son oturum tarihinin 19.11.2015 tarihi olduğu, ilk ve son oturum tarihleri arasında 509 kez ..... serverına ait IP adreslerine Manisa ili merkez ilçesinden bağlantı yapıldığı, her ne kadar ilk derece Mahkemesince ..... içerikleri temin edilmeden diğer deliller uyarınca hüküm verilmiş ise de, Dairemizce bu yöndeki eksikliğin duruşma açılarak ilgili kurumlara müzekkereler yazılmak sureti ile, 04/09/2019 tarihli duruşmada ikmal edildiği, temin edilen içeriklerinin ve User ID numarasının …. olduğu hususlarının duruşmada hazır bulunan sanık müdafiine okunduğu, beyanlarının tespit edildiği görülmüştür. ..... isimli programa PDY/FETÖ silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamaması, bu manada söz konusu programın bir kişide mevcudiyetinin aslen ve doğrudan doğruya örgütle görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası olması hususu karşısında sanığın ..... kullanmadığı şeklindeki savunmalarına itibar edilmeyerek, bu programı sanığın kullandığı yönündeki Mahkemenin tespitinin isabetli olduğu,
Tanık …..'ın aşamalarda alınan beyanında özetle; sanığı Manisa ilinde bulunan ..... Lisesinde beraber görev yapmış olmalarından dolayı tanıdığını, sanığın 2 yıl kadar örgütsel görev olan serrehberlik hizmetini sanığın yürüttüğünü, serrehberlik görevinin müdürden aldığı talimatları öğretmenlere ve öğrencilere iletmek olduğunu, öğretmenlerin ve öğrencilerin yıllık ve dönemlik olarak yapılan manevi kampları düzenlediğini, nerede kamp yapılacağı ve kaç gün yapılacağını müdürle birlikte serrehber olarak sanığın belirlediğini, sanığın bizzat bu serrehberlik görevini yürüttüğünü bildiğini, müdürle birlikte toplantılara sanıkla katıldığını, bu kamplarda bütün öğretmenler öğrencilerle birlikte örneğin 10 gün gibi bir süre o okula gidip manevi kitapların okunduğunu, okunan kitaplar arasında risaleyi nur, …..'in kitaplarının yer aldığını, ….’e ait CD'lerin izlettirildiğini, sanık serrehberin görevinin de bu faaliyetleri takip etmek olduğunu, hatırladığı kadarıyla sanığın bylockunun olduğunu, Manisa ..... Lisesinde ..... yüklemelerinin tamamen müdürün talimatıyla olduğu, sanığın serrehberlik faaliyetlerini direk olarak organize ettiğine bu şekilde şahit olduğunu, sanığın bu görevi 1-2 yıl kadar yaptığını, tanık ….'nın talimat yolu ile alınan beyanında özetle; sanık ile Manisada aynı okulda öğretmenlik yaptığından ötürü sanığı tanıdığı, sanığın okulda son sene rehberlik işleri ile ilgilendiği, sanığın öğrenciler ile daha yakın ilişki içerisinde olduğunu beyan ettiği,
İlk derece Mahkemesinin kabulündeki diğer deliller bir arada değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanıldığından, CMK.nın 280/2. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, her ne kadar, sanık hakkında ilk derece mahkemesi hükmünün verilmesinden sonra sanığın yurt dışına illegal yollardan gittiği bu nedenle kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik işlemlere tevessül edildiği görülmüş ise de, kırmızı bülten ile ilgili işlemlerin hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında da devam edilebileceği, kovuşturmanın tamamlanmış olması, istinaf aşamasının da dairemizce gerekli incelemenin yapılmış olması sebebiyle usul ekonomisi ilkesi uyarınca kırmızı bülten sonucunun beklenmesine, bu aşamada gerekli görülmediğinden,
aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan açılan kamu davası nedeni ile Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2018 gün ve 2018/291 (E)- 2018/436 (K)sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafi Av …., Av. …. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş olup yapılan duruşma sonucunda;
Her ne kadar, sanık hakkında ilk derece mahkemesi hükmünün verilmesinden sonra sanığın yurt dışına illegal yollardan gittiği bu nedenle kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik işlemlere tevessül edildiği görülmüş ise de, kırmızı bülten ile ilgili işlemlerin hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında da devam edilebileceği, kovuşturmanın tamamlanmış olması, istinaf aşamasının da dairemizce gerekli incelemenin yapılmış olması sebebiyle usul ekonomisi ilkesi uyarınca kırmızı bülten sonucunun beklenmesine, bu aşamada gerekli görülmediğinden,
CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa yönelik hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, isbat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında çıkarılan kırmızı bültenin devamına,
Dair, talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar, iddia makamı ile sanık müdafinin huzurunda, hükmün tefhiminden itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize dilekçe vererek veya zabıt katibine beyanda bulunup zabta geçirilmek suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, gerekçesi ana çizgileri ile anlatıldı.04/09/2019 (¤¤)